Genel Embriyoloji

367 soru

Soru 301Soru

Gebeliğinden habersiz olan 22 yaşındaki bir kadın, post-konsepsiyonel 33. haftanın başlarında (gastrulasyon süreci) yüksek dozda alkol tüketmiştir. Miadında gerçekleşen doğumda bebekte; holoprozensefali, siklopi ve premaksiller agenezis saptanmıştır. Bu klinik tablodaki anomalilerin gelişiminde, aşağıdaki yapılardan hangisinin hasar görerek Sonic Hedgehog (SHH) sinyalizasyonunu bozması temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prekordal plak

Cevap

Prekordal plak, gastrulasyon sırasında prozensefalonun orta hattını belirleyen Sonic Hedgehog (SHH) sinyalinin kaynağıdır ve alkol maruziyeti sonucu hasar görmesi bu anomalilere neden olur.
Prekordal plak, gastrulasyon sırasında primitif düğümün kranialinde yer alan ve prozensefalonun (ön beyin) orta hattının gelişimi için gerekli olan Sonic Hedgehog (SHH) proteinini salgılayan yapıdır. Gebeliğin 33. haftasında (gastrulasyon sırasında) alınan yüksek doz alkol, bu bölgedeki hücreleri harap ederek SHH sinyalizasyonunu bozar. Bunun sonucunda ön beyin iki yarım küreye ayrılamaz ve siklopi (tek göz), holoprozensefali gibi ağır kranial orta hat defektleri gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Teratojenik maruziyetin zamanını ve etkisini belirleme
Post-konsepsiyonel 33. haftanın başı gastrulasyon evresidir; bu dönemdeki yüksek doz alkol, embriyonik diskin anterior orta hattındaki hücreleri öldürebilir.
Gastrulasyon, organ sistemlerinin taslaklarının belirlendiği en hassas dönemlerden biridir.
2
Klinik bulguları embriyolojik yapılarla eşleştirme
Holoprozensefali ve siklopi gibi anomaliler, ön beynin (prozensefalon) iki hemisfer şeklinde bölünemediğini gösteren orta hat defektleridir.
Bu durum, kranial bölgedeki orta hat indüksiyonunun bozulduğunu kanıtlar.
3
Moleküler mekanizmayı tanımlama
Prekordal plak, bu bölgedeki orta hattı belirlemek için SHH sinyalini kullanan indükleyici yapıdır.
SHH, orta hat patterning (paternleme) sürecinde merkezi role sahip temel moleküldür.

Anahtar Kavram

Alkolün gastrulasyon evresindeki teratojenik etkisi ile indükleyici yapı olan prekordal plak arasındaki ilişki.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 302Soru

Fetal gelişimin beşinci ayının (yaklaşık 20. hafta) sonuna gelindiğinde, fetüsün morfolojik olgunlaşması ve metabolik hazırlıkları hız kazanır. Bu evredeki bir fetüste gözlenmesi beklenen fizyolojik veya histolojik değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Isı üretiminde kritik rol oynayan özelleşmiş kahverengi yağ dokusunun (brown fat) sentezlenmeye başlaması

Cevap

Kahverengi yağ dokusunun (brown fat) sentezlenmeye başlaması
Beşinci ayın (20. hafta) sonunda, yenidoğanın doğum sonrası ısı regülasyonunda hayati önem taşıyan kahverengi yağ dokusu (brown fat) sentezlenmeye başlar. Bu doku, mitokondrilerindeki 'uncoupling protein-1' (termogenin) sayesinde ATP üretmek yerine doğrudan ısı üretir.

Adım Adım Çözüm

1
Gelişimin 20. haftasındaki (5. ay) majör olayları tanımla.
20. hafta; lanugo tüylerinin belirginleşmesi, verniks kazeoza oluşumu, kahverengi yağ dokusu sentezi ve ovaryumlarda oosit sayısının zirveye ulaşması ile karakterizedir.
Fetal dönemin kronolojik milatlarını ayırt etmek için zamanlama bilgisi gereklidir.
2
Yağ dokusu gelişimini evrelendir.
Kahverengi yağ dokusu 17-20. haftalarda oluşurken, beyaz yağ dokusu (subkutan yağ) daha geç, özellikle son trimesterde depolanır.
Isı üretiminden sorumlu dokunun gelişim başlangıcını doğrulamak için.
3
Diğer sistemlerin (solunum, hematopoez, sindirim) haftalık gelişimini karşılaştır.
Akciğer olgunlaşması (26-28. hafta), kemik iliği dominansı (28. hafta) ve herniasyon dönüşü (12. hafta) seçeneklerini 20. hafta verisiyle ekarte et.
Çeldiricilerin hangi haftalara ait olduğunu belirleyerek doğruluğu kesinleştir.

Anahtar Kavram

Fetal Dönem Gelişim Milatları (20. Hafta)
Soru 303Soru

İkiz gebeliklerin prenatal takibinde koryon ve amniyon sayısının belirlenmesi, gebelik yönetimi ve olası risklerin öngörülmesi açısından hayati öneme sahiptir. Ultrasonografik incelemede monokoryonik diamniyotik (tektek koryonkoryon, ikiiki amniyonamniyon) olduğu saptanan bir monozigotik ikiz gebelikte, embriyolojik bölünmenin gerçekleştiği en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blastosist aşamasında embriyoblastın (iç hücre kitlesi) ikiye bölünmesi

