Kanser Epidemiyolojisi ve Karsinogenez
49 soru
Moleküler karsinogenez sürecinde hücre döngüsünün G1 fazından S fazına geçişini kontrol eden ve "hücre döngüsünün valisi" (governor) olarak tanımlanan (retinoblastom) yolu, insan kanserlerinin çoğunda disfonksiyoneldir. Bu yolaktaki proteinlerin etkileşimi ve karsinogenezdeki rolleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kolorektal karsinogenezde en sık görülen moleküler yolak olan 'kromozomal instabilite' (supresör) yolağında, normal kolon epiteli hücrelerinde 'gatekeeper' (kapı bekçisi) fonksiyonu görerek adenom gelişimini başlatan ve sitoplazmik -katenin yıkımını kontrol eden gen aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser epidemiyolojisi ve karsinogenez mekanizmaları ile ilgili klinik ve biyolojik bilgiler göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kanser epidemiyolojisi ve karsinogenez süreçleri değerlendirildiğinde; diyetle alınan aflatoksin B1 maruziyeti ile ilişkili hepatosellüler karsinom gelişiminde en sık saptanan karakteristik moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser epidemiyolojisi ve karsinogenez süreçleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kanser karsinogenezinde tümör baskılayıcı proteininin yapısal bir mutasyonu olmasa dahi fonksiyonunu yitirmesine neden olan; proteinine bağlanarak onun ubikuitinasyonunu ve proteozomal yıkımını tetikleyen, özellikle liposarkomlarda gen amplifikasyonu yoluyla aşırı eksprese edilen molekül aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser epidemiyolojisi ve karsinogenez süreçleri değerlendirildiğinde; plevranın primer malignitesi olan mezotelyoma gelişimi ile en güçlü mesleki ve çevresel ilişkisi bulunan karsinojen madde aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan Papilloma Virüsü (HPV) tip 16 ve 18 gibi yüksek riskli tiplerin serviks kanseri patogenezinde rol oynayan onkojenik etkileri ve moleküler karsinogenez mekanizmaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Moleküler karsinogenez sürecinde hücrelerin replikatif senesansı aşarak ölümsüzlük kazanması için telomer boyunun korunması temel bir gerekliliktir. Somatik hücrelerin çoğunda baskılanmış olan telomeraz enziminin katalitik alt birimini kodlayan geninin yeniden aktivasyonu, insan kanserlerinin yaklaşık %90'ında görülür. Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu aktivasyonun en yaygın mekanizmasının geninin protein kodlamayan promotör bölgesindeki spesifik nokta mutasyonları (özellikle ve bp bölgelerinde) olduğunu göstermiştir. Bu mutasyonlar, yeni transkripsiyon faktörü bağlanma bölgeleri oluşturarak genin aşırı ekspresyonuna yol açar.
Buna göre, promotör mutasyonlarının en yüksek prevalansla (yaklaşık %60-80 oranında) saptandığı malignite aşağıdakilerden hangisidir?
Yüksek riskli Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonlarında karsinogenez süreci, viral onkoproteinlerin konak hücrenin tümör baskılayıcı gen ürünleri ile etkileşime girmesiyle tetiklenir. Bu süreçte rol oynayan HPV E7 onkoproteininin temel moleküler hedefi ve bu etkileşimin hücre döngüsü üzerindeki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
45 yaşında, bilateral renal kistleri ve serebellar hemanjioblastomu saptanan bir hastada, bir ubiquitin ligaz kompleksinin bileşeni olarak görev yapan bir gende germline mutasyon şüphesi vardır. Sağlıklı bir bireyde, bu gen tarafından kodlanan proteinin temel fizyolojik görevi aşağıdakilerden hangisidir?
Karsinogenez sürecinde ekzojen karsinojenlerin DNA üzerinde bıraktığı "mutasyonel imzalar", maruziyetin tipini ve tümörün moleküler etiyolojisini anlamada kritik öneme sahiptir. Aflatoksin B1 (AFB1) maruziyetinin yoğun olduğu bölgelerde saptanan hepatoselüler karsinom () vakalarında, tümör baskılayıcı bir gen olan üzerinde oldukça spesifik bir mutasyon paterni gözlenmektedir. Buna göre, AFB1 maruziyeti ile ilişkili gelişiminde, geninde saptanan en karakteristik moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Viral karsinogenez mekanizmalarında, Epstein-Barr Virüsü (EBV) genomik instabiliteyi tetikleyerek malign transformasyona zemin hazırlayabilir. Özellikle endemik bölgelerde görülen Burkitt lenfoma vakalarında, EBV enfeksiyonu ile ilişkili olarak 8. ve 14. kromozomlar arasında gerçekleşen resiprokal translokasyon [t(8;14)], aşağıdaki proto-onkojenlerden hangisinin aşırı ekspresyonuna neden olarak kontrolsüz hücre proliferasyonunu tetikler?
Karsinogenez sürecinde rol oynayan tümör baskılayıcı genler; hücre proliferasyonu, farklılaşması ve ölümünü doğrudan denetleyen "gatekeeper" (kapı bekçisi) genler ile genomik bütünlüğü koruyarak mutasyon birikimini dolaylı yoldan engelleyen "caretaker" (bakıcı) genler olarak sınıflandırılır.
Buna göre, aşağıda verilen gen ve karsinogenezdeki temel moleküler fonksiyonu eşleştirmelerinden hangisi, "caretaker" özelliğine sahip bir geni temsil etmektedir?
Kimyasal karsinogenez üzerine yapılan deneysel bir çalışmada; deney hayvanlarının cildine tek doz 'A ajanı' uygulandığında tümör gelişmediği, ancak bu uygulamanın hemen ardından haftalarca 'B ajanı' uygulandığında çok sayıda cilt tümörü geliştiği gözlenmiştir. Sadece B ajanı uygulanan grupta veya uygulama sırası değiştirilip önce B sonra A ajanı uygulanan grupta ise tümör gelişimi saptanmamıştır.
Buna göre, bu deneyde 'B ajanı' olarak tanımlanan maddenin karsinogenezdeki rolü ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kanser epidemiyolojisi ve kimyasal karsinogenez süreçleri göz önüne alındığında, aşağıdaki kimyasal karsinojen ve en güçlü ilişkili olduğu malignite eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
Hücre döngüsünün fazından fazına geçişi, karsinogenez sürecinde en kritik kontrol noktalarından biridir ve temel olarak Retinoblastoma () proteininin fosforilasyon durumuyla düzenlenir. Buna göre, hücrenin fazına ilerlemesini ve DNA replikasyonunu başlatmasını sağlayan temel moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser karsinogenezinde "gatekeeper" (kapı bekçisi) tümör baskılayıcı genlerin en tipik örneklerinden biri adenomatöz polipozis koli () genidir. sinyal yolağının aktif olmadığı (sinyal yokluğu) fizyolojik koşullarda, proteininin sitoplazmadaki -katenin protein düzeyi üzerindeki temel düzenleyici etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
Kanser epidemiyolojisi ve moleküler karsinogenez arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırmada; Aflatoksin maruziyetinin yoğun olduğu coğrafi bölgelerde görülen Hepatosellüler Karsinom () vakalarında, geninde son derece spesifik bir nokta mutasyonu ( transversiyonu, kodon ) saptanmıştır.
Bu mutasyonun moleküler karsinogenez sürecindeki temel sonucu ve karsinojenik ajanın etki mekanizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Moleküler karsinogenez süreçlerinde, tümör baskılayıcı genlerin inaktivasyonu sıklıkla Knudson'un "iki vuruş" (two-hit) hipotezi ile açıklanır. Kalıtsal retinoblastom vakalarında, bireyin tüm somatik hücrelerinde geninin bir aleli zaten mutanttır (germ-hattı mutasyonu). Tümörün gelişmesi için sağlam olan ikinci alelin (wild-type) de somatik olarak inaktive olması gerekmektedir. Moleküler genetik analizler, bu vakaların çoğunda tümör dokusunda sağlam ebeveynden gelen alelin fiziksel olarak kaybolduğunu göstermektedir. Buna göre, kalıtsal retinoblastom vakalarında "ikinci vuruş" (second hit) olarak adlandırılan ve sağlam alelin kaybıyla sonuçlanan en yaygın moleküler mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?