İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları

55 soru

Soru 41Soru →

26 yaşında kadın hasta, son 8 aydır devam eden aralıklı sağ alt kadran ağrısı, günde 3-4 kez olan kansız diyare ve yaklaşık 66 kg zayıflama şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet saptanıyor. Yapılan kolonoskopik incelemede terminal ileumda derin ülserler ve normal doku ile ayrılan 'atlamalı' (skip) lezyonlar izleniyor; rektumun ise tamamen normal olduğu görülüyor. Bu hastanın klinik ve laboratuvar bulguları değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serolojik incelemede p-ANCA pozitifliği, tanı için beklenen en karakteristik laboratuvar bulgusudur.

Cevap

Serolojik incelemede p-ANCA pozitifliğinin en karakteristik bulgu olduğu ifadesi yanlıştır.
Vaka sunumundaki sağ alt kadran ağrısı, rektal korunma, atlamalı (skip) lezyonlar ve terminal ileum tutulumu tipik olarak Crohn hastalığını tanımlamaktadır. Crohn hastalığında beklenen karakteristik serolojik belirteç ASCA (Anti-Saccharomyces cerevisiae antikoru) iken, p-ANCA (perinükleer antinötrofil sitoplazmik antikor) pozitifliği Ülseratif Kolit ile daha sık ilişkilendirilir. Bu nedenle p-ANCA'nın bu vakada en karakteristik bulgu olması beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik semptomlarını (sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı, kansız diyare) değerlendir.
Bu semptomlar öncelikle Crohn hastalığını düşündürür.
Genç bir hastada kronik sağ alt kadran ağrısı ve malabsorpsiyon bulguları Crohn lehinedir.
2
Endoskopik bulguları (rektal korunma, atlamalı lezyonlar, terminal ileum tutulumu) analiz et.
Bulgular Crohn hastalığı tanısını doğrular niteliktedir.
Ülseratif kolitte rektum her zaman tutulur ve inflamasyon süreklidir (atlamalı lezyon görülmez).
3
İnflamatuar bağırsak hastalıklarındaki serolojik antikorları karşılaştır.
p-ANCA Ülseratif Kolit ile, ASCA ise Crohn hastalığı ile ilişkilidir.
Serolojik testler ayırıcı tanıda yardımcıdır; p-ANCA Ülseratif Kolit'te %60-70 oranında pozitif saptanır.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığı ve Ülseratif Kolit'in klinik, endoskopik ve serolojik ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru →

Bilinen Crohn hastalığı öyküsü olan 3535 yaşındaki bir erkek hastada, yapılan fizik muayene ve görüntülemeler sonucunda perianal bölgede pürülan akıntılı kompleks bir fistül saptanıyor. Bu hastada gelişen perianal fistülün seyri ve tedavisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnfliksimab (anti-TNF) tedavisi, fistül kapanmasını sağlamada en etkili olduğu kanıtlanmış medikal yöntemdir.

Cevap

İnfliksimab tedavisi, fistülize Crohn hastalığında fistül kapanmasını sağlamada en etkili olduğu kanıtlanmış medikal yöntemdir.
Doğru yanıt olan seçenekte belirtildiği gibi, İnfliksimab (anti-TNF), fistülize Crohn hastalığında fistül kanallarının kapanmasını indüklemede ve bu kapanmanın idamesinde etkinliği en yüksek olan tıbbi tedavi yöntemidir. Diğer geleneksel tedavilere göre mukozal ve doku düzeyinde iyileşme sağlama kapasitesi daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik fenotipi belirlenir.
Hastada perianal fistül ile karakterize 'fistülize' Crohn hastalığı tablosu mevcuttur.
Crohn hastalığında tedavi seçimi tutulum yeri ve hastalığın davranışına (inflamatuar, stenozan, fistülizan) göre yapılır.
2
Mevcut medikal tedavi seçeneklerinin etkinliği karşılaştırılır.
5−ASA5-ASA, steroidler ve immunomodülatörler değerlendirilir; ancak fistül kapanmasında anti-TNF ajanların (özellikle İnfliksimab) üstünlüğü saptanır.
ACCENT II çalışması gibi randomize kontrollü çalışmalar, İnfliksimab'ın fistül kapanmasında diğer ajanlara göre anlamlı düzeyde daha etkili olduğunu göstermiştir.
3
Hastalığın ekstraintestinal ve yaşam tarzı faktörleri gözden geçirilir.
Sigaranın hastalığı kötüleştirdiği ve ileal tutulumun böbrek taşı riskini artırdığı gerçeğiyle yanlış seçenekler elenir.
Crohn hastalığında sigara kullanımı ve ileal tutulum komplikasyon riskini artıran faktörlerdir.

Anahtar Kavram

Fistülizan Crohn Hastalığı Yönetimi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 43Soru →

3232 yaşında kadın hasta, 55 yıldır Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. İleal tutulumu olan ve 22 yıl önce 6060 cm terminal ileum rezeksiyonu geçiren hastada son zamanlarda halsizlik, dilde yanma ve el-ayak parmaklarında uyuşma şikayetleri başlıyor. Ayrıca hastanın özgeçmişinde son 11 yılda iki kez kalsiyum oksalat yapısında böbrek taşı öyküsü mevcutsa, bu klinik tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lümende kalsiyumun emilemeyen yağ asitleri ile bağlanması (sabunlaşma) sonucu serbest kalan oksalatın kolondan aşırı emilmesi böbrek taşı riskini artırmıştır.

Cevap

Lümende serbest kalan oksalatın kolondan aşırı emilmesi (enterik hiperoksalüri), Crohn hastalarında terminal ileum rezeksiyonu sonrası kalsiyum oksalat taşlarının temel nedenidir.
Doğru seçenekte belirtilen mekanizma, Crohn hastalarında terminal ileum rezeksiyonu sonrası görülen 'enterik hiperoksalüri' tablosunu tam olarak açıklar. Terminal ileumun 100100 cm'den az rezeksiyonlarında safra asidi ishali görülürken, daha geniş rezeksiyonlarda safra asidi havuzu tükenir ve yağ malabsorpsiyonu (steatore) gelişir. Lümende emilemeyen yağ asitleri kalsiyumu bağlayınca, normalde kalsiyumla bağlanıp dışkıyla atılması gereken oksalat serbest kalır ve kolondan emilerek böbreklerde kalsiyum oksalat taşlarına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın cerrahi öyküsü ve semptomlarının analizi
Terminal ileum rezeksiyonu ve B12B_{12} eksikliği bulguları (parestezi, dilde yanma) saptandı.
Rezeksiyonun uzunluğu (6060 cm) hem B12B_{12} hem de safra asidi emilimini bozacak düzeydedir.
2
Nefrolitiazis (böbrek taşı) mekanizmasının kurulması
Yağ malabsorpsiyonu nedeniyle kalsiyumun lümende yağ asitleri ile bağlanması (saponifikasyon) belirlendi.
Kalsiyum yağ asitlerine bağlanınca, normalde bağlaması gereken oksalat serbest kalır.
3
Hiperoksalüri gelişiminin açıklanması
Serbest kalan oksalatın sağlam kolon mukozasından aşırı emilmesi (enterik hiperoksalüri) gerçekleşti.
Oksalat emilimi için kolonun varlığı şarttır; bu durum Crohn'a özgü bir komplikasyondur.

Anahtar Kavram

Crohn Hastalığında Terminal İleum Rezeksiyonu Komplikasyonları ve Enterik Hiperoksalüri
Soru 44Soru →

28 yaşında erkek hasta, son 6 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı, günde 3-4 kez olan kansız diyare ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde perianal bölgede fistül ağzı saptanıyor. Yapılan kolonoskopide terminal ileumda yer yer normal mukoza alanları ile ayrılan "atlama lezyonları" (skipskip lesionslesions) ve "kaldırım taşı" görünümü izleniyor. Bu hasta için en olası histopatolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar

Cevap

Transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar
Sorudaki hastada tarif edilen sağ alt kadran ağrısı, perianal fistül, terminal ileum tutulumu ve kolonoskopideki 'atlama lezyonları' ile 'kaldırım taşı' manzarası Crohn hastalığı tanısını koydurur. Crohn hastalığının en karakteristik mikroskobik özelliği bağırsak duvarının tüm katmanlarını etkileyen inflamasyon (transmural) ve kazeifikasyon göstermeyen granülom yapılarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Sağ alt kadran ağrısı, kansız diyare, perianal fistül ve terminal ileum tutulumu saptandı.
Bu bulgular inflamatuar bağırsak hastalıklarından Crohn hastalığını, Ülseratif Kolit'ten ayırır.
2
Endoskopik bulguları yorumla
Atlama lezyonları ve kaldırım taşı görünümü izlendi.
Bu bulgular Crohn hastalığı için patognomonik/tipik makroskobik özelliklerdir.
3
Histopatolojik karşılığı belirle
Crohn hastalığında inflamasyon tüm duvar katlarını tutar (transmural) ve non-kazeifiye granülomlar izlenir.
Hastalığın temel patolojik ayrım noktası budur.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığı, ağızdan anüse kadar tüm GİS'i tutabilen, atlama lezyonları yapan ve transmural inflamasyonla karakterize bir hastalıktır.

İpuçları

1
Hastadaki fistül varlığı inflamasyonun bağırsak duvarını boydan boya kat ettiğini gösterir.
2
Terminal ileum tutulumu ve atlama lezyonları Ülseratif Kolit'te görülmez.

Daha Fazla Pratik

Crohn hastalığı ve Ülseratif Kolit arasındaki serolojik (ASCA vs p-ANCA) farkları gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 45Soru →

3636 yaşında kadın hasta, 1010 yıldır terminal ileal tutulumlu Crohn hastalığı nedeniyle takip edilmektedir. Özgeçmişinde ASCAASCA pozitifliği öyküsü olan ve bir yıl önce yaklaşık 6060 cm'lik terminal ileum rezeksiyonu yapılan hastanın, son 33 aydır günde 4−54-5 kez olan, kansız ve sulu ishal şikayeti başlamıştır. Hastaya yapılan kontrol kolonoskopisinde anastomoz hattı ve kolon mukozası doğal izlenmiş; alınan biyopsilerde aktif inflamasyon veya nüks bulgusu saptanmamıştır. Bu hastadaki ishal şikayetinin tedavisi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolestiramin

Cevap

Terminal ileum rezeksiyonu 100100 cm'den kısa olan Crohn hastalarında gelişen koleretik diyarenin tedavisi kolestiramindir.
Doğru seçenek olan kolestiramin, terminal ileumdan emilemeyerek kolona geçen safra asitlerini bağlayarak bunların kolon mukozasında su ve elektrolit sekresyonu yapmasını engeller. Bu hastada rezeksiyonun 100100 cm'den kısa (6060 cm) olması, safra asidi havuzunun henüz tükenmediğini ancak enterohepatik siklüsün bozulduğunu gösterir (Koleretik diyare).

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın cerrahi öyküsü ve rezeksiyon uzunluğunu değerlendir
6060 cm terminal ileum rezeksiyonu yapıldığı tespit edildi.
Rezeksiyon uzunluğu ishalin fizyopatolojisini (koleretik diyare vs steatore) belirleyen temel kriterdir.
2
Klinik bulguları ve tanısal testleri analiz et
Kansız, sulu ishal mevcut ve biyopsilerde aktif hastalık (nüks) izlenmedi.
İshale neden olabilecek aktif inflamasyonun dışlanması, fonksiyonel nedenlere yönelmeyi sağlar.
3
100100 cm kuralını uygula
Rezeksiyon <100<100 cm olduğu için safra asitlerinin kolona geçerek su sekresyonunu artırdığı sonucuna varıldı.
Kısa segment rezeksiyonlarda safra asidi havuzu korunur ancak ileal emilim bozulur, bu da koleretik diyareye yol açar.
4
Spesifik tedaviyi belirle
Safra asidi bağlayıcı bir ajan olan kolestiramin seçildi.
Koleretik diyarenin patofizyolojik tedavisi safra asitlerinin kolona etkisini engellemekten geçer.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında terminal ileum rezeksiyonu sonrası gelişen ishalin mekanizması rezeksiyonun uzunluğuna (100100 cm sınırı) bağlıdır.
Soru 46Soru →

42 yaşında kadın hasta, son 5 aydır devam eden, özellikle yemeklerden sonra artan karın ağrısı ve kansız ishal şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hasta bu dönemde istem dışı 6 kg kaybettiğini belirtiyor. Özgeçmişinde 15 yıldır sigara kullandığı öğreniliyor. Fizik muayenede sağ alt kadranda dolgunluk hissi ve hassasiyet saptanırken, ağız içinde aftöz ülserler gözleniyor. Yapılan kolonoskopide rektumun doğal olduğu, ancak ileoçekal valf komşuluğunda ve terminal ileumda arada sağlam mukoza adaları bırakan derin ülserasyonlar (kaldırım taşı görünümü) izleniyor.

Bu hastanın en olası tanısı ve hastalığın özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biyopsi örneklerinin histopatolojik incelemesinde transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar görülür.

Cevap

Biyopsi örneklerinin histopatolojik incelemesinde transmural inflamasyon ve non-kazeifiye granülomlar görülür.
Hastadaki sağ alt kadran ağrısı, rektumun korunmuş olması, atlamalı lezyonlar (skip areas) ve kaldırım taşı görünümü klasik Crohn Hastalığı tablosudur. Crohn hastalığı gastrointestinal sistemin herhangi bir yerini tutabilen, transmural (tüm duvar katmanlarını etkileyen) bir inflamasyondur. Biyopsilerde vakaların önemli bir kısmında non-kazeifiye granülomlar görülür. Bu özellik, hastalığı sadece mukozayı tutan Ülseratif Kolit'ten ayırmada kritik öneme sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
42 yaşında kadın, sağ alt kadran ağrısı (terminal ileum tutulumu işareti), kansız ishal, kilo kaybı, sigara kullanımı (risk faktörü), oral aftlar.
Semptomların lokalizasyonu ve sistemik belirtiler ayırıcı tanı için ipuçlarıdır.
2
Endoskopik bulguları değerlendir
Rektumun korunmuş olması (rektal sparing), arada sağlam mukoza bırakması (skip lezyonlar), kaldırım taşı görünümü.
Bu bulgular Ülseratif Kolit'i dışlayıp güçlü bir şekilde Crohn hastalığını işaret eder.
3
Tanıya uygun patolojik özelliği seç
Crohn hastalığı transmural tutulum gösterir ve vakaların yaklaşık %30-50'sinde non-kazeifiye granülomlar görülür.
Diğer seçenekler (p-ANCA, PSK, mukozal sınırlılık, sigaranın koruyuculuğu) Ülseratif Kolit özellikleridir.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığı ile Ülseratif Kolit'in klinik, endoskopik ve patolojik ayrımı

