İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları

55 soru

Soru 21Soru →

3232 yaşında erkek hasta, son 11 aydır devam eden kanlı ishal ve dışkılama sonrası tam boşalamama (tenesmus) hissi ile polikliniğe başvuruyor. Yapılan kolonoskopik incelemede rektumdan başlayan, proksimale doğru kesintisiz devam eden mukoza ödemi, kırılganlık ve yaygın yüzeyel ülserasyonlar saptanıyor. Bu hastada hastalığın kronikleşmesiyle haustra kayıpları sonucu ortaya çıkan tipik radyolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurşun boru (lead pipe) görünümü

Cevap

Ülseratif kolitte kronik dönemde haustra kayıpları sonucu 'kurşun boru' (lead pipe) görünümü saptanır.
Ülseratif kolit, rektumdan başlayıp proksimale doğru kesintisiz devam eden mukozal ve submukozal bir inflamasyondur. Hastalığın kronik seyri sırasında kolonun normal kıvrımları olan haustrasyonlar kaybolur ve bağırsak kısalır. Baryumlu kolon grafisinde bağırsak düz, haustrasız bir tüp şeklinde izlenir ki bu görünüme 'kurşun boru' (lead pipe) adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve endoskopik verilerini analiz et.
Rektumdan başlayan, kesintisiz (kontinü) tutulum ve kanlı ishal varlığı Ülseratif Kolit tanısını koydurur.
Ülseratif kolit rektumu her zaman tutar ve proksimale doğru aralıksız yayılır.
2
Tanımlanan hastalığın radyolojik komplikasyonlarını değerlendir.
Kronik inflamasyon sonucu kolon duvarında fibrozis ve haustra kayıpları gelişir.
Tekrarlayan ataklar kolonun anatomik yapısını bozarak tübüler bir yapıya dönüşmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit Radyolojik Bulguları
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru →

3838 yaşında kadın hasta, 55 yıldır ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Son 22 yıldır remisyonda olan ve mesalazin ile idame tedavisi alan hastanın sağ bacak ön yüzünde çok ağrılı, püstüler başlayan, hızla genişleyerek ortası nekrotik, kenarları hiperpigmente ve morumsu renkte ülseröz bir hal alan lezyon saptanıyor. Bu klinik tablo ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası tanı piyoderma gangrenozumdur ve klinik seyri genellikle bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsızdır.

Cevap

En olası tanı piyoderma gangrenozumdur ve klinik seyri genellikle bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsızdır.
Tarif edilen lezyon (nekrotik, morumsu kenarlı ülser) piyoderma gangrenozumdur. İBH seyri sırasında görülen ekstraintestinal bulgulardan piyoderma gangrenozum, ankilozan spondilit, üveit ve primer sklerozan kolanjit genellikle bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsız bir seyir izler. Bu nedenle hasta remisyonda olsa dahi bu bulgular ortaya çıkabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hastada ağrılı, nekrotik merkezli ve morumsu kenarlı ülseröz lezyon mevcuttur.
Bu morfoloji inflamatuar bağırsak hastalıkları (İBH) ile ilişkili piyoderma gangrenozum (PG) için karakteristiktir.
2
İntestinal aktivite ile ilişkisini değerlendir.
Hasta remisyonda olmasına rağmen lezyon gelişmiştir.
PG, eritema nodozumun aksine bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsız seyredebilir.
3
Tedavi prensiplerini hatırla.
Cerrahi debridmandan kaçınılmalıdır.
Patherji fenomeni nedeniyle cerrahi müdahale lezyonu büyütebilir.

Anahtar Kavram

İBH'de ekstraintestinal bulguların (özellikle PG ve EN) bağırsak aktivitesiyle ilişkisinin ayrımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru →

2626 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 yıldır devam eden kramp tarzında sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve günde 4−54-5 kez olan, kan içermeyen şekilsiz dışkılama şikayetleri ile başvuruyor. Hasta, son 11 haftadır idrar yaparken idrar yolundan hava gelmesi (pnömatüri) ve idrarında dışkı parçaları saptanması (fekalüri) nedeniyle endişeli olduğunu belirtiyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda hassasiyet ve dolgunluk saptanıyor; ayrıca her iki bacak ön yüzünde ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar izleniyor. Yapılan radyolojik görüntülemelerde enterovezikal fistül saptanıyor.

Bu klinik tabloya yol açan altta yatan hastalığın en karakteristik patolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağırsak duvarı boyunca transmural tutulum

Cevap

Hastalığın tüm bağırsak katmanlarını etkileyen transmural inflamasyon özelliği, fistül oluşumundan sorumlu olan temel patolojik süreçtir.
Hastada tarif edilen sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı, kansız ishal ve eritema nodozum birlikteliği tipik olarak Crohn hastalığını işaret etmektedir. Crohn hastalığı, bağırsak duvarının tüm katmanlarını tutan (transmural) inflamasyon ile karakterizedir. Bu derin inflamasyon süreci, bağırsak duvarında fissürlerin ve komşu organlarla (bu vakada mesane ile - enterovezikal fistül) fistül kanallarının oluşmasına zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendirme
Sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı, kansız ishal ve eritema nodozum (bacaklardaki lezyonlar) Crohn hastalığını düşündürür.
Crohn hastalığı genellikle terminal ileumu tutar ve sistemik bulgularla seyreder.
2
Komplikasyonu tanımlama
Pnömatüri ve fekalüri, bağırsak ile mesane arasında bir fistül (enterovezikal fistül) olduğunu gösterir.
Hava ve dışkının idrara karışması anatomik bir bağlantının varlığına işaret eder.
3
Hastalık ve komplikasyon ilişkisini kurma
Crohn hastalığı 'transmural' (tüm katmanları tutan) bir inflamasyon yaptığı için fistüllere neden olur.
Ülseratif kolit sadece mukoza ve submukozayı tuttuğu için fistül oluşumu beklenmez.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığının transmural tutulum özelliği ve fistül oluşumu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru →

4242 yaşında erkek hasta, 55 yıldır süregelen kanlı ishal ve karın ağrısı şikayetleri nedeniyle takip edilmektedir. Yapılan kolonoskopide inflamasyonun rektumdan başlayarak proksimale doğru kesintisiz (sürekli) bir patern izlediği ve tutulumun mukoza ve submukoza ile sınırlı olduğu saptanmıştır. Bu hastada görülebilecek aşağıdaki ekstraintestinal bulgulardan hangisinin klinik seyri, bağırsak hastalığının aktivitesinden genellikle bağımsızdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Primer sklerozan kolanjit

Cevap

Primer sklerozan kolanjit, bağırsak hastalığının aktivitesinden bağımsız seyreden bir ekstraintestinal bulgudur.
Vakada tanımlanan sürekli tutulum ve mukoza sınırlılığı Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını kesinleştirir. Primer sklerozan kolanjit, ÜK hastalarında görülen, bağırsak hastalığının şiddetinden, süresinden ve hatta cerrahi olarak kolonun çıkarılmasından (kolektomi) bağımsız olarak seyreden en tipik hepatobiliyer ekstraintestinal bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ipuçlarını değerlendir
Rektumdan başlayan, sürekli (kesintisiz) ve mukoza/submukoza ile sınırlı tutulum Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını koydurur.
Crohn hastalığında rektum korunma eğilimindedir, tutulum yamalıdır (skip lesions) ve transmuraldir.
2
Ekstraintestinal bulguları sınıflandır
Primer sklerozan kolanjit (PSK), ankilozan spondilit, sakroiliit ve üveit genellikle bağırsak aktivitesinden bağımsızdır.
Bazı bulgular bağırsaktaki inflamatuar yükle ilişkiliyken, bazıları genetik zeminle ilişkilidir ve bağımsız seyreder.
3
Doğru seçeneği belirle
Seçenekler arasında PSK, ÜK ile en sık ilişkilendirilen ve aktiviteden bağımsız seyreden bulgudur.
PSK, kolektomi sonrası bile ilerleyebilir ve hastalığın remisyon dönemlerinde de ortaya çıkabilir.

Anahtar Kavram

Ülseratif kolitte bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden ekstraintestinal bulguların (PSK, Ankilozan Spondilit vb.) tanınması.

Alternatif Yöntem

Hastalık aktivitesinden bağımsız olanları 'PASS' (P: PSK, A: Ankilozan Spondilit, S: Sakroiliit, S: Sabit göz bulgusu - Üveit bazen) şeklinde kodlayarak aktiviteyle ilişkili olanlardan ayırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru →

4242 yaşında erkek hasta, yaklaşık 11 yıldır devam eden sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve günde 3−43-4 kez olan şekilsiz dışkılama şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda ele gelen hassas bir kitle saptanıyor. Kolonoskopik incelemede terminal ileumda striktür ve çekumda sağlam mukoza adalarıyla ayrılan derin ülserler görülüyor; rektumun ise tamamen normal olduğu izleniyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sigaranın bırakılması, hastalık aktivitesini ve cerrahi rezeksiyon riskini azaltan en önemli modifiye edilebilir faktördür.

Cevap

Sigaranın bırakılması, Crohn hastalığında hastalık aktivitesini ve cerrahi gereksinimini azaltan temel faktördür.
Vakadaki klinik bulgular (sağ alt kadran kitlesi, terminal ileum tutulumu, rektal korunma ve skip lezyonlar) Crohn hastalığı tanısını kesinleştirmektedir. Crohn hastalığında sigara kullanımı hem hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırır hem de klinik seyrini (nüks, cerrahi ihtiyacı) kötüleştirir. Bu nedenle sigaranın bırakılması en kritik yönetim basamaklarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları analiz et.
Sağ alt kadran ağrısı, kitle, skip lezyonlar (atlamalı tutulum), rektumun korunması ve terminal ileum tutulumu Crohn hastalığına işaret eder.
Ülseratif kolitte tutulum devamlıdır ve daima rektumu içerir; Crohn'da ise atlamalı tutulum ve rektal korunma sıktır.
2
Hastalık seyri ve çevresel faktörler arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Sigara kullanımı Crohn hastalığında risk faktörü ve alevlendirici iken, ülseratif kolitte 'koruyucu' (veya hafifletici) bir rol oynayabilir.
Epidemiyolojik çalışmalar, sigara içen Crohn hastalarında daha sık nüks ve cerrahi ihtiyacı olduğunu göstermektedir.
3
Ekstraintestinal bulguların aktivite ile ilişkisini kontrol et.
Ankilozan spondilitin bağırsak aktivitesinden bağımsız seyrettiğini doğrula.
Eritema nodozum ve periferik artrit (Tip 1) bağırsak aktivitesini takip ederken, ankilozan spondilit ve PSC bağımsızdır.

Anahtar Kavram

Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı
Soru 26Soru →

3434 yaşında erkek hasta, 88 yıldır Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Hasta son 22 aydır her iki el bileğinde, metakarpofalangeal eklemlerinde ve dirseklerinde simetrik ağrı ve şişlik şikayetleri ile başvuruyor. Hastanın yapılan fizik muayenesinde her iki gözde ağrı ve fotofobinin eşlik olduğu üveit saptanıyor. Hastanın yapılan kolonoskopik incelemesinde mukozal iyileşme izlenmiş olup, son 11 yıldır karın ağrısı veya diyare gibi gastrointestinal şikayeti bulunmamaktadır. Bu hastanın klinik tablosu ve ekstraintestinal bulguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hem Tip 2 periferik artrit hem de üveit, altta yatan inflamatuar bağırsak hastalığının klinik aktivitesinden bağımsız seyir gösterebilir.

Cevap

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında Tip 2 periferik artrit ve üveit, bağırsak hastalığının klinik aktivitesinden bağımsız seyir gösteren ekstraintestinal manifestasyonlardır.
Doğru yanıt olan seçenek, İBH'deki bazı ekstraintestinal bulguların bağırsak hastalığının o anki şiddetinden veya remisyon durumundan bağımsız olabileceği gerçeğini vurgulamaktadır. Tip 2 periferik artrit (simetrik, poliartiküler) ve üveit (ağrılı, fotofobik) bu 'bağımsız' grubun tipik örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Eklem tutulumu paternini analiz et.
Simetrik, küçük ve büyük eklemleri (bilek, MCP, dirsek) içeren çoklu eklem tutulumu (poliartiküler).
Bu patern Tip 2 periferik artriti işaret eder (Tip 1 genellikle asimetrik ve pauciartikülerdir).
2
Göz bulgusunu değerlendir.
Ağrı ve fotofobi ile seyreden tablo üveittir.
Episklerit genellikle ağrısız ve daha yüzeyel bir kızarıklıktır.
3
Bağırsak aktivitesi ile ilişkiyi kur.
Hastanın remisyonda olması, Tip 2 artrit ve üveit ile uyumludur.
Tip 1 artrit, eritema nodozum ve episklerit bağırsak aktivitesiyle paralellik gösterirken; Tip 2 artrit, üveit, ankilozan spondilit ve PSK bağımsızdır.

Anahtar Kavram

İBH'de ekstraintestinal manifestasyonların bağırsak aktivitesi ile ilişkisi.
Soru 27Soru →

2828 yaşında erkek hasta, 66 yıldır Crohn hastalığı (ileokolik tutulum) tanısıyla takip edilmektedir. Hastanın son bir aydır her iki bacağında belirginleşen şişlik ve idrar miktarında azalma şikayeti mevcuttur. Fizik muayenesinde pretibial 2+2+ ödem saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; kreatinin 1.91.9 mg/dL, albümin 2.42.4 g/dL ve tam idrar tetkikinde 4+4+ proteinüri saptanıyor. Bu hastada mevcut klinik tablonun en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sekonder amiloidoz

Cevap

Sekonder amiloidoz
Sekonder amiloidoz (AA tipi), Crohn hastalığı gibi kronik süpüratif veya inflamatuar hastalıklarda görülen ciddi bir komplikasyondur. Serum amiloid A (SAA) proteininin aşırı üretimi ve böbreklerde birikimi sonucu masif proteinüri, nefrotik sendrom ve son dönem böbrek yetmezliğine gidiş görülür. Vakadaki 4+4+ proteinüri ve pretibial ödem bu tabloyu desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel hastalığı ve yeni gelişen klinik bulguları analiz edilir.
Kronik bir inflamatuar bağırsak hastalığı (Crohn) zemininde nefrotik düzeyde proteinüri (4+4+), hipoalbüminemi (2.42.4 g/dL) ve böbrek fonksiyon kaybı saptandı.
Tanısal yaklaşım için primer hastalığın sistemik komplikasyonlarını değerlendirmek gerekir.
2
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında görülen renal komplikasyonlar ayırıcı tanıya alınır.
Taş hastalığı (okzalat/ürik asit), fistüller, obstrüktif üropati ve amiloidoz değerlendirilir.
Crohn hastalığında böbrek tutulumu multifaktöriyel olabilir.
3
Klinik tabloyu en iyi açıklayan patoloji belirlenir.
Kronik inflamasyonun uyardığı AA tipi sekonder amiloidoz, nefrotik sendrom tablosuyla uyumludur.
AA amiloidoz, uzun süreli kontrolsüz inflamasyonun (IBH, FMF, RA) ciddi bir böbrek komplikasyonudur.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığı gibi kronik inflamatuar süreçler, AA tipi sekonder amiloidoza yol açarak nefrotik sendrom ve progresif böbrek yetmezliği tablosuna neden olabilir.

İpuçları

1
Hastada nefrotik düzeyde proteinüri (4+4+) ve buna bağlı ödem olduğunu fark ettiniz mi?
2
Kronik inflamatuar hastalıklar dokularda hangi proteinin birikmesine yol açarak böbrek hasarı yapabilir?

Daha Fazla Pratik

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında amiloidozun en sık Crohn hastalığında görüldüğünü, ülseratif kolitte ise nadir olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 28Soru →

3232 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden, günde 88-1010 kez olan kanlı-mukuslu dışkılama ve tenesmus şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pretibial bölgede ağrılı, eritematöz nodüler lezyonlar saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde sedimentasyon ve CRP yüksekliği dışında özellik saptanmıyor. Yapılan kolonoskopide rektumdan başlayıp transvers kolona kadar devam eden diffüz mukozal ödem, vaskülarite kaybı, frajilite ve multipl yüzeysel ülserler izleniyor. Biyopsilerde mukoza ve submukoza ile sınırlı kronik aktif inflamasyon, kript distorsiyonu ve goblet hücrelerinde azalma rapor ediliyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastanın öyküsünde sigarayı yeni bırakmış olması, mevcut klinik tablonun tetiklenmesinde veya alevlenmesinde rol oynamış olabilir.

Cevap

Ülseratif kolitli hastalarda sigara içilmesi koruyucu bir faktördür ve sigaranın bırakılması hastalığı tetikleyebilir.
Ülseratif kolit tanılı hastalarda sigara kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve atakları azaltmaktadır. Sigaranın yeni bırakılmış olması, hastalığın ilk atağını veya mevcut remisyonun bozulmasını tetikleyen en önemli çevresel faktörlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir.
Rektumdan başlayan sürekli tutulum, mukoza-submukoza sınırlı inflamasyon ve goblet kaybı Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını koydurur.
Ayırıcı tanıda Crohn hastalığından (transmural, skip lezyon, granülom) ayrım yapmak esastır.
2
Çevresel faktörlerin etkisini analiz et.
Sigara içiminin ÜK'de koruyucu olduğu, bırakılmasının ise alevlenmeye yol açtığı bilinmektedir.
Bu epidemiyolojik bilgi TUS'ta sıkça sorgulanan ve tanıya yardımcı olan bir veridir.
3
Ekstraintestinal ve komplikasyon yönetimini gözden geçir.
Eritema nodozum aktiviteyle paraleldir; PSK varlığında kanser taraması hemen başlar; sülfasalazin folat emilimini bozar.
Hastalığın bütüncül yönetimi için bu nüanslar kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı ve Risk Faktörleri
Soru 29Soru →

2727 yaşında erkek hasta, son 66 aydır devam eden günde 4−54-5 kez kanlı-mukuslu dışkılama ve sol alt kadran ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan kolonoskopide rektumdan itibaren başlayan ve inen kolona kadar devam eden diffüz mukoza ödemi, vasküler silinme ve temasla kanama izleniyor. Hastanın fizik muayenesinde her iki bacak ön yüzünde ağrılı, eritemli nodüller saptanıyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saptanan deri lezyonlarının klinik seyri, altta yatan bağırsak hastalığının aktivitesi ile paralellik gösterir.

Cevap

Saptanan deri lezyonlarının (eritema nodozum) klinik seyri, altta yatan bağırsak hastalığının aktivitesi ile paralellik gösterir.
Vakada tarif edilen rektum tutulumlu ve sürekli mukoza inflamasyonu bulguları ülseratif koliti; pretibial ağrılı nodüller ise eritema nodozumu işaret eder. Eritema nodozum, bağırsak hastalığının aktivite dönemlerinde ortaya çıkar ve hastalık remisyona girdiğinde düzelme gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Kanlı ishal, tenesmus ve kolonoskopide saptanan rektumdan başlayan sürekli mukoza inflamasyonu Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını koydurur.
ÜK rektumu her zaman tutan ve proksimale doğru sürekli yayılan bir hastalıktır.
2
Deri bulgusunu tanımla
Pretibial bölgedeki ağrılı, eritemli nodüller 'Eritema Nodozum' (EN) olarak tanımlanır.
EN, inflamatuar bağırsak hastalıklarının en sık görülen ekstraintestinal deri bulgusudur.
3
Bağırsak dışı bulgu ile hastalık aktivitesini ilişkilendir
Eritema nodozum, pioderma gangrenozumun aksine bağırsak aktivitesi ile paralel seyreder.
Bağırsak inflamasyonu kontrol altına alındığında EN lezyonları da iyileşme eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığının Ayırıcı Tanısı ve Ekstraintestinal Bulguları

İpuçları

1
Hastanın bağırsak tutulumunun sürekli olması ve rektumdan başlaması hangi tanıya daha yakındır?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru →

2525 yaşında erkek hasta, son 22 haftadır devam eden kanlı ishal ve dışkılama sonrası tam boşalamama (tenesmus) hissi ile başvuruyor. Kolonoskopide rektumdan başlayıp sigmoid kolona kadar uzanan, devamlılık gösteren mukoza ödemi ve frajilite saptanıyor. Biyopside inflamasyonun mukoza ve submukoza ile sınırlı olduğu görülüyor. Bu hasta için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total proktokolektomi yapılması hastalık için küratiftir.

Cevap

Ülseratif kolit kolona sınırlı bir hastalık olduğu için total proktokolektomi küratiftir.
Vakadaki klinik (kanlı ishal, tenesmus) ve endoskopik (rektumdan başlayan, devamlı mukoza tutulumu) bulgular Ülseratif Kolit (ÜK) tanısıyla uyumludur. ÜK anatomik olarak sadece kolona sınırlı bir hastalık olduğu için, tüm kolonun cerrahi olarak çıkarılması (total proktokolektomi) bağırsaktaki hastalık sürecini tamamen sonlandırır ve kür sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir.
Rektumdan başlayan, devamlılık gösteren ve mukoza ile sınırlı inflamasyon Ülseratif Kolit tanısını koydurur.
Hastalığın başlangıç yeri ve tutulum derinliği ayırıcı tanıda kritiktir.
2
Hastalığın anatomik sınırlarını hatırla.
Ülseratif kolit sadece kalın bağırsak (kolon ve rektum) ile sınırlıdır.
Bu durum, organın çıkarılmasının sonucu nasıl etkileyeceğini belirler.
3
Cerrahi tedavinin sonucunu belirle.
Bağırsağın etkilenen tek bölümü çıkarıldığında hastalık tekrarlamaz, yani cerrahi küratiftir.
Crohn hastalığının aksine, ülseratif kolit cerrahi sonrası nüks etmez.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı Ayırıcı Tanısı

Alternatif Yöntem

Ülseratif kolit ve Crohn ayrımını yaparken 'R' harfini (Rektum, Rektal kanama, Rekürrens yok -cerrahi sonrası-) Ülseratif Kolit için kodlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru →

3838 yaşında erkek hasta, 66 yıldır ülseratif kolit tanısıyla takip edilmektedir. Son 33 gündür kanlı ishalinde belirgin artış (günde 1515 kez), 39∘C39^{\circ}C ateş ve şiddetli karın ağrısı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde genel durumu düşkün, batın distandü ve yaygın rebound hassasiyeti saptanıyor. Nabız 120/dak120/dak ve lökosit sayısı 21.000/mm321.000/mm^3 ölçülüyor. Ayakta direkt batın grafisinde transvers kolon çapı 8.58.5 cm olarak bulunuyor. Toksik megakolon tanısı konulan bu hastanın yönetimi ve klinik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın mukozal yaygınlığını ve aktivitesini belirlemek amacıyla acilen tam kolonoskopi ve biyopsi yapılmalıdır.

Cevap

Hastalığın yaygınlığını belirlemek amacıyla tam kolonoskopi ve biyopsi yapılması önerisi yanlıştır; bu girişim perforasyon riski nedeniyle kontrendikedir.
Toksik megakolon, inflamatuar bağırsak hastalıklarının (en sık ülseratif kolit) hayatı tehdit eden bir komplikasyonudur. Bu tabloda kolon duvarı aşırı derecede incelmiş ve frajilleşmiştir. Tam kolonoskopi sırasında yapılan hava insüflasyonu veya biyopsi girişimi, zaten gergin olan kolonda perforasyona yol açabileceği için kontrendikedir. Tanı, direkt batın grafisinde transvers kolon çapının >6>6 cm saptanması ve eşlik eden toksisite bulguları (ateş, taşikardi, lökositoz) ile konur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
İBH öyküsü, yüksek ateş, taşikardi, lökositoz ve 8.58.5 cm kolonik dilatasyon varlığı 'Toksik Megakolon' tanısını doğrular.
Jalan kriterlerine göre kolon çapının 66 cm üzerinde olması ve sistemik toksisite bulguları tanı koydurucudur.
2
Kontrendikasyonların değerlendirilmesi
Hava insüflasyonu gerektiren kolonoskopi veya baryum gibi maddelerin kullanımı incelmiş kolon duvarında perforasyona neden olur.
İnflamasyonun transmural boyuta ulaştığı bu tabloda mekanik stres perforasyon riskini maksimize eder.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
Agresif sıvı replasmanı, geniş spektrumlu antibiyotik ve İV steroid tedavisi ile yakın radyolojik izlem gereklidir.
Medikal tedaviye yanıtsızlık durumunda cerrahi geciktirilmemelidir.

Anahtar Kavram

Toksik megakolon yönetiminde tam kolonoskopi ve baryumlu kolon grafisi perforasyon riski nedeniyle kontrendikedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

29 yaşında kadın hasta, 6 aydır devam eden sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve günde 4-5 kez olan kansız ishal şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 5 yıldır günde 1 paket sigara kullanımı mevcut. Fizik muayenede sağ iliak çukurda hassasiyet ve perianal bölgede fistül ağzı saptanıyor. Kolonoskopide rektum mukozası doğal izlenirken, çıkan kolon ve terminal ileumda kaldırım taşı (cobblestone) görünümü ve derin lineer ülserler görülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve biyopsi örneğinde görülmesi beklenen karakteristik histopatolojik bulgu aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleşmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Crohn Hastalığı – Non-kazeifiye epiteloid granülomlar

Cevap

Doğru cevap, Crohn Hastalığı tanısı ve non-kazeifiye epiteloid granülomlar bulgusunun eşleştiği seçenektir.
Hastadaki klinik bulgular (sağ alt kadran ağrısı, perianal fistül, sigara kullanımı) ve endoskopik bulgular (rektal sparing, kaldırım taşı görünümü, segmenter tutulum) güçlü bir şekilde Crohn hastalığını işaret etmektedir. Crohn hastalığının karakteristik histopatolojik bulgusu, inflamasyonun transmural (bağırsak duvarının tüm katlarını tutan) olması ve biyopsilerin bir kısmında görülen non-kazeifiye epiteloid granülomlardır. Sigara kullanımı Crohn hastalığı için bir risk faktörüdür ve klinik seyri kötüleştirir (bunun aksine Ülseratif Kolit'te sigara koruyucu olabilir).

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Genç hasta, sağ alt kadran ağrısı (terminal ileum tutulumu düşündürür), kansız ishal, sigara kullanımı (Crohn için risk faktörü), perianal fistül.
Semptomların yerleşimi ve doğası tanısal ipuçları taşır.
2
Endoskopik bulguları değerlendir
Rektumun korunmuş olması (rektal sparing), kaldırım taşı görünümü ve derin lineer ülserler Crohn hastalığı için tipiktir.
Ülseratif kolit rektumdan başlar ve sürekli yayılım gösterir; Crohn ise segmenterdir.
3
Histopatolojik beklentiyi belirle
Crohn hastalığında inflamasyon transmuraldir (tüm duvar katlarını tutar) ve biyopsilerin yaklaşık %30-50'sinde non-kazeifiye granülomlar görülür.
Ayırıcı tanıda kazeifikasyonun olmaması tüberkülozdan ayrımda kritiktir.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığının klinik (sağ alt kadran ağrısı, perianal hastalık), endoskopik (rektal sparing, kaldırım taşı) ve histopatolojik (transmural inflamasyon, non-kazeifiye granülom) özelliklerinin ülseratif kolitten ayrılması.

Daha Fazla Pratik

Crohn hastalığının ekstraintestinal tutulumları ve bunların hastalık aktivitesi ile ilişkisi üzerine bir soru çözünüz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 33Soru →

2828 yaşında erkek hasta, son 44 aydır devam eden kramp tarzında karın ağrısı, günde 33-44 kez olan kansız ishal ve 66 kg kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede sağ alt kadranda hassasiyet saptanırken, her iki alt ekstremite pretibial bölgede ağrılı, eritemli nodüler lezyonlar (eritema nodozum) izleniyor. Yapılan kolonoskopide rektumun normal olduğu, ancak terminal ileum ve çekumda derin lineer ülserasyonlar ile aralarda normal mukoza alanlarının (atlamalı tutulum) bulunduğu gözleniyor.

Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Histopatolojik incelemede inflamasyonun mukoza ve submukoza ile sınırlı kalması beklenir.

Cevap

Histopatolojik incelemede inflamasyonun mukoza ve submukoza ile sınırlı kalması beklenir ifadesi bu hasta için yanlıştır.
Vakada tanımlanan klinik (sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı), fizik muayene (eritema nodozum) ve endoskopik bulgular (rektal koruma, atlamalı tutulum) tipik olarak Crohn hastalığına işaret etmektedir. Crohn hastalığında inflamasyon bağırsak duvarının tüm katmanlarını tutan transmural bir özellik taşır. İnflamasyonun mukoza ve submukoza ile sınırlı kalması ise Ülseratif Kolit'in karakteristik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Sağ alt kadran ağrısı, kilo kaybı ve kansız ishal Crohn hastalığını düşündürür.
Ülseratif kolitte ishal genellikle kanlıdır ve ağrı sol alt kadrandadır.
2
Ekstraintestinal ve endoskopik bulguları analiz et.
Eritema nodozum, rektal koruma ve terminal ileumdaki atlamalı tutulum tanıyı kesinleştirir.
Rektal koruma ve terminal ileum tutulumu Crohn hastalığının tipik ayırıcı özellikleridir.
3
Patolojik özellikleri karşılaştır.
Crohn hastalığında tutulum transmural (tüm katmanları tutan) iken, Ülseratif Kolit mukoza ve submukoza ile sınırlıdır.
Bu temel fark, hastalıkların komplikasyonlarını (fistül vs. kanama) belirler.

Anahtar Kavram

Crohn Hastalığı ve Ülseratif Kolit Ayırıcı Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru →

33 yaşında erkek hasta, 4 yıldır "Ülseratif Kolit" tanısıyla takip edilmektedir. Hasta, son 1 haftadır dışkılama sayısının arttığını (günde 6-7 kez, kanlı) ve aynı zamanda sol dizinde ağrılı bir şişlik geliştiğini belirtiyor. Fizik muayenede sol dizde efüzyon, ısı artışı ve hareket kısıtlılığı saptanıyor. Bu hastadaki eklem tutulumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağırsak hastalığının medikal tedavisi ile kontrol altına alınmasıyla eklem bulguları da genellikle geriler.

Cevap

Bağırsak hastalığının kontrol altına alınmasıyla eklem bulgularının da gerilemesi doğru bir ifadedir.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında (Ülseratif Kolit ve Crohn) periferik eklem tutulumu en sık görülen ekstraintestinal bulgudur. Tip 1 periferik artrit; asimetrik, pauciartiküler (5 eklemden az) ve genellikle diz gibi büyük eklemleri etkiler. En önemli özelliği, bağırsaktaki inflamasyonun şiddetiyle paralel seyretmesidir. Bu nedenle bağırsak hastalığının tedavisi eklem bulgularını da iyileştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın kliniğini analiz et.
Ülseratif kolit alevlenmesi (kanlı ishal artışı) ile eş zamanlı gelişen büyük eklem (diz) tutulumu saptandı.
Semptomların başlangıç zamanı ve tutulan eklem tipi, komplikasyonun sınıflandırılması için gereklidir.
2
Eklem tutulum tipini belirle.
Büyük eklem tutulumu ve bağırsak alevlenmesi ile korelasyon gösteren bu tablo 'Tip 1 Periferik Artrit' olarak tanımlanır.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında periferik artritler Tip 1 (pauciartiküler, aktiviteyle ilişkili) ve Tip 2 (poliartiküler, aktiviteden bağımsız) olarak ikiye ayrılır.
3
Hastalık seyri ile ilişkisini değerlendir.
Tip 1 artrit bağırsak hastalığının tedavisine yanıt verir ve remisyonla birlikte düzelir.
Tip 1 artrit, intestinal inflamasyonun şiddetiyle doğrudan ilişkili bir ekstraintestinal manifestasyondur.

Anahtar Kavram

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında periferik artrit tipleri ve bağırsak aktivitesi ile ilişkisi.

İpuçları

1
Hastadaki eklem tutulumunun (diz) bağırsak alevlenmesiyle aynı anda başladığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

İBH'da bağırsak aktivitesinden bağımsız seyreden diğer ekstraintestinal bulguları (PSC, Ankilozan Spondilit, Üveit) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 35Soru →

3232 yaşında kadın hasta, 44 yıldır terminal ileal tutulumlu Crohn hastalığı tanısıyla takip edilmektedir. Son 22 gündür gelişen sağ yan ağrısı ve hematüri şikayetiyle başvuran hastanın yapılan üriner sistem ultrasonografisinde sağ üreterde 6 mm6 \text{ mm} çapında taş saptanmıştır.

Bu hastada nefrolitiyazis gelişiminden sorumlu olan temel fizyopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalsiyumun lümendeki yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması

Cevap

Kalsiyumun lümendeki yağ asitlerine bağlanması sonucu serbest kalan okzalatın kolondan emiliminin artması (Enterik Hiperokzalüri)
Crohn hastalığında terminal ileum hasarı safra tuzu malabsorpsiyonuna, bu da yağ malabsorpsiyonuna yol açar. Bağırsak lümenindeki serbest yağ asitleri kalsiyumla birleşerek kalsiyumu bağlar. Normalde kalsiyuma bağlanarak atılan okzalat, kalsiyumun yağ asitlerine kaymasıyla serbest kalır ve kolondan aşırı emilerek idrarda kalsiyum okzalat taşlarına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Terminal ileum tutulumunun etkisini belirle
Safra asidi geri emilimi bozulur ve safra asidi havuzu azalır.
Crohn hastalığında terminal ileum, safra asitlerinin emildiği ana bölgedir.
2
Malabsorpsiyon sürecini analiz et
Safra asidi eksikliği nedeniyle yağ malabsorpsiyonu gelişir.
Misel oluşumu için gerekli olan safra asitleri eksiktir.
3
Kalsiyum ve okzalat etkileşimini değerlendir
Lümendeki kalsiyum, okzalat yerine serbest yağ asitlerine bağlanır (sabunlaşma).
Kalsiyumun yağ asitlerine afinitesi daha yüksektir.
4
Okzalatın akıbetini saptan
Kalsiyumdan kurtulan serbest okzalat kolondan aşırı miktarda emilir (hiperokzalüri).
Normalde kalsiyuma bağlı okzalat emilmezken, serbest okzalat kolayca emilir.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında terminal ileum tutulumu/rezeksiyonu, enterik hiperokzalüri yoluyla kalsiyum okzalat taşı riskini artırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru →

2626 yaşında erkek hasta, bilinen ülseratif kolit (pankolit) tanısıyla izlenirken; günde 1212 kez kanlı dışkılama ve alt ekstremitelerinde ağrılı, kızarık nodüler döküntüler (eritema nodozum) şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 38.4∘C38.4^{\circ}C, nabız 112/dk112/dk ve batında sol alt kadranda belirgin olmak üzere yaygın hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hb:8.8g/dLHb: 8.8 g/dL, WBC:14.500/mm3WBC: 14.500/mm^3, CRP:92mg/LCRP: 92 mg/L, Albumin:2.7g/dLAlbumin: 2.7 g/dL ve K:3.1mEq/LK: 3.1 mEq/L ölçülüyor. Hasta Akut Şiddetli Ülseratif Kolit (AŞÜK) ön tanısıyla yatırılarak damar yoluyla sıvı-elektrolit replasmanı ve 60mg/gu¨n60 mg/gün metilprednizolon tedavisi başlanıyor. Tedavinin 33. gününde hastanın dışkılama sayısı 99 (kanlı) ve CRPCRP değeri 62mg/L62 mg/L olarak ölçülüyor.

Bu hastada steroid direnci kabul edilerek 'kurtarma tedavisi' (rescue therapy) amacıyla siklosporin başlanması planlanıyorsa; özellikle nörotoksisite ve nöbet (seizure) riskini azaltmak için tedavi öncesinde aşağıdakilerden hangisinin değerlendirilmesi en kritiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum magnezyum ve kolesterol düzeyleri

Cevap

Siklosporin başlanacak hastalarda nöbet riskini azaltmak için serum magnezyum ve kolesterol düzeyleri değerlendirilmelidir.
Doğru seçenek olan magnezyum ve kolesterol düzeyleri, siklosporin tedavisinin en korkulan nörolojik komplikasyonlarından biri olan nöbet riskini öngörmede kritiktir. Hipomagnezemi nöronal eşiği düşürürken, hipokolesterolemi ilacın serbest formunun kanda artmasına ve santral sinir sistemine daha fazla geçmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Hastanın Truelove-Witts kriterlerine göre Akut Şiddetli Ülseratif Kolit (AŞÜK) tablosunda olduğu (dışkı >6, ateş, taşikardi, yüksek CRP) saptandı.
Tedavi protokolünü belirlemek için şiddet tayini gereklidir.
2
Steroid yanıtının değerlendirilmesi
Tedavinin 3. gününde dışkı sayısı >8 olması (Oxford Kriterleri) nedeniyle hastada steroid direnci geliştiği saptandı.
Yanıt vermeyen hastalarda kurtarma tedavisine (siklosporin veya infliksimab) geçiş süresi 3-5 gündür.
3
Siklosporin güvenliğinin sağlanması
Siklosporin farmakokinetiği gereği düşük kolesterol ve düşük magnezyum varlığında nörotoksisite riskinin arttığı belirlendi.
Siklosporin lipofilik bir ilaçtır; düşük kolesterol serbest ilaç miktarını artırırken, hipomagnezemi nöronal irritabiliteyi artırarak nöbeti tetikler.

Anahtar Kavram

Akut şiddetli ülseratif kolit yönetiminde siklosporin toksisite takibi

İpuçları

1
Siklosporin lipofilik (yağda çözünen) bir moleküldür ve kanda lipoproteinlere bağlı taşınır.

Daha Fazla Pratik

İnfliksimab ile siklosporin arasındaki seçimde albümin düzeyinin etkisini ve 'hızlandırılmış infliksimab dozlaması' kavramını araştırınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 37Soru →

3232 yaşında kadın hasta, 55 yıl önce "pankolit" tutulumlu ülseratif kolit tanısıyla izlenirken, yoğun medikal tedaviye direnç nedeniyle total proktokolektomi ve ileal poş-anal anastomoz (IPAAIPAA) operasyonu geçirmiştir. Operasyondan 11 yıl sonra hastada günde 1010-1212 kez ishal, karın ağrısı, dışkıda gizli kan pozitifliği ve 66 kg kilo kaybı gelişiyor. Yapılan poşoskopide poş rezervuar mukozasının normal olduğu görülüyor; ancak afferent ileal ans (pos\cunhemenproksimalindekiincebag˘ırsakpoşun hemen proksimalindeki ince bağırsak) segmentinde derin lineer ülserler ve lümende daralma saptanıyor.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Crohn hastalığı

Cevap

En olası tanı Crohn hastalığıdır.
Ülseratif kolit cerrahisi (total proktokolektomi + IPAA) sonrası hastaların bir kısmında tanı revizyonu gerekebilir. Eğer inflamasyon sadece poş rezervuarında ise 'poşit', rektal mukoza kalıntısında ise 'kafit' tanısı konur. Ancak poşun kendisinin korunduğu, poş proksimalindeki ince bağırsak segmentinde (afferent ans) derin ülserler ve darlıkların saptanması, hastalığın aslında transmural tutulum yapabilen ve ince bağırsağı tutabilen Crohn hastalığı olduğunu kanıtlar. Bu durum literatürde 'poşun Crohn hastalığı' (Crohn’s of the pouch) olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın cerrahi geçmişini ve mevcut semptomlarını analiz et.
Ülseratif kolit nedeniyle yapılan ileal poş-anal anastomoz (IPAAIPAA) sonrası ishal ve kilo kaybı olduğu saptandı.
Poş operasyonu sonrası gelişen komplikasyonların ayırıcı tanısını yapmak için klinik tabloyu netleştirmek gerekir.
2
Endoskopik (poşoskopik) bulguları lokalizasyona göre değerlendir.
Poşun kendisi normal iken, afferent ileal ansta (proksimal ince bağırsak) lineer ülserler ve striktür saptandı.
Ülseratif kolit sadece kolonu etkileyen bir hastalık olduğu için, poş dışındaki ince bağırsak tutulumu tipik değildir.
3
Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı arasındaki temel farkı post-operatif bulgularla ilişkilendir.
Afferent ans tutulumu, altta yatan hastalığın aslında Crohn hastalığı olduğunu gösterir.
Crohn hastalığı tüm gastrointestinal sistemi tutabildiği için, kolektomi sonrası ince bağırsaklarda (afferent ans) nüks görülebilir.

Anahtar Kavram

Afferent ans tutulumu post-IPAA dönemde Crohn hastalığının en önemli göstergesidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 38Soru →

2424 yaşında karın ağrısı ve ishal şikayetiyle başvuran bir hastaya yapılan kolonoskopik incelemede; terminal ileumda ve çekumda yer yer derin ülserasyonlar izlenirken, bu iki bölge arasında kalan çıkan kolon segmentinde mukozanın tamamen normal olduğu saptanmıştır. Bu şekilde izlenen "atlamalı tutulum" (skip lesions) özelliği aşağıdaki hastalıklardan hangisi için en karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Crohn hastalığı

Cevap

Atlamalı tutulum (skip lesions) Crohn hastalığı için karakteristik bir bulgudur.
Doğru seçenek Crohn hastalığıdır çünkü bu hastalıkta inflamasyon tüm gastrointestinal sistem boyunca yamalı veya segmental bir dağılım gösterir. Endoskopide izlenen ve hastalıklı segmentler arasında kalan normal görünümlü mukoza alanlarına "atlamalı tutulum" (skip lesions) denir.

Adım Adım Çözüm

1
Endoskopik bulguyu analiz et
Hastada lezyonlar arasında sağlam mukoza alanları mevcut (atlamalı tutulum).
İnflamatuar bağırsak hastalıklarının ayırıcı tanısında tutulumun sürekliliği en önemli kriterlerden biridir.
2
IBH tipleri ile eşleştir
Atlamalı tutulum Crohn hastalığını, kesintisiz tutulum ise ülseratif koliti düşündürür.
Crohn hastalığı segmental tutulum yaparken, ülseratif kolit rektumdan itibaren kontinuite gösterir.
3
Tanıyı kesinleştir
Bulgular Crohn hastalığı ile tam uyumludur.
Terminal ileum tutulumu ve aradaki sağlam alanlar Crohn hastalığının klasik sunumudur.

Anahtar Kavram

Crohn hastalığında inflamasyonun segmental (atlamalı) karakterde olması, ülseratif kolit ile ayırıcı tanıda temel bir özelliktir.

İpuçları

1
İnflamatuar bağırsak hastalıklarından hangisi 'ağızdan anüse kadar' her yeri yamalı şekilde tutabilir?

Daha Fazla Pratik

Ülseratif kolitte görülen 'pseudopolip' oluşumu ile Crohn hastalığındaki 'parke taşı' (cobblestone) görünümü arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru →

34 yaşında erkek hasta, 5 yıldır ülseratif kolit (pankolit) tanısıyla takip edilmektedir. Son 1 yıldır idame tedavisi olarak 8 haftada bir 5 mg/kg5 \text{ mg/kg} infliksimab almaktadır. Son 2 aydır günde 6-7 kez kanlı dışkılama ve sol alt kadran ağrısı şikayeti olan hastanın yapılan kolonoskopisinde yaygın mukozal ödem, vaskülarite kaybı ve multipl ülserler saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde CRP: 42 mg/L42 \text{ mg/L} (Normal: <5), Albümin: 3.2 g/dL3.2 \text{ g/dL} bulunmuştur. Bir sonraki doz öncesi bakılan infliksimab trough (ilaç çukur) düzeyi 7.5 \mug/mL7.5 \text{ \mu g/mL} (hedef: >5 \mug/mL>5 \text{ \mu g/mL}) ve anti-infliksimab antikorları negatif olarak raporlanmıştır.

Bu hasta için en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başka bir etki mekanizmasına sahip olan vedolizumaba geçmek

Cevap

Başka bir etki mekanizmasına sahip olan vedolizumaba (veya ustekinumab gibi farklı sınıfa) geçmek en uygun adımdır.
İnflamatuar bağırsak hastalıklarında biyolojik tedavi alan hastalarda ikincil yanıt kaybı geliştiğinde terapötik ilaç izlemi (TDM) kritik öneme sahiptir. Hastanın infliksimab trough düzeyi terapötik eşiğin (>5 \mug/mL>5 \text{ \mu g/mL}) üzerindedir ve anti-ilaç antikorları saptanmamıştır. Bu tablo 'mekanistik başarısızlık' olarak adlandırılır. Bu durumda TNF-alfa dışındaki yolları hedefleyen (integrin blokajı yapan vedolizumab veya interlökin-12/23 blokajı yapan ustekinumab gibi) farklı mekanizmalı bir ajana geçmek en rasyonel yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumu ve tedavi yanıtını değerlendir
Hasta infliksimab idamesi altındayken klinik ve endoskopik olarak aktif hastalık (alevlenme) bulgularına sahiptir.
Tedavi altındaki alevlenmelerde ikincil yanıt kaybı (secondary loss of response) araştırılmalıdır.
2
Terapötik ilaç izlemi (TDM) sonuçlarını yorumla
İlaç düzeyi 7.5 \mug/mL7.5 \text{ \mu g/mL} (terapötik) ve antikorlar negatiftir.
İlacın kanda yeterli miktarda bulunması, sorunun ilacın farmakokinetiğinde olmadığını gösterir.
3
Başarısızlık tipini belirle
Mekanistik başarısızlık (Mechanistic failure).
TNF-alfa yolağının blokajı kanda yeterli düzeyde sağlanmasına rağmen hastalık kontrol edilememektedir; bu durum inflamasyonun başka bir yolak üzerinden ilerlediğini düşündürür.
4
Tedavi değişikliğini planla
Anti-TNF sınıfı dışındaki ajanlara (integrin antagonistleri, IL-12/23 inhibitörleri veya JAK inhibitörleri) geçiş yapılmalıdır.
Sınıf içi geçiş (başka bir anti-TNF) genellikle immunojenik başarısızlıkta (yüksek antikor varlığı) tercih edilir.

Anahtar Kavram

İnflamatuar bağırsak hastalıklarında terapötik ilaç izlemi (TDM) ve ikincil yanıt kaybı yönetimi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 40Soru →

3232 yaşında erkek hasta, 66 aydır devam eden kanlı ishal, tenesmus ve abdominal ağrı şikayetleriyle başvuruyor. Kolonoskopide rektumdan başlayıp çekuma kadar kesintisiz devam eden mukozal inflamasyon, granülarite kaybı ve pankolit ile uyumlu görünüm saptanıyor. Ayrıca çekumda valvula Bauhini'nin açık olduğu ve terminal ileumda hafif eritemli alanlar ("backwash ileitis") izleniyor. Hastanın tıbbi öyküsünde Primer Sklerozan Kolanjit (PSK) tanısı mevcuttur. Bu hastanın klinik tablosu ve hastalık yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolorektal kanser gelişme riski, PSK eşlik etmeyen ülseratif kolit hastalarına göre daha yüksektir.

Cevap

Kolorektal kanser gelişme riski, PSK eşlik etmeyen ülseratif kolit hastalarına göre daha yüksektir.
Ülseratif kolit tanısı olan hastalarda PSK birlikteliği, kolorektal neoplazi (displazi ve kanser) riskini ciddi oranda artırır. Bu hastalar KRK açısından en yüksek risk grubunda kabul edilir ve tanı konulduğu andan itibaren her yıl tarama kolonoskopisi yapılmalıdır. Diğer hastalarda KRK sürveyansı genellikle hastalığın 8. yılından sonra başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve endoskopik bulguları değerlendir
Rektumdan başlayan kesintisiz tutulum ve kanlı ishal, Ülseratif Kolit (ÜK) tanısını koydurur.
ÜK'de inflamasyon mukoza ve submukoza ile sınırlı olup, rektumdan proksimale doğru süreklilik arz eder.
2
İleal bulguları (backwash ileitis) yorumla
Bu bulgu Crohn lehine değil, pankoliti olan ÜK hastalarında görülen bir reflü ileitidir.
Crohn hastalığında ileum tutulumu genellikle transmuraldir ve granülom/fistül gibi yapılarla karakterizedir.
3
PSK birlikteliğinin sonuçlarını analiz et
PSK eşlik eden ÜK hastalarında kolorektal kanser (KRK) riski 4-5 kat artar.
Bu kombinasyon, karsinogenez sürecini hızlandıran kronik inflamatuar bir zemin oluşturur ve yıllık kolonoskopik takip gerektirir.

Anahtar Kavram

Ülseratif Kolit ve Primer Sklerozan Kolanjit Birlikteliği

İpuçları

1
Ülseratif kolitte 'backwash ileitis' görülmesi tanıyı Crohn'a kaydırmaz.

Daha Fazla Pratik

İBH'de cerrahiden etkilenen (paralel seyreden) ve etkilenmeyen (bağımsız seyreden) ekstraintestinal bulguları tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki