Neoklasik Realizm literatüründe, uluslararası sistemdeki güç dağılımından kaynaklanan yapısal baskıların (bağımsız değişken), devletlerin somut dış politika kararlarına (bağımlı değişken) dönüşmesi sürecinde; devlet yapısı, stratejik kültür ve lider algıları gibi 'ara değişkenlerin' (intervening variables) belirleyici bir rol oynadığı savunulur. Bu çerçevede, bir devletin karşı karşıya olduğu ciddi bir sistemik tehdide rağmen, iç politikadaki elitler arası bölünmüşlük veya toplumsal kaynakları seferber etme kabiliyetindeki zayıflık nedeniyle gereken savunma harcamalarını yapamaması veya ittifak kuramaması durumu 'yetersiz dengeleme' (underbalancing) olarak tanımlanır.
Buna göre, 'yetersiz dengeleme' olgusu Neoklasik Realizm'in aşağıdaki iddialarından hangisini desteklemektedir?
- Sistemik baskıların dış politikaya aktarılma süreci, devletin toplumdan kaynak devşirme ve bu kaynakları dış politika hedefleri doğrultusunda yönlendirme kapasitesiyle sınırlıdır.Cevap
- BUluslararası sistemin anarşik yapısı, devletlerin iç yapısal özelliklerini önemsiz kılarak tüm devletlerin benzer ve rasyonel dengeleme davranışları sergilemesini zorunlu kılar.
- CDış politika kararları, yalnızca karar vericilerin psikolojik eğilimleri ve bireysel korkuları tarafından belirlenen, sistemden bağımsız öznel bir süreçtir.
- DDevletler, sistemik bir tehdit karşısında iç siyasi maliyetleri her zaman göz ardı ederek ulusal güvenliklerini en üst düzeye çıkarmaya odaklanırlar.
- EUluslararası kurumlar ve rejimler, devletlerin sistemik baskılar karşısında verdikleri tepkileri rasyonelleştiren ve dengeleme ihtiyacını ortadan kaldıran temel mekanizmalardır.