Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde, iki taraflı bir antlaşmanın taraflarından birinin gerçekleştirdiği 'esaslı ihlal' ( ) karşısında zarar gören diğer tarafın sahip olduğu yetkilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Aİhlalin gerçekleştiği andan itibaren antlaşma herhangi bir bildirim veya işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden ( ) sona ermiş sayılır.
- Zarar gören taraf, bu ihlali gerekçe göstererek antlaşmayı tamamen veya kısmen sona erdirme ya da uygulamasını askıya alma hakkına sahiptir.Cevap
- Cİhlal edilen hükmün mutlaka bir emredici hukuk kuralı ( ) niteliğinde olması durumunda antlaşmanın askıya alınması talep edilebilir.
- DZarar gören tarafın antlaşmayı sona erdirebilmesi için öncelikle Uluslararası Adalet Divanı'ndan ihlalin varlığına dair bağlayıcı bir karar alması zorunludur.
- EEsaslı ihlal gerekçesiyle işlem yapılabilmesi için uyuşmazlığın öncelikle arabuluculuk gibi diplomatik çözüm yollarıyla sonuçlandırılamamış olması şarttır.
Cevap
İki taraflı bir antlaşmada esaslı ihlal gerçekleştiğinde, zarar gören tarafın antlaşmayı tamamen veya kısmen sona erdirme ya da askıya alma hakkına sahip olması doğru cevaptır.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin maddesi uyarınca, iki taraflı bir antlaşmada bir tarafın antlaşmanın konu ve amacı bakımından vazgeçilmez nitelikteki bir hükmünü ihlal etmesi (esaslı ihlal), diğer tarafa bu ihlali gerekçe göstererek antlaşmayı tamamen veya kısmen sona erdirme ya da askıya alma yetkisi tanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Esaslı İhlal (Material Breach)
İpuçları
1
Antlaşmanın 'konu ve amacı' için hayati bir hükmün çiğnenmesi durumunda haksızlığa uğrayan tarafın ne yapabileceğini düşünün.
2
Viyana Sözleşmesi Madde 'da düzenlenen 'sona erdirme' () veya 'askıya alma' () haklarını hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
Çok taraflı antlaşmalarda 'esaslı ihlal' durumunda 'özel olarak etkilenen devlet' ile 'diğer tüm devletlerin oybirliği' arasındaki yetki farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s