Cevap

Monokoryonik diamniyotik ikiz gebelikler, blastosist evresinde (484-8. günler) iç hücre kitlesinin ikiye bölünmesi sonucu meydana gelir.
Monozigotik ikiz gebeliklerin yaklaşık %65'inde görülen monokoryonik diamniyotik yapı, embriyoblastın (iç hücre kitlesi) blastosist aşamasında (484-8. günler) bölünmesiyle oluşur. Bu aşamada trofoblastlar çoktan farklılaştığı için koryon ve plasenta ortaktır, ancak iç hücre kitlesi ikiye ayrıldığı için her fetus kendi amniyon kesesini geliştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Membran yapısını analiz et.
Monokoryonik diamniyotik (MCDA) yapı saptandı.
Bu yapı, fetusların ortak bir koryon (dış zar) ve plasentaya sahip olduğunu ancak ayrı amniyon (iç zar) keselerinde bulunduğunu gösterir.
2
Zamanlama ile membran ilişkisini kur.
Bölünmenin koryon oluştuktan sonra ama amniyon oluşmadan önce gerçekleştiği anlaşıldı.
Trofo-blastlar (koryonu oluşturacak yapı) farklılaşmışken, embriyoblastın (fetusu ve amniyonu oluşturacak yapı) bölünmesi bu tabloyu açıklar.
3
Gelişim evresini belirle.
Gelişimin 4. ile 8. günleri arasına denk gelen blastosist evresi seçildi.
İç hücre kitlesinin (embriyoblast) blastosist boşluğu içinde ikiye ayrılması MCDA sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Monozigotik ikizlerde koryon ve amniyon sayısı, zigotun bölünme zamanına (evresine) bağlıdır; bölünme ne kadar geç olursa, paylaşılan yapı sayısı o kadar artar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 304Soru

Spermatogenez süreci incelendiğinde, birinci mayoz bölünme (mayoz I) tamamlandıktan sonra oluşan sekonder spermatositlerin kromozom sayısı (nn) ve DNA içeriği (cc) aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: n,2cn, 2c

Cevap

Sekonder spermatositler haploid kromozom sayısına (nn) ve 2c2c DNA içeriğine sahiptir.
Spermatogenezde primer spermatosit (2n,4c2n, 4c), mayoz I bölünmesini tamamladığında iki adet sekonder spermatosit oluşturur. Bu aşamada homolog kromozomlar ayrıldığı için hücre haploid (nn) olur. Ancak her bir kromozom hala iki kromatid içerdiğinden DNA miktarı 2c2c olarak kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Primer spermatositin bölünme öncesi durumunu belirle.
Primer spermatosit, S fazında DNA eşlenmesi yaptığı için 2n,4c2n, 4c yapısındadır.
Mayoz I'e giren hücrenin genetik başlangıç noktasını anlamak gerekir.
2
Mayoz I (redüksiyon bölünmesi) sonucunu analiz et.
Homolog kromozomlar ayrılır, kromozom sayısı yarıya iner (nn), ancak kardeş kromatidler beraber kaldığı için DNA içeriği 2c2c olur.
Birinci mayoz bölünmenin temel karakteristiği kromozom sayısını yarıya indirmesidir.

Anahtar Kavram

Spermatogenezde mayoz bölünme evrelerine göre ploidi ve DNA miktarı değişimi.

İpuçları

1
Mayoz I bir 'redüksiyon' (azalma) bölünmesidir, yani kromozom sayısı yarıya iner.

Daha Fazla Pratik

Spermiogenez sürecinde genetik yapıda bir değişiklik olup olmadığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 305Soru

İnsan prenatal gelişiminde, organogenez sürecinin büyük ölçüde tamamlanmasının ardından başlayan ve temel olarak vücut boyutlarındaki artış ile dokuların olgunlaşmasıyla karakterize olan "fetal dönem", aşağıdaki zaman dilimlerinden hangisinde başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 9.9. haftanın başlangıcı

Cevap

İnsan prenatal gelişimi incelendiğinde, fetal dönem gelişimin 9. haftasının başında başlar ve doğuma kadar devam eder.
Prenatal gelişimde 9. haftanın başından doğuma kadar olan süreç fetal dönem olarak adlandırılır. Bu dönemde embriyonik dönemde oluşan organ taslakları büyür, dokular farklılaşır ve vücut oranları değişir.

Adım Adım Çözüm

1
Prenatal gelişim evrelerini kronolojik olarak sınıflandır.
Gelişim; pre-embriyonik (ilk 2 hafta), embriyonik (3-8. haftalar) ve fetal (9. haftadan doğuma kadar) olmak üzere üç ana döneme ayrılır.
Dönemlerin ayrımı, gerçekleşen temel biyolojik olaylara (implantasyon, organogenez, matürasyon) dayanır.
2
Fetal dönemin ayırt edici özelliklerini belirle.
Fetal dönem, organ taslaklarının (organogenez) tamamlanıp büyüme ve fonksiyonel olgunlaşmanın ön plana çıktığı süreçtir.
8. haftanın sonunda embriyo insan görünümü kazanır ve 9. haftadan itibaren fetal adını alır.