İpuçları

1
Hastanın sigara içicisi olması, rektumun korunması ve 'kaldırım taşı' görünümü tek bir hastalığı işaret etmektedir.
2
Bulgular Crohn hastalığını desteklemektedir. Crohn hastalığının duvar tutulum derinliğini ve mikroskobik özelliklerini hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Crohn hastalığının fistül gibi komplikasyonlarının tedavisi ve cerrahi endikasyonları üzerine çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru →

2929 yaşında erkek hasta, son 66 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı, aralıklı ishal ve 55 kg kilo kaybı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassas bir kitle palpe ediliyor. Hastanın öyküsü derinleştirildiğinde, son zamanlarda idrar yaparken hava çıkışı (pnömatüri) olduğu öğreniliyor. Bu hastada gelişen pnömatüri şikayetinin altında yatan en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnflamasyonun bağırsak duvarının tüm katlarını tutarak fistül oluşturması

Cevap

Pnömatüriye neden olan mekanizma, inflamasyonun bağırsak duvarının tüm katlarını tutarak mesane ile fistül oluşturmasıdır.
İnflamasyonun bağırsak duvarının tüm katlarını tutarak fistül oluşturması seçeneği doğrudur. Crohn hastalığı, gastrointestinal kanalın herhangi bir yerini tutabilen ancak en sık terminal ileum yerleşimli, transmural (duvarın tüm katlarını tutan) bir inflamatuar süreçtir. Bu transmural tutulum sonucunda bağırsak ansları birbirine veya komşu organlara (mesane, vajina, cilt) yapışarak fistül kanalları oluşturabilir. Pnömatüri (idrarda hava) ve fekalüri (idrarda dışkı), enterovezikal fistüllerin karakteristik bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Genç hasta, sağ alt kadran ağrısı, kronik ishal, kilo kaybı ve ele gelen kitle bulguları Crohn hastalığını işaret etmektedir.
Crohn hastalığı tipik olarak terminal ileumu tutar ve sağ alt kadranda inflamatuar kitleye neden olur.
2
Pnömatüri şikayetini değerlendir
İdrardan hava gelmesi (pnömatüri), bağırsak ile mesane arasında bir bağlantı (enterovezikal fistül) olduğunu gösterir.
Bağırsak içindeki gazın mesaneye geçmesi ancak anatomik bir bağlantı ile mümkündür.
3
Hastalığın patolojik özelliğini belirle
Crohn hastalığı transmural (tüm katları tutan) inflamasyon yaptığı için fistül oluşumuna yatkınlık gösterir.
Ülseratif Kolit'in aksine Crohn, duvarın tamamını etkileyerek adezyon ve fistül yolları oluşturur.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında transmural inflamasyon sonucu gelişen enterovezikal fistüller.

Daha Fazla Pratik

Crohn hastalığında en sık görülen fistül tipi (entero-enterik) ve cerrahi endikasyonları gözden geçirilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru →

4848 yaşındaki erkek hasta, 55 yıldır Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmekte ve 125 mg/gu¨n125 \text{ mg/gün} azatioprin tedavisi ile klinik remisyonda izlenmektedir. Son 22 haftadır halsizlik, kolay morarma ve boğaz ağrısı şikayetleri olan hastanın fizik muayenesinde yaygın peteşiler ve orofaringeal hiperemi saptanmıştır. Laboratuvar tetkiklerinde pansitopeni (Lökosit: 1.100/mm31.100/\text{mm}^3, Hemoglobin: 9.2 g/dL9.2 \text{ g/dL}, Trombosit: 52.000/mm352.000/\text{mm}^3) saptanması üzerine öyküsü derinleştirilen hastanın, bir ay önce ürik asit yüksekliği nedeniyle yeni bir ilaç kullanmaya başladığı öğrenilmiştir. Bu hastada görülen pansitopeniden sorumlu olan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ksantin oksidaz enziminin inhibisyonu sonucu aktif tiyopürin metabolitlerinin (6-TGN) birikmesi

Cevap

Ksantin oksidaz enziminin inhibisyonu sonucu aktif tiyopürin metabolitlerinin (6-TGN) artmasıdır.
Doğru yanıt olan ksantin oksidaz enziminin inhibisyonu seçeneği, azatioprin kullanan bir hastada allopürinol eklendiğinde gelişen pansitopeninin temel mekanizmasını açıklar. Azatioprin bir ön ilaçtır ve vücutta 6-merkaptopürine (6-MP) dönüşür. 6-MP'nin önemli bir yıkım yolu ksantin oksidaz (KO) enzimi aracılığıyla 6-tiyoürik asite dönüşmesidir. Gut tedavisinde kullanılan allopürinol KO enzimini inhibe ettiğinde, 6-MP'nin yıkımı durur ve metabolizma aktif/toksik olan 6-tiyoguanin nükleotidlerine (6-TGN) kayar. Aşırı 6-TGN birikimi ise kemik iliğini baskılayarak pansitopeniye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Crohn hastasında azatioprin kullanımı varken yeni başlanan gut tedavisi (allopürinol) ve pansitopeni varlığı tespit edildi.
İlaç-ilaç etkileşimini tanımlamak için hastanın kullandığı tüm ajanların bilinmesi gerekir.
2
Azatioprin metabolizma yolağını hatırla
Azatioprin →\rightarrow 6-Merkaptopürin (6-MP). 6-MP üç yolağa girer: TPMT (inaktif), Ksantin Oksidaz (inaktif 6-tiyoürik asit) ve HPRT (aktif 6-TGN).
Toksisitenin hangi basamakta oluştuğunu belirlemek için metabolik yolaklar kritiktir.
3
İlaç etkileşimini analiz et
Allopürinol, ksantin oksidaz (KO) enzimini inhibe eder. Bu durum 6-MP'nin KO yolağıyla yıkılmasını engeller ve metabolizmayı 6-TGN yolağına kaydırır.
KO inhibisyonu sonucu artan 6-TGN nükleotidleri kemik iliği için sitotoksiktir ve pansitopeniye yol açar.

Anahtar Kavram

Azatioprin ve Allopürinol Etkileşimi (Ksantin Oksidaz İnhibisyonu)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 49Soru →

Şiddetli karın ağrısı, günde 1515 kez kanlı ishal ve 39∘C39^\circ\text{C} ateş şikayetleriyle başvuran 3535 yaşındaki erkek hastanın öyküsünden 66 yıldır ülseratif kolit tanısı olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede genel durumu düşkün, nabzı 115/dakika115/\text{dakika} ve kan basıncı 90/60 mmHg90/60 \text{ mmHg} saptanıyor. Batın distandü, barsak sesleri azalmış ve palpasyonla yaygın hassasiyet mevcut. Laboratuvar incelemesinde lökositoz (19.000/mm319.000/\text{mm}^3) izlenirken, ayakta direkt batın grafisinde transvers kolon çapı 8 cm8 \text{ cm} olarak ölçülüyor. Bu hastanın yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin uygulanması perforasyon riskini artıracağı için kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısal amaçlı tam kolonoskopi yapılması

Cevap

Toksik megakolon gelişmiş bir hastada tanısal amaçlı tam kolonoskopi yapılması perforasyon riskini artırdığı için kontrendikedir.
Toksik megakolon, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (özellikle ülseratif kolitin) hayatı tehdit eden bir komplikasyonudur. Transmural inflamasyon sonucu kolonun nöromüsküler tonusu kaybolur ve dilatasyon gelişir. Bu durumdaki kolon duvarı kağıt gibi incelmiş olup perforasyona son derece yatkındır. Tam kolonoskopi sırasında yapılan hava insüflasyonu, lümen içi basıncı hızla artırarak perforasyona neden olacağı için kesinlikle kontrendikedir. Benzer şekilde baryumlu kolon grafisi de perforasyon ve baryum peritoniti riski nedeniyle yapılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların değerlendirilmesi
Hastada ateş, taşikardi, lökositoz ve kolonda 8 cm8 \text{ cm}'lik dilatasyon saptanmıştır.
Bu bulgular ülseratif kolit zemininde gelişen toksik megakolon tablosunu tanımlar.
2
Komplikasyon risk analizi
İnflamasyonun transmural yayılımı sonucu kolon duvarının inceldiği ve gangren riskinin olduğu belirlenir.
Toksik megakolonda en korkulan komplikasyon spontan veya iatrojenik perforasyondur.
3
Kontrendike işlemlerin belirlenmesi
Kolonoskopi ve baryumlu kolon grafisi gibi lümen içi basıncı artıran işlemler elenir.
Hava insüflasyonu veya kontrast madde verilmesi zaten incelmiş olan duvarın delinmesine yol açabilir.

Anahtar Kavram

Toksik Megakolon Tanı Kriterleri ve Yönetimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru →

2929 yaşında kadın hasta, 44 yıldır ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Son 11 haftadır günde 6−76-7 kez kanlı-mukuslu dışkılama ve karın ağrısı şikayetleri başlayan hastanın fizik muayenesinde her iki alt ekstremite pretibial bölgede ağrılı, eritemli nodüler lezyonlar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde akut faz reaktanları yüksek bulunan hastada, mevcut bağırsak inflamasyonunun şiddeti ile klinik korelasyon göstermesi *beklenmeyen* ekstraintestinal tutulum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer sklerozan kolanjit

Cevap

Primer sklerozan kolanjit, ülseratif kolit ile ilişkili olmasına rağmen bağırsak inflamasyonunun şiddetinden bağımsız bir klinik seyir izler.
Primer sklerozan kolanjit, ülseratif kolitli hastaların yaklaşık %5\%5'inde görülür. Bu hastalığın en önemli özelliği, bağırsaktaki inflamasyonun şiddeti, atakların sıklığı veya yapılan cerrahi tedaviden (kolektomi) bağımsız bir progresyon göstermesidir. Yani bağırsak hastalığı remisyona girse bile Primer sklerozan kolanjit ilerlemeye devam edebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu değerlendir
Hastada kanlı ishal ve yüksek akut faz reaktanları ile seyreden aktif bir ülseratif kolit atağı mevcuttur.
Soruda hangi bulguların aktiviteyle ilişkili olup hangilerinin olmadığını belirlemek için temel durumun tespiti gerekir.
2
Ekstraintestinal bulguların aktivite ile ilişkisini hatırla
Eritema nodozum, episklerit ve Tip 1 artrit aktiviteyle paraleldir; Primer sklerozan kolanjit ve ankilozan spondilit ise bağımsızdır.
TUS sınavında sıkça sorulan ekstraintestinal bulguların sınıflamasını kullanmak çözüme götürür.
3
Bağımsız olan seçeneği işaretle
Primer sklerozan kolanjit bağımsız seyir gösteren seçenektir.
Primer sklerozan kolanjit varlığı veya şiddeti, kolektomi yapılsa bile bağırsak hastalığından etkilenmez.

Anahtar Kavram

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında ekstraintestinal bulguların bağırsak aktivitesi ile ilişkisi.

Daha Fazla Pratik

Bağımsız seyreden diğer önemli bulguların Ankilozan spondilit ve Sakroileit olduğunu unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 51Soru →

3232 yaşında kadın hasta, 66 yıldır Crohn hastalığı tanısıyla izlenmektedir. Hastalığın terminal ileumu tuttuğu ve daha önce 4040 cm'lik bir bağırsak segmentinin rezeke edildiği bilinmektedir. Son bir haftadır sağ yan ağrısı ve hematüri ile başvuran hastanın yapılan görüntülemesinde sağ üreterde taş saptanmıştır. Bu hastada taş oluşumundan sorumlu olan en olası patofizyolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yağ malabsorpsiyonu sonucu kalsiyumun yağ asitlerine bağlanmasıyla serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması

Cevap

Yağ malabsorpsiyonu sonucu kalsiyumun yağ asitlerine bağlanmasıyla serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması
Doğru seçenek olan mekanizmada, Crohn hastalığında terminal ileumun tutulması veya rezeksiyonu safra asitlerinin enterohepatik sirkülasyonunu bozar. Safra asitlerinin azalması sonucu gelişen yağ malabsorpsiyonu sürecinde lümendeki serbest yağ asitleri, normalde okzalata bağlanarak onun emilmesini engelleyen kalsiyumu bağlar. Kalsiyumdan yoksun kalan serbest okzalat kolondan kolayca emilir (enterik hiperokzalüri) ve böbreklerden atılırken kalsiyum okzalat taşlarına yol açar. Bu mekanizmanın işlemesi için hastanın kolonunun sağlam olması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve tıbbi geçmişini analiz et.
Terminal ileal rezeksiyonu olan bir Crohn hastasında sağ yan ağrısı ve hematüri (nefrolitiazis) mevcuttur.
Terminal ileumun çıkarılması safra asidi siklusunu bozar.
2
Safra asidi eksikliğinin lümendeki etkilerini değerlendir.
Safra asitleri geri emilemediği için yağlar sindirilemez ve yağ malabsorpsiyonu (steatore) gelişir.
Yağların emilimi için safra asitleri kritik öneme sahiptir.
3
Lümen içi iyon ve molekül etkileşimlerini incele.
Normalde okzalata bağlanması gereken kalsiyum iyonları, lümendeki serbest yağ asitlerine bağlanarak kalsiyum sabunları oluşturur.
Kalsiyumun yağ asitlerine afinitesi yüksektir.
4
Okzalatın akıbetini belirle.
Serbest kalan (kalsiyumdan kurtulan) okzalat, kolon mukozasından aşırı miktarda emilir ve kana geçer.
Bu durum enterik hiperokzalüri olarak adlandırılır.
5
Böbrekteki taş oluşum sürecini açıkla.
Kandan böbreklere gelen fazla okzalat idrarla atılırken kalsiyum ile birleşerek kalsiyum okzalat taşlarını oluşturur.
Hiperokzalüri, kalsiyum okzalat kristalizasyonu için ana risk faktörüdür.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında terminal ileum rezeksiyonu/tutulumu varlığında, kolon sağlamsa kalsiyum okzalat taşları (enterik hiperokzalüri mekanizmasıyla) gelişir.
Soru 52Soru →

Halsizlik, inatçı kaşıntı ve aralıklı kanlı ishal şikayetleri olan 34 yaşındaki erkek hasta değerlendiriliyor. Fizik muayenede skleralarda hafif ikter saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde ALP: 450 U/L (N: 44-147), GGT: 120 U/L (N: 0-50), Total Bilirubin: 2.1 mg/dL olarak ölçülüyor. Kolonoskopide rektumdan başlayıp splenik fleksuraya kadar devam eden, diffüz hiperemik ve ülseri mukoza izleniyor; rektal sparing (korunma) görülmüyor. MRCP tetkikinde safra yollarında darlık ve dilatasyonların ardışık sıralandığı 'tesbih tanesi' görünümü saptanıyor.

Bu hastanın klinik durumu ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hasta, safra yolu tutulumu olmayan benzer yaştaki hastalara göre kolorektal kanser açısından daha yüksek risk taşır

Cevap

Bu hasta, safra yolu tutulumu olmayan benzer yaştaki hastalara göre kolorektal kanser açısından daha yüksek risk taşır
Sorudaki hasta, kanlı ishal ve kolonoskopik bulgularıyla Ülseratif Kolit (ÜK); kaşıntı, yüksek ALP ve MRCP'deki 'tesbih tanesi' görünümüyle Primer Sklerozan Kolanjit (PSK) tanısına uymaktadır. PSK eşlik eden Ülseratif Kolit hastalarında, kolorektal kanser gelişme riski, sadece ÜK olan hastalara göre belirgin şekilde daha yüksektir. Bu nedenle bu hastalarda tanı konulduğu andan itibaren yıllık kolonoskopik tarama (sürveyans) önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Hasta 'kanlı ishal', 'rektal tutulumlu sürekli mukoza iltihabı' bulguları ile Ülseratif Kolit (ÜK); 'kaşıntı', 'yüksek ALP' ve 'tesbih tanesi görünümlü safra yolları' ile Primer Sklerozan Kolanjit (PSK) tanılarını almıştır.
Tanıların doğru konulması, prognoz ve risklerin belirlenmesi için şarttır.
2
Hastalık ilişkilerini ve riskleri değerlendir
ÜK ve PSK birlikteliği (özellikle pankolit formunda) kolorektal kanser riskini dramatik şekilde artırır.
Bu hastalarda displazi-kanser gelişimi daha erken yaşta ve daha agresif olabilir, bu nedenle tanıdan itibaren yıllık kolonoskopik tarama önerilir.
3
Seçenekleri analiz et
Sigara ÜK'de koruyucudur (A yanlış). PSK seyri kolektomiden bağımsızdır (B yanlış). ASCA Crohn'da, pANCA ÜK'de pozitiftir (D yanlış). PSK aktivitesi kolit aktivitesinden bağımsızdır (E yanlış). Kanser riski artmıştır (C doğru).
Her bir önermenin ÜK ve PSK patofizyolojisi ile uyumunu kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar Bağırsak Hastalıklarında Ekstra-intestinal Tutulum ve Kanser Riski

İpuçları

1
Hastada hem bağırsak (Ülseratif Kolit) hem de karaciğer/safra yolu (PSK) problemi bir arada bulunmaktadır.
2
Bu ikilinin (ÜK + PSK) birlikteliği, bağırsak hücrelerinde malign transformasyon riskini değiştirmektedir.
3
PSK varlığı, bağırsak iltihabının aktivitesinden bağımsız olarak karsinogenez riskini artırır, bu yüzden bu hastalara 'high risk' (yüksek riskli) hasta denir.

Daha Fazla Pratik

İBH tedavisinde kullanılan biyolojik ajanların yan etkilerini ve tüberküloz reaktivasyon riskini sorgulayan bir soru.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru →

İnflamatuar bağırsak hastalıklarının klinik ve endoskopik ayırıcı tanısı düşünüldüğünde, aşağıdaki özelliklerden hangisi ülseratif kolit için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnflamasyonun rektumdan başlayarak proksimale doğru kesintisiz (kontinü) ilerlemesi

Cevap

İnflamasyonun rektumdan başlayarak proksimale doğru kesintisiz (kontinü) ilerlemesi ülseratif kolit için en karakteristik özelliktir.
Ülseratif kolit, karakteristik olarak rektumu her zaman tutar ve proksimale doğru mukoza boyunca kesintisiz (kontinü) bir inflamasyon sergiler. Bu durum, arada sağlam dokuların bulunduğu Crohn hastalığından en önemli endoskopik farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İnflamatuar bağırsak hastalıklarının (Ülseratif Kolit ve Crohn) temel tutulum farklarını hatırla.
Ülseratif kolit kolona sınırlıdır ve rektumdan başlar; Crohn ise tüm GIS'i tutabilir ve atlayıcı lezyonlar yapar.
İki hastalık arasındaki en temel anatomik ve endoskopik ayrım noktası budur.
2
Seçeneklerdeki 'kesintisiz (kontinü) ilerleme' ifadesini değerlendir.
Bu ifadenin sadece ülseratif kolit için kullanıldığını onayla.
Ülseratif kolitte inflamasyon arada sağlam doku bırakmadan ilerler.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru →

3434 yaşında kadın hasta, 55 yıldır terminal ileum tutulumu ile seyreden Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Son zamanlarda özellikle yağlı yemeklerden sonra sağ üst kadran ağrısı tanımlayan hastanın yapılan batın ultrasonografisinde safra kesesinde multipl taşlar saptanmıştır. Bu hastada kolelitiazis gelişiminden sorumlu olan temel fizyopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Safra asitlerinin terminal ileumdan geri emiliminin bozulması sonucu safra asidi havuzunun azalması

Cevap

Safra asitlerinin terminal ileumdan geri emiliminin bozulması sonucu safra asidi havuzunun azalması
Crohn hastalığında inflamasyon veya rezeksiyon nedeniyle terminal ileum hasar gördüğünde, safra asitlerinin enterohepatik sirkülasyonu bozulur. Normalde %95 oranında geri emilen safra asitleri geri alınamaz ve havuz küçülür. Karaciğer bu kaybı sentezleyerek telafi edemediğinde, safrada kolesterolü misel yapısında tutacak yeterli safra asidi kalmaz. Sonuç olarak kolesterol çöker ve safra taşları (kolelitiazis) oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve tutulan bölgeyi analiz et.
Hastada terminal ileum tutulumu olan Crohn hastalığı mevcuttur ve safra kesesinde taş (kolelitiazis) gelişmiştir.
Terminal ileum, safra asitlerinin enterohepatik sirkülasyonunun %95'inden sorumludur.
2
Terminal ileum disfonksiyonunun safra içeriği üzerindeki etkisini değerlendir.
Terminal ileum hasarı veya rezeksiyonu nedeniyle safra asitleri geri emilemez ve dışkı ile atılır; bu da vücuttaki toplam safra asidi havuzunun azalmasına yol açar.
Safra asitleri, safradaki kolesterolün çözünürlüğünü sağlayan temel bileşenlerdir.
3
Taş oluşum mekanizmasını açıkla.
Azalan safra asidi miktarı, safranın kolesterolü çözme kapasitesini düşürür. Kolesterolce zengin (litojenik) safra oluşur ve kristalleşerek taşları meydana getirir.
Crohn hastalarında safra taşları genellikle kolesterol taşı karakterindedir.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında terminal ileum tutulumu, safra asitlerinin malabsorpsiyonuna ve buna bağlı olarak kolelitiazis (safra taşı) riskinin artmasına neden olur.

İpuçları

1
Terminal ileumun gastrointestinal sistemdeki spesifik emilim görevlerini hatırlayın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru →

3030 yaşında erkek hasta, son 33 aydır günde 6−86-8 kez olan kanlı-mukuslu ishal ve tenesmus şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde 1010 paket-yıl sigara içtiği, ancak 66 ay önce sigarayı bıraktığı ve şikayetlerinin bu dönemden kısa bir süre sonra başladığı öğreniliyor. Yapılan kolonoskopik incelemede rektumdan itibaren transvers kolona kadar kesintisiz devam eden, vasküler paterni silinmiş, frajil ve granüler mukoza izleniyor. Bu hasta için en olası tanı ve hastalığın seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülseratif kolit; sigara kullanımı hastalık riskini azaltabilir ve klinik tablo sıklıkla sigara bırakıldıktan sonra tetiklenir.

Cevap

Ülseratif kolit; sigara kullanımı hastalık riskini azaltabilir ve klinik tablo sıklıkla sigara bırakıldıktan sonra tetiklenir.
Vakada tanımlanan kanlı ishal, tenesmus ve kolonoskopide saptanan rektumdan başlayan diffüz, kesintisiz mukozal tutulum tipik olarak Ülseratif Kolit'i işaret etmektedir. Bu hastalıkta sigara kullanımının koruyucu etkisi iyi bilinmektedir; hastalık sıklıkla sigarayı hiç içmeyenlerde veya sigarayı yeni bırakmış kişilerde (eski içicilerde) ortaya çıkmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik semptomların analizi
Kanlı-mukuslu ishal, tenesmus ve rektumdan başlayan kesintisiz tutulum Ülseratif Kolit'i (ÜK) düşündürür.
Crohn hastalığında ishal genellikle kansızdır ve tutulum yamalıdır; tenesmus ise daha çok rektal tutulumun baskın olduğu ÜK'de görülür.
2
Epidemiyolojik verilerin değerlendirilmesi
Sigarayı bıraktıktan sonra semptomların başlaması ÜK tanısını destekler.
Sigara kullanımı ÜK için koruyucudur; sigaranın bırakılması hastalığın alevlenmesine veya ilk kez ortaya çıkmasına neden olabilir.
3
Ayırıcı tanı özelliklerinin kontrol edilmesi
Transmural tutulum ve granülom yokluğu ile sigara ilişkisi birleştirilerek tanı netleştirilir.
ÜK mukoza ve submukoza ile sınırlıdır, sigara koruyucudur; Crohn ise transmuraldir ve sigara risk faktörüdür.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit ve Sigara İlişkisi

Alternatif Yöntem

Hastalık ayrımında serolojik belirteçler yardımcı olabilir: p-ANCA pozitifliği daha çok Ülseratif Kolit'te, ASCA pozitifliği ise Crohn hastalığında görülür.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 3
İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin