Realizm ve Neorealizm
506 soru
Saldırgan (Ofansif) Realizm teorisi, Kenneth Waltz'un 'savunmacı' yaklaşımının aksine, devletlerin neden sadece güvenliklerini korumaya yetecek kadar güçle yetinmeyeceklerini açıklar. John Mearsheimer'a göre, uluslararası sistemin yapısal özellikleri rasyonel aktörleri sürekli bir güç rekabetine ve statükoyu değiştirme arayışına zorlar.
Buna göre, Saldırgan Realizm perspektifinden bakıldığında, bir devletin kendi coğrafyasında rakipsiz bir 'bölgesel hegemon' olma arayışının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz tarafından sistemik bir çerçeveye oturtulan savunmacı realizm (defansif realizm) teorisi, uluslararası sistemin anarşik yapısının devletlere sağladığı "teşvikler" ve "kısıtlamalar" üzerine odaklanır. Bu yaklaşıma göre sistem, devletleri kapasitelerini sınırsızca artırmaya teşvik etmek yerine, belirli bir eşiğin üzerindeki güç biriktirme eğilimlerini engelleyen yapısal bir dirence ve "cezalandırma" mekanizmasına sahiptir. Bu bilgiler ışığında, savunmacı realizm perspektifinden bir devletin kapasitesini "hegemonik" bir düzeye çıkarma çabasının sistem tarafından başarısızlığa uğratılmasını sağlayan temel süreç ve bu sürecin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkilerde sistemik düzenin inşasında 'liderlik' ve 'hiyerarşi' kavramlarını merkeze alan yaklaşımlar, klasik realizmin dengeleyici mekanizmalarından farklı sonuçlara ulaşırlar. Bu bağlamda, Charles Kindleberger'in kamu malları vurgusu ile A.F.K. Organski'nin statüko değerlendirmesi bir arada düşünüldüğünde, sistemin istikrarı ve büyük savaşların çıkış dinamikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Uluslararası sistemdeki düzenin ve istikrarın korunmasına yönelik geliştirilen teoriler arasında Charles Kindleberger’ın "Hegemonyacı İstikrar Teorisi" ile A.F.K. Organski’nin "Güç Geçişi Teorisi" merkezi bir öneme sahiptir. Bu iki teorinin, sistemik bir savaşın önlenmesi ve düzenin devamlılığına ilişkin temel varsayımları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Klasik Realist geleneğin en önemli temsilcilerinden biri olan Niccolò Machiavelli, *Hükümdar* (Il Principe) adlı eserinde siyasetin ahlaktan bağımsız, kendine özgü kuralları ve mantığı (raison d'état) olduğunu ileri sürmüştür. Machiavelli'ye göre bir hükümdarın devletin varlığını sürdürebilmesi (bekası) için gerektiğinde geleneksel ahlak kurallarının dışına çıkabilmesinin temel ontolojik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau'nun "Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi"nden dördüncüsü, evrensel ahlak ilkelerinin devletlerin eylemlerine uygulanma biçimine odaklanmaktadır. Buna göre, Morgenthau'nun realizm perspektifinden bir siyasi eylemin ahlaki değerini ve doğruluğunu belirleyen temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası politikada devletlerin niyetlerinin hiçbir zaman tam olarak bilinemeyeceği ve her devletin bir ölçüde saldırı kapasitesine sahip olduğu varsayımından hareket eden saldırgan (ofansif) realizm teorisine göre, bir devletin sistemdeki güvenliğini garanti altına almasının en rasyonel yolu aşağıdakilerden hangisidir?
Neorealist ittifak literatüründe Stephen Walt'un "Tehdit Dengesi" ve Randall Schweller'ın "Çıkar Dengesi" yaklaşımları, devletlerin neden ittifak kurduğuna dair farklı perspektifler sunar. Walt, devletlerin genellikle tehdide karşı dengeleme (balancing) yaptığını, vagonlamanın (bandwagoning) ise istisnai bir durum olduğunu savunur. Buna göre, Stephen Walt'un yaklaşımı çerçevesinde bir devletin yükselen bir tehdit karşısında "vagonlama" (eklemlenme) stratejisini benimsemesi aşağıdaki koşullardan hangisinin varlığına en çok bağlıdır?
Uluslararası sistemin istikrarı ve büyük ölçekli savaşların nedenleri üzerine odaklanan Hegemonyacı İstikrar Teorisi ile Güç Geçişi Teorisi arasındaki temel farklara dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Realist kuramda, devletlerin sadece kendi güvenliklerini sağlama amacıyla hareket etmelerine rağmen, sonuçta tüm aktörlerin kendilerini daha az güvende hissettiği bir sürece girilmesi "Güvenlik İkilemi" (Security Dilemma) olarak adlandırılır. Bu durumun uluslararası ilişkiler literatüründe bir "yapısal trajedi" (structural tragedy) olarak tanımlanmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Neorealist ittifak literatüründe Stephen Walt, devletlerin sadece kaba güce değil, algılanan tehdide karşı dengeleme (balancing) yaptığını ileri sürerken; Randall Schweller bu yaklaşımın 'statüko yanlısı' (status quo bias) olduğunu ve devletlerin motivasyonlarını eksik tanımladığını savunur. Schweller’a göre, realizm sadece 'güvenlik arayan' devletleri merkeze aldığı için revizyonist devletlerin davranışlarını açıklamakta yetersiz kalmaktadır.
Buna göre, Randall Schweller'ın 'Çıkar Dengesi' (Balance of Interests) teorisi bağlamında, Schweller'ın yaklaşımını Walt'un 'Tehdit Dengesi' (Balance of Threat) yaklaşımından ayıran temel kuramsal fark aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, uluslararası politikayı bilimsel bir zeminde incelemek isteyen bir araştırmacının, devlet adamlarının "niyetlerine" (intentions) odaklanmak yerine "güç cinsinden tanımlanmış çıkar" kavramını bir "rasyonel fener" (rational signpost) olarak kullanması gerektiğini savunur. Morgenthau’ya göre, niyetlerin dış politika analizinde güvenilmez bir ölçüt olarak kabul edilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz, "Uluslararası Siyaset Teorisi" adlı çalışmasında siyasal yapıları; örgütleyici ilke, birimlerin karakteri (işlevsel farklılaşma) ve kapasite dağılımı olmak üzere üç bileşen üzerinden tanımlar. Uluslararası sistem söz konusu olduğunda Waltz, sistem içindeki birimlerin (devletlerin) "işlevsel olarak farklılaşmadığını" (functionally undifferentiated) savunur. Waltz'ın bu yaklaşımına göre, uluslararası sistemdeki devletlerin işlevsel olarak birbirine benzer kabul edilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
John Mearsheimer’ın 'Büyük Güç Siyasetinin Trajedisi' adlı eserinde temellendirdiği Saldırgan Realizm (Ofansif Realizm) mantığına göre; rasyonel bir devletin uluslararası sistemdeki beka () şansını garanti altına almak için izlemesi gereken nihai stratejik rota aşağıdakilerden hangisidir?
Neorealist ittifak teorileri çerçevesinde Stephen Walt, devletlerin birincil motivasyonunun güvenlik olduğunu ve bu nedenle tehdide karşı 'dengeleme' (balancing) yaptıklarını; 'vagonlamanın' (bandwagoning) ise ancak teslimiyetten başka çare kalmadığında başvurulan bir strateji olduğunu savunur. Buna karşın Randall Schweller, bu yaklaşımın 'statüko yanlısı' bir önyargıya sahip olduğunu ileri sürerek 'Çıkar Dengesi' (Balance of Interests) kavramını geliştirmiştir.
Schweller'ın analizinde, uluslararası sistemde mevcut düzenin değişmesinden kazanç sağlamayı uman 'çakal' (jackal) devletlerin, yükselen revizyonist bir gücün yanında yer alarak sistemdeki paylarını artırma davranışını ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Kenneth Waltz, *İnsan, Devlet ve Savaş* (Man, the State, and War) adlı çalışmasında savaşın nedenlerini üç analiz düzeyi (üç imaj) üzerinden inceler. Waltz'a göre bireysel psikoloji veya devletlerin iç yapıları gibi unsurlar savaşın 'yakın' (efficient) nedenlerini oluştururken, uluslararası sistemin merkezi bir otoriteden yoksun olması savaşın her an gerçekleşebileceği bir zemin sunar. Buna göre Waltz, uluslararası sistemin anarşik yapısını savaşın hangi türdeki nedeni olarak tanımlamaktadır?
John Herz tarafından "yapısal bir trajedi" olarak nitelendirilen güvenlik ikilemi (security dilemma), uluslararası sistemin anarşik yapısından kaynaklanan ve statükocu devletleri bile çatışmaya sürükleyebilen bir olgudur. Bu olgunun temelinde, bir devletin kendi güvenliğini artırmak için attığı adımların, diğer devletler tarafından niyetlerinden bağımsız olarak bir tehdit şeklinde algılanması yatar. Buna göre, güvenlik ikileminin "trajik" karakterini belirleyen temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Hans Morgenthau, 'Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi'nden beşincisinde, bir ulusun ahlaki emelleri ile evrensel ahlak yasalarının özdeşleştirilmesine karşı çıkar. Morgenthau'ya göre, devletlerin kendi ulusal çıkarlarını evrensel bir ahlaki doğruymuş gibi sunmaları (ahlaki yayılmacılık/haçlı seferi mantığı) realizm açısından temel olarak neden sakıncalıdır?
Uluslararası ilişkiler literatüründe ittifakların oluşumunu 'Tehdit Dengesi' (Balance of Threat) üzerinden analiz eden Stephen Walt'a göre; devletlerin bir tehdit karşısında 'vagonlama' (eklemlenme/bandwagoning) yapmak yerine 'dengeleme' (balancing) yapmayı daha güvenli ve yaygın bir tercih olarak görmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası ilişkiler teorisindeki "Neo-Neo Tartışması" bağlamında, Neorealist (yapısal realist) düşünürlerin devletlerin iş birliği süreçlerinde "mutlak kazançlar" yerine "göreli kazançlara" (relative gains) öncelik verdiğini savunmalarının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?