Anahtar Kavram

Fetal Dönem Tanımı ve Başlangıcı

Daha Fazla Pratik

Fetal dönemdeki CRL (Baş-Popo Uzunluğu) artış hızının en yüksek olduğu haftaları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:30s
Soru 306Soru

28 yaşında epilepsi tanısı olan bir gebe, gebeliği henüz fark edilmeden önceki dönemde ve gebeliğinin ilk haftalarında valproik asit tedavisine devam etmiştir. Yapılan prenatal ultrasonografik incelemede, fetusun lumbosakral bölgesinde nöral dokunun açıkta olduğu ve vertebral arkların birleşmediği saptanmıştır. Bu teratojenik ajanın, fetal anomaliye yol açtığı en duyarlı gelişimsel süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nörulasyon

Cevap

Nörulasyon süreci, santral sinir sistemi anomalilerinin (özellikle nöral tüp defektlerinin) oluşumu için en kritik dönemdir.
Doğru seçenek olan süreç, nöral plağın nöral kıvrımlar oluşturarak orta hatta birleşmesi ve nöral tüpü meydana getirmesi olayıdır. Valproik asit gibi teratojenler, bu birleşme mekanizmasını (özellikle folat metabolizması üzerinden) bozarak spina bifida gibi açık nöral tüp defektlerine yol açar. Bu süreç 3. haftada başlar ve 4. haftanın sonunda nöroporus kaudalisin kapanmasıyla tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Teratojenik ajanın ve oluşan anomalinin tanımlanması.
Valproik asit maruziyeti ve lumbosakral spina bifida saptanmıştır.
Vaka analizinde ajan-etki ilişkisi kurmak için ilk adımdır.
2
Anomalinin ortaya çıktığı gelişimsel pencerenin (kritik periyot) belirlenmesi.
Nöral tüpün kapanması fertilizasyondan sonraki 3-4. haftalarda (22-28. günler) tamamlanır.
Teratolojide her organ sisteminin teratojenlere en duyarlı olduğu belirli bir zaman dilimi vardır.
3
Bu dönemdeki ana gelişimsel sürecin isimlendirilmesi.
Nörulasyon.
Nöral plağın katlanarak nöral tüpü oluşturması süreci nörulasyon olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Embriyonik dönemde (3-8. haftalar) organogenez süreci teratojenlere en duyarlı dönemdir ve valproik asit nörulasyonu (3-4. haftalar) spesifik olarak etkiler.

Daha Fazla Pratik

Nöroporus kranialis ve kaudalisin kapanma günlerini (sırasıyla 25. ve 28. günler) tekrar ederek teratojenik maruziyetin şiddetini değerlendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 307Soru

İnsan prenatal gelişiminde fetal dönem (9.9. haftadan doğuma kadar), organ sistemlerinin fonksiyonel matürasyonu ve vücut oranlarının değişimi ile karakterizedir. Gebeliğin yaklaşık 28.28. haftası (7.7. ayın sonu), fetüsün dış ortama uyum yeteneğinin (viyabilite) anlamlı şekilde arttığı ve hematopoetik sistemde merkez değişiminin tamamlandığı bir evredir. Buna göre, gebeliğin 28.28. haftası civarında gerçekleşen gelişimsel olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliğinin eritropoez (alyuvar yapımı) için ana merkez haline gelmesi

Cevap

Kemik iliğinin eritropoez için ana merkez haline gelmesi
İnsan embriyolojisinde eritropoez odakları gebelik boyunca yer değiştirir. Vitellus kesesiyle başlayan süreç, karaciğer ve dalakla devam eder. Gebeliğin 28. haftası itibarıyla kemik iliği, vücudun birincil eritropoez merkezi görevini üstlenir. Bu durum fetal dönemin en karakteristik kronolojik kilometre taşlarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hematopoetik merkezlerin gelişimsel kronolojisini analiz et.
Eritropoez sırasıyla vitellus kesesi, karaciğer, dalak ve son olarak kemik iliğinde gerçekleşir.
Fetal gelişimin farklı evrelerinde farklı organlar hematopoetik yükü üstlenir.
2
Karaciğer ve kemik iliği arasındaki geçiş dönemini belirle.
Karaciğer 2. trimesterde baskınken, kemik iliği 28. haftada ana merkez olur.
Kemik iliğinin maturasyonu ve kemikleşme süreçleri bu dönemde eritropoezin buraya kaymasına izin verir.

Anahtar Kavram

Hematopoetik Merkez Değişimi

Daha Fazla Pratik

Fetal dönemdeki hematopoetik organların (karaciğer, dalak, kemik iliği) aktivite grafiklerini incelemek, zamanlama sorularını çözmeyi kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 308Soru

Gebeliğin 4.4. ve 5.5. aylarında, plasentanın maternal yüzeyinde gözlenen kotiledonları (cotyledon) oluşturmak üzere inter-villus boşluğa doğru uzanan plasental septumlar (septa placentae) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Desidua bazalis kökenli maternal yapılardır ve koryon plağına kadar ulaşmazlar.

Cevap

Plasental septumlar desidua bazalis kökenli maternal yapılardır ve koryon plağına kadar ulaşmazlar.
Plasental septumlar, gebeliğin dördüncü ve beşinci aylarında desidua bazalis'in inter-villus boşluğa doğru gönderdiği çıkıntılardır. Bu yapılar maternal doku kökenlidir. En önemli morfolojik özellikleri koryon plağına (fetal yüzey) kadar uzanmamalarıdır. Bu sayede septumların sınırlandırdığı kotiledonlar arasında maternal kan geçişi ve iletişimi devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Plasental septumların embriyolojik kökenini belirlemek.
Maternal köken (Desidua bazalis).
Septumlar, endometriyumun (desidua bazalis) inter-villus boşluğa doğru yaptığı projeksiyonlardır.
2
Septumların plasenta içindeki derinliğini ve uzanımını analiz etmek.
Koryon plağına kadar ulaşmayan yarım bölmeler.
Septumlar koryon plağına ulaşmazlar, bu durum farklı kotiledonlardaki maternal kanın inter-villus boşlukta karışabilmesine olanak sağlar.
3
Septumların oluşturduğu anatomik birimleri tanımlamak.
Kotiledonlar (152515-25 adet).
Septumların desidua bazalis'i bölmelere ayırması sonucu plasentanın maternal yüzeyinde kotiledon adı verilen yapılar belirginleşir.

Anahtar Kavram

Plasental Septumlar ve Kotiledon Yapısı
Soru 309Soru

İnsan fertilizasyonu sürecinde spermatozoonun oosit çevre yapılarını (korona radiata ve zona pellucida) geçerek oosit plazma membranı (oolemma) ile etkileşime girmesi ve füzyonun gerçekleşmesi aşamalarında görev alan moleküler mekanizmalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sperm ve oosit plazma membranlarının tanınması ve bağlanması, oosit yüzeyindeki GPI-çıpalı Juno proteini ile akrozom reaksiyonu sonrası sperm yüzeyinde beliren Izumo1 proteini arasındaki etkileşimle gerçekleşir.

Cevap

Sperm ve oosit plazma membranlarının tanınması ve bağlanması, oosit yüzeyindeki GPI-çıpalı Juno proteini ile akrozom reaksiyonu sonrası sperm yüzeyinde beliren Izumo1 proteini arasındaki etkileşimle gerçekleşir.
İnsan fertilizasyonunda membran füzyonu için en temel ve zorunlu moleküler etkileşim, spermatozoonun akrozom reaksiyonu sonrası dış membranında beliren Izumo1 proteini ile oosit plazma membranında (oolemma) yer alan ve bir GPI-çıpalı protein olan Juno proteini arasındaki yüksek afiniteli bağlanmadır. Bu bağlanma, iki hücrenin membranlarının birbirine yaklaşmasını ve füzyonun başlamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Moleküllerin lokalizasyonunu ve görevlerini tanımla.
Izumo1 spermde (akrozom reaksiyonu sonrası yüzeye çıkar), Juno oosittedir (GPI-çıpalı reseptör).
Membran füzyonu için tür-spesifik bir protein-protein etkileşimi gereklidir.
2
Fertilizasyon aşamalarını sıraya koy.
Korona radiata (hyaluronidaz) -> Zona pellucida (ZP3 bağlama, Akrozom reaksiyonu, Akrozin) -> Oolemma (Izumo1-Juno).
Moleküler olayların gerçekleşme sırasını anlamak, yanlış seçenekleri elemek için kritiktir.
3
Polispermi blok mekanizmasını analiz et.
Hızlı blok (membran depolarizasyonu) ve yavaş blok (kortikal reaksiyon/zona reaksiyonu) yanında 'Juno shedding' mekanizması mevcuttur.
Modern literatürde Juno'nun veziküllerle salınımı polisperminin engellenmesinde anahtar bir adımdır.

Anahtar Kavram

Fertilizasyonun moleküler mediyatörleri ve membran füzyonu mekanizması.
Soru 310Soru

Gebeliğin üçüncü trimesteri ve plasentanın olgunlaşma süreci dikkate alındığında, koryon villuslarının yüzeyinde gözlenen 'sinsityal düğümler' (syncytial knots) ve plasenta bariyerindeki değişimler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu düğümlerin bir kısmı koryon villuslarından koparak maternal dolaşıma katılır ve maternal akciğer kapillerlerinde yıkıma uğrar.

Cevap

Sinsityal düğümlerin bir kısmının koryon villuslarından koparak maternal dolaşıma katılması ve maternal akciğerlerde tutulması, gebeliğin son dönemindeki plasental olgunlaşmanın karakteristik ve fizyolojik bir özelliğidir.
Sinsityal düğümler (syncytial knots), plasentanın yaşlanmasıyla (özellikle 3. trimesterde) sinsityotrofoblast çekirdeklerinin kümeleşmesi sonucu oluşur. Bu yapılar maternal kanın bulunduğu intervillöz aralığa dökülür ve maternal dolaşım aracılığıyla akciğerlere taşınarak orada fagosite edilir. Bu durum gebeliğin normal bir sürecidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sinsityal düğümlerin (syncytial knots) tanımını yapın.
Gebeliğin son evrelerinde (3. trimester) sinsityotrofoblast tabakasındaki çekirdeklerin belirli bölgelerde kümelenerek oluşturduğu çıkıntılardır.
Yapının histolojik kökenini ve zamanlamasını belirlemek için gereklidir.
2
Düğümlerin fetal-maternal dolaşım ile ilişkisini değerlendirin.
Bu düğümler intervillöz aralığa (maternal kanın bulunduğu alan) doğru uzanır ve bir kısmı villus yüzeyinden ayrılarak maternal kan akımına karışır.
Yapının akıbetini anlamak doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Vaskülo-sinsityal membran ile ayrımını yapın.
Vaskülo-sinsityal membranlar bariyerin inceldiği (çekirdeksiz bölgeler), sinsityal düğümler ise bariyerin kalınlaştığı (çekirdek kümeleri) alanlardır.
En yaygın kavramsal karışıklığı (çeldiriciyi) elemek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Sinsityal düğümlerin oluşumu ve maternal dolaşıma katılımı
Soru 311Soru

İnsan fertilizasyonu süreci; kapasitasyon, akrozom reaksiyonu, denüdasyon ve zona pellucida penetrasyonu gibi bir dizi karmaşık moleküler etkileşimi içerir. Bu süreçte görev alan mediyatörler ve gerçekleşen olayların sırası göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akrozom reaksiyonunu tamamlamış olan spermatozoonun oolemma ile füzyonunda spermatozoon yüzeyindeki Izumo1 ile oosit membranındaki Juno proteini arasındaki etkileşim esastır.

Cevap

Akrozom reaksiyonunu tamamlamış olan spermatozoonun oolemma ile füzyonunda spermatozoon yüzeyindeki Izumo1 ile oosit membranındaki Juno proteini arasındaki etkileşim esastır.
İnsan fertilizasyonu sırasında, spermatozoon zona pellucida tabakasını geçip perivitellin aralığa ulaştığında, oositin plazma membranı (oolemma) ile temas eder. Bu aşamada gerçekleşen füzyon (kaynaşma) süreci, spermatozoon yüzeyinde bulunan Izumo1Izumo1 proteini ile oolemma üzerindeki JunoJuno reseptörü arasındaki spesifik bağlanmaya dayanır. Bu etkileşim, genetik materyalin oosit içine aktarılması için zorunlu olan moleküler köprüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Fertilizasyonun moleküler basamaklarını sırala.
Kapasitasyon -> Corona Radiata geçişi (Hyaluronidaz) -> Zona Pellucida bağlanması (ZP3) -> Akrozom Reaksiyonu -> Zona Penetrasyonu (Akrosin) -> Oolemma Füzyonu (Izumo1-Juno).
Olayların sırasını bilmek yanlış eşleştirmeleri elemeyi sağlar.
2
Her bariyer için spesifik mediyatörü eşleştir.
Corona Radiata: Hyaluronidaz; Zona Pellucida: ZP3 ve Akrosin; Oolemma: Izumo1, Juno ve Fertilin.
Moleküllerin etki ettiği lokalizasyonlar TUS için kritiktir.
3
Füzyon mekanizmasını doğrula.
Sperm üzerindeki Izumo1 ve oosit üzerindeki Juno etkileşimi füzyonun (kaynaşmanın) temelidir.
Seçenekler arasında biyolojik olarak doğru olan tek mekanizmayı belirlemek.

Anahtar Kavram

Fertilizasyonun moleküler mediyatörleri ve füzyon mekanizması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 312Soru

Teratolojide 'hassas dönem' (kritik periyot) kavramı, belirli bir organ taslağının en hızlı geliştiği ve dış etkenlere en duyarlı olduğu zaman dilimini tanımlar. Post-konsepsiyonel 2424. günde (gelişimin 44. haftasının başı) yüksek dereceli maternal hipertermiye maruz kalan bir gebede, embriyonun o tarihteki morfogenetik hareketleri dikkate alındığında, bebekte aşağıdaki anomalilerden hangisinin görülme olasılığı en yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anensefali

Cevap

Doğru cevap anensefali seçeneğidir.
Anensefali seçeneği doğrudur çünkü nöral tüpün anterior (kranyal) ucu post-konsepsiyonel 2424. günde kapanır. Bu hassas zaman diliminde maruz kalınan yüksek ısı (hipertermi), nöral tüpün kapanma sürecini bozarak kranyumun ve beynin açıkta kalmasına (anensefali) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Maruziyet zamanının (2424. gün) gelişimsel takvimdeki yerinin saptanması.
Bu sürenin organogenezin başladığı 44. haftanın hemen başına denk geldiği belirlendi.
Teratojenik etkinin türünü belirleyen en kritik faktör maruziyet anındaki embriyonik yaştır.
2
2424. gündeki aktif morfogenetik süreçlerin analiz edilmesi.
Kranyal nöroporun 2424-2525. günlerde, kaudal nöroporun ise 2626-2727. günlerde kapandığı saptandı.
Nöral tüp kapanma kusurları (NTD), tüpün açık olduğu bu dar pencerede meydana gelen aksaklıklardan kaynaklanır.
3
Hipertermi ile nöral doku hasarı arasındaki ilişkinin kurulması.
Maternal hiperterminin nöral tüp kapanmasını engelleyerek anensefali veya spina bifida riskini artırdığı sonucuna varıldı.
Yüksek ısı, nöral katlantıların birleşmesi için gerekli olan hücre proliferasyonu ve adezyon mekanizmalarını bozar.

Anahtar Kavram

Organogenez döneminde (3-8. haftalar) organ spesifik hassas pencereler mevcuttur; 24-28. günler arası nöral tüp kapanması için en kritik evredir.

Daha Fazla Pratik

Nöral tüp kapanma günlerini (kranyal 24-25, kaudal 26-27) ezberlemek, teratoloji sorularında zamanlama-anomali eşleştirmesi yaparken büyük kolaylık sağlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 313Soru

Gelişimin 5. haftasından matür evreye kadar olan süreçte göbek kordonunun (funiculusfuniculus umbilicalisumbilicalis) geçirdiği yapısal değişimler ve içeriği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sol umbilikal ven, matür göbek kordonunda plasentadan fetusa oksijenlenmiş kan taşıyan tek venöz yapı olarak varlığını sürdürür.

Cevap

Sol umbilikal venin matür kordonda kalan tek venöz yapı olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, matür göbek kordonunda tek bir venin (sol umbilikal ven) kaldığını ve bu damarın plasentadan fetusa temiz (oksijenlenmiş) kan taşıdığını belirtmektedir. Gelişimin erken evrelerinde mevcut olan sağ ven yaklaşık 7. haftada dejenere olur.

Adım Adım Çözüm

1
Göbek kordonundaki damar sayısını analiz et.
Başlangıçta 2 arter ve 2 ven bulunurken, sağ venin dejenere olmasıyla 2 arter ve 1 ven (sol) kalır.
Vasküler gelişimin normal seyri bu yöndedir.
2
Kordon içeriğindeki yapıların akıbetini değerlendir.
Barsak halkaları 10. haftada batına döner, allantois ve vitellüs sapı artıkları oblitere olur.
Matür kordonun sadece ana vasküler yapıları ve Wharton jölesini içermesi gerekir.
3
Bağ dokusu kökenini doğrula.
Wharton jölesi ekstraembriyonik mezoderm kökenlidir.
Germ yaprağı türevlerine göre bağ dokuları mezodermden gelişir.

