Soru

Zorluk: Çok zorUluslararası Antlaşmalar

Sirius ve Vega devletleri arasında kapsamlı bir ekonomik işbirliği antlaşması akdedilmiştir. Sirius Devleti'nin anayasasına göre bu tür antlaşmaların uluslararası bağlayıcılık kazanması (onaylama/ratifikasyon) münhasıran parlamentonun yetkisindedir. Ancak Sirius Dışişleri Bakanı, parlamentonun yetkisini gasp ederek antlaşmayı uluslararası düzeyde doğrudan onaylamıştır. Vega Devleti'nin bu anayasal işleyişten haberdar olması beklenemeyecek durumdadır ve yetki ihlali objektif olarak aşikâr nitelikte değildir.

Antlaşma sorunsuz bir şekilde yürürlüğe girip üç yıl uygulandıktan sonra, uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul edilen ve kendisinden hiçbir sapmaya izin verilmeyen yeni bir emredici kural (jus cogens) ortaya çıkmış; antlaşmanın temel maddelerinden biri bu yeni kuralla tamamen çatışır hâle gelmiştir.

1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri dikkate alındığında, bu antlaşmanın hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Dışişleri Bakanı'nın iç hukuktaki yetkisini aşarak (ultra vires) yaptığı işlem Sirius Devleti'ne isnat edilemeyeceğinden, antlaşma Vega Devleti'nin iyiniyetine bakılmaksızın en başından beri geçersizdir.
  2. B
    Antlaşma, sonradan ortaya çıkan yeni emredici kural (jus cogens) ile çatıştığı için yapıldığı andan itibaren (ex tunc) mutlak butlanla sakatlanmış kabul edilir ve baştan hiç doğmamış sayılır.
  3. Antlaşma, iç hukuktaki yetki ihlali gerekçesiyle başlangıçtan itibaren geçersiz sayılamaz; ancak sonradan ortaya çıkan yeni emredici kuralla çatışması nedeniyle batıl olur ve sona erer.Cevap
  4. D
    Yeni emredici kuralın ortaya çıkması durumunda uyuşmazlık, tarafların önceden verilmiş açık rızası aranmaksızın doğrudan hakkaniyet ve nisfet (ex aequo et bono) ilkesi çerçevesinde yeniden düzenlenir.
  5. E
    Antlaşmanın akıbeti, UAD Statüsü 38. madde uyarınca asli kaynak sayılan uluslararası yargı kararları ve doktrin tarafından hükümsüzlüğü teyit edilene kadar yürürlükte kalmaya devam eder.

Cevap

İç hukuktaki yetki ihlali aşikar olmadığı için antlaşmanın baştan itibaren geçersiz (batıl) sayılamayacağı, ancak sonradan ortaya çıkan emredici kuralla (jus cogens superveniens) birlikte antlaşmanın o andan itibaren batıl olup sona ereceğini ifade eden seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, 1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin iki farklı istisnai kuralını kusursuz şekilde birleştirir. Birincisi, Madde 46 uyarınca iç hukuktaki onama yetkisine ilişkin kısıtlamaların ihlali ancak 'aşikar' olması şartıyla geçersizlik nedeni yapılabilir; olayda bu şart sağlanmadığından antlaşma baştan geçerlidir. İkincisi, Madde 64 uyarınca sonradan ortaya çıkan yeni emredici kural (jus cogens superveniens) antlaşmaları baştan itibaren yok saymaz, ancak yürürlüğünü durdurur ve batıl kılarak sona erdirir.

Adım Adım Çözüm

1
Dışişleri Bakanı'nın iç hukuku ihlal ederek yaptığı onayın geçerliliğini 1969 Viyana Sözleşmesi Madde 46 kapsamında değerlendirmek.
İhlal Vega Devleti tarafından bilinmediği ve objektif olarak 'aşikar' olmadığı için, Sirius Devleti bu ihlali antlaşmanın geçersizliği (butlanı) iddiası olarak öne süremez. Antlaşma hukuken geçerli olarak doğmuştur.
Uluslararası hukukta devletlerin iç hukuk kurallarını bahane ederek uluslararası yükümlülüklerinden kaçınmasını engellemek.
2
Uygulama aşamasında sonradan ortaya çıkan jus cogens kuralının (Madde 64) antlaşmaya etkisini tespit etmek.
Sonradan ortaya çıkan yeni bir emredici kural (jus cogens superveniens), mevcut geçerli antlaşmayı geriye dönük (ex tunc) değil, ortaya çıktığı andan itibaren ileriye dönük (ex nunc) olarak sona erdirir.
Madde 53 (yapılırken var olan jus cogens) antlaşmayı baştan itibaren mutlak butlanla sakatlarken, Madde 64 antlaşmanın geçmişteki geçerliliğini korur ancak devam etmesini yasaklar.

Anahtar Kavram

İç hukuka aykırılık istisnası (Madde 46) ve Sonradan ortaya çıkan emredici kuralın etkisi (Madde 64)
Bu soruyu puanla