Duyu Fizyolojisi

257 soru

Soru 121Soru

Bir trafik kazası sonrası kafa travması geçiren ve koku alma yetisini tamamen kaybeden (anozmi) bir hastanın radyolojik değerlendirmesinde ethmoid kemiğin lamina kribroza hattında fraktür saptanmıştır. Bu hastadaki koku sisteminin normal fizyolojik işleyişi ve transdüksiyon mekanizmaları düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku reseptör nöronlarında (ORNORN) uyarı oluşumu sırasında, cAMPcAMP aracılığıyla açılan kanallardan giren Ca2+Ca^{2+} iyonlarının kalsiyum bağımlı klor kanallarını açması sonucu gerçekleşen klor çıkışı (efflux), hücrede depolarizasyona katkıda bulunur.

Cevap

Koku reseptör nöronlarında transdüksiyon sırasında klor çıkışının (efflux) depolarizasyonu desteklemesi doğrudur.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, koku reseptör nöronlarında (ORNORN) siliyalardaki klor konsantrasyonu alışılagelmişin dışında yüksektir (EClE_{Cl} yaklaşık 10-10 mVmV). Koku molekülü bağlandığında artan cAMPcAMP, katyon kanallarını açarak Ca2+Ca^{2+} girişine neden olur. Bu kalsiyum, kalsiyum bağımlı klor kanallarını açar ve klorun hücre dışına akmasına (effluxefflux) yol açarak primer depolarizasyonu (reseptör potansiyelini) belirgin şekilde artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Koku molekülünün reseptöre bağlanma aşamasını değerlendir
Koku molekülü siliyadaki GPCR'ye bağlanır ve GolfG_{olf} proteini aktive olur.
Transdüksiyonun ilk basamağı Golf aktivasyonudur.
2
İkinci haberci sistemini analiz et
Adenilat siklaz uyarılır ve hücre içi cAMPcAMP seviyeleri artar.
Koku duyusunda temel ikinci haberci cAMP'dir.
3
İyon kanalı hareketlerini incele
cAMPcAMP etkisiyle CNG (döngüsel nükleotid kapılı) kanallar açılır, içeriye Na+Na^+ ve Ca2+Ca^{2+} girer; giren Ca2+Ca^{2+} klor kanallarını açarak klor çıkışını (efflux) başlatır.
Koku reseptör hücrelerinde [Cl][Cl^-] iç ortamda yüksektir, bu yüzden klor çıkışı depolarizasyona yol açar.
4
Merkezi yolları kontrol et
Uyarılar bulbus olfaktoriustaki mitral/yumaklı hücreler üzerinden talamusa uğramadan piriform kortekse iletilir.
Koku duyusunun anatomik iletimi talamik röle gerektirmez.

Anahtar Kavram

Koku Transdüksiyonu ve Talamus Bypass Mekanizması

Daha Fazla Pratik

Koku duyusunun ayırt edilmesi (discrimination) fonksiyonunda talamusun hangi çekirdeğinin rol oynadığını araştırınız (Mediodorsal çekirdek).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 122Soru

Görsel bilgilerin işlenmesi sürecinde, retinadaki MM gangliyon hücrelerinden köken alan ve LGNLGN'nin magnoselüler tabakalarına (11 ve 22) sinaps yaptıktan sonra primer görme korteksinin (V1V_1) 4Cα4C\alpha tabakasına ulaşan sinyaller; nesnelerin hareketi, hızı ve uzaysal konumuyla ilgili bilgileri taşır. Bu "nerede" (wherewhere) yolunun (dorsal akış) devamında yer alan ve bilateral lezyonunda hastanın hareketli nesneleri akıcı bir şekilde değil, sabit kareler dizisi şeklinde algılamasına (akinetopsiakinetopsi) neden olan spesifik ekstrastriat görme alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V5V_5 (MTMT) alanı

Cevap

V5V_5 (MTMT) alanı, magnoselüler sistemden gelen hareket bilgilerini işleyen ve lezyonunda hareket körlüğü (akinetopsiakinetopsi) görülen merkezdir.
Doğru yanıt olan seçenek, magnoselüler sistemden gelen hız ve yön bilgilerini entegre eden temel merkezdir. Soru kökünde belirtilen, hareketli nesnelerin kare kare algılanması (akinetopsiakinetopsi), bu alanın fonksiyon kaybını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Yolağın analiz edilmesi
Magnoselüler (MM) yolak (Retina -> LGN 1-2 -> V1 4C-alpha)
Soru kökünde tanımlanan anatomik yol, düşük uzaysal frekans ve yüksek zamansal çözünürlüğe sahip olan hareket yoludur.
2
Kortikal akışın belirlenmesi
Dorsal (Nerede) Akış
V1'den parietal loba doğru uzanan bu hat, nesnelerin uzaydaki konumunu ve hareketini belirler.
3
Spesifik merkezin tanımlanması
V5V_5 veya MTMT (Middle Temporal) alanı
Dorsal akışın en kritik istasyonu olan bu bölge, hareket vektörlerinin sentezlendiği yerdir.
4
Klinik semptomla eşleştirme
Akinetopsi
Hareketli nesnelerin akıcılığını kaybetmesi, V5V_5 alanının bilateral kaybına özgü bir patolojidir.

Anahtar Kavram

Magnoselüler yolak ve Dorsal (Where) vizüel akışın fonksiyonel organizasyonu.

Daha Fazla Pratik

Ventral akış lezyonlarında görülen akromatopsi ve prosopagnozi farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 123Soru

Bir kişinin başını omuzuna doğru yaklaştırarak yan tarafa eğmesi (lateral fleksiyon) sırasında koronal (frontal) düzlemde meydana gelen açısal ivmelenmeyi algılayan temel vestibüler yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Posterior semisirküler kanal

Cevap

Başın koronal düzlemdeki açısal hareketlerini algılayan yapı posterior semisirküler kanaldır.
Posterior semisirküler kanal, anatomik olarak koronal düzleme paralel bir yerleşim gösterir ve bu düzlemdeki açısal ivmelenmeleri (başın omuza eğilmesi gibi) algılamada birincil görev üstlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin düzlemini ve tipini belirleyin.
Başın omuza eğilmesi koronal düzlemde bir açısal ivmelenmedir.
Vestibüler sistemdeki kanallar farklı geometrik düzlemlere göre özelleşmiştir.
2
Reseptör organ grubunu seçin (Semisirküler kanallar vs. Otolit organlar).
Açısal ivmelenme söz konusu olduğu için semisirküler kanallar sorumludur.
Otolit organlar (utrikulus ve sakkulus) lineer akselerasyona duyarlıdır.
3
Düzleme uygun spesifik kanalı belirleyin.
Koronal düzleme en yakın yerleşimli olan kanal posterior kanaldır.
Anterior kanal sagittal, horizontal kanal ise yatay düzlemle ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Semisirküler kanalların uzaysal oryantasyonu ve fonksiyonel düzlemleri.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 124Soru

Duyu reseptörlerinde uyaranın enerjisi önce reseptör potansiyeline (jeneratör potansiyel) dönüştürülür. Uyaran şiddetindeki (yoğunluğundaki) artışın reseptör potansiyeli üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Potansiyelin genliğinin (amplitüd) artması

Cevap

Uyaran şiddeti arttıkça reseptör potansiyelinin genliği (amplitüdü) artar.
Duyu reseptörleri, enerjiyi elektriksel bir sinyale dönüştürürken 'dereceli yanıt' özelliğini kullanırlar. Bu süreçte uyaranın şiddeti arttıkça reseptör membranındaki iyon kanalları daha yoğun şekilde aktive olur ve bu durum oluşan jeneratör potansiyelinin genliğinin (amplitüd) artmasına yol açar. Bu mekanizma, uyaran şiddetinin ilk aşamada elektriksel büyüklüğe kodlanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör potansiyelinin doğasını belirle.
Reseptör potansiyeli bir 'lokal potansiyel' veya 'dereceli yanıt' (graded response) özelliğindedir.
Bu tür potansiyeller aksiyon potansiyellerinden farklı olarak eşik değer ve 'ya hep ya hiç' prensibine tabi değildir.
2
Uyaran şiddeti ile reseptör membranındaki iyon kanalları arasındaki ilişkiyi analiz et.
Uyaran şiddeti arttıkça reseptör membranındaki iyon kanalları (genellikle Na+) daha fazla açılır.
Daha fazla iyon girişi, membranda daha büyük bir depolarizasyon (genlik artışı) yaratır.
3
Genlik artışının sonucunu değerlendir.
Oluşan jeneratör potansiyelinin genliği, uyaranın şiddetiyle logaritmik olarak orantılı bir şekilde yükselir.
Bu genlik artışı, duyu lifinin ilk boğumunda (veya çıkış noktasında) aksiyon potansiyeli frekansına dönüştürülerek beyne iletilir.

Anahtar Kavram

Reseptör (Jeneratör) Potansiyeli Dereceli Bir Yanıttır

Daha Fazla Pratik

Reseptör potansiyelinin genliğindeki bu artışın, afferent sinir lifinde aksiyon potansiyeli frekansına dönüşümü (Analog-Dijital çevrim) konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 125Soru

Yakındaki bir nesneye net odaklanabilmek (akomodasyon) amacıyla gözde gerçekleşen fizyolojik değişikliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parasempatik uyarı ile siliyer kaslar kasılır, zonula lifleri gevşer ve lensin kırıcılığı artar.

Cevap

Yakındaki bir nesneye odaklanma (akomodasyon) sırasında parasempatik uyarı ile siliyer kaslar kasılır, zonula lifleri gevşer ve lens kendi esnekliğiyle küreselleşerek kırıcılığını artırır.
Yakındaki bir nesneye odaklanıldığında, okulomotor sinir (III.kranialsinirIII. kranial sinir) üzerinden gelen parasempatik lifler siliyer kasın kasılmasını uyarır. Siliyer kas kasıldığında, siliyer cisim merkeze (lense) doğru hareket eder. Bu durum, lensi kenarlarından çekerek yassılaştıran zonula liflerinin (suspansör ligamentler) gevşemesine yol açar. Gerilimi azalan lens, kendi elastik yapısı gereği daha küresel bir form alır. Lensin ön-arka çapının ve kavisinin artması, kırıcılık gücünü artırarak yakındaki nesnelerin görüntüsünün retinaya tam olarak düşmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Akomodasyon gereksinimini belirleme
Yakın nesnelerden gelen ıraksak ışınların retinada odaklanabilmesi için gözün kırıcılık gücünün artırılması gerektiği saptandı.
Uzak görmede lens yassıdır, ancak yakın görme daha güçlü bir konveksite gerektirir.
2
Musküler ve ligamentöz yanıtı çözümleme
Parasempatik uyarı \rightarrow Siliyer kas kasılması \rightarrow Zonula liflerinin gevşemesi.
Siliyer kas dairesel bir yapıdır; kasıldığında lens çevresindeki halka daralır ve liflerin üzerindeki gerilim azalır.
3
Lens formundaki değişimi gözleme
Lens kendi doğal elastikiyetiyle daha küresel (konveks) bir hal alır ve kırıcılığı artar.
Lifler gevşediğinde lensi yassılaştıran dış kuvvet kalkar ve lens kırıcılığını maksimuma çıkarır.

Anahtar Kavram

Akomodasyon Mekanizması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 126Soru

Koku duyusunun hücresel transdüksiyon mekanizmaları ve santral sinir sistemindeki iletim yolları göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku reseptör proteini uyarıldığında, GolfG_{olf} proteini aracılığıyla adenilat siklaz aktive olur ve artan cAMP seviyesi doğrudan nükleotid kapılı katyon kanallarını açar.