Anahtar Kavram

Matür göbek kordonu 2 umbilikal arter, 1 sol umbilikal ven ve Wharton jölesinden oluşur; sağ ven ve allantois lümeni oblitere olur.

Daha Fazla Pratik

Umbilikal arter ve venlerdeki oksijen konsantrasyonu farklarını ve bunun fetal dolaşımdaki önemini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 314Soru

İnsan oogenez süreci ve bu sürecin evreleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mayoz II'nin tamamlanması ve ikinci kutup cisimciğinin atılması için ovulasyonun gerçekleşmesi yeterlidir.

Cevap

Mayoz II'nin tamamlanması için ovulasyonun yeterli olduğu ifadesi yanlıştır; bu sürecin tamamlanması için fertilizasyon şarttır.
İnsan oogenezinde mayoz II bölünmesi metafaz II evresinde duraklar. Bu bölünmenin tamamlanması ve haploid olgun ovum ile ikinci kutup cisimciğinin oluşması için ovulasyon yeterli değildir; sekonder oositin bir sperm tarafından döllenmesi (fertilizasyon) gereklidir. Fertilizasyon gerçekleşmezse hücre bu evrede kalır ve dejenere olur.

Adım Adım Çözüm

1
Oogenez başlangıcını ve ilk duraksama noktasını belirle.
Oogenez fetal dönemde başlar ve primer oositler mayoz I profazında (diploten/diktiyoten) duraklar.
Oogenezin spermatogenezden en temel farkı doğum öncesi başlamasıdır.
2
Mayoz I'in tamamlanma ve mayoz II'nin başlama koşullarını analiz et.
Pubertede LHLH artışı ile mayoz I tamamlanır; sekonder oosit oluşur ve metafaz II'de tekrar duraklar.
Ovulasyonla atılan hücre olgun bir ovum değil, metafaz II evresindeki sekonder oosittir.
3
Mayoz II'nin tamamlanma şartını sorgula.
Sekonder oosit ancak bir sperm tarafından döllenirse (fertilizasyon) mayoz II'yi tamamlar ve ikinci kutup cisimciğini atar.
Fertilizasyon gerçekleşmezse hücre mayoz II'yi tamamlayamadan dejenere olur.

Anahtar Kavram

Oogenezde meiyotik duraksama noktaları ve fertilizasyonun rolü

Alternatif Yöntem

Hücre evrelerini bir zaman çizelgesi üzerinde düşünerek: Doğum (Profaz I), Puberte/Ovulasyon (Metafaz II), Fertilizasyon (Final) şeklinde kodlama yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 315Soru

Embriyolojik gelişimde nöral krest hücreleri (NKH), vücudun çok farklı bölgelerine göç ederek çeşitli dokuların yapısına katılan multipotent hücrelerdir. Bu hücrelerin göç veya farklılaşma süreçlerindeki defektler; timus hipoplazisi, paratiroid eksikliği ve trunkus arteriozus gibi kalp çıkış yolu (outflowoutflow tracttract) anomalileri ile karakterize DiGeorge sendromu gibi klinik tablolara yol açar. DiGeorge sendromunun patogenezi ve etkilenen dokuların embriyolojik kökeni göz önüne alındığında, sendromda görülen kalp septumu anomalisi ile aynı embriyolojik kökene (germ yaprağı türevi) sahip olan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroid bezinin parafoliküler C hücreleri

Cevap

Tiroid bezinin parafoliküler C hücreleri, nöral krest kökenli oldukları için DiGeorge sendromunda etkilenen kalp çıkış yolu septumu ile aynı embriyolojik kökene sahiptir.
Doğru yanıt olan parafoliküler C hücreleri, nöral krest hücrelerinin ultimofaringeal cisme göçü ve oradan tiroid bezi içine dağılmasıyla oluşur. DiGeorge sendromunda görülen konotrunkal kalp anomalileri (trunkus arteriozus, Fallot tetralojisi vb.) de benzer şekilde nöral krest hücrelerinin kalp çıkış yolundaki septum oluşumuna katılamamasından kaynaklanır. Bu nedenle her iki yapı da nöral krest kökenlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
DiGeorge sendromunda kalp çıkış yolu anomalilerinin nöral krest hücrelerinin (NKHNKH) göç kusuruna bağlı olduğu saptanır.
Sendromun kardiyak komponenti (trunkus arteriozus vb.) spesifik olarak nöral krest hücrelerinin konotrunkal bölgeye göç edememesinden kaynaklanır.
2
Seçeneklerdeki dokuların kökenlerini değerlendirme
Parafoliküler C hücrelerinin nöral krestten; folikül hücreleri, paratiroid esas hücreleri ve timus epitelinin ise endodermden köken aldığı belirlenir.
Nöral krest hücreleri ultimofaringeal cisim aracılığıyla tiroid bezine yerleşerek C hücrelerine farklılaşır.
3
Doğru eşleştirmeyi yapma
Kalp septumu (NKH) ve parafoliküler C hücreleri (NKH) aynı germ yaprağı alt grubundadır.
Her iki yapı da ektodermin bir özelleşmesi olan nöral krestten köken alarak mezankimal bir davranış sergiler.

Anahtar Kavram

Nöral Krest Hücre Türevleri ve DiGeorge Sendromu

Daha Fazla Pratik

Nöral krest hücrelerinin baş-boyun bölgesindeki diğer türevlerini (örn. kraniyofasiyal iskelet, odontoblastlar, kraniyal sinir ganglionları) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 316Soru

2424 yaşında bir kadın, gebeliğinin 3.3. haftasında (postkonsepsiyonel 1719.17-19. günler) olduğunu bilmeden yüksek dozda alkol tüketmiştir. Takip eden süreçte yapılan incelemelerde fetusta prosensefalonun hemisferlere bölünememesi sonucu tek bir ventrikül oluştuğu ve yüz orta hat yapılarında belirgin defektler (siklopi, cebosefali) geliştiği saptanmıştır. Bu klinik tabloda (holoprozensefali) gözlenen gelişimsel kusurun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Prekordal plaktaki hücrelerin harabiyeti sonucu ön beyin orta hat gelişiminin indüklenememesi

Cevap

Holoprozensefali gelişiminin temel nedeni, prekordal plaktaki hücrelerin harabiyeti sonucu ön beyin orta hat gelişiminin indüklenememesidir.
Holoprozensefali, prosensefalonun iki hemisfer şeklinde bölünememesi sonucu ortaya çıkan şiddetli bir malformasyondur. Gelişimin 3.3. haftasında (yaklaşık 1719.17-19. günler), primitif çizginin kraniyalinde yerleşen prekordal plak hücreleri, üzerlerindeki nöroektodermin ön beyin orta hat yapılarını oluşturması için gerekli sinyalleri (özellikle SHH) sağlar. Alkol, bu dönemde prekordal plak hücrelerini doğrudan etkileyerek harabiyete uğratır ve bu indüksiyonun başarısız olmasına neden olur. Bu durum siklopi (tek göz) ve orta hat yüz defektleri ile karakterize klinik tabloyu açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve zamanlamayı analiz et.
Postkonsepsiyonel 1719.17-19. günler (3.3. hafta), gastrulasyon ve prekordal plak oluşum evresidir.
Bu evre, kraniyoserebral yapıların indüksiyonu için en hassas dönemdir.
2
Teratojen ajanın (alkol) etkisini değerlendir.
Yüksek doz alkol, bu spesifik günlerde prekordal plak hücrelerinde apoptozise neden olur.
Alkol, gastrulasyon evresindeki orta hat hücreleri için doğrudan toksiktir.
3
Embriyolojik mekanizmayı sonuçla ilişkilendir.
Prekordal plak hasarı, Sonic Hedgehog (SHH) sinyalizasyonunu bozarak prosensefalonun bölünmesini engeller.
Ön beyin orta hat gelişimi, alttaki prekordal plağın indükleyici etkisiyle gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Gastrulasyon evresinde (3.3. hafta) prekordal plağın ön beyin orta hat gelişimini indükleme görevi ve alkolün bu hücreler üzerindeki toksik etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 317Soru

İnsan embriyosunda gelişimin 3.3. haftasında, notokordal sürecin (processusprocessus notochordalisnotochordalis) tabanının altındaki endoderm ile kaynaşarak delinmesi sonucunda; amniyon boşluğu ile vitellüs kesesi arasında geçici olarak kurulan bağlantı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nöroenterik kanal

Cevap

Nöroenterik kanal
Doğru cevap olan nöroenterik kanal, gelişimin 3.3. haftasında (1718.17-18. günler) notokordal sürecin tabanının endoderm ile kaynaşıp kaybolmasıyla ortaya çıkar. Bu yapı, amniyon boşluğu ve vitellüs kesesi sıvıları arasında doğrudan bir iletişim sağlar ve notokordal plak oluştuktan sonra kapanır.

Adım Adım Çözüm

1
Notokordal sürecin gelişimini analiz et.
Primitif düğümden kranial yöne ilerleyen hücreler içi boş bir tüp olan notokordal süreci oluşturur.
Notokordun öncül yapısının nasıl kurulduğunu anlamak için.
2
Kanalın tabanındaki morfolojik değişikliği belirle.
Notokordal kanalın tabanı alttaki endoderm ile birleşir ve bu birleşme yerlerinde delikler açılır.
Bağlantının nasıl kurulduğunu tespit etmek için.
3
Oluşan boşluğun adını tanımla.
Amniyon boşluğu ile vitellüs kesesi arasında kurulan bu geçici geçide nöroenterik kanal denir.
Embriyolojik terminolojiyi netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Notokord oluşumu ve Nöroenterik Kanal
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 318Soru

Embriyolojik gelişim sürecinde 'dördüncü germ yaprağı' olarak da nitelendirilen nöral krest hücreleri, nörülasyon sırasında nöral tüpten ayrılarak vücudun farklı bölgelerine göç eder ve birçok dokunun yapısına katılır. Buna göre, aşağıdaki hücresel yapılardan hangisi nöral krest kökenli değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezi sinir sistemindeki oligodendrositler

Cevap

Merkezi sinir sistemindeki oligodendrositler nöral krestten değil, nöral tüp nöroektoderminden köken alır.
Oligodendrositler, merkezi sinir sisteminin (MSS) destek hücreleridir ve embriyolojik olarak nöral tüpün nöroepitelinden (nöroektoderm) gelişen glioblastlardan köken alırlar. Nöral krest hücreleri ise nöral tüpten ayrılarak göç eden hücrelerdir ve periferik sinir sistemi elemanlarını oluştururlar. Dolayısıyla oligodendrositler nöral krest türevi değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Nöral krest ve nöral tüp ayrımını hatırla
Nöroektoderm iki ana yapı oluşturur: Merkezi sinir sistemini oluşturan 'Nöral Tüp' ve periferik yapıları oluşturan 'Nöral Krest'.
Köken analizi yapmak için ana yapıların türevlerini sınıflandırmak gerekir.
2
Glia hücrelerinin kökenini belirle
Periferik sinir sistemi gliaları (Schwann ve Satellit hücreleri) nöral krest kökenliyken, merkezi sinir sistemi gliaları (Oligodendrosit, Astrosit, Ependim) nöral tüp kökenlidir.
Soru kökünde nöral krest kökenli olmayan yapı sorulmaktadır.
3
Diğer seçenekleri ele
Melanositler, adrenal medulla, C hücreleri ve Schwann hücreleri nöral krest türevidir.
Doğru cevabın (Oligodendrositler) tek istisna olduğunu doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Nöral Krest vs Nöral Tüp Türevleri
Soru 319Soru

İnsan embriyogenezinin ikinci haftasında (2.2. hafta) ekstraembriyonik mezodermin farklılaşması ve koryon boşluğunun (ekstraembriyonik sölom) organizasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekstraembriyonik somatik mezoderm, sitotrofoblast tabakasını içten döşeyerek koryon plakasını (chorionic plate) oluşturur.

Cevap

Ekstraembriyonik somatik mezodermin sitotrofoblastı içten döşeyerek koryon plakasını oluşturması doğru bir ifadedir.
Gelişimin ikinci haftasında ekstraembriyonik mezoderm, içerisinde koryon boşluğunun gelişmesiyle iki yaprağa ayrılır. Bu yapraklardan sitotrofoblastı ve amniyonu dıştan saran kısma ekstraembriyonik somatik mezoderm denir. Sitotrofoblastın iç yüzeyini döşeyen bu mezoderm tabakası 'koryon plakası' (chorionic plate) olarak adlandırılır ve plasentanın fetal kısmının gelişiminde temel rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Ekstraembriyonik mezodermin kökenini ve yerleşimini belirle.
Gelişimin 11-12. günlerinde sitotrofoblast ile Heuser zarı arasında gevşek bir doku olan ekstraembriyonik mezoderm oluşur.
Tabakalaşmanın hangi hücreler arasında başladığını anlamak için gereklidir.
2
Koryon boşluğunun (ekstraembriyonik sölom) oluşumunu ve mezodermi nasıl böldüğünü analiz et.
Mezoderm içerisinde boşluklar belirir ve birleşerek koryon boşluğunu oluşturur. Bu boşluk mezodermi somatik (dış) ve splanknik (iç) olmak üzere iki yaprağa ayırır.
Tabakaların isimlendirilmesi ve komşuluklarının belirlenmesi için kritiktir.
3
Somatik mezodermin spesifik isimlendirmesini doğrula.
Sitotrofoblastın iç yüzeyini döşeyen somatik mezoderm tabakasına 'koryon plakası' adı verilir.
Terminolojik doğruluğu onaylamak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Ekstraembriyonik mezodermin farklılaşması ve koryon plakası oluşumu

Daha Fazla Pratik

Bağlantı sapının (connecting stalk) gelişimini ve ileride hangi yapıya (göbek kordonu) dönüşeceğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 320Soru

İnsan plasentasının gelişimi sürecinde, dördüncü aya kadar maternal ve fetal kanı birbirinden ayıran plasental bariyerin (membranamembrana placentalisplacentalis) maternal taraftan fetal tarafa doğru yapısal tabakalarının dizilimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinsityotrofoblast – Sitotrofoblast – Villus bağ dokusu – Fetal kapiller endoteli

Cevap

Dördüncü aya kadar plasental bariyer dıştan içe doğru sinsityotrofoblast, sitotrofoblast, villus bağ dokusu ve fetal kapiller endoteli şeklinde dizilir.
Erken dönem plasental bariyeri, maternal kanın bulunduğu intervillöz aralıktan fetal kapiller lümenine kadar olan dört yapıyı içerir. En dışta maternal kanla doğrudan temas eden sinsityotrofoblast, hemen altında kesintisiz bir tabaka oluşturan sitotrofoblast (Langhans hücreleri), merkezde villus stromasını oluşturan bağ dokusu (mezoderm) ve son olarak fetal kan damarlarının duvarını oluşturan endotel tabakası bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Maternal kanın bulunduğu intervillöz aralık ile fetal kanın bulunduğu kapiller lümeni arasındaki mesafeyi tanımla.
Bu mesafe 'plasental bariyer' veya 'plasental membran' olarak adlandırılır.
Madde alışverişinin gerçekleştiği histolojik tabakaları belirlemek için başlangıç noktasıdır.
2
Dördüncü aya kadar olan erken dönemdeki villus yapısını analiz et.
Tersiyer koryon villusları bu dönemde henüz tüm hücresel tabakalarını (sito ve sinsityo) korumaktadır.
Zamanla bariyerin inceldiğini ve tabaka sayısının azaldığını bilmek doğru evreyi seçmeyi sağlar.
3
Tabakaları maternal kandan fetal kana doğru sırala.
Sıralama: 1. Sinsityotrofoblast (en dış), 2. Sitotrofoblast, 3. Villus bağ dokusu, 4. Endotel (en iç).
Anatomik yerleşim sırası, madde iletim yolunu belirler.

Anahtar Kavram

Plasental bariyer, erken dönemde dördüncü aya kadar dört tam tabakadan oluşurken, geç dönemde madde alışverişini kolaylaştırmak için sitotrofoblast tabakasının kaybı ve bağ dokusunun incelmesiyle basitleşir.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 16 / 19Sonraki
Genel Embriyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin