1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’nin 45. maddesi, bir devletin belirli sakatlık hallerinde antlaşmanın geçersizliğini ileri sürme hakkını hangi durumlarda kaybedeceğini düzenlemektedir. Bu maddeye göre, devletin sakatlığa neden olan olguyu öğrenmesinden sonraki açık rızası veya zımni kabulü () yoluyla söz konusu sakatlığı gideremeyeceği ve geçersizlik iddiasında bulunma hakkını hiçbir şekilde kaybetmeyeceği durum aşağıdakilerden hangisidir?
- AAntlaşma yapma yetkisini düzenleyen iç hukuk kurallarının esaslı bir şekilde ihlal edilmiş olması
- BDevletin rızasını açıklayan temsilcinin yetkisine getirilen özel bir kısıtlamaya uyulmamış olması
- CDevletin antlaşma ile bağlanma rızasının temel bir hata () sonucunda oluşması
- DDevletin rızasının, temsilcisinin başka bir müzakereci devlet tarafından ayartılması () yoluyla elde edilmesi
- Devletin rızasının, temsilcisinin şahsına yönelik eylem veya tehditlerle zor kullanılarak () elde edilmiş olmasıCevap
Cevap
Devletin temsilcisinin şahsına yönelik zor kullanılması () durumu, mutlak bir geçersizlik hali olduğu için devletin sonraki tutumuyla bu hakkın kaybedilmesi söz konusu değildir.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 45. maddesine göre; bir devlet, Sözleşme'nin 46 ila 50. maddeleri (iç hukuk ihlali, yetki aşımı, hata, hile, ayartma) kapsamında bir geçersizlik nedenini, olayı öğrendikten sonra açıkça kabul ederse veya tutumuyla bu duruma razı olmuş sayılırsa () artık ileri süremez. Ancak temsilciye zor kullanılması (Madde 51), devlete yönelik tehdit veya zor kullanılması (Madde 52) ve emredici kurallara aykırılık (Madde 53) halleri 'mutlak geçersizlik' nedenleridir ve 45. maddenin feragat/kayıp kapsamı dışındadır. Bu nedenle temsilcinin şahsına yönelik zor kullanılması durumunda devlet, itiraz hakkını hiçbir zaman kaybetmez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Mutlak ve Nisbi Geçersizlik Ayrımı ( )
Daha Fazla Pratik
Antlaşmaların sona erme nedenlerinden olan 'esaslı ihlal' ( ) durumunda 45. maddenin nasıl uygulandığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s