Realizm ve Neorealizm
506 soru
Kenneth Waltz, uluslararası siyaset teorisini kurgularken mikroekonomi disiplinindeki "piyasa" (market) analizinden önemli ölçüde yararlanır. Waltz'a göre, nasıl ki bir piyasadaki firmalar kendi iç özelliklerinden bağımsız olarak piyasanın rekabetçi yapısı tarafından belirli davranış kalıplarına (kâr maksimizasyonu veya piyasadan çekilme) zorlanıyorsa; uluslararası sistemdeki devletler de benzer bir yapısal baskı altındadır. Bu kuramsal yaklaşıma göre, uluslararası sistemde devletlerin davranışlarını ve etkileşimlerini temelden belirleyen unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde 'güç dengesi' (balance of power) mekanizmasının barış getirmediğini, aksine sistemik istikrarın ancak 'hiyerarşik' bir güç dağılımı altında mümkün olduğunu savunan Hegemonyacı İstikrar ve Güç Geçişi teorileri, büyük ölçekli savaşların nedenleri konusunda özgün açıklamalar geliştirmiştir. Charles Kindleberger'ın sistemin sürdürülebilirliği için gerekli gördüğü 'kamusal mallar' (public goods) vurgusu ile A.F.K. Organski'nin 'statüko memnuniyeti' kavramı birlikte düşünüldüğünde, küresel bir sistemik savaşın önlenmesi için gereken ideal senaryo aşağıdakilerden hangisidir?
Neoklasik realizm; uluslararası sistemin yapısı ile devletlerin somut dış politika tercihleri arasındaki ilişkiyi analiz ederken, sistemik baskıların devlet içerisindeki lider algıları, devlet kapasitesi ve kurumlar gibi faktörler tarafından filtrelendiğini savunur. Bu kuramsal yaklaşımda, sistemik düzeydeki bağımsız değişkenlerin (güç dağılımı gibi) birim düzeyindeki ara değişkenler vasıtasıyla dış politikaya nasıl yansıdığını tanımlamak için kullanılan temel metafor aşağıdakilerden hangisidir?
E.H. Carr, yılında yayımlanan "Yirmi Yıl Krizi" adlı eserinde uluslararası ilişkiler disiplininin bilimsel bir nitelik kazanması için ütopyacı aşamadan gerçekçi aşamaya geçilmesi gerektiğini savunur. Carr'a göre liberal-idealist düşünürlerin temel dayanağı olan "çıkar uyumu" (harmony of interests) varsayımı, aslında nesnel bir gerçeklik değil, belirli bir siyasal amaca hizmet eden ideolojik bir kurgudur.
Buna göre Carr, "çıkar uyumu" kavramının temel işlevini aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirmektedir?
Hans Morgenthau, 'Uluslararası Politika' adlı eserinde siyasal gerçekçiliğin dördüncü ve beşinci ilkelerinde ahlak ile dış politika arasındaki gerilimi ele alır. Morgenthau’ya göre devlet adamları, bireylerin uymakla yükümlü olduğu soyut ahlak yasalarını devlet eylemlerine doğrudan uygulayamazlar; çünkü devletin birincil ahlaki sorumluluğu kendi varlığını korumaktır. Bu çerçevede, Morgenthau'nun siyasal eylemin ahlakiliği için şart koştuğu 'ihtiyat' (prudence) kavramı bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kenneth Waltz tarafından geliştirilen Yapısal Realizm (Neorealizm) kuramında, uluslararası sistemin anarşik yapısının devletlerin dış politika davranışlarını belirli bir doğrultuda kısıtladığı ve yönlendirdiği savunulur. Waltz'a göre devletler, klasik realistlerin iddia ettiğinin aksine, gücü (power) başlı başına bir amaç olarak değil, sistemde hayatta kalabilmek için kullanılan 'araçsal' bir unsur olarak görürler.
Buna göre Waltz'un 'savunmacı realizm' (defensive realism) olarak da nitelendirilen yaklaşımında, devletlerin anarşik bir yapıda rasyonel birer aktör olarak ulaşmaya çalıştıkları temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
Realist teoride "güvenlik ikilemi" (security dilemma), devletlerin mutlaka saldırgan niyetli olmasalar dahi sistemin yapısı gereği birbirlerini tehdit olarak algılamalarını ve karşılıklı bir güvensizlik sarmalına girmelerini ifade eder. Bu bağlamda, statükocu devletlerin sadece kendi güvenliklerini koruma güdüsüyle hareket etmelerine rağmen, istenmeyen bir silahlanma yarışına ve gerginliğe hapsolmalarının temelindeki yapısal mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
E.H. Carr, yılında yayımlanan "Yirmi Yıl Krizi" adlı eserinde, uluslararası ilişkiler disiplininin gelişimini bir bilim dalının evrelerine benzetir. Ona göre disiplinin "erken/ütopik" evresinde belirleyici olan unsur, amaçların (teleology) analizin önüne geçmesidir. Carr, bu evrenin en temel varsayımı olan "çıkar uyumu" (harmony of interests) doktrinini eleştirirken, bu düşüncenin uluslararası siyasette üstlendiği temel işlevi aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlar?
