1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 62. maddesinde düzenlenen "koşullarda esaslı değişiklik" (rebus sic stantibus) ilkesinin uygulanabilirlik şartları ve sınırları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu ilkeye dair hukuken doğru bir açıklamadır?
- Sınırları belirleyen antlaşmaların sona erdirilmesi veya bu antlaşmalardan çekilme gerekçesi olarak bu ilke ileri sürülemez.Cevap
- BKoşullardaki değişikliğin taraflarca antlaşmanın yapıldığı sırada öngörülebilir olması, bu ilkenin ileri sürülebilmesi için bir ön koşuldur.
- CDeğişikliğin, tarafların antlaşmayla bağlanma rızalarının "esaslı bir temelini" oluşturup oluşturmadığına bakılmaksızın her türlü önemli değişiklik bu kapsamda değerlendirilir.
- DYükümlülüklerini ihlal ederek koşulların esaslı şekilde değişmesine bizzat neden olan bir taraf, bu değişikliği antlaşmayı sona erdirmek için bir gerekçe olarak kullanabilir.
- EKoşullardaki değişikliğin henüz ifa edilmemiş yükümlülüklerin kapsamını kökten değiştirmesi şart değildir; ifanın sadece ekonomik olarak daha maliyetli hale gelmesi yeterlidir.
Cevap
Sınır belirleyen antlaşmaların, koşullarda esaslı değişiklik (rebus sic stantibus) ilkesinin bir istisnası olduğu ve bu gerekçeyle sona erdirilemeyeceği ifadesi doğrudur.
Doğru cevap, sınırları belirleyen antlaşmaların bu ilkenin istisnası olduğunu belirten ifadedir. 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 62. maddesi, antlaşmaların kutsallığı (pacta sunt servanda) ilkesini korumak amacıyla rebus sic stantibus ilkesini 'negatif' bir dille formüle etmiş ve sınır antlaşmalarını açıkça bu ilkenin dışında bırakmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Rebus Sic Stantibus (Koşullarda Esaslı Değişiklik)
Daha Fazla Pratik
Antlaşmaların sona erme nedenlerinden 'esaslı ihlal' (material breach) ve 'sonradan ortaya çıkan imkansızlık' konularını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 45s