Soru

Zorluk: OrtaKemoterapötiklere Giriş ve Genel Prensipler

Kemoterapötik ajanların en temel klinik avantajı "seçici toksisite" (selective toxicity) göstermeleridir; yani patojene spesifik yapıları veya metabolik yolakları hedef alarak konakçı hücrelerine minimal zarar vermeleridir. Seçici toksisite oranı, hedeflenen yapının patojen ile memeli hücresi arasındaki evrimsel ve yapısal benzerlik düzeyine ters orantılı olarak değişir.

Buna göre, genel farmakodinamik prensipler göz önüne alındığında, aşağıdaki etki mekanizmalarına sahip antimikrobiyal ajanlardan hangisinin memeli hücrelerine karşı seçici toksisitesinin en düşük (sistemik toksisite potansiyelinin en yüksek) olması beklenir?

  1. Hücre membranının bütünlüğünü ve permeabilitesini bozan ajanlar (örn. Polimiksinler)Cevap
  2. B
    Peptidoglikan zincirlerinin çapraz bağlanmasını sağlayan enzimleri inhibe eden ajanlar (örn. Penisilinler)
  3. C
    Yalnızca patojene özgü bir enzim aracılığıyla fosforile edilerek aktifleşen ajanlar (örn. Asiklovir)
  4. D
    Bakteriyel 30S30S veya 50S50S ribozomal alt birimlerine geri dönüşümlü olarak bağlanan ajanlar (örn. Tetrasiklinler, Makrolidler)
  5. E
    Patojenin folik asit sentez yolağındaki enzimleri kompetitif olarak antagonize eden ajanlar (örn. Sülfonamidler)

Cevap

Memeli hücrelerine karşı seçici toksisitesi en düşük olan ajanlar, hücre membranının bütünlüğünü ve permeabilitesini bozan ajanlardır.
Seçici toksisitenin yüksek olabilmesi için ilacın bağlandığı moleküler hedefin, memeli hücresindekinden olabildiğince farklı olması veya memeli hücresinde hiç bulunmaması gerekir. Hücre membranı (fosfolipid tabakası) bakterilerde, mantarlarda ve memelilerde temel mimari olarak son derece benzerdir. Bu nedenle hücre membranına bağlanarak bütünlüğü bozan deterjan yapılı ajanlar (Polimiksin B, Kolistin) memeli hücre zarlarına da kolayca hasar vererek ciddi nefrotoksisite ve nörotoksisite yaratırlar; yani seçici toksisiteleri oldukça düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Seçici toksisite (selective toxicity) kavramının tanımını ve temel prensibini analiz et.
Bir ilacın seçici toksisitesi, hedeflenen yapının konakçıda bulunmamasına veya konakçıdakinden belirgin şekilde farklı olmasına dayanır.
Hedef yapı konakçıya ne kadar benziyorsa, ilacın konakçıya da zarar verme ihtimali (yan etki potansiyeli) o kadar artar.
2
Seçeneklerdeki hücresel hedeflerin konakçı (insan) hücrelerindeki varlığını değerlendir.
Hücre duvarı ve folik asit sentezi insanda yoktur. Bakteriyel 70S70S ribozom insandaki 80S80S ribozomdan farklıdır. Sadece patojen enzimiyle aktifleşen ön ilaçlar sağlıklı hücrede etki göstermez. Ancak hücre membranı tüm hücrelerde benzer yapıdadır.
Hedeflerin anatomik ve biyokimyasal özelliklerinin karşılaştırılması doğru mekanizmanın bulunmasını sağlar.
3
En düşük seçici toksisiteye sahip olan, yani insana en çok zarar verme potansiyeli olan grubu belirle.
Hücre membranı permeabilitesini bozan deterjan benzeri ajanların, memeli hücre zarına da zarar vererek seçici toksisitesinin en düşük düzeyde kaldığı saptanır.
Zar yapısındaki fosfolipid çift tabakasının evrimsel olarak son derece korunmuş ve ortak bir yapı olması bu duruma yol açar.

Anahtar Kavram

Kemoterapötiklerde Seçici Toksisite (Selective Toxicity)

İpuçları

1
Bir ilacın memeli hücresine zarar verme ihtimalinin yüksek olması için, hedeflenen yapının insan hücrelerinde de aynen bulunması gerekir.
2
İnsanda hücre duvarı veya folik asit sentez yolağı var mıdır? Hayır. Peki insan hücresinde fosfolipid çift tabakası içeren bir hücre zarı var mıdır?
3
Hücre zarı evrimsel olarak prokaryotlardan ökaryotlara oldukça korunmuş bir yapıdır. Bu nedenle hücre zarını parçalayan ilaçların konakçı hasarı potansiyeli çok yüksektir.

Daha Fazla Pratik

Antibiyotik gruplarının etki mekanizmalarını şematik olarak tekrar ediniz ve özellikle membran aktif bileşiklerin (Daptomisin, Polimiksinler, Polien makrolidler) ortak toksisite profillerini gözden geçiriniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu klinikten geriye doğru okuyarak çözebilirsiniz. Pratiğimizde en sık ve en ağır toksisite izlenen kemoterapötikler hangileridir? Nefrotoksik polimiksinler ve amfoterisin B (membran bozucular). En güvenli kabul edilenler ise penisilinlerdir (hücre duvarı inhibitörleri).
Tahmini Süre:1m 0s
Bu soruyu puanla