Hans Morgenthau, siyasal gerçekçiliğin dördüncü ilkesinde evrensel ahlak ilkelerinin devletlerin eylemlerine soyut ve evrensel bir biçimde uygulanamayacağını savunur. Ona göre siyasetin en yüksek erdemi olan "ihtiyat" (prudence), ahlaki yargı ile siyasal eylemin somut sonuçları arasındaki gerilimi yöneten temel mekanizmadır. Morgenthau'nun bu kuramsal çerçevesi dikkate alındığında, siyasal gerçekçilikte "ihtiyat" kavramının rasyonel bir dış politika analizindeki işlevi aşağıdakilerden hangisinde doğru tanımlanmıştır?
Niccolò Machiavelli'nin *Hükümdar* (Il Principe) ve Thomas Hobbes'un *Leviathan* adlı eserlerinde ortak olan; siyasal eylemin ve devletler arası rekabetin temelini insanların bencil, iktidar arayışında olan ve değişken doğasına dayandıran yaklaşım, uluslararası ilişkiler teorisinde aşağıdakilerden hangisinin temelini oluşturur?
Uluslararası ilişkiler teorisinde 'Güvenlik İkilemi' (Security Dilemma) kavramına göre; bir devletin tamamen savunma amaçlı ve iyi niyetli olarak askeri kapasitesini artırmasının, diğer devletler tarafından bir tehdit olarak algılanarak karşılıklı bir silahlanma yarışına yol açmasının temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau'nun siyasal gerçekçilik kuramına göre; bir siyaset bilimcinin uluslararası olayları analiz ederken ekonomi, hukuk veya ahlak gibi diğer disiplinlerin standartlarını bir kenara bırakıp sadece siyasal kriterlere odaklanması gerektiğini savunan ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Savunmacı realizm (defansif realizm) teorik çerçevesinde; uluslararası sistemin anarşik yapısı devletleri güç peşinde koşmaya itse de, bu gücün aşırı derecede artırılmasının bizzat sistem tarafından "cezalandırılacağı" ve devleti daha az güvenli hale getireceği savunulur. Bu mantıksal silsileye göre, devletlerin "güç maksimizasyonu" yerine "güvenlik maksimizasyonu"na odaklanmasının temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau’nun siyasal gerçekçilik kuramına göre, uluslararası ilişkiler analizinde "güç terimiyle tanımlanan çıkar" kavramının işleviyle ilgili şu tablo oluşturulmuştur:
| Boyut | Açıklama |
|---|---|
| Temel İşlev | Olgular ile anlam arasında rasyonel bir bağ kurmak |
| Yöntemsel Araç | Güç terimiyle tanımlanan çıkar |
| Analitik Kazanım | ? |
Bu tablodaki soru işaretli yere, Morgenthau’nun ikinci ilkesi uyarınca aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Neorealist (yapısal realist) literatürde, özellikle çok kutuplu sistemlerde görülen ve bir devletin yükselen bir tehdide karşı doğrudan dengeleme (balancing) maliyetini üstlenmek yerine, bu sorumluluğu ve riskleri başka bir devletin üzerine bırakma eğilimi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Neoklasik realizm, uluslararası sistemden gelen yapısal baskıların (bağımsız değişken) dış politika tercihlerine (bağımlı değişken) doğrudan dönüşmediğini; bu sürecin bir "aktarım kayışı" () vasıtasıyla devletin içsel mekanizmalarından süzüldüğünü savunur. Bu kuramsal perspektife göre, sistemik bir tehdidin varlığına rağmen devletin bu tehdidi karşılayacak politikaları hayata geçirememesi (yetersiz dengeleme/) durumunu belirleyen temel içsel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
John Mearsheimer tarafından sistemleştirilen Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) teorisine göre, büyük güçlerin statükocu bir güç dengesiyle yetinmeyip sürekli olarak güç maksimizasyonu peşinde koşan "revizyonist" aktörler olmalarının temel yapısal gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
E.H. Carr, yılında yayımlanan *Yirmi Yıl Krizi* () adlı eserinde uluslararası ilişkiler disiplininin olgunlaşma sürecini analiz ederken, disiplinin başlangıç evresini "ütopyacı" olarak nitelendirir. Carr'a göre bu evrede zihinsel süreçler, olguların tarafsız gözleminden ziyade belirli bir ereksellik (teleoloji) taşır.
Buna göre, Carr’ın "ütopyacı evre" olarak tanımladığı bu dönemde teorinin temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olması (anarşi) nedeniyle devletlerin birbirine duyduğu güvensizlik, iş birliği süreçlerinde elde edilen kazanımların dağılımını kritik hale getirmektedir. Yapısal realizm (neorealizm) perspektifinden bakıldığında, bir devletin iş birliği ortağının kendisinden daha fazla kazanç elde etmesine (göreli kazanç) itiraz etmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisinde, devletlerin saldırgan bir niyet taşımaksızın sadece kendi güvenliklerini korumaya yönelik attıkları adımların, diğer aktörler tarafından bir tehdit olarak algılanması ve genel bir güvensizlik sarmalına yol açması 'güvenlik ikilemi' (security dilemma) olarak adlandırılır. Bu trajik sürecin ortaya çıkmasındaki temel yapısal (ontolojik) neden aşağıdakilerden hangisidir?