Üreme ve Endokrin Sistemler

285 soru

Soru 61Soru →

Epifiz bezi (pineal bez), sirkadiyen ritmi düzenleyen melatonin hormonunu sentezleyen ve sistemik dolaşıma salgılayan bir nöroendokrin organdır. Bezin histofizyolojik özellikleri ve vasküler organizasyonu dikkate alındığında, sentezlenen melatoninin kana doğrudan ve hızlı geçişini mümkün kılan yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pencereli (fenestrasyonlu) kapillerlerin bulunması ve geleneksel kan-beyin bariyerinin olmaması

Cevap

Pencereli (fenestrasyonlu) kapillerlerin bulunması ve geleneksel kan-beyin bariyerinin olmaması
Epifiz bezi (pineal bez), melatonini doğrudan kan dolaşımına salgılayan bir endokrin organdır. Bu işlevi yerine getirebilmesi için bez parankiminde pencereli (fenestrasyonlu) kapillerler bulunur. Ayrıca, beynin diğer bölgelerinden farklı olarak epifiz bezi bir sirkumventriküler organdır ve geleneksel sıkı bağlantılara dayalı bir kan-beyin bariyeri içermez.

Adım Adım Çözüm

1
Epifiz bezinin vasküler yapısını değerlendir.
Bez, pencereli (fenestrasyonlu) kapillerler içerir.
Hormonların (melatonin) sistemik dolaşıma hızlı geçebilmesi için damar duvarının geçirgen olması gerekir.
2
Kan-beyin bariyeri (KBB) varlığını kontrol et.
Epifiz bezi sirkumventriküler organlardan biridir ve geleneksel KBB içermez.
KBB'nin yokluğu, nöroendokrin sinyallerin ve hormonların beyin parankimi ile kan arasında serbestçe hareketine olanak tanır.

Anahtar Kavram

Epifiz bezinin sirkumventriküler organ olması ve pencereli kapiller yapısı
Soru 62Soru →

Tiroid ve paratiroid bezlerinin histolojik yapısı, embriyolojik gelişimi ve hücresel fonksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paratiroid bezinin esas hücreleri; parathormon (PTH) sentezinden sorumlu olan, sitoplazmalarında glikojen ve lipid birikimleri içerebilen, endoderm kökenli hücrelerdir.

Cevap

Paratiroid bezinin esas hücreleri; parathormon (PTH) sentezinden sorumlu olan, sitoplazmalarında glikojen ve lipid birikimleri içerebilen, endoderm kökenli hücrelerdir.
Doğru ifade, paratiroid bezinin esas hücrelerini tanımlamaktadır. Bu hücreler parathormon sentezleyen aktif birimlerdir, embriyolojik olarak yutak cebi (faringeal poş) endoderminden gelişirler ve histolojik olarak sitoplazmalarında glikojen depolamaları ile karakterizedirler.

Adım Adım Çözüm

1
Paratiroid bezindeki hücre tiplerini ve kökenlerini analiz etme
Esas hücreler 3. ve 4. faringeal poşların endoderminden gelişir ve PTH sentezler. Oksifil hücreler ise yaşla artan, fonksiyonu belirsiz hücrelerdir.
Hücrelerin fonksiyonel ve embriyolojik kimliklerini belirlemek sorunun temelidir.
2
Tiroid folikül hücreleri ile parafoliküler hücrelerin farklarını değerlendirme
Folikül hücreleri endoderm (tiroglossal kanal) kökenli olup iyotlu hormon sentezlerken, C hücreleri nöral krestten gelir ve kalsitonin üretir.
Bezin farklı embriyolojik kökenlere sahip iki ayrı hücre popülasyonu içerdiğini doğrulamak gerekir.
3
Tiroid hormon sentezindeki organel rollerini inceleme
Protein sentezi granüllü endoplazmik retikulumda (GER), iyodinasyon lümen/kolloid ara yüzünde gerçekleşir.
Hücre içi ve hücre dışı sentez basamaklarını ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Endokrin bezlerin (tiroid/paratiroid) hücresel organizasyonu, embriyolojik kökenleri ve salgı mekanizmaları.
Soru 63Soru →

Epifiz bezinin (pineal bez) histofizyolojik özellikleri, hücresel kompozisyonu ve sirkadiyen ritim düzenlenmesindeki rolü dikkate alındığında, karanlık fazda gerçekleşen moleküler olaylar ile bezin yapısal organizasyonu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karanlıkta üst servikal gangliondan salınan norepinefrin, pinealositlerdeki serotonin NN-asetiltransferaz (NATNAT) aktivitesini artırarak melatonin sentezini tetikler; bezin fenestrasyonlu kapiller yapısı ise bu hormonun sistemik dolaşıma geçişini kolaylaştırır.

Cevap

Karanlık fazda sempatik sinirlerden salınan norepinefrin, pinealositlerdeki NATNAT enzimini aktive ederek melatonin sentezini başlatır ve fenestrasyonlu kapillerler sayesinde bu hormon kana geçer.
Doğru ifadeye göre, karanlık evrede retinadan gelen sinyaller üst servikal ganglionu uyarır; buradan salınan norepinefrin pinealositlerdeki hız kısıtlayıcı NATNAT enzimini aktive ederek serotonin'in melatonin'e dönüşümünü sağlar. Epifiz bezinin fenestrasyonlu kapiller yapısı, bezin sirkumventriküler bir organ olarak geleneksel kan-beyin bariyerine sahip olmadığını ve hormonların doğrudan dolaşıma geçebildiğini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Pineal bezin innervasyonunu belirle.
Bezin innervasyonu üst servikal gangliondan gelen postgangliyonik sempatik liflercedir.
Sirkadiyen ritim sinyallerinin iletimi için sempatik yolak gereklidir.
2
Karanlık uyaranının moleküler etkisini analiz et.
Karanlıkta norepinefrin salınır, bu da pinealositlerde NATNAT enzimini aktive eder ve melatonin sentezi artar.
Melatonin sentezinin hız kısıtlayıcı basamağı NATNAT enzimidir.
3
Bezin vasküler ve histolojik yapısını değerlendir.
Bezin kapillerleri fenestrasyonludur (kan-beyin bariyeri yoktur) ve parankimada acervulus cerebri bulunur.
Sentezlenen hormonların hızla kana geçmesi ve yaşla birlikte kalsifikasyon birikimi karakteristik özelliklerdir.

Anahtar Kavram

Epifiz bezinde melatonin sentezi sempatik kontrol altında karanlıkta gerçekleşir ve bez fenestrasyonlu kapillerlere sahiptir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 64Soru →

Adrenal (suprarenal) bezin histolojik organizasyonu, embriyolojik gelişimi ve fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zona retikülaris – Mezoderm kökenli – Hücrelerin ağsı (anastomozlaşan) kordonlar oluşturması ve zayıf androjen sentezi

Cevap

Zona retikülaris; mezoderm kökenli olan adrenal korteksin en iç tabakasıdır, hücreleri anastomozlaşan ağsı kordonlar oluşturur ve temel fonksiyonu zayıf androjenlerin (DHEA gibi) sentezidir.
Adrenal bezin en iç kortikal tabakası olan zona retikülaris, mezodermden köken alır. Bu tabakada hücreler düzensiz, birbiriyle ağ yapan (anastomozlaşan) kordonlar şeklinde dizilir. Hücreleri diğer tabakalara göre daha küçük ve koyu boyanır, sitoplazmalarında karakteristik olarak lipofüskit pigment granülleri bulunur ve temel olarak dehidroepiandrosteron (DHEA) gibi zayıf androjenleri sentezler.

Adım Adım Çözüm

1
Embriyolojik kökenin değerlendirilmesi
Adrenal korteks (Glomerüloza, Fasikülata, Retikülaris) mezodermden; medulla ise nöral krestten (ektoderm) gelişir.
Korteks ve medullanın farklı germ yapraklarından köken alması adrenal bezin en temel histogenetik özelliğidir.
2
Kortikal zonların morfolojik diziliminin kontrol edilmesi
Glomerüloza (yumak/kavis), Fasikülata (paralel kordonlar), Retikülaris (ağsı/anastomozlaşan kordonlar) şeklinde organize olur.
Hücrelerin dizilim şekli mikroskobik tanıda kullanılan anahtar kriterdir.
3
Fonksiyonel ürünlerin ve sitoplazmik özelliklerin eşleştirilmesi
Glomerüloza mineralokortikoid (aldosteron), Fasikülata glukokortikoid (spongiyositler), Retikülaris ise androjen (lipofüskit içerir) sentezler.
Her tabakanın hormon sentezindeki özelleşmesi metabolik regülasyon için kritiktir.

Anahtar Kavram

Adrenal korteks tabakalarının mezoderm kökenli olması, zona retikülaris'in ağsı yapısı ve androjen sentezi.
Soru 65Soru →

Hipofiz bezinin (Glandula pituitaria) histolojik yapısı ve bölümleri incelendiğinde, nörohipofiz (pars nervosa) katmanının hücresel ve yapısal özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Miyelinsiz aksonlar, nörosekretuvar materyal içeren Herring cisimcikleri ve pituositlerden oluşur

Cevap

Nörohipofiz, miyelinsiz aksonlar, Herring cisimcikleri ve pituositlerden oluşan bir yapıdır.
Nörohipofiz (Pars Nervosa), glandüler epitel hücreleri içermez; bunun yerine nöral doku karakterindedir. Yapısında hipotalamo-hipofizeal traktusu oluşturan miyelinsiz aksonlar, bu aksonların nörosekretuvar materyal (oksitosin, ADH, nörofizin) ile şişmiş terminalleri olan 'Herring cisimcikleri' ve bu aksonlara destek sağlayan özelleşmiş glia hücreleri olan 'Pituositler' bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hipofiz bezinin iki ana lobunu (Adenohipofiz ve Nörohipofiz) ve kökenlerini hatırla.
Adenohipofiz oral ektodermden (Rathke kesesi), Nörohipofiz nöroektodermden gelişir.
Köken farkı, histolojik içeriği belirler.
2
Adenohipofizin (özellikle Pars Distalis) hücresel içeriğini belirle.
Kromofil hücreler (Asidofiller, Bazofiller) ve Kromofoblar. Hormon sentezi burada yapılır.
Seçeneklerdeki asidofil/bazofil hücrelerin yerini doğrulamak için.
3
Nörohipofizin (Pars Nervosa) hücresel içeriğini belirle.
Hormon sentezleyen hücre gövdeleri yoktur. Hipotalamustan gelen miyelinsiz aksonlar, birikim bölgeleri (Herring cisimcikleri) ve destek hücreleri (Pituositler) vardır.
Doğru seçeneği tanımlamak için.
4
Seçenekleri bu bilgilerle karşılaştır.
Sadece pituositler ve miyelinsiz akson tanımı nörohipofize uymaktadır.
Diğer seçenekler adenohipofiz veya hipotalamus özellikleridir.

Anahtar Kavram

Nörohipofiz Histolojisi: Pituositler ve Herring Cisimcikleri

İpuçları

1
Nörohipofiz, 'sinir' dokusu kökenlidir ve klasik bez epiteli (adenohipofiz) hücrelerini içermez.
2
Bu bölge hormon sentezlemez, sadece hipotalamustan gönderilen hormonları depolar ve salgılar.
3
Aradığımız yapıda aksonlar, depo cisimcikleri (Herring) ve özelleşmiş glia hücreleri (pituositler) bulunmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Pituositlerin akson terminalleri üzerindeki modülatör etkisini inceleyen bir soru çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 66Soru →

Spermatogenez süreci sırasında, spermatogonyum Tip B hücrelerinin farklılaşmasıyla oluşan, birinci mayoz bölünmeye (meiyoz I) giren ve seminifer tübül epiteli içerisindeki en büyük germ hücresi olma özelliğini taşıyan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birincil (primer) spermatosit (2n,4c2n, 4c)

Cevap

Birincil (primer) spermatosit (2n,4c2n, 4c)
Spermatogenez sürecinde, spermatogonyum Tip B hücreleri mitoz bölünme sonrası büyüyerek birincil (primer) spermatositlere dönüşür. Bu hücreler seminifer tübül epiteli kesitlerinde görülen en büyük germ hücreleridir. Birinci mayoz bölünmenin (özellikle pakiten evresi) çok uzun sürmesi nedeniyle preparatlarda en sık rastlanan hücre tipidir. Genetik yapıları ise DNA eşlenmesi tamamlandığı için 2n,4c2n, 4c şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre boyutlarının ve konumunun değerlendirilmesi
Seminifer tübül epiteli içinde bazal laminadan uzaklaştıkça hücreler büyür; en büyük hacme sahip olanlar birincil spermatositlerdir.
Birincil spermatositler uzun süren pro faz I evresinde hacimsel olarak büyürler.
2
Genetik içeriğin (ploidi ve DNA miktarı) analizi
Hücre birinci mayoz bölünmeye girmeden önce DNA replikasyonu yaptığı için 2n2n kromozomlu ancak 4c4c DNA içeriğine sahiptir.
Mayoz I öncesi S fazında DNA miktarı iki katına çıkar.

Anahtar Kavram

Birincil spermatositler, spermatogenezdeki en büyük hücrelerdir ve DNA replikasyonu sonrası 2n,4c2n, 4c genetik yapıya sahiptirler.

Daha Fazla Pratik

Spermiyogenez sırasında gerçekleşen morfolojik değişiklikleri (akrozom oluşumu, kondansasyon) gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 67Soru →

Adrenal (suprarenal) bezin histolojik katmanları, bu katmanların organizasyonu ve embriyolojik gelişimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adrenal korteks mezoderm kökenliyken, katekolamin salgılayan medulla kısmı nöral krest (ektoderm) kökenlidir.

Cevap

Adrenal korteks mezodermden, medulla ise nöral krest (ektoderm) kökeninden gelişir.
Adrenal bez, ikili bir kökene sahiptir. Korteks, fetal yaşamın erken dönemlerinde sölom epitelinden (mezoderm) gelişirken; medulla, nöral krestten göç eden hücrelerden (ektoderm) gelişir. Medulla hücreleri, modifiye postganglionik sempatik nöronlar olan kromaffin hücrelerini içerir ve katekolamin (epinefrin ve norepinefrin) salgılar.

Adım Adım Çözüm

1
Bezin embriyolojik kökenlerini analiz et.
Korteks mezoderm, medulla ise ektoderm (nöral krest) kökenlidir.
Bezin iki ana bölümünün farklı gelişimsel süreçlere sahip olduğunu doğrulamak için.
2
Korteks zonlarını ve salgılarını eşleştir.
Glomeruloza: Mineralokortikoid, Fasikülata: Glukokortikoid, Retikülaris: Androjen.
Her tabakanın fonksiyonel uzmanlaşmasını belirlemek için.
3
Hücre dizilimlerini karşılaştır.
Glomeruloza: Kümeler, Fasikülata: Kordonlar, Retikülaris: Ağ yapısı.
Morfolojik özelliklerin doğru tabaka ile eşleştiğinden emin olmak için.

Anahtar Kavram

Adrenal bezin korteks ve medulla kısımları farklı embriyolojik kökenlere ve fonksiyonel histolojik organizasyonlara sahiptir.
Soru 68Soru →

İnfertilite araştırması yapılan bir hastadan alınan endometrial biyopside; endometrial bezlerin belirgin şekilde 'testereli diş' (serrat) görünümü kazandığı, stroma hücrelerinin sitoplazmalarının glikojen ve lipid birikimiyle genişleyerek epiteloid bir yapıya (pre-desidüalizasyon) dönüştüğü ve spiral arterlerin tüm endometrium kalınlığı boyunca yoğun kıvrımlanma gösterdiği saptanmıştır. Bu histolojik bulgulara sahip bir kadında, eş zamanlı olarak tuba uterina ve vajina histolojisinde görülmesi beklenen değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tuba uterinada silyasız peg (interkaler) hücrelerinin lümene doğru kabararak aktif salgı yapması ve vajina yaymasında yoğun ara (intermediyer) hücre döküntüsü

Cevap

Sekretuar evre bulgularıyla uyumlu olarak; tuba uterinada peg (interkaler) hücrelerinin salgı aktivitesinin artması ve vajinada ara (intermediyer) hücrelerin dökülmesinde artış gözlenmesi beklenen durumdur.
Soruda tanımlanan 'testereli bezler' ve 'pre-desidüal stroma', progesteronun en yüksek olduğu geç sekretuar evreyi tanımlar. Bu evrede progesteron etkisiyle tuba uterinadaki peg hücreleri besleyici salgı üretmek amacıyla lümene doğru kabarır. Vajinada ise östrojenin yarattığı tam matürasyon (yüzeyel hücreler) yerini progesteronun etkisiyle ara hücrelerin dökülmesine bırakır.

Adım Adım Çözüm

1
Endometrium bulgularını analiz etmek.
Testereli bez yapısı, pre-desidüal stroma ve kıvrımlı spiral arterler 'Geç Sekretuar Evre'yi (siklusun 24-28. günleri) işaret eder.
Bu morfolojik değişimler progesteron hormonunun maksimum ve ardından azalan etkisini yansıtır.
2
Tuba uterina hücre değişimlerini değerlendirmek.
Progesteron etkisiyle silyalı hücrelerin boyu kısalır ve sayıları azalırken; peg hücreleri (silyasız/salgı hücreleri) kabararak lümene salgı boşaltır.
Tuba uterina epiteli siklik değişim gösterir; östrojen silyalaşmayı, progesteron salgıyı artırır.
3
Vajina epiteli değişimlerini değerlendirmek.
Sekretuar fazda (progesteron etkisiyle), matürasyon indeksi ara hücrelere kayar ve bu hücrelerin (intermediyer hücreler) deskuamasyonu (dökülmesi) artar.
Vajina epitelinde östrojen yüzeyel hücre matürasyonunu, progesteron ise ara hücre dökülmesini teşvik eder.

Anahtar Kavram

Menstrüel siklus boyunca uterus, tuba uterina ve vajina histolojisinin hormonal (östrojen/progesteron) senkronizasyonu.
Soru 69Soru →

Meme bezinin fonksiyonel durumu, epitel hücrelerinin salgı aktivitesi ve çevreleyen stromanın organizasyonu üzerinde belirgin değişikliklere yol açar. Aktif laktasyon evresindeki bir meme bezinin histofizyolojik özellikleri incelendiğinde, gözlenmesi beklenen durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süt proteinlerinin merokrin (ekzositoz) mekanizma ile, lipid damlacıklarının ise apokrin yolla salgılanması ve alveoller çevresindeki intralobüler bağ dokusunun gevşek karakterde olması

Cevap

Süt proteinlerinin merokrin, lipid damlacıklarının ise apokrin yolla salgılanması ve alveoller çevresindeki intralobüler bağ dokusunun gevşek karakterde olması laktasyon dönemindeki meme bezinin karakteristik özelliğidir.
Aktif laktasyon döneminde meme bezi alveolleri süt salgısı ile dolar. Bu süreçte sütün protein kısımları ekzositoz (merokrin) ile, yağ kısımları ise bir miktar sitoplazma ve membran kaybıyla (apokrin) lümene verilir. Ayrıca alveolleri saran intralobüler stroma, interlobüler bağ dokusuna göre daha gevşek ve sellülerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Salgı mekanizmalarını belirle
Proteinler granüllü endoplazmik retikulumda sentezlenip Golgi üzerinden merokrin (ekzositoz) yolla; lipidler ise düz endoplazmik retikulumda sentezlenip apokrin (bir miktar sitoplazma ile) yolla salınır.
Meme bezinin ekzokrin fonksiyonu karma bir salgı modu sergiler.
2
Stroma özelliklerini değerlendir
Alveollerin hemen çevresindeki intralobüler bağ dokusu gevşek, damardan zengin ve plazma hücresi (IgA kaynağı) içerir.
Parankimal büyüme (alveoller) arttıkça stroma yer kaplayacak şekilde azalır ancak karakteri değişmez.

Anahtar Kavram

Meme bezinde proteinlerin merokrin, lipidlerin apokrin yolla salgılanması ve intralobüler stromanın gevşek yapısı.

Daha Fazla Pratik

İstirahat halindeki meme bezi ile laktasyondaki bezin bağ dokusu ve adiposit dağılımı farklarını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru →

Ovaryumda folikülogenezin antral (sekonder) folikül evresinde, granulosa hücrelerinin FSH uyarımıyla aromataz aktivitesi göstererek östrojen sentezlediği bilinmektedir. Bu evredeki bir folikülün morfolojik ve fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antrumun genişlemesiyle birlikte oosit, cumulus oophorus adı verilen granulosa hücresi kümesi içinde folikülün bir kenarına doğru itilir.

Cevap

Antrumun genişlemesiyle birlikte oositin, cumulus oophorus adı verilen granulosa hücresi kümesi içinde folikülün bir kenarına doğru itilmesi antral folikülün tipik bir özelliğidir.
Sekonder (antral) folikül evresinde granulosa hücreleri tarafından salgılanan liquor folliculi, antrum adı verilen boşlukta birikir. Bu boşluğun büyümesiyle oosit, cumulus oophorus adı verilen bir granulosa hücresi tepeciği üzerinde folikülün bir kenarına itilir. Bu yapısal değişim antral folikülün en karakteristik histolojik özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Antral (sekonder) folikülün tanımlayıcı morfolojik özelliklerini belirle.
Sıvı dolu boşluk (antrum) oluşumu ve oositin cumulus oophorus içinde konumlanması saptanır.
Folikül gelişim aşamalarını ayırt etmek için yapısal belirteçler gereklidir.
2
Oositin mayoz bölünme evresini kontrol et.
Oositin hala primer oosit olduğu ve profaz I'de (diktiyoten) takılı kaldığı doğrulanır.
Primer oosit ile sekonder oosit arasındaki ayrım folikül evresine göre değişir.
3
Teka ve granulosa tabakalarının etkileşimini (İki-hücre teorisi) analiz et.
Teka internanın androjen ürettiği, granulosa hücrelerinin ise bunu östrojenlere dönüştürdüğü belirlenir.
Folikülün endokrin fonksiyonu tabakalar arası işbirliğine dayanır.

Anahtar Kavram

Antral (Sekonder) Folikül Morfolojisi ve İki-Hücre Steroidogenez Teorisi

Daha Fazla Pratik

Folikül atrezisi sırasında gözlenen yapısal değişiklikleri (camımsı membran oluşumu gibi) incelemek bu konuyu tamamlayacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru →

Erkek eklenti bezlerinden olan prostatın histolojik kesitleri incelendiğinde; diğer bölgelere göre daha büyük ve düzensiz lümenli bez yapıları içeren, epitelyal hücreleri daha uzun ve sitoplazmaları daha bazofilik boyanan, embriyolojik olarak ise Wolff kanalı (mezonefrik kanal) türevi olan bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Santral zon

Cevap

Santral zon
Santral zon, prostat bezinin ejakülatör kanalları çevreleyen kama şeklindeki bölgesidir. Embriyolojik olarak mezonefrik kanal (Wolff kanalı) kökenli olması onu ürogenital sinüs kökenli olan periferik ve transizyonel zonlardan ayırır. Histolojik kesitlerde hücrelerinin daha uzun (prizmatik) olması, sitoplazmalarının yoğun bazofilik boyanması ve bez lümenlerinin daha büyük ve kıvrımlı/düzensiz olması ayırt edici özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Prostatın zonal anatomisini ve histolojik özelliklerini hatırla.
Prostat; periferik, santral, transizyonel ve periüretral zonlar ile anterior fibromüsküler stromadan oluşur.
Ayırıcı tanı için her zonun kendine has morfolojik özelliklerini bilmek gerekir.
2
Embriyolojik köken farkını değerlendir.
Santral zon mezonefrik (Wolff) kanalı kökenliyken, diğer glandüler zonlar ürogenital sinüs (endoderm) kökenlidir.
Bu bilgi, santral zonu diğer bölgelerden ayıran en spesifik embriyolojik kriterdir.
3
Sitomorfolojik özellikleri karşılaştır.
Santral zon hücreleri daha uzun, sitoplazmaları daha bazofilik ve bez lümenleri daha düzensizdir.
Hücresel bazofili ve bez yapısındaki düzensizlik bu zonun histolojik tanısını sağlar.

Anahtar Kavram

Prostatın Santral Zonu: Mezonefrik kanal kökeni ve ayırıcı histolojik özellikleri.
Soru 72Soru →

Ovaryan folikül gelişimi sırasında, folikül çevresindeki stroma hücrelerinden köken alan, bol fenestralı kapiller ağ içeren ve lüteinizan hormon (LH) reseptörleri aracılığıyla androstenedion sentezleyen tabaka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teka interna

Cevap

Teka interna tabakası, LH uyarısıyla androstenedion sentezleyen vaskülarize steroidojenik hücrelerden oluşur.
Teka interna tabakası, ovaryan stroma hücrelerinin farklılaşmasıyla oluşur. Bu hücreler steroid üreten hücrelerin tipik özelliklerine (bol DER ve mitokondri) sahiptir. LH reseptörlerine yanıt olarak androstenedion sentezlerler. Ayrıca bu tabaka, sentezlenen ürünlerin kana geçmesi ve granüloza hücrelerine ulaşması için zengin bir kapiller ağa sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Folikül katmanlarının kökenini belirlemek.
Teka tabakaları folikül çevresindeki ovaryan stromadan köken alırken, granüloza hücreleri epitelyal kökenlidir.
Soruda stroma kökenli bir yapı sorulmaktadır.
2
Tabakaların fonksiyonel özelliklerini (hormon reseptörü ve salgı) analiz etmek.
Teka interna hücreleri LH reseptörü taşır ve östrojen öncülü olan androstenedionu sentezler.
Teka interna, sekonder folikül aşamasında steroidojenik bez yapısı kazanır.

Anahtar Kavram

Teka interna ve eksterna ayrımı ile teka-granüloza hücre etkileşimi (iki hücre-iki gonadotropin teorisi).

İpuçları

1
Soruda bahsedilen tabaka folikülün dış kısmında, stromadan gelişen bir 'kılıf' yapısıdır.
2
Bu tabaka steroid sentezi yaptığı için yoğun damar yapısına ihtiyaç duyar.
3
LH bu tabakayı uyararak androjen sentezini başlatır; daha sonra bu androjenler granüloza hücrelerinde östrojene çevrilir.

Daha Fazla Pratik

Teka interna ve granüloza hücreleri arasındaki 'iki hücre-iki gonadotropin' mekanizmasını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 73Soru →

Erkek üreme sisteminde, spermatik kord içerisinde yer alan ve fizik muayenede sert bir kordon yapısı olarak palpe edilebilen; histolojik olarak dar bir lümene sahip olmasına karşın oldukça kalın, üç tabakalı (iç boyuna, orta sirküler, dış boyuna) düz kas katmanıyla karakterize kanal aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ductus deferens

Cevap

Ductus deferens
Ductus deferens, lümen çapı oldukça dar olmasına rağmen, duvarında iç boyuna, orta sirküler ve dış boyuna olmak üzere üç belirgin ve çok kalın düz kas tabakası içerir. Bu yapısal özellik, kanalın spermatik kord içerisinde 'tel benzeri' sert bir kordon olarak palpe edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kanalın anatomik yerleşimi ve palpasyon özelliğini değerlendir.
Spermatik kord içinde palpe edilebilen sert yapı ductus deferens olarak tanımlanır.
Kanalın sahip olduğu aşırı kalın muskularis tabakası, ona klinik muayenede hissedilebilir bir sertlik kazandırır.
2
Histolojik duvar katmanlarını incele.
İç boyuna, orta sirküler ve dış boyuna olmak üzere üç tabakalı düz kas yapısı saptanır.
Bu organizasyon ductus deferens'in spermleri ejakülasyon sırasında hızla iletmesini sağlayan güçlü peristaltik kasılmalar için özelleşmiştir.

Anahtar Kavram

Ductus deferens'in lümen çapına oranla aşırı kalın ve üç tabakalı muskularis tabakasına sahip olması en ayırıcı histolojik özelliğidir.

İpuçları

1
Kanalın fizik muayenede kordon gibi palpe edilmesini sağlayan şey duvarındaki düz kas yoğunluğudur.
2
Bu kanalın muskularisi üç tabakalıdır: iç boyuna, orta sirküler ve dış boyuna.

Daha Fazla Pratik

Ductus deferens'in ampulla bölgesindeki histolojik değişiklikleri ve bu bölgenin seminal vezikül kanalı ile birleşme noktasını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 74Soru →

Adrenal (suprarenal) bezin parankimal organizasyonu, kan akımı özellikleri ve embriyolojik kökenli farklılıkları dikkate alındığında, korteks ile medulla arasındaki fonksiyonel etkileşim hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kortikal sinüzoidlerden medullaya akan glukokortikoidce zengin kan, kromaffin hücrelerinde norepinefrini epinefrine dönüştüren PNMT enzimini indükler.

Cevap

Kortikal sinüzoidler aracılığıyla medullaya ulaşan yüksek konsantrasyondaki glukokortikoidlerin, kromaffin hücrelerindeki PNMT enzimini indükleyerek epinefrin sentezini uyarması adrenal bezin temel bir histofizyolojik özelliğidir.
Doğru olan seçenek, adrenal bezin vasküler mimarisinin fonksiyonel sonucunu ifade eder. Adrenal korteksten (özellikle zona fasikülata) geçen sinüzoidler, yüksek miktarda glukokortikoid toplayarak medulladaki kromaffin hücrelerine ulaştırır. Bu hormonlar, kromaffin hücrelerinde norepinefrinden epinefrin sentezini sağlayan PNMT enzimini indükleyerek medullanın epinefrin ağırlıklı salgı yapmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Vasküler yapının analizi
Adrenal bezin çift kan desteği olduğu (kortikal sinüzoidler ve medüller arterler) ve kanın korteksten medullaya doğru aktığı saptanır.
Korteks ve medulla arasındaki fonksiyonel ilişkinin temelini bu vasküler yol oluşturur.
2
Hormon içeriğinin değerlendirilmesi
Zona fasikülata ve retikülaristen gelen kanın çok yüksek oranda glukokortikoid (kortizol) içerdiği belirlenir.
Sinüzoidler bu hormonları medulladaki kromaffin hücrelerinin etrafına taşır.
3
Enzimatik etkileşimin belirlenmesi
Glukokortikoidlerin, norepinefrini epinefrine dönüştüren Feniletanolamin N-metiltransferaz (PNMT) enzimini indüklediği sonucuna varılır.
Bu mekanizma, adrenal medulladaki ana salgı ürününün neden epinefrin olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Adrenal bezin vasküler organizasyonu (kortiko-medüller portal sistem benzeri akış) ve bunun PNMT enzimi üzerindeki indükleyici etkisi.

Daha Fazla Pratik

Adrenal medulla hücrelerinin (kromaffin hücreleri) modifiye postgangliyonik sempatik nöronlar olarak kabul edilmesinin histolojik ve fonksiyonel nedenlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru →

Meme bezinde laktasyon sırasında sütün lipid (yağ) bileşeninin, apikal sitoplazmanın ince bir tabakası ve plazma membranı ile çevrelenerek hücre dışına verildiği salgı mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Apokrin

Cevap

Meme bezinde lipidlerin salgılanması apokrin mekanizma ile gerçekleşir.
Doğru seçenek olan mekanizmada, hücrenin apikal kısmında biriken lipid damlacıkları, çevrelerini saran ince bir sitoplazma tabakası ve plazma membranı ile birlikte tomurcuklanarak salınır. Bu süreçte hücreden bir miktar materyal kaybı olduğu için 'apokrin' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Salgı bileşenini belirle
Sütün lipid (yağ) içeriği.
Meme bezi çift yönlü salgı yapar; proteinler ve lipidler farklı yollarla atılır.
2
Salgı modunu tanımla
Apokrin salgılama.
Lipid damlacıkları apikal sitoplazmadan tomurcuklanırken bir miktar sitoplazmayı da beraberinde götürür.
3
Yardımcı faktörleri kontrol et
Oksitosin ve Prolaktin etkisi.
Prolaktin süt sentezini uyarırken, oksitosin miyoepitel hücrelerini kasarak sütün kanallara boşalmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Meme bezinde sütün farklı bileşenleri (protein ve lipid) farklı ekzokrin salgı mekanizmaları kullanılarak salgılanır.

Daha Fazla Pratik

Meme bezindeki miyoepitel hücrelerinin hangi hormonun etkisiyle kasıldığını tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 76Soru →

Adrenal bezin histolojik organizasyonunda; kapsülün hemen altında yer alan, hücrelerin kavisli kordonlar veya ovoid kümeler oluşturduğu, belirgin olarak 17α17\alpha-hidroksilaz enziminden yoksun olması nedeniyle steroidojenik aktivitesi mineralokortikoid sentezi ile sınırlı olan tabaka ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezodermal kökenli bu tabakanın hücreleri, hipofizer ACTH kontrolünden ziyade temel olarak anjiyotensin II ve plazma potasyum seviyeleri ile regüle edilir.

Cevap

Mezodermal kökenli zona glomeruloza tabakası, temel olarak anjiyotensin II ve plazma potasyum seviyeleri ile regüle edilir.
Soru kökünde tanımlanan ovoid kümelenme ve 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği tipik olarak Zona Glomeruloza'yı işaret eder. Adrenal korteksin bu tabakası mezodermden gelişir ve mineralokortikoid (aldosteron) sentezler. Diğer korteks tabakalarının aksine, regülasyonunda hipofizer ACTH'den ziyade anjiyotensin II ve serum potasyum düzeyleri birincil rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
Morfolojik ve biyokimyasal özelliklerden tabakayı tanımlama
Ovoid kümeler (glomeruli) ve 17α17\alpha-hidroksilaz eksikliği (aldosteron sentezi), bu tabakanın Zona Glomeruloza olduğunu gösterir.
Zona glomeruloza, adrenal korteksin en dış tabakasıdır ve mineralokortikoid üretiminden sorumludur.
2
Embriyolojik kökeni değerlendirme
Tüm adrenal korteks tabakaları mezoderm (çölom epiteli) kökenlidir.
Korteks ve medulla farklı germ yapraklarından gelişir; medulla ektoderm (nöral krest) kökenlidir.
3
Regülasyon mekanizmasını belirleme
Zona glomeruloza, RAAS (Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi) ve doğrudan K+K^+ iyonu konsantrasyonu ile kontrol edilir.
ACTH'nin zona glomeruloza üzerinde etkisi minimaldir; asıl kontrol mekanizması elektrolit dengesidir.

Anahtar Kavram

Zona Glomeruloza'nın spesifik histofizyolojik özellikleri ve regülasyonu

Daha Fazla Pratik

Adrenal korteks ve medulla arasındaki vasküler ilişkiyi (kortikal sinüzoidlerin medüller pleksusa açılması) ve bunun PNMT enzim aktivasyonu üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 77Soru →

Fertil çağdaki bir kadının ovaryum korteksi histolojik olarak incelendiğinde, folikülogenezin farklı evrelerindeki foliküller ile çeşitli aşamalarda gelişimini durdurmuş atretik yapılar bir arada izlenir. Folikül gelişimi ve foliküler atrezi süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atretik foliküllerde granüloza hücreleri ile teka interna arasındaki bazal laminanın belirgin şekilde kalınlaşması ve kıvrımlı, asidofilik bir tabaka halini alması 'camsı membran' (membranamembrana vitreavitrea) olarak tanımlanır.

Cevap

Atretik foliküllerde granüloza ile teka interna arasındaki bazal laminanın kalınlaşmasıyla oluşan yapı camsı membrandır.
Camsı membran (membranamembrana vitreavitrea), atretik foliküllerde granüloza tabakası ile teka interna arasındaki bazal laminanın hyalinize olması, kalınlaşması ve kıvrımlı bir görünüm almasıyla oluşan karakteristik bir yapıdır. Bu yapı, atrezinin ileri evrelerinde bile mikroskobik olarak tanınabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Folikül gelişimindeki hormonal bağımlılığı değerlendir.
Primordial foliküllerin primer foliküle dönüşümü (aktivasyon) FSH'tan bağımsız, yerel faktörlerle gerçekleşir.
Gonadotropin bağımsız evre ile bağımlı evre arasındaki farkı ayırt etmek için.
2
Teka ve granüloza tabakalarının fonksiyonel işbirliğini (iki hücre modeli) analiz et.
Teka interna androjen üretir, granüloza ise FSH etkisiyle bu androjenleri aromataz enzimiyle östrojene çevirir.
Steroidogenezdeki hücresel iş bölümünü doğrulamak için.
3
Oositin meiyotik duraksama evrelerini hatırla.
Birinci duraksama Profaz I (diktiyoten) evresindedir ve LH piki ile sona erer; ikinci duraksama Metafaz II'dedir.
Gelişimsel zamanlama hatalarını elemek için.
4
Atrezi sürecindeki morfolojik değişiklikleri tanımla.
Atrezide granüloza apoptozu ve bazal laminada aşırı kalınlaşma (camsı membran) görülür.
Atreziye özgü patognomonik bulguyu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Camsı membran (membrana vitrea), foliküler atrezi sırasında bazal laminanın asidofilik ve dalgalı bir şekilde kalınlaşmasıyla oluşur.
Soru 78Soru →

Adrenal (suprarenal) bezin histolojik kesitleri incelendiğinde; parankimal hücrelerin birbirine paralel uzanan dikey kordonlar (fasciculi) şeklinde dizildiği, sitoplazmalarında bol miktarda lipid vakuolü içermeleri nedeniyle rutin preparatlarda 'spongiyosit' olarak adlandırılan hücrelerin bulunduğu kortikal tabaka aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zona fasikülata

Cevap

Zona fasikülata
Doğru seçenek olan tabakada parankimal hücreler, aralarında fenestralı sinüzoidlerin bulunduğu, birbirine paralel uzanan radyal kordonlar oluşturur. Bu tabaka adrenal korteksin yaklaşık %65-80'ini oluşturan en kalın katmandır. Hücre sitoplazmalarında bol miktarda kolesterol ve lipid damlacığı bulunur. Rutin histolojik takiplerde (H&E boyama sürecinde) bu lipidler eridiği için hücreler delikli/süngerimsi bir görünüm kazanır ve bu nedenle 'spongiyosit' olarak isimlendirilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre dizilimini analiz et
Hücrelerin birbirine paralel dikey kordonlar (fasciculi) oluşturması, bezin orta tabakası olan zona fasikülatayı işaret eder.
Zonlar arasındaki temel ayırıcı özelliklerden biri hücrelerin uzaysal organizasyonudur.
2
Hücre morfolojisini (spongiyosit) değerlendir
Sitoplazmadaki yoğun lipid damlacıklarının preparat hazırlığı sırasında erimesiyle oluşan süngerimsi görünüm (spongiyosit), zona fasikülata hücrelerinin karakteristik özelliğidir.
Glukokortikoid sentezi için gerekli olan kolesterolün lipid damlacıkları şeklinde depolanması bu tabakada en belirgindir.

Anahtar Kavram

Adrenal korteks tabakalanması ve zona fasikülata morfolojisi

Daha Fazla Pratik

Zona fasikülatanın ACTH kontrolünde glukokortikoid sentezlediği ve bu hücrelerin ultrastrüktürel olarak gelişmiş tübüler tipte kristalı mitokondri ve bol düz endoplazmik retikulum (DER) içerdiği unutulmamalıdır.
Tahmini Süre:50s
Soru 79Soru →

Erkek üreme sisteminde, spermlerin epididimal geçişi sırasında yüzeylerinden ayrılan 'sitoplazmik damlacıkların' (cytoplasmic droplets) lümenden temizlenmesinden sorumlu olan; epididimis kanalının özellikle kuyruk (cauda) kısmında sayıca artış gösteren ve sitoplazmasında çok sayıda lizozom ile multiveziküler cisimcik içeren hücre tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Berrak (Clear) hücreler

Cevap

Berrak (Clear) hücreler
Doğru yanıt olan Berrak hücreler, epididimis kanalının tüm kısımlarında bulunmakla birlikte özellikle kuyruk (cauda) bölgesinde daha yoğundur. Bu hücreler, lümendeki spermlerden ayrılan sitoplazmik damlacıkların endositoz yoluyla uzaklaştırılmasından ve lümen içi pH'ın asitleştirilmesinden (V-ATPase pompası ile) sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Spermiogenez ve epididimal transport arasındaki farkı ayırt edin.
Spermiogenez sonunda 'sitoplazmik artıklar' (residual bodies) Sertoli hücreleri tarafından temizlenirken, epididimiste spermlerden ayrılan 'sitoplazmik damlacıklar' (cytoplasmic droplets) Berrak hücreler tarafından temizlenir.
TUS sınavında bu iki hücresel debrisin temizlenme yeri ve hücresi sıklıkla birbirine karıştırılan bir ayrım noktasıdır.
2
Epididimis hücre tiplerinin morfolojik ve fonksiyonel özelliklerini değerlendirin.
Berrak hücreler, apikal membranlarında stereosilya içermemeleri ve sitoplazmalarındaki yoğun lizozomal içerik (multiveziküler cisimcik, endositik vezikül) ile karakterizedir.
Bu özellikler hücrenin fagositoz/endositoz kapasitesini gösterir.

Anahtar Kavram

Epididimiste spermlerin olgunlaşması sırasında sitoplazmik damlacıkların Berrak hücreler tarafından temizlenmesi.

Daha Fazla Pratik

Sertoli hücrelerinin spermiasyon sırasında fagosite ettiği 'residual bodies' ile epididimal 'cytoplasmic droplets' farkını bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru →

Tiroid ve paratiroid bezlerinin histolojik yapısı, hücresel kökenleri ve hormon sentez mekanizmaları dikkate alındığında, bu bezlerdeki hücrelerin fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiroglobulin molekülündeki tirozin kalıntılarının iyotlanması (iyodinasyon), folikül hücrelerinin apikal membran-kolloid ara yüzeyinde gerçekleşir.

Cevap

Tiroglobulinin iyotlanması işlemi, folikül hücrelerinin apikal plazma membranı ile kolloid arasındaki sınır bölgesinde gerçekleşir.
Tiroid hormon sentezinde folikül hücreleri tiroglobulin sentezler ve ekzositozla kolloide salar. İyot, bazal membrandan alınarak apikale taşınır. İyodinasyon (iyotun tiroglobulindeki tirozine bağlanması) işlemi apikal membranda bulunan tiroid peroksidaz enzimi aracılığıyla kolloid içerisinde gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Tiroid folikül hücrelerinin polarizasyonunu analiz et.
Hücrelerin bazalinde kapillerlerden iyot alımı, apikalinde ise kolloide salgı ve kolloidden geri alım gerçekleşir.
Hücrenin fonksiyonel döngüsü bazalden apikale doğru ilerleyen bir sentez ve apikalden bazale doğru ilerleyen bir salgı sürecidir.
2
Tiroglobulin sentez ve iyotlanma bölgesini belirle.
Protein kısmı GER'de sentezlenir, Golgi'de modifiye edilir; iyotlanma ise ekstraselüler alanda (kolloid) apikal membran üzerindeki peroksidazlar yardımıyla yapılır.
İyodinasyonun hücre dışında gerçekleşmesi, hücre içi organellerin iyotun oksidatif etkilerinden korunmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Tiroid folikül hücrelerinde iyodinasyonun ekstraselüler (kolloid içi) lokalizasyonu.

Daha Fazla Pratik

Tiroid folikül hücrelerinin TSH uyarısı sonrası kolloidi endositozla geri alması ve lizozomal enzimlerle T3/T4 açığa çıkarması sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 4 / 15Sonraki
Üreme ve Endokrin Sistemler Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 4 | Examkin