Cevap

Koku reseptör proteini uyarıldığında, G_olf proteini aracılığıyla adenilat siklaz aktive olur ve artan cAMP seviyesi doğrudan nükleotid kapılı katyon kanallarını açar.
Koku transdüksiyonunda, koku molekülü reseptöre bağlandığında özel bir G proteini olan GolfG_{olf} aktivasyonu gerçekleşir. Bu aktivasyon adenilat siklaz enzimini uyararak hücre içi cAMP düzeyini artırır. cAMP, doğrudan siklik nükleotid kapılı (CNG) katyon kanallarına bağlanarak bu kanalları açar ve hücre içine Na+Na^+ ile Ca2+Ca^{2+} girişini sağlayarak depolarizasyon (reseptör potansiyeli) oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Koku molekülünün reseptöre bağlanma mekanizmasını belirle.
Koku molekülü, reseptöre bağlanarak GolfG_{olf} proteinini aktive eder.
Reseptör aktivasyonu sinyali hücre içine iletmek için G proteinini kullanır.
2
İkinci haberci sistemini analiz et.
Adenilat siklaz aktivasyonu ile ATP'den cAMP sentezlenir.
GolfG_{olf} proteini spesifik olarak adenilat siklazı uyarır.
3
İyon kanalı yanıtını değerlendir.
Artan cAMP, siklik nükleotid kapılı (CNG) kanalları açarak Na+Na^+ ve Ca2+Ca^{2+} girişine, dolayısıyla depolarizasyona neden olur.
Koku duyusunda depolarizasyonun temel nedeni cAMP'nin doğrudan kanal etkisidir.
4
Nöral iletim yolunu doğrula.
Sinyal, olfaktör bulbus'taki mitral/tufted hücreler üzerinden talamusa uğramadan kortekse iletilir.
Koku duyusunun en karakteristik anatomik özelliği primer talamik röle istasyonunu bypass etmesidir.

Anahtar Kavram

Koku transdüksiyonu cAMP/G_olf mekanizması üzerinden yürür ve duyusal bilgi talamusa uğramadan doğrudan primer koku korteksine (piriform korteks) ulaşır.
Soru 127Soru

C6C_6 segmenti düzeyinde medulla spinalis sağ yarısında tam bir kesi (Brown-Séquard sendromu) saptanan bir hastada; lezyon seviyesinin altındaki duyusal bulgularla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sağ alt ekstremitede, hızlı adapte olan Meissner ve Pacini cisimcikleri tarafından algılanan vibrasyon ve ince dokunma duyusu kaybolur.

Cevap

Sağ alt ekstremitede, hızlı adapte olan Meissner ve Pacini cisimcikleri tarafından algılanan vibrasyon ve ince dokunma duyusunun kaybolması doğrudur.
Dorsal kolon-medial lemniskus sistemi, medulla oblangata seviyesinde çapraz yaptığı için spinal korddaki tek taraflı (sağ) bir keside, lezyonun altında kalan vücut bölgelerinde aynı taraflı (sağ) vibrasyon, propriyosepsiyon ve ince dokunma duyusu kaybı gelişir. Meissner cisimcikleri (dokunma hızı/vibrasyon) ve Pacini cisimcikleri (hızlı vibrasyon) bu sistemin hızlı adapte olan reseptörleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Medulla spinalis lezyonunun yerini ve etkilediği sistemleri belirlemek.
Sağ yarıda C6C_6 düzeyinde Brown-Séquard sendromu; sağ taraftaki çıkan yollar (DKML ve Anterolateral'in çaprazlamış lifleri) hasar görmüştür.
Lezyonun hangi duyuları hangi tarafta etkileyeceğini anlamak için anatomik lokalizasyon gereklidir.
2
Dorsal kolon-medial lemniskus (DKML) sisteminin özelliklerini ve reseptör tiplerini analiz etmek.
DKML sistemi; vibrasyon, propriyosepsiyon ve diskriminatif dokunmayı taşır. Medulla oblangata'da çapraz yaptığı için spinal lezyonda ipsilateral (sağ) kayıp olur. Meissner ve Pacini hızlı adapte olan (fazik) reseptörlerdir.
Vibrasyon ve ince dokunmanın hangi tarafta ve hangi reseptörlerle taşındığını doğrulamak gerekir.
3
Anterolateral sistemin özelliklerini analiz etmek.
Ağrı ve ısı duyusunu taşır. Spinal kordda çapraz yaptığı için lezyon seviyesinin altında kontralateral (sol) kayıp görülür.
Karşı taraftaki duyusal kaybın niteliğini belirlemek için sistemin çaprazlanma seviyesi kritiktir.

Anahtar Kavram

Brown-Séquard sendromunda duyusal disosiyasyon: İpsilateral propriyosepsiyon/vibrasyon kaybı ve kontralateral ağrı/ısı kaybı.

Daha Fazla Pratik

Brown-Séquard sendromunda L3 segmenti düzeyindeki bir lezyonun, alt motor nöron bulguları ile olan ilişkisini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 128Soru

Vestibüler sistemin otolit organlarından biri olan utrikulustaki makula (macula utriculimacula \ utriculi) yapısında bulunan tüy hücrelerinin (hair cellshair \ cells) morfolojik polarizasyonu ve striola ile olan ilişkisi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tüy hücrelerinin kinosilyumları striolaya doğru bakacak şekilde yerleşmiştir ve bu durum bir hareket sırasında striolanın farklı taraflarında zıt yönlü sinyal oluşumuna izin verir.

Cevap

Tüy hücrelerinin kinosilyumları striolaya doğru bakacak şekilde yerleşmiştir ve bu durum bir hareket sırasında striolanın farklı taraflarında zıt yönlü sinyal oluşumuna izin verir.
Doğru yanıt olan seçenek, utrikulustaki tüy hücrelerinin kinosilyum diziliminin striolaya doğru olduğunu ve bu morfolojik yapının striolanın iki yanındaki hücrelerde zıt yönlü (ayna görüntüsü) yanıtlar oluşturarak hareketin yönünün net bir şekilde kodlanmasını sağladığını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Otolit organlardaki makula yapısının morfolojik organizasyonunu tanımla.
Makula içerisinde tüy hücrelerinin yönelimini belirleyen ve striola adı verilen merkezi bir eğri hat bulunur.
Hücrelerin kinosilyum dizilimi, hareketin yönüne verilen elektriksel yanıtı belirler.
2
Utrikulus ve sakkulus arasındaki kinosilyum dizilim farkını hatırla.
Utrikulusta kinosilyumlar striolaya DOĞRU bakarken, sakkulusta strioladan UZAĞA bakar.
Bu iki organın farklı düzlemlerdeki hareketleri (yatay vs dikey) kodlama biçimi bu morfolojik farka dayanır.
3
Striolanın sinyal işlemedeki rolünü analiz et.
Striolanın her iki tarafındaki hücreler zıt yönlü polarize oldukları için, otolitik membranın kayması bir grupta uyarı (depolarizasyondepolarizasyon), diğerinde baskılama (hiperpolarizasyonhiperpolarizasyon) yaratır.
Bu zıt yönlü sinyal yapısı, sinir sisteminin başın pozisyonundaki en küçük değişimleri bile yüksek hassasiyetle algılamasını sağlar.

Anahtar Kavram

Utrikulus makulasında tüy hücrelerinin kinosilyumlarının striolaya doğru (merkezcil) dizilimi.
Soru 129Soru

Koku duyusunun hücresel transdüksiyon mekanizmaları ve bulbus olfaktoriustaki sinaptik organizasyon süreçleri dikkate alındığında, koku sisteminin işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siklik nükleotid kapılı kanallardan giren Ca2+Ca^{2+}, kalsiyum bağımlı klorür kanallarını açarak ClCl^- iyonlarının hücre dışına çıkmasına ve depolarizasyonun güçlenmesine neden olur.

Cevap

Siklik nükleotid kapılı kanallardan giren kalsiyumun, hücre içindeki yüksek klorürün dışarı çıkmasını sağlayan kanalları açarak depolarizasyonu güçlendirmesi doğrudur.
Koku sisteminde transdüksiyon sürecinde cAMP aracılı açılan kanallardan giren Ca2+Ca^{2+}, hücre içi konsantrasyonu alışılmadık şekilde yüksek olan ClCl^- iyonlarının dışarı çıkmasına neden olan kanalları tetikler. Negatif yük kaybı (klorür çıkışı), membranın depolarizasyonunu daha da artırarak aksiyon potansiyeli oluşumunu kolaylaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Transdüksiyon başlangıcını analiz et.
Koku molekülü reseptöre bağlanır, GolfG_{olf} proteini aktive olur ve adenilat siklaz aracılığıyla cAMP artar.
İkinci haberci sisteminin tetiklenmesi için cAMP artışı gereklidir.
2
Kanal aktivasyonunu ve iyon akışını değerlendir.
Artan cAMP, siklik nükleotid kapılı (CNG) kanalları açarak Na+Na^+ ve Ca2+Ca^{2+} girişini sağlar.
Primer depolarizasyon katyon girişiyle başlar.
3
Klorür iyonlarının koku duyusuna özgü davranışını belirle.
İçeri giren Ca2+Ca^{2+}, kalsiyum bağımlı ClCl^- kanallarını açar. Hücre içi ClCl^- yüksek olduğu için dışarı çıkar.
Olfaktör nöronlarda ClCl^- dengesi diğer nöronlardan farklıdır ve depolarizasyona katkı sağlar.

Anahtar Kavram

Koku Transdüksiyonunda Klorürün Depolarizan Etkisi ve Bulbus Devreleri

Daha Fazla Pratik

Lateral inhibisyonun koku ayrımındaki (discrimination) rolünü ve mitral/granül hücre etkileşimini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru

Duyu reseptörleri, sürekli bir uyaran karşısında aksiyon potansiyeli oluşturma sıklıklarını azaltarak adaptasyon gösterirler. Uyaran devam ettiği sürece merkezi sinir sistemine sürekli bilgi aktaran, çok yavaş adapte olan reseptörlere 'tonik reseptörler' denir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi tonik (yavaş adapte olan) reseptörlere bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kas iğciği

Cevap

Kas iğciği, uyaran süresince sürekli aksiyon potansiyeli üreten tonik bir reseptördür.
Kas iğciği, kasın gerilmesiyle oluşan jeneratör potansiyelini uyaran sürdüğü müddetçe korur ve merkezi sinir sistemine sürekli aksiyon potansiyeli gönderir. Bu durum, postürün ve kas tonusunun korunması için hayati önem taşıyan yavaş adaptasyon (tonik) özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptörlerin adaptasyon hızına göre sınıflandırılmasını hatırla.
Hızlı adapte olanlara fazik, yavaş adapte olanlara tonik reseptör denir.
Soruda istenen 'tonik' kategorisini belirlemek için temel tanım gereklidir.
2
Vücuttaki temel reseptörlerin hangi gruba girdiğini karşılaştır.
Pacini ve Meissner gibi yapılar fazik; kas iğciği, baroreseptörler ve ağrı reseptörleri ise toniktir.
Doğru örneği seçmek için spesifik reseptör özelliklerini bilmek gerekir.
3
Seçenekler arasında tonik olanı işaretle.
Kas iğciği doğru yanıttır.
Kas iğciği propriyoseptif bilgi için sürekli veri akışı sağlar.

Anahtar Kavram

Reseptör Adaptasyonu (Tonik vs Fazik)
Tahmini Süre:45s
Soru 131Soru

Kendi ekseni etrafında başını aniden sağa doğru çeviren bir bireyde, sol horizontal semisirküler kanalda gerçekleşen fizyolojik olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stereosilyumların kinosilyumdan uzaklaşması sonucu hiperpolarizasyon ve bazal nörotransmitter salınımında azalma meydana gelir.

Cevap

Sol horizontal semisirküler kanalda stereosilyumların kinosilyumdan uzaklaşması sonucu hiperpolarizasyon ve nörotransmitter salınımında azalma meydana gelmesi doğrudur.
Doğru seçenek, vestibüler sistemdeki resiprokal çalışma prensibini açıklamaktadır. Baş sağa döndüğünde, sağ horizontal kanal uyarılırken sol horizontal kanal inhibe edilir. Sol kanaldaki bu inhibisyon, sıvı hareketinin ampulladan uzaklaşması (ampullofugal) ve stereosilyumların kinosilyumdan uzaklaşarak potasyum kanallarını kapatması, dolayısıyla hücrenin hiperpolarize olması ve nörotransmitter salınımının azalması mekanizmasıyla gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Rotasyon ve endolenf hareketi arasındaki ilişkiyi belirle.
Baş sağa döndüğünde, eylemsizlik nedeniyle endolenf relatif olarak sola doğru hareket eder.
Sıvı ataleti, baş hareketi başladığında endolenfin geride kalmasına neden olur.
2
Sol horizontal kanal için hareketin yönünü (ampullopetal/ampullofugal) analiz et.
Sol horizontal kanalda sola doğru olan bu sıvı hareketi ampulladan uzaklaşan (ampullofugal) bir harekettir.
Horizontal kanalların anatomik yerleşimi gereği, başın dönmediği taraftaki sıvı hareketi ampulladan uzaklaşır.
3
Tüy hücrelerindeki elektriksel yanıtı belirle.
Horizontal kanallarda ampullofugal hareket stereosilyumları kinosilyumdan uzağa iterek hiperpolarizasyon oluşturur.
Kinosilyum horizontal kanallarda utriküler tarafta (ampullopetal yönde) yer alır; tersi yönündeki hareket potasyum kanallarını kapatır.

Anahtar Kavram

Semisirküler kanallarda baş rotasyonu ile endolenf hareketi arasındaki zıt yönlü ilişki ve horizontal kanallarda ampullofugal hareketin inhibitör (hiperpolarizan) etkisi.

İpuçları

1
Başın rotasyon yönü ile endolenf sıvısının hareket yönünün birbiriyle zıt olduğunu hatırlayın.
2
Horizontal kanallarda uyarılma için sıvı hareketinin ampullaya doğru (ampullopetal) olması gerekir. Soruda karşı taraf (sol) kanal sorulmaktadır.
3
Stereosilyumların kinosilyuma doğru bükülmesi depolarizasyona, kinosilyumdan uzaklaşması ise hiperpolarizasyona neden olur.

Daha Fazla Pratik

Vertikal semisirküler kanallarda (anterior ve posterior) kinosilyum diziliminin horizontal kanallardan farklı olduğunu ve uyarılma yönlerinin (ampullopetal/fugal) nasıl değiştiğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 132Soru

Duyu reseptörleri, uygulanan sabit bir uyarana karşı gösterdikleri adaptasyon hızlarına göre sınıflandırılırlar. Bazı reseptörler uyaranın şiddetindeki hızlı değişimleri algılayıp buna göre yanıt verirken, uyaran sabit kaldığında hızla sönümlenerek aksiyon potansiyeli oluşturmayı durdururlar. Bu özellikleri nedeniyle "hız reseptörleri" veya "hareket reseptörleri" olarak da adlandırılan reseptör sınıfı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fazik reseptörler

Cevap

Hızlı adapte olan ve uyaranın değişimlerini kodlayan reseptörler fazik reseptörlerdir.
Fazik reseptörler, uyarana karşı çok kısa sürede adapte olan ve uyarandaki statik durumdan ziyade dinamik değişimleri (başlangıç, bitiş, hız) kodlayan reseptörlerdir. Bu nedenle klinik ve fizyolojik terminolojide 'hız reseptörleri' olarak tanımlanırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptörlerin adaptasyon tiplerini sınıflandır.
Duyu reseptörleri adaptasyon hızlarına göre fazik (hızlı) ve tonik (yavaş) olarak ikiye ayrılır.
Reseptörlerin uyaran karşısındaki davranışını anlamak için temel sınıflandırma gereklidir.
2
Fazik reseptörlerin çalışma prensibini analiz et.
Fazik reseptörler sadece uyaran başladığında ve bittiğinde (ya da şiddeti değiştiğinde) yanıt oluşturur; sabit uyaranda sessiz kalır.
Soru kökünde belirtilen 'hız/hareket reseptörü' tanımı bu davranışa karşılık gelir.
3
Doğru terimi belirle.
Bu özelliklere sahip olan grup 'fazik reseptörler'dir.
Pacini cisimciği gibi reseptörler bu grubun en tipik örnekleridir.

Anahtar Kavram

Reseptör Adaptasyonu (Fazik ve Tonik Ayrımı)
Soru 133Soru

Fotoreseptör hücrelerinde (rod ve kon), ışık uyarısı sonucu aktive olan fosfodiesteraz enziminin sitoplazmik cGMPcGMP (siklik guanozin monofosfat) düzeyini düşürmesi, doğrudan hangi değişikliğe yol açar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Na+Na^+ kanallarının kapanması

Cevap

Sodyum (Na+Na^+) kanallarının kapanması
Fotoreseptör hücrelerinde karanlıkta sodyum kanalları, sitoplazmadaki yüksek cGMPcGMP düzeyi sayesinde açık kalır (karanlık akımı). Işık uyarısı ile aktive olan PDE enzimi cGMPcGMP düzeyini düşürdüğünde, sodyum kanalları kapanır. Bu durum hücrenin hiperpolarize olmasına ve nörotransmitter salınımının azalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Işık uyarısı ile rodopsinin aktivasyonu ve transdusin tetiklenmesi
Fosfodiesteraz (PDE) enzimi aktif hale gelir.
Işık enerjisi fotopigmenti uyararak G-proteini olan transdusini aktive eder, bu da PDE üzerindeki inhibitör etkiyi kaldırır.
2
Aktif PDE enziminin sitoplazmik cGMPcGMP'yi parçalaması
cGMPcGMP konsantrasyonu hızla azalır.
PDE, siklik guanozin monofosfatı (cGMPcGMP) doğrusal 5GMP5'-GMP formuna dönüştürerek havuzdaki miktarını düşürür.
3
Düşük cGMPcGMP düzeyinin iyon kanalları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Na+Na^+ kanalları kapanır ve hücre hiperpolarize olur.
Fotoreseptörlerin dış segmentinde bulunan sodyum kanalları cGMPcGMP bağımlıdır; cGMPcGMP azaldığında kanallar kapanır ve pozitif iyon girişi durur.

Anahtar Kavram

Fototransdüksiyonda Sodyum Kanallarının Regülasyonu
Tahmini Süre:45s
Soru 134Soru

Vestibüler sistemin lineer akselerasyonları algılama mekanizması incelendiğinde, başın dik (upright) pozisyonunda bir asansörle yukarı doğru hızlanma (vertikal akselerasyon) sırasında gerçekleşen fizyolojik olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu harekete birincil yanıt veren yapı sakküler makuladır ve silyaların kinosilyuma doğru bükülmesiyle tüy hücreleri depolarize olur.

Cevap

Sakküler makula dikey konumda olduğu için dikey ivmelenmeyi algılar ve silyaların kinosilyuma doğru bükülmesiyle tüy hücresi depolarize olur.
Sakküler makula dikey düzlemde yerleşmiş bir reseptör organıdır. Baş dik pozisyondayken meydana gelen dikey hızlanmalar (asansör hareketi gibi), otolitlerin eylemsizliği nedeniyle silyaların kinosilyuma doğru bükülmesine ve tüy hücrelerinin depolarize olarak sinyal iletmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hareket tipini ve ilgili reseptör organı belirle.
Asansörle yukarı doğru hızlanma bir dikey (vertikal) lineer ivmelenmedir. Vestibüler sistemde dikey ivmelenmelere birincil yanıt veren yapı sakküldür (Saccule).
Sakküler makula dikey, ütriküler makula ise yatay düzlemde yerleşmiştir.
2
Otolit organlardaki transdüksiyon mekanizmasını analiz et.
İvmelenme sırasında otolitlerin eylemsizliği (ataleti), tüy hücrelerinin silyalarını büker. Silyaların kinosilyuma (en uzun silya) doğru bükülmesi mekanik duyarlı potasyum kanallarını açar.
Otolitler endolenften daha yoğun olduğu için ivmeye karşı direnç göstererek geride kalırlar ve silyaları bükerler.
3
Elektriksel değişikliği ve nörotransmitter salınımını değerlendir.
Potasyum girişi hücreyi depolarize eder, voltaj bağımlı kalsiyum kanalları açılır ve glutamat salınımı artarak afferent sinir uyarılır.
Endolenf potasyum bakımından zengin olduğu için kanal açılması içeriye potasyum akışına ve depolarizasyona neden olur.

Anahtar Kavram

Sakkül ve Ütrikülün Oryantasyonu ve Transdüksiyon Polaritesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 135Soru

Hipofiz bezinde gelişen bir tümörün optik kiyazmanın (chiasma opticum) orta kısmındaki çaprazlaşan liflere bası yapması durumunda, hastada aşağıdaki görme alanı defektlerinden hangisinin oluşması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bitemporal hemianopsi

Cevap

Optik kiyazmanın merkezi kısmındaki hasar bitemporal hemianopsiye yol açar.
Doğru yanıt olan bitemporal hemianopsi, optik kiyazmadaki çaprazlaşan nazal retinal liflerin hasarıyla açıklanır. Bu lifler görme alanının dış (temporal) yarısını temsil ettiği için, merkezi bir basıda her iki gözün dış görme alanları kapanır. Bu durum klinik olarak sıklıkla hipofiz adenomlarında karşımıza çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Anatomik bölgeyi ve lif yapısını belirle.
Optik kiyazmanın merkezinde, her iki gözün nazal retinasından gelen lifler çaprazlaşır (decussatio).
Nazal retina lifleri görme alanının temporal (dış) kısımlarından gelen bilgiyi taşır.
2
Basının etkisini değerlendir.
Merkezi bası, sadece çaprazlaşan (nazal retina) liflerini etkiler; çaprazlaşmadan lateralden geçen (temporal retina) lifleri korunur.
Hipofiz adenomu gibi durumlarda bası aşağıdan yukarıya ve merkezden dışa doğrudur.
3
Görme alanı defektini tanımla.
Her iki gözün temporal görme alanları kaybedilir (Bitemporal hemianopsi).
Retinadaki görüntü görme alanının tersidir; nazal retina temporal alanı, temporal retina nazal alanı görür.

Anahtar Kavram

Optik kiyazma lezyonlarında çaprazlaşan nazal retina liflerinin kaybına bağlı olarak bitemporal hemianopsi gelişir.

Daha Fazla Pratik

Optik traktus lezyonları ile vizüel korteks lezyonları arasındaki 'maküler korunma' farkını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 136Soru

Görme fizyolojisi kapsamında fotoreseptörlerde (rod ve kon) gerçekleşen fototransdüksiyon süreci ve bu sürecin hücre membran potansiyeli üzerindeki etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fototransdüksiyon kaskadı sonucunda sodyum kanallarının açılması, fotoreseptör hücresinde depolarizasyon ve aksiyon potansiyeli oluşmasını sağlar.

Cevap

Fototransdüksiyon kaskadı sonucunda sodyum kanallarının açılması, fotoreseptör hücresinde depolarizasyon ve aksiyon potansiyeli oluşmasını sağlar ifadesi yanlıştır.
Işık uyarısı, fotoreseptörlerde sodyum kanallarının açılmasına değil, kapanmasına neden olur. Bu durum hücrenin depolarize olmasına değil, hiperpolarize olmasına yol açar. Ayrıca fotoreseptörler dereceli potansiyel (graded potential) ile yanıt verirler, kendi bünyelerinde aksiyon potansiyeli üretmezler.

Adım Adım Çözüm

1
Fototransdüksiyonun başlangıç adımlarının analizi
Işık uyarısı rodopsini aktifleştirir, o da transdusini (GtG_t) uyarır. Transdusin ise fosfodiesteraz (PDE) enzimini aktive eder.
Kaskadın ilk basamaklarını ve enzim aktivasyonunu belirlemek için.
2
İkincil haberci ve iyon kanalı ilişkisinin değerlendirilmesi
Aktif PDE, sitoplazmik cGMPcGMP'yi parçalar. cGMPcGMP seviyesi düşünce, dış segmentteki cGMPcGMP bağımlı sodyum kanalları kapanır.
Kanal durumunu ve iyon akışındaki değişikliği anlamak için.
3
Membran potansiyeli ve nörotransmitter yanıtının belirlenmesi
Sodyum kanallarının kapanması 'karanlık akımı'nı durdurur ve hücreyi hiperpolarize eder. Hiperpolarizasyon, sinaptik aralığa salınan glutamat miktarını azaltır.
Reseptörün elektriksel yanıtını ve sinaptik çıktısını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Fotoreseptörlerde ışık uyarısı, iyon kanallarının kapanmasına ve hücrenin hiperpolarize olmasına neden olur; bu durum diğer duyusal reseptörlerdeki tipik depolarizasyon yanıtının aksinedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 137Soru

İnsanlarda tat duyusunun algılanma süreci, reseptör düzeyindeki transdüksiyon mekanizmaları ve bu duyusal bilginin kortikal merkezlere iletilmesiyle ilgili olarak aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tatlı, acı ve umami tat modalitelerinde uyarı iletimi metabotropik reseptörler (GPCR) üzerinden gerçekleşirken; tuzlu ve ekşi modaliteler doğrudan iyon kanallarını kullanır.

Cevap

Tatlı, acı ve umami tat modaliteleri GPCR (metabotropik) mekanizmaları kullanırken, tuzlu ve ekşi duyuları iyon kanalları (iyonotropik) üzerinden iletilir.
Doğru ifade, tat duyusunun reseptör düzeyindeki ayrımını vurgular. Tatlı, acı ve umami gibi kompleks moleküllü tatlar G-proteini (gustdusin) ve PLC-IP3-TRPM5 yolunu kullanırken; tuzlu ve ekşi gibi iyonik uyaranlar doğrudan sodyum veya hidrojen kanallarını kullanarak hücrede elektriksel değişiklik başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Tat modalitelerinin reseptör tiplerini belirle.
Tatlı, acı ve umami GPCR; tuzlu ve ekşi iyon kanallarıdır.
Moleküler yapılarına göre tat uyaranlarının hücre zarındaki etkileşim biçimleri farklılık gösterir.
2
Kraniyal sinir dağılımını analiz et.
Ön 2/3 N. Facialis, Arka 1/3 N. Glossopharyngeus, Epiglottis N. Vagus.
Dilin farklı embriyolojik kökenli kısımları farklı sinirler tarafından inerve edilir.
3
Merkezi projeksiyon yolunu takip et.
Lifler nükleus traktus solitarius'tan (NTS) geçerek ipsilateral olarak talamusa (VPM) ve ardından insulaya ulaşır.
Tat duyusunun beyindeki işlenme yolu ipsilateral bir seyir izler.

Anahtar Kavram

Tat Transdüksiyonu ve İpsilateral İletim Yolu

Daha Fazla Pratik

Tat yollarındaki ipsilateral iletim özelliğini koku duyusu dışındaki diğer özel duyularla (çapraz yapan görme, işitme) karşılaştırarak pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 138Soru

Fotoreseptör hücrelerinde (rod ve kon) gerçekleşen fototransdüksiyon kaskadı ve gözün kırıcılık gücünün ayarlanması (akomodasyon) süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Işık uyarısı sonucu aktive olan fosfodiesteraz (PDE), sitoplazmik cGMPcGMP düzeyini düşürerek dış segmentteki katyon kanallarının kapanmasına ve hücrenin potasyum denge potansiyeline yaklaşarak hiperpolarize olmasına neden olur.

Cevap

Işık uyarısı sonucu aktive olan fosfodiesterazın (PDE) cGMPcGMP düzeyini düşürmesiyle katyon kanallarının kapanması ve hücrenin hiperpolarize olması doğrudur.
Doğru olan ifadede açıklandığı üzere, ışık uyarısı rodopsini aktive eder, bu da transdusin aracılığıyla fosfodiesteraz (PDE) enzimini uyarır. PDE, sitoplazmadaki cGMPcGMP'yi parçalayarak düzeyini düşürür. cGMPcGMP miktarının azalması, dış segmentteki sodyum kanallarının kapanmasına yol açar. Hücre içindeki potasyum kanalları açık kalmaya devam ettiği için potasyum çıkışı hücreyi hiperpolarize ederek membran potansiyelini potasyumun denge potansiyeline yaklaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Işık uyarısının (foton) rodopsin üzerindeki etkisini değerlendir.
Işık, rodopsini aktive ederek Metarodopsin II'ye dönüştürür.
Fototransdüksiyon sürecinin başlaması için fotonun emilmesi gerekir.
2
Metarodopsin II'nin başlattığı kaskadı incele.
Metarodopsin II, G-proteini olan transdusini aktive eder, o da fosfodiesteraz (PDE) enzimini uyarır.
Sinyal iletimi için enzim aktivasyonu gereklidir.
3
PDE aktivitesinin sitoplazmik cGMPcGMP üzerindeki etkisini belirle.
Aktive olan PDE, cGMPcGMP'yi 5GMP5'-GMP'ye parçalayarak sitoplazmik cGMPcGMP konsantrasyonunu hızla düşürür.
Fosfodiesterazlar siklik nükleotidleri yıkan enzimlerdir.
4
Düşen cGMPcGMP düzeyinin membran potansiyeline etkisini analiz et.
Dış segmentteki cGMPcGMP bağımlı sodyum/katyon kanalları kapanır. İç segmentteki potasyum çıkışı devam ettiği için hücre hiperpolarize olur (yaklaşık 70-70 mV).
İyon kanalının kapanması hücreyi denge potansiyeline (EKE_K) yaklaştırır.

Anahtar Kavram

Fototransdüksiyon Kaskadı ve Hiperpolarizasyon Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 139Soru

Düz bir yolda duran bir otomobilin aniden ileri doğru hızlanması (yatay çizgisel akselerasyon) sırasında, otolitlerin atalet nedeniyle geriye doğru kayması sonucu uyarılan temel vestibüler yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Utrikulus makulası

Cevap

Yatay düzlemdeki çizgisel akselerasyonları algılayan yapı utrikulus makulasıdır.
Utrikulus makulası, iç kulakta yatay (horizontal) düzlemde yerleşmiş bir duyu organıdır. Bir araç aniden ileri yönde hızlandığında, otolit membranı içindeki kalsiyum karbonat kristallerinin (otolitler) ataleti nedeniyle geriye doğru bir kayma gerçekleşir. Bu kayma, tüy hücrelerinin stereosilyalarının kinosilyuma doğru eğilmesine ve hücrenin depolarize olmasına neden olarak sinirsel uyarı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Hareketin tipini belirleyin.
Otomobilin ileri hızlanması yatay (horizontal) düzlemde gerçekleşen bir çizgisel (lineer) akselerasyondur.
Vestibüler sistemde çizgisel ve açısal akselerasyonları algılayan yapılar farklıdır.
2
Çizgisel akselerasyonları algılayan organları sınıflandırın.
Otolit organlar (utrikulus ve sakulus) çizgisel akselerasyonu algılar.
Semisirküler kanallar sadece açısal (rotasyonel) hızlanmalara duyarlıdır.
3
Düzleme göre spesifik organı seçin.
Yatay düzlemdeki hareketler utrikulus, dikey düzlemdeki hareketler (asansör gibi) sakulus tarafından algılanır.
Makulaların anatomik yerleşimi (utrikulus yatay, sakulus dikey) bu ayrımı belirler.

Anahtar Kavram

Vestibüler otolit organların (utrikulus ve sakulus) çizgisel akselerasyon düzlemlerine göre fonksiyonel ayrımı.
Tahmini Süre:45s
Soru 140Soru

Tat tomurcuklarında yer alan reseptör hücrelerinde gerçekleşen transdüksiyon mekanizmaları, hücre tiplerine özgü nörotransmitter salınım süreçleri ve tat duyusunun merkezi projeksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acı, tatlı ve umami tat reseptör hücrelerinde (Tip II), G-proteini ile kenetli reseptör aktivasyonu sonrası artan hücre içi kalsiyum, voltaj bağımlı ATP-geçirgen kanalların (CALHM1) açılmasını sağlayarak non-veziküler nörotransmitter salınımına yol açar.

Cevap

Acı, tatlı ve umami tat reseptör hücrelerinde (Tip II), G-proteini ile kenetli reseptör aktivasyonu sonrası artan hücre içi kalsiyum, voltaj bağımlı ATP-geçirgen kanalların (CALHM1) açılmasını sağlayarak non-veziküler nörotransmitter salınımına yol açar.
Tatlı, acı ve umami tatları algılayan Tip II hücreler, metobotropik bir yolak (PLC-IP3) izlerler. Bu süreçte artan sitozolik kalsiyum, voltaj bağımlı kalsiyum kanalları yerine doğrudan ATP geçişine izin veren CALHM1/3 kanallarını açar. Bu durum, tat duyusuna özgü, veziküler olmayan (non-vesicular) bir nörotransmitter salınım mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tat reseptör hücre tiplerini (Tip I, II, III) ve algıladıkları modaliteleri belirle.
Tip II hücreler acı, tatlı ve umami; Tip III hücreler ekşi; ENaC içeren (muhtemelen Tip I veya bağımsız) hücreler ise tuzlu tadı algılar.
Her hücre tipinin transdüksiyon mekanizması ve nörotransmitteri farklıdır.
2
Tip II hücrelerdeki sinyal iletim yolağını analiz et.
Uyaran \rightarrow GPCR (T1R/T2R) \rightarrow Gustducin \rightarrow PLC β\beta 2 \rightarrow IP3IP_3 \rightarrow ER'den Ca2+Ca^{2+} salınımı \rightarrow TRPM5 kanal aktivasyonu \rightarrow Depolarizasyon.
Metobotropik yolak kalsiyum artışına ve voltaj değişimine yol açar.
3
Nörotransmitter salınım mekanizmasını incele.
Tip II hücrelerde klasik sinaps bulunmaz. Kalsiyum ve voltaj artışı, ATP'nin CALHM1/3 kanalları (hemikanallar) aracılığıyla salınmasını sağlar.
Bu hücreler ATP'yi ekzositozla değil, kanal aracılığıyla salgılar (non-veziküler).
4
İnnervasyon ve merkezi yolları doğrula.
Ön 2/3 VII (Facialis), arka 1/3 IX (Glossopharyngeus), epiglottis X (Vagus). Hepsi NTS'ye gider, oradan VPM talamus ve ardından insular kortekse (primer tat korteksi) ulaşır.
Anatomi ve kortikal lokalizasyonun doğruluğu seçenekleri elemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Tat transdüksiyonunda Tip II hücrelerin veziküler olmayan ATP salınımı ve CALHM1 kanallarının rolü.
Tahmini Süre:3m 0s
ÖncekiSayfa 7 / 13Sonraki
Duyu Fizyolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 7 | Examkin