Travma ve Yanıklar

308 soru

Soru 301Soru

5555 yaşında, morbid obez (VKI˙:46 kg/m2VKİ: 46 \text{ kg/m}^2) erkek hasta, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında kan basıncı 80/50 mmHg80/50 \text{ mmHg}, nabız 125/dk125/\text{dk}, solunum sayısı 26/dk26/\text{dk} ve GKS:13GKS: 13 olarak ölçülüyor. Fizik muayenede batında yaygın ekimozlar ve hassasiyet mevcut ancak obezite nedeniyle derin palpasyon yapılamıyor. Yatak başı yapılan FASTFAST incelemesi; hastanın vücut yapısı ve yoğun bağırsak gazları nedeniyle "suboptimal" olarak değerlendiriliyor ve serbest sıvı açısından net bir sonuca varılamıyor. Resüsitasyona rağmen hipotansiyonu devam eden bu hastada, yönetimin bir sonraki adımında hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Supraumbilikal açık teknikle Diagnostik Peritoneal Lavaj (DPLDPL) uygulanması

Cevap

Hemodinamik olarak instabil olan ve FAST incelemesi teknik nedenlerle yetersiz kalan hastada, supraumbilikal açık teknikle Diagnostik Peritoneal Lavaj (DPLDPL) uygulanması en uygun basamaktır.
Hemodinamik olarak instabil seyreden künt karın travmalı bir hastada, birincil tanı yöntemi olan FASTFAST incelemesi teknik kısıtlılıklar (morbid obezite gibi) nedeniyle sonuç vermediğinde, batın içi serbest kanamayı saptamanın en hızlı ve güvenilir yolu Diagnostik Peritoneal Lavaj (DPLDPL)'dır. Pozitif bir DPLDPL sonucu (100.000/mm3100.000/\text{mm}^3 üzerinde eritrosit vb.) hastayı doğrudan laparotomiye yönlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 80/50 mmHg80/50 \text{ mmHg} ve taşikardi mevcut; hasta hemodinamik olarak instabildir.
Yönetim algoritması hastanın stabilite durumuna göre değişir.
2
Tanısal aracın (FAST) etkinliğini kontrol et.
FASTFAST suboptimal/yetersiz olarak değerlendirilmiş.
Obezite ve bağırsak gazı FASTFAST duyarlılığını azaltan önemli faktörlerdir.
3
İnstabil hastada batın içi kanamayı belirlemek için alternatif testi seç.
DPLDPL endikasyonu doğmuştur.
ATLSATLS protokolüne göre FASTFAST negatif veya yetersizse ve hasta instabilse DPLDPL yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Abdominal travmalı instabil hastada FASTFAST yetersiz veya negatif ise bir sonraki adım DPLDPL'dir. Bilgisayarlı tomografi (BTBT) stabil olmayan hastada kontrendikedir.

Daha Fazla Pratik

Pelvik instabilitesi olan hastalarda DPL'nin neden supraumbilikal yapılması gerektiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 302Soru

4848 yaşında erkek hasta, inşaatın üçüncü katından düşme sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında havayolu açık, solunumu bilateral eşit ve solunum sayısı 24/dakika24/dakika olarak saptanıyor. Kan basıncı 75/4575/45 mmHg, nabız 138/dakika138/dakika ve GKS:13GKS: 13 (E3,M6,V4E3, M6, V4)'tür. Batın muayenesi doğal, ancak pelvik bölgede belirgin hassasiyet ve instabilite mevcuttur. İki adet geniş kalibreli intravenöz yol açılıp 11 litre kristaloid sıvı resüsitasyonu sonrası kan basıncı 82/5582/55 mmHg, nabız 132/dakika132/dakika ölçülüyor. Odaklanmış travma sonografisinde (FAST) batın içi serbest sıvı izlenmiyor; pelvik direkt grafide ise dikey kayma (vertical shear) tipi kırık saptanıyor.

Bu aşamada hastanın yönetimi için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pelvik bağlayıcı (binder) uygulaması ve dengeli kan resüsitasyonu başlanması

Cevap

Pelvik bağlayıcı (binder) uygulaması ve dengeli kan resüsitasyonu başlanması
Hastada saptanan dikey kayma tipi pelvik kırık, yüksek enerjili bir travmanın göstergesidir ve retroperitoneal alanda ciddi kanamaya yol açar. FAST incelemesinin negatif olması, hipotansiyonun kaynağının batın içi değil, pelvis olduğunu destekler. ATLS (Advanced Trauma Life Support) protokolüne göre, hemodinamik instabilite devam eden pelvik kırıklı hastalarda öncelikli adım pelvik bağlayıcı (binder) veya çarşaf ile pelvisin mekanik olarak stabilize edilmesi ve kristaloid yerine kan ürünleri (dengeli resüsitasyon) ile devam edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik durumun ve resüsitasyon yanıtının değerlendirilmesi
Hastanın başlangıçta hipotansif ve taşikardik olduğu, 11 litre kristaloide rağmen 'geçici yanıt' (transient responder) verdiği görülmektedir.
Sıvı resüsitasyonuna yanıt, bir sonraki tanısal veya tedavi edici adımı belirler.
2
Kanama odağının dışlanması/belirlenmesi
FAST negatif (batın içi kanama yok), pelvik grafi pozitif (dikey kayma tipi pelvis kırığı mevcut).
Hipotansiyonun kaynağını belirlemek için ATLS protokolüne göre birincil bakı eklemleri (FAST ve Pelvis X-ray) kullanılır.
3
Stabilizasyon ve ileri resüsitasyon kararı
Pelvisin hacmini daraltmak ve kanamayı kontrol etmek için pelvik binder takılması ve kaybedilen kanın kan ürünleriyle (eritosit süspansiyonu, taze donmuş plazma) replasmanı.
Instabil pelvis kırıklarında pelvik hacim artışı venöz pleksus kanamasını şiddetlendirir; binder bu hacmi azaltır.

Anahtar Kavram

Pelvik Kırıklarda Hemodinamik Instabilite Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Pelvik binder uygulanmasına rağmen instabilitesi süren bir hastada bir sonraki adımın anjiyografi veya preperitoneal paketleme (PPP) olması gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 303Soru

3535 yaşında erkek hasta, araç içi trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. İlk bakıda belirgin solunum sıkıntısı olan hastanın kan basıncı 80/5080/50 mmHg, nabzı 125/dk125/dk, solunum sayısı 28/dk28/dk ve oda havasındaki SpO2SpO_2 değeri %88\%88 olarak ölçülüyor. Fizik muayenede sol hemitoraksta solunum seslerinin alınamadığı ve perküsyonda matite saptandığı görülüyor. Hastaya sol taraftan 3636 Fr göğüs tüpü takılıyor ve başlangıçta 16001600 ml hemorajik sıvı drene oluyor. Bu klinik tabloya göre, hastanın yönetiminde en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil torakotomi planlanması

Cevap

Masif hemotoraks kriterlerini karşılayan bu hastada en uygun yaklaşım acil torakotomi planlanmasıdır.
Hastada saptanan 16001600 ml'lik başlangıç drenajı, ATLS (Advanced Trauma Life Support) rehberlerine göre masif hemotoraks kriteri olan 15001500 ml sınırını aşmaktadır. Hemodinamik instabilite ile birlikte görülen bu durumda en uygun ve geciktirilmemesi gereken yaklaşım acil torakotomi ile kanama odağının kontrol altına alınmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın vital bulgularının ve fizik muayene bulgularının (hipotansiyon, taşikardi, matite) değerlendirilmesi.
Hemotoraks şüphesiyle göğüs tüpü endikasyonu konulması.
Solunum seslerinin kaybı ve matite varlığı plevral boşlukta sıvı (kan) birikimini gösterir.
2
Geniş lümenli (3636 Fr) göğüs tüpü takılarak drenaj miktarının ölçülmesi.
Başlangıçta 16001600 ml kan drenajı saptanması.
Kanamayı kontrol etmek ve akciğeri re-ekspanse etmek için tüp torakostomi standart yaklaşımdır.
3
ATLS protokolüne göre cerrahi endikasyonun değerlendirilmesi.
Başlangıç drenajı >1500>1500 ml olduğu için masif hemotoraks tanısı konulması.
Masif kanama varlığında göğüs tüpü tek başına yetersizdir ve cerrahi kontrol gerektirir.
4
Acil torakotomi hazırlığı ve operasyonun başlatılması.
Kanamanın cerrahi olarak durdurulması.
Hemodinamik instabiliteyi düzeltecek tek kesin tedavi cerrahi müdahaledir.

Anahtar Kavram

Masif Hemotoraks Tanımı ve Cerrahi Endikasyonlar
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 304Soru

4040 yaşında erkek hasta, motorlu taşıt kazası sonrası boyun ön bölgesine (direksiyona çarpma) aldığı künt darbe nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde disfoni (ses kısıklığı), stridor ve boyun ön yüzünde yaygın cilt altı amfizem saptanıyor. Tiroid kıkırdak üzerinde palpasyonla krepitasyon saptanması üzerine laringotrakeal yaralanma şüpheleniliyor. Bu hastada havayolu güvenliğini sağlamak için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fiberoptik bronkoskopi eşliğinde kontrollü entübasyon

Cevap

Künt laringotrakeal yaralanma şüphesinde en uygun havayolu yöntemi fiberoptik bronkoskopi eşliğinde entübasyondur.
Disfoni, stridor ve cilt altı amfizem ile karakterize künt laringotrakeal travmalarda, havayolu güvenliğini sağlamak için 'görerek' yapılan fiberoptik entübasyon veya kontrollü cerrahi trakeostomi altın standarttır. Bu yöntemler, laringeal kırık varlığında oluşabilecek ek doku hasarını ve havayolunun tamamen kaybedilmesi riskini en aza indirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Ses kısıklığı, stridor, cilt altı amfizem ve palpasyonla kıkırdak krepitasyonu triadı laringotrakeal yaralanmayı gösterir.
Havayolu yönetimi öncesi hasarın mekanizmasını ve olası kırık varlığını belirlemek hayati önem taşır.
2
Havayolu yöntemi seçimi
Standart entübasyon ve krikotirotomiden kaçınılarak fiberoptik yöntem veya kontrollü trakeostomi planlanır.
Laringeal kırıklarda kör entübasyon havayolunun tam kopmasına (transection) neden olabilir; krikotirotomi ise kontrendikedir.
3
Uygulama
Fiberoptik cihazla vokal kordlar ve lümen görülerek tüp güvenle yerleştirilir.
Görüş altında yapılan işlem ikincil travma riskini minimize eder.

Anahtar Kavram

Künt Boyun Travmasında Laringotrakeal Yaralanma Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Penetran boyun travmalarında 'sert bulgular' (hard signs) varlığında cerrahi eksplorasyon önceliğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 305Soru

22 yaşında erkek hasta, sığ suya baş üstü atlama sonrası gelişen ani hareketsizlik ve his kaybı şikayetiyle acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; havayolu açık ve güvenli, solunum sesleri bilateral eşit, kan basıncı 80/4580/45 mmHg, nabız 52/dk52/dk (düzenli), solunum sayısı 20/dk20/dk, vücut sıcaklığı 36.5C36.5^\circ C ve GKS 1515 (E4M6V5E_4M_6V_5) olarak saptanıyor. Fizik muayenesinde cildin sıcak ve pembe olduğu, her iki alt ekstremitede flask paralizi ve T6T_6 seviyesi altında tam anestezi olduğu saptanıyor. Batın muayenesi doğal, FAST (travmada odaklanmış abdominal sonografi) negatif ve pelvis stabildir. Bu hastada dolaşım desteği (C) kapsamında yapılması gereken en uygun ilk müdahale hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1 litre izotonik kristaloid solüsyonu ile hızlı sıvı resüsitasyonu başlanması

Cevap

Dolaşım desteği için kristaloid solüsyonlar ile 1 litrelik bolus sıvı resüsitasyonu uygulanması en uygun ilk yaklaşımdır.
ATLS protokollerine göre, travma sonrası gelişen hipotansiyon, aksi kanıtlanana kadar hipovolemik şok olarak değerlendirilmelidir. Nörojenik şokta (sempatik tonus kaybı sonucu vazodilatasyon ve göreceli hipovolemi) bile, ilk tedavi basamağı genişlemiş damar yatağını doldurmak ve olası gizli kanamaları kompanse etmek için 1 litrelik izotonik kristaloid bolusu ile sıvı resüsitasyonuna başlamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik verilerinin ve fizik muayene bulgularının şok tipi açısından değerlendirilmesi
Hipotansiyon, bradikardi ve sıcak/pembe cilt bulguları ile birlikte nörolojik defisitin varlığı 'Nörojenik Şok' tanısını desteklemektedir.
Vazomotor tonus kaybına bağlı gelişen nörojenik şok, klasik hipovolemik şoktan bradikardi ve sıcak ekstremiteler ile ayrılır.
2
ATLS 'C' (Dolaşım) basamağı önceliklerinin uygulanması
Travma hastasında aksi kanıtlanana kadar tüm hipotansiyon nedenleri hipovolemik (hemorajik) şok olarak kabul edilir.
Nörojenik şok şüphesi olsa bile, eşlik edebilecek gizli kanamaları dışlamak ve genişlemiş vasküler yatağı doldurmak için ilk adım sıvı tedavisidir.
3
Resüsitasyon miktarının belirlenmesi
Erişkin hastada başlangıç olarak 1 litrelik izotonik kristaloid (Serum Fizyolojik veya Ringer Laktat) bolusu verilir.
Hacim yüklenmesinden kaçınılarak doku perfüzyonunun sağlanması hedeflenir; sıvıya yanıt yetersizse vazopressörlere geçilir.

Anahtar Kavram

Travma hastasında nörojenik şok tanısı konulsa bile, başlangıç tedavisi her zaman hipovolemiye yönelik sıvı resüsitasyonudur.
Soru 306Soru

2424 yaşında erkek hasta, motosiklet kazası sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan birincil bakıda; havayolunun açık, solunum seslerinin doğal ve bilateral olduğu, kan basıncının 85/5585/55 mmHg, nabzın ise 130130/dakika olduğu saptanıyor. Fizik muayenesinde pelvis bölgesinde ekimoz ve hassasiyeti bulunan hastanın yönetiminde, ATLS (İleri Travma Yaşam Desteği) prensiplerine göre aşağıdakilerden hangisi en az uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pelvik instabiliteyi değerlendirmek için pelvisin manuel olarak kompresyon ve distraksiyon muayenesinin yinelenmesi

Cevap

Pelvik instabiliteyi değerlendirmek için pelvisin manuel olarak kompresyon ve distraksiyon muayenesinin yinelenmesi, ATLS prensiplerine göre en az uygun olan yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan pelvisin manuel manipülasyonunun yinelenmesi, ATLS protokolünde kesinlikle kaçınılması gereken bir uygulamadır. Pelvik halkanın stabilitesini kontrol etmek amacıyla yapılan 'kompresyon-distraksiyon' testi, pelvik venöz pleksustaki tamponadı bozabilir ve kanamanın kontrolsüz bir şekilde artmasına neden olabilir. Bu muayene sadece bir kez ve tercihen travma konusunda en deneyimli kişi tarafından yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın vital bulgularını (KB: 85/5585/55, Nabız: 130130) değerlendirerek şok tablosunu saptamak.
Hastanın evre III-IV hemorajik şokta olduğu anlaşılır.
Düşük tansiyon ve taşikardi, travma hastasında aksi kanıtlanana kadar kanamaya bağlı şok olarak kabul edilir.
2
Fizik muayene bulguları (pelvik hassasiyet/ekimoz) ile kanama odağını tahmin etmek.
Pelvisin majör bir kanama odağı olabileceği belirlenir.
Pelvis kırıkları masif retroperitoneal kanamalara yol açarak hemodinamik instabiliteye neden olabilir.
3
Pelvis muayenesi prensiplerini uygulamak.
Manuel manipülasyondan kaçınılması gerektiğine karar verilir.
ATLS kılavuzlarına göre pelvis muayenesi sadece bir kez, deneyimli bir hekim tarafından yapılmalı ve kırık şüphesinde pıhtı destabilizasyonunu önlemek için tekrarlanmamalıdır.

Anahtar Kavram

Pelvik travmada manuel stabilite muayenesi kanamayı artırabileceği için tekrarlanmamalıdır.
Soru 307Soru

7272 yaşında erkek hasta, evde merdivenden düşme sonrası acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde uzun süreli hipertansiyon nedeniyle metoprolol ve koroner arter hastalığı nedeniyle aspirin kullandığı öğreniliyor. Birincil bakısında; havayolu açık, solunum sayısı 24/dk24\text{/dk}, akciğer sesleri bilateral doğal olarak saptanıyor. Kan basıncı 105/65 mmHg105/65\text{ mmHg}, nabız 72/dk72\text{/dk} ve GCS:13GCS: 13 (E3,M6,V4E3, M6, V4) olarak ölçülüyor. Fizik muayenede sol üst kadranda hassasiyet ve yaygın ekimoz saptanıyor. Yapılan FAST incelemesinde splenorenal alanda serbest sıvı saptanıyor. Hastaya 1000 ml1000\text{ ml} izotonik kristaloid resüsitasyonu başlanıyor. Resüsitasyon sırasında kan basıncı 125/80 mmHg125/80\text{ mmHg} ve nabız 68/dk68\text{/dk}'ya geriliyor; ancak sıvı hızı azaltıldığında kan basıncı tekrar 100/60 mmHg100/60\text{ mmHg}'ye düşüyor. Bu hasta için en uygun yönetim seçeneği hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasta 'geçici yanıtlı' (transient responder) olarak kabul edilmeli ve acil operasyon hazırlığı yapılarak laparotomiye alınmalıdır.

Cevap

Hastanın geçici yanıtlı (transient responder) hemodinamik profil sergilemesi ve pozitif FAST bulgusunun olması nedeniyle acil laparotomi uygulanmalıdır.
Hastanın klinik tablosu, ATLS protokollerine göre 'geçici yanıtlı' (transient responder) olarak tanımlanır. Bu durum, resüsitasyonla başlangıçta düzelen ancak kanamanın devam etmesi nedeniyle tekrar kötüleşen hastaları ifade eder. 7272 yaşında, hipertansif ve beta-bloker kullanan bir hastada 105/65 mmHg105/65\text{ mmHg} gibi değerler rölatif hipotansiyon olarak kabul edilmelidir. FAST incelemesinde saptanan serbest sıvı ile birlikte bu hemodinamik profil, kontrol altına alınmamış bir intraabdominal kanamayı gösterir ve acil cerrahi müdahale (laparotomi) gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemodinamik verilerin yaşlılık ve ilaç kullanımı çerçevesinde analiz edilmesi
Kan basıncı 105/65 mmHg105/65\text{ mmHg} olan hipertansif bir yaşlıda rölatif hipotansiyon mevcuttur; nabzın 72/dk72\text{/dk} olması ise kullanılan beta-bloker (metoprolol) nedeniyle taşikardi yanıtının maskelendiğini gösterir.
Yaşlı hastalarda fizyolojik rezerv azdır ve eşlik eden ilaçlar klasik şok belirtilerini gizleyebilir.
2
Resüsitasyon yanıtının kategorize edilmesi
Hasta başlangıçta sıvıya yanıt vererek düzelmiş (125/80 mmHg125/80\text{ mmHg}), ancak sıvı yavaşlatılınca tekrar kötüleşmiştir (100/60 mmHg100/60\text{ mmHg}); bu durum 'Geçici Yanıt' (Transient Response) olarak tanımlanır.
Geçici yanıt, genellikle devam eden ve henüz kontrol altına alınmamış bir kanamanın (Sınıf II-III şok) göstergesidir.
3
Tanısal bulgularla (FAST) cerrahi kararın birleştirilmesi
FAST pozitifliği ve hemodinamik instabilite (veya geçici yanıt), acil laparotomi endikasyonudur.
ATLS algoritmalarına göre hemodinamisi düzelmeyen veya geçici düzelen pozitif FAST bulgulu hastalarda zaman kaybetmeden kanama odağı cerrahi olarak kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Geriatrik travma hastalarında beta-bloker kullanımı taşikardi yanıtını maskeler; bu hastalarda hemodinamik yanıt kategorisi (geçici yanıt) ve FAST pozitifliği doğrudan cerrahi endikasyondur.
Soru 308Soru

2929 yaşında erkek hasta, yaklaşık 55 metre yüksekten beton zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakıda; kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg}, nabız 135/dakika135/\text{dakika}, solunum sayısı 28/dakika28/\text{dakika} olarak saptanıyor. Sol hemitoraksta solunum sesleri azalmış ve perküsyonla matite saptanıyor. Çekilen akciğer grafisinde sol diyafram hattı seçilemiyor ve sol hemitoraks alt zonlarda düzensiz hava-sıvı seviyeleri ile mide fundusuna ait olduğu düşünülen gaz gölgesi izleniyor. Hastaya sol tüp torakostomi uygulanıyor; drenajdan 300 mL300 \text{ mL} hemorajik sıvı ile birlikte gıda artıkları geliyor. Bu aşamada en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acil laparotomi

Cevap

En uygun yaklaşım, hemodinamik instabilitesi olan ve diyafram/içi boş organ yaralanması bulguları saptanan hastada acil laparotomidir.
Hastanın hemodinamik olarak instabil olması, ATLS kılavuzlarına göre BT gibi zaman alıcı ve stabilizasyon gerektiren tetkikleri dışlar. Toraks tüpünden gıda artıklarının gelmesi, diyafram yaralanmasına eşlik eden bir mide veya bağırsak perforasyonunu kesinleştirir. Akut diyafram yaralanmalarında abdominal organ yaralanma riski çok yüksek olduğu için laparotomi öncelikli cerrahi yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hemodinamik stabilitesini değerlendir.
Kan basıncı 85/55 mmHg85/55 \text{ mmHg} ve nabız 135/dakika135/\text{dakika} saptanarak hastanın hemodinamik olarak instabil olduğu belirlendi.
ATLS protokolüne göre instabil hastada görüntüleme yöntemleri kısıtlıdır.
2
Tüp torakostomi drenajını analiz et.
Gıda artıklarının gelmesi, mide veya bağırsak içeriğinin toraks boşluğuna geçtiğini, dolayısıyla diyafram rüptürü ve içi boş organ perforasyonu olduğunu kanıtlar.
Bu bulgu patognomoniktir ve ileri tetkik gereksinimini ortadan kaldırır.
3
Cerrahi yaklaşım yolunu belirle.
Akut travmatik diyafram yaralanmalarında, özellikle instabilite ve batın içi yaralanma şüphesinde laparotomi tercih edilir.
Laparotomi, her iki diyafram kupolasının tamirine ve tüm batın içi organların eksplorasyonuna olanak tanır.

Anahtar Kavram

Hemodinamik instabilitesi olan künt karın travmalı hastada cerrahi endikasyon ve diyafram rüptüründe yaklaşım.

Daha Fazla Pratik

Diyafram yaralanmalarının geç dönem (kronik) prezentasyonunda tercih edilen cerrahi yaklaşımı (Torakotomi) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 16 / 16
Travma ve Yanıklar — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin