Modern uluslararası hukuk düzeninde kuvvet kullanma yasağının kapsamını genişleten 1945 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Şartı, 1928 Kellogg-Briand Paktı'ndan farklı olarak sadece fiili çatışmaları değil, 'tehdidi' de yasak kapsamına almıştır. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 'Nükleer Silahların Tehdidi veya Kullanımının Hukukiliği' hakkındaki danışma görüşünde de vurguladığı üzere, bir eylemin m. 2/4 anlamında 'kuvvet kullanma tehdidi' (threat of force) olarak nitelendirilmesi için aranan temel hukuki ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
- Tehdit edilen kuvvet kullanımı eyleminin gerçekleşmesi durumunda BM Şartı'na aykırı bir nitelik taşıyacak olmasıCevap
- BSöz konusu tehdidin mutlaka belirli bir süre içeren yazılı bir ültimatom şeklinde karşı devlete tebliğ edilmiş olması
- CTehdidin yalnızca ilgili devletin toprak bütünlüğünü hedef alması ve siyasi bağımsızlığına dokunmaması
- DTehdit edilen devletin, bu durumu bir 'silahlı saldırı' olarak kabul edip meşru müdafaa hakkını fiilen kullanmış olması
- ETehdit içeren eylemin BM Güvenlik Konseyi tarafından m. 39 uyarınca resmen 'barışa yönelik tehdit' olarak tanımlanması
Cevap
Bir eylemin kuvvet kullanma tehdidi olarak nitelendirilmesi için, tehdit edilen eylemin gerçekleştiğinde bizzat hukuka aykırı olacak bir nitelik taşıması gerekir.
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), bir eylemin 'tehdit' oluşturup oluşturmadığını belirlerken, tehdit edilen kuvvet kullanımının bizzat kendisinin hukuka aykırı olup olmadığına bakar. Eğer bir devletin gerçekleştirmeyi planladığı askeri müdahale BM Şartı'nın 2/4. maddesini ihlal edecek nitelikteyse, bu eylemin yapılacağına dair sözlü veya fiili her türlü gösterge 'hukuka aykırı kuvvet kullanma tehdidi' teşkil eder.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kuvvet Kullanma Tehdidinin Hukuki Niteliği
Daha Fazla Pratik
UAD'nin Nikaragua davasındaki 'kuvvet kullanma' (use of force) ile 'silahlı saldırı' (armed attack) arasındaki eşik farkını incelemeniz, konunun KPSS kapsamındaki diğer detaylarını anlamanızı kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:2m 30s