Soru

Zorluk: ZorHiperprolaktinemi

Nöroradyoloji kliniğinden konsültasyon istenen 38 yaşında kadın hasta, daha önce epilepsi tanısıyla valproik asit kullanan ve son 1 yıldır ek olarak metoklopramid (günde 3 kez) tedavisine başlanan bir olgudur. Başvurusu öncesinde çekilen hipofiz MRI'ında sella normal, herhangi bir kitlesel lezyon saptanmamıştır. Hastanın serum prolaktin düzeyi 94 ng/mL bulunmuştur. Menstrüel siklus düzensizliği ve galaktore şikayetleri mevcuttur. İlaçların kesilmesi planlandığında; valproik asitin yavaş azaltılması gerekmesi nedeniyle başlangıçta sadece metoklopramid kesilmiştir. Metoklopramid kesildikten 6 hafta sonra çekilen kontrol prolaktin ölçümü 76 ng/mL olarak gelmiştir. Bu hastada bundan sonraki en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Valproik asiti de keserek 4-6 hafta daha bekleyip prolaktini yeniden ölçmekCevap
  2. B
    Hemen dopamin agonisti (kabergolin) başlamak
  3. C
    Serum prolaktini tekrar yüksek çıktığı için hipofiz MRI'ını 6 ay sonra tekrarlamak
  4. D
    Valproik asiti kesmeden, mevcut prolaktin düzeyini ilaç kaynaklı kabul edip takip etmek
  5. E
    Makro-prolaktin varlığını ekarte etmek için PEG presipitasyon testi istemek

Cevap

Valproik asiti de keserek 4-6 hafta daha bekleyip prolaktini yeniden ölçmek
Hastada hem metoklopramid (güçlü D2 reseptör blokörü) hem de valproik asit hiperprolaktinemiye katkıda bulunabilecek ilaçlardır. Metoklopramidin kesilmesinin ardından prolaktin düzeyi yalnızca kısmen gerilemiş ve normal sınırlara inmemiştir. Bu tablo, valproik asitin de prolaktin yüksekliğine katkı sağladığını göstermektedir. Doğru yaklaşım, valproik asiti de keserek 4-6 haftalık ek bir wash-out süresi beklemek ve ardından prolaktini yeniden ölçmektir. Ancak bu sayede gerçek zeminin (organik vs. tam ilaç kaynaklı) doğru biçimde değerlendirilebilmesi mümkün olacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi olasılığını değerlendirmek
Hastada hipofiz MRI normaldir; hem metoklopramid (D2 reseptör blokörü) hem de valproik asit (çeşitli mekanizmalarla) hiperprolaktinemiye yol açabilen ajanlardır.
Kitlesel lezyon olmaksızın yüksek prolaktin düzeyi tespit edildiğinde ilaç kaynaklı neden en önemli ayırıcı tanıdır.
2
Metoklopramid kesildikten sonra prolaktin düzeyinin normalizasyon durumunu değerlendirmek
Prolaktin 94 ng/mL'den 76 ng/mL'ye gerilemiş ancak normalize olmamıştır; bu kısmi yanıt, hâlâ aktif başka bir etkenin varlığına işaret etmektedir.
Tek etken kesilseydi prolaktinin tamamen ya da belirgin biçimde normale dönmesi beklenirdi; yetersiz düzelme ikinci etkenin varlığını düşündürür.
3
Valproik asitin de hiperprolaktinemiye katkısını göz önünde bulundurarak bu ilacın da kesilmesini planlamak ve yeterli eliminasyon süresi sonrası prolaktini yeniden ölçmek
Tüm olası ilaç etkenleri elimine edildikten 4-6 hafta sonra çekilecek prolaktin ölçümü, gerçek zeminin (idiyopatik hiperprolaktinemi vs. mikroadenoma) değerlendirilmesine olanak tanır.
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide doğru tanı için tüm sorumlu ajanların kesilmesi ve yeterli wash-out süresinin beklenmesi zorunludur; bu yapılmadan tedavi başlamak veya görüntülemeyi tekrarlamak gereksiz müdahalelerdir.

Anahtar Kavram

İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide birden fazla sorumlu ajanın sequansiyel eliminasyonu ve yeterli wash-out süresinin beklenmesi
Tahmini Süre:2m 30s
Bu soruyu puanla