Von Hippel-Lindau () tümör baskılayıcı geninin inaktivasyonu, hem kalıtsal hem de sporadik berrak hücreli renal hücreli karsinom () patogenezinde merkezi bir rol oynamaktadır. Karsinogenez sürecinde proteininin () temel moleküler fonksiyonu ve (hipoksi ile indüklenen faktör) ile olan ilişkisi göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ANormoksik koşullarda, proteininin prolin kalıntılarının doğrudan hidroksillenmesini sağlar.
- BHipoksik mikroçevrede ile birleşerek nükleusa taşınır ve vasküler endotelyal büyüme faktörü () transkripsiyonunu başlatır.
- Bir ubiquitin ligaz kompleksinin tanıma birimi olarak görev yapar ve hidroksillenmiş 'nın proteazomal yıkımını sağlar.Cevap
- DDNA hasarı varlığında kinazlar tarafından fosforillenerek hücre döngüsünü kontrol noktasında durdurur.
- EEkstrasellüler matriksteki büyüme faktörü reseptörlerini doğrudan bağlayarak hücre içi tirozin kinaz sinyal yolaklarını inhibe eder.
Cevap
pVHL proteininin temel görevi, normoksik koşullarda hidroksillenmiş HIF-1α proteinini tanıyan bir E3 ubiquitin ligaz kompleksi olarak çalışmak ve bu sayede HIF-1α'nın proteazomal yıkımını gerçekleştirmektir.
VHL proteini, elongin B, elongin C ve cullin-2 ile birlikte bir E3 ubiquitin ligaz kompleksi oluşturur. Bu kompleks, normoksik (yeterli oksijenli) ortamda prolyl hidroksilazlar tarafından hidroksillenmiş olan HIF-1α proteinini tanır, ubiquitinlerle işaretler ve proteazomda yıkılmasını sağlayarak hücredeki anjiyojenik sinyalleri baskılar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
VHL-HIF-1α Ekseni ve Proteazomal Yıkım Yolağı
Daha Fazla Pratik
VHL sendromundaki diğer tümörlerin (serebellar hemanjioblastom, feokromositoma) görülme sıklığını ve patogenezini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s