Soru

Zorluk: ZorUluslararası Toplumun Genişlemesi ve Tarihsel Yaklaşım

İngiliz Okulu perspektifine göre, 19.19. yüzyılda Avrupa-merkezli ve ortak kültürel değerlere dayanan "dar kapsamlı" uluslararası toplum, 20.20. yüzyılda dekolonizasyon süreçleriyle birlikte küresel bir yapıya dönüşmüştür. Hedley Bull ve Adam Watson gibi düşünürlerin analizleri çerçevesinde, bu genişleme sürecinin uluslararası toplumun normatif dokusu ve temel işleyişi üzerindeki temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Ortak kültürel temelin zayıflamasıyla birlikte, toplumun "dayanışmacı" (solidarist) hedeflerden uzaklaşarak daha sınırlı ve işlevsel bir "çoğulcu" (pluralist) bir arada yaşama modeline evrilmesiCevap
  2. B
    Batı-dışı devletlerin "Uygarlık Standardı"nı tam olarak içselleştirmesi sayesinde, uluslararası toplumun normatif yoğunluğunun artması ve evrensel bir dayanışma düzenine geçilmesi
  3. C
    Genişleme sürecinin, devletler arası etkileşimi sadece güç rekabetine indirgeyerek "uluslararası toplum" kavramını işlevsiz kılması ve yapıyı saf bir "uluslararası sisteme" dönüştürmesi
  4. D
    Yeni aktörlerin katılımıyla birlikte, bireysel hakları savunan "dünya toplumu" (world society) modelinin, devlet egemenliğine dayalı uluslararası toplumu tamamen ikame etmesi
  5. E
    Batılı değerlerin evrensel kabul görmesiyle birlikte uluslararası toplumun heterojen yapısının ortadan kalkarak tamamen homojen bir küresel kültüre kavuşması

Cevap

Uluslararası toplumun genişlemesi, ortak kültürel değerlerin zayıflamasına ve yapının daha işlevsel/sınırlı bir çoğulcu modele evrilmesine yol açmıştır.
İngiliz Okulu'na göre uluslararası toplumun genişlemesi, başlangıçtaki kültürel homojenliğin (Avrupa birliği) kaybolmasına neden olmuştur. Bu heterojenlik, devletlerin derin ahlaki veya siyasi değerlerde birleşmesini zorlaştırmış; bu nedenle toplum, sadece hayatta kalma ve bir arada yaşama (co-existence) gibi temel/işlevsel kurallara (egemenlik, diplomasi, müdahale etmeme) dayalı 'çoğulcu' bir yapıya evrilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki yapının analiz edilmesi
Genişleme öncesi uluslararası toplum, Avrupa-merkezli, Hristiyanlık ve ortak tarihsel kökenlere dayalı 'yoğun' (thick) bir kültürel dayanışma içindeydi.
Değişimin yönünü anlamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Genişleme mekanizmasının (dekolonizasyon ve heterojenlik) etkisinin değerlendirilmesi
Batı-dışı devletlerin katılımıyla 'Uygarlık Standardı'nın yerini egemen eşitlik almış, ancak bu durum kültürel çeşitliliği (heterojenliği) artırmıştır.
Genişlemenin niteliksel etkisini belirlemek için aktör çeşitliliğinin sonucuna bakılır.
3
Normatif 'seyrelme' (thinning) kavramının uygulanması
Farklı kültürler ve siyasi gelenekler arasında uzlaşı sağlanabilmesi için ortak kurallar 'en küçük ortak paydaya' (bir arada yaşama kuralları) indirgenmiştir.
Toplumun neden 'çoğulcu' (pluralist) bir karaktere büründüğünü açıklayan temel teorik argümandır.
4
Sonucun formüle edilmesi
Uluslararası toplum, genişleme neticesinde dayanışmacı (insan hakları/adalet odaklı) hedeflerden ziyade, egemenlik ve düzen odaklı çoğulcu bir yapıya kaymıştır.
Bull ve Watson'ın genişleme tezinin ana sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Normatif Seyrelme ve Çoğulcu Dönüşüm

İpuçları

1
Genişleme sürecinde kültürel çeşitliliğin artmasının, devletlerin 'ortak değerler' üzerindeki uzlaşısını nasıl etkilediğini düşünün.
2
Hedley Bull, genişlemenin ardından toplumun 'yoğun' (thick) normlardan 'seyrelmiş' (thin) normlara geçtiğini savunur. Bu hangi modele işaret eder?
3
Dayanışmacılık (solidarism) ortak ahlaki amaçlar gerektirirken, çoğulculuk (pluralist) sadece farklılıkların bir arada yaşamasına odaklanır. Genişleme hangisini zorunlu kılmıştır?

Daha Fazla Pratik

İngiliz Okulu'ndaki 'Çoğulculuk ve Dayanışmacılık' tartışmasının genişleme teziyle olan bağını detaylıca incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla