1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre, aşağıdakilerden hangisi bir antlaşmanın kesin hükümsüzlüğü (mutlak butlanı) sonucunu doğuran ve ilgili devletin rızasıyla dahi sonradan geçerli kılınamayacak bir sakatlık halidir?
- Devlet temsilcisinin şahsına yönelik tehdit veya zorlama yoluyla iradesinin sakatlanmasıCevap
- BBir antlaşmanın, müzakereci devletlerden birinin hilesi sonucunda akdedilmesi
- CAntlaşmanın yapıldığı sırada devletin, mevcut bir olguya ilişkin esaslı hataya düşmesi
- DDevlet temsilcisinin doğrudan veya dolaylı olarak rüşvet yoluyla ikna edilmesi
- EAntlaşma yapma yetkisine ilişkin iç hukuk kurallarının açık bir şekilde ihlal edilmesi
Cevap
Devlet temsilcisinin şahsına yönelik tehdit veya zorlama yoluyla iradesinin sakatlanması
Doğru seçenek olan devlet temsilcisinin zorlanması durumu, 1969 Viyana Sözleşmesi'nin 51. maddesinde düzenlenmiş olup antlaşmayı 'hiçbir hukuki sonuç doğurmayan' (null and void) bir hale getirir. Bu tür ağır sakatlıklar uluslararası toplumun temel çıkarlarını zedelediği için ilgili devletin sonradan onay vermesiyle dahi (acquiescence) geçerlilik kazanamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Antlaşmaların Sakatlığı (Mutlak vs. Nispi Butlan)
İpuçları
1
Antlaşmalar hukukunda hangi geçersizlik hallerinin devletin onayıyla düzelebileceğine odaklanın.
2
Zorlama (coercion) ve Jus Cogens (emredici norm) ihlalleri en ağır yaptırım olan mutlak butlana tabidir.
Daha Fazla Pratik
Viyana Sözleşmesi'nin 45. maddesinde yer alan 'geçersizliği ileri sürme hakkının kaybı' hükmünü inceleyerek hangi hallerin bu madde kapsamı dışında kaldığını araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s