Jinekolojik Onkoloji

331 soru

Soru 321Soru

38 yaşında, G3P3, son 4 aydır postkoital kanama şikayetiyle başvuran hastanın yapılan spekülum muayenesinde servikste yaklaşık 3 cm3 \text{ cm} çapında ekzofitik kitle saptanıyor. Bimanuel muayenede parametriumların serbest olduğu ve vajinal tutulumun olmadığı belirleniyor. Pelvik MR incelemesinde tümörün servikse sınırlı olduğu ve lenfadenopati izlenmediği raporlanıyor. FIGO 2018 evreleme sistemine göre bu hastanın klinik evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB2

Cevap

FIGO 2018 sınıflamasına göre servikse sınırlı, boyutu 2 cm2 \text{ cm} ile 4 cm4 \text{ cm} arasında olan invaziv serviks kanseri vakaları Evre IB2 olarak tanımlanmaktadır.
FIGO 2018 serviks kanseri evreleme sisteminde, klinik olarak görünür olan ve servikse sınırlı kalan tümörler (Evre IB) boyuta göre sınıflandırılır. En geniş çapı 2 cm2 \text{ cm}'den küçük olanlar Evre IB1, 2 cm2 \text{ cm} ile 4 cm4 \text{ cm} arasındakiler Evre IB2, 4 cm4 \text{ cm} ve üzerindekiler ise Evre IB3'tür. Soruda verilen 3 cm3 \text{ cm}'lik boyut, Evre IB2 aralığına girmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anatomik yayılımı değerlendir.
Tümör servikse sınırlı; vajina ve parametrium tutulumu yok.
Evre I tanısı tümörün servikse sınırlı olmasıyla konur.
2
Tümör boyutunu kontrol et.
Kitle boyutu 3 cm3 \text{ cm}.
FIGO 2018 sisteminde Evre IB, boyut eşiklerine göre üç alt gruba (2 cm2 \text{ cm} ve 4 cm4 \text{ cm} sınırları) ayrılmıştır.
3
Kriterleri eşleştir.
Evre IB2.
2 cm2 \text{ cm} ile 4 cm4 \text{ cm} arasındaki klinik olarak görünür tümörler IB2 kapsamına girer.

Anahtar Kavram

FIGO 2018 Serviks Kanseri Evreleme Kriterleri (Evre IB Alt Grupları)
Soru 322Soru

44 yaşında premenopozal hasta, menoraji ve pelvik dolgunluk hissi ile başvuruyor. Yapılan histerektomi materyalinin patolojik incelemesinde; normal proliferatif dönem endometriyal stromayı andıran, sitolojik atipisi minimal ve mitoz indeksi düşük (<5/10 HPF) olan, ancak myometriyuma yaygın 'dil şeklinde' (tongue-like) infiltrasyon gösteren tümöral gelişim izleniyor. İmmünhistokimyasal çalışmada tümör hücreleri CD10 (+), Östrojen Reseptörü (ER) (+) ve Progesteron Reseptörü (PR) (+) saptanırken; h-caldesmon (-) ve Desmin (-) olarak izleniyor.

Bu hasta için en olası tanı ve bu tümörün patogenezinde en sık görülen karakteristik kromozomal translokasyon aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük dereceli endometriyal stromal sarkom – JAZF1-SUZ12 füzyonu

Cevap

Düşük dereceli endometriyal stromal sarkom – JAZF1-SUZ12 füzyonu
Verilen vaka, tipik histolojik (dil şeklinde infiltrasyon, minimal atipi, düşük mitoz) ve immünhistokimyasal (CD10+, ER/PR+, düz kas belirteçleri negatif) özellikleriyle Düşük Dereceli Endometriyal Stromal Sarkom (LG-ESS) tanısı almaktadır. LG-ESS'nin moleküler patogenezinde en sık görülen genetik değişiklik t(7;17)(p15;q21) translokasyonu sonucu oluşan JAZF1-SUZ12 füzyon genidir. Bu özellik onu yüksek dereceli ESS'den (YWHAE füzyonu) ve leiomyosarkomdan (kompleks karyotip) ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Histopatolojik bulguları analiz et
Myometriyuma 'dil şeklinde' infiltrasyon, düşük mitoz ve minimal atipi, endometriyal stroma benzeri hücreler.
Bu morfoloji, Endometriyal Stromal Sarkom (ESS) için tipiktir; düşük mitoz ve atipi 'Düşük Dereceli' (Low-Grade) olduğunu gösterir.
2
İmmünhistokimyasal profili değerlendir
CD10 (+), ER/PR (+), h-caldesmon (-).
CD10 stromal kökeni destekler (LG-ESS için tipik). h-caldesmon negatifliği düz kas tümörlerini (leiomyoma/leiomyosarkom) dışlar.
3
Genetik ilişkiyi belirle
JAZF1-SUZ12 (eski adıyla JAZF1-JJAZ1) füzyonu.
Düşük dereceli ESS vakalarının yaklaşık %80'inde t(7;17) translokasyonu sonucu oluşan JAZF1-SUZ12 füzyon geni görülür.

Anahtar Kavram

Düşük Dereceli Endometriyal Stromal Sarkom (LG-ESS) Tanısı ve Genetiği

İpuçları

1
Tümörün 'dil şeklinde' infiltrasyon yapması ve CD10 pozitifliği, düz kas (leiomyoma/sarkom) kökeninden ziyade endometriyal stroma kökenini işaret eder.
2
Mitoz hızının düşük olması ve ER/PR pozitifliği, tümörün 'düşük dereceli' (low-grade) olduğunu gösterir. Yüksek dereceli stromal sarkomlar genellikle bu reseptörleri kaybeder.

Daha Fazla Pratik

Yüksek Dereceli Endometriyal Stromal Sarkom (HG-ESS) ile Düşük Dereceli (LG-ESS) arasındaki immünhistokimyasal farkları (Siklin D1, BCOR) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 323Soru

Otuz iki yaşında, nulligravid bir hasta, vajinal lekelenme şikayetiyle başvuruyor. Yapılan endometrial biyopsi sonucu "Endometrioid tip adenokarsinom, Grade 1" olarak raporlanıyor. Çekilen pelvik MRI'da lezyonun endometriuma sınırlı olduğu, myometrial invazyon veya ekstrauterin yayılım olmadığı saptanıyor. Çocuk istemi devam eden ve fertilite koruyucu tedavi talep eden bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek doz oral progestin tedavisi ve yakın takip

Cevap

Yüksek doz oral progestin tedavisi ve yakın takip
Endometrium kanserinin standart tedavisi cerrahidir (histerektomi + BSO). Ancak 40 yaş altı, çocuk isteği olan, Grade 1 (iyi diferansiye) endometrioid adenokarsinomu olan ve myometrial invazyonu veya ekstrauterin yayılımı bulunmayan (Evre IA) seçilmiş hastalarda fertilite koruyucu yaklaşım uygulanabilir. Bu yaklaşımda en sık kullanılan yöntem yüksek doz oral progestinler (Megestrol asetat veya Medroksiprogesteron asetat) veya Levonorgestrel salgılı rahim içi araçtır. Bu seçenekte sunulan 'Yüksek doz oral progestin tedavisi' bu kriterleri karşılayan hasta için en uygun yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve patolojik özelliklerini analiz et
32 yaş, nulligravid (doğum yapmamış), Grade 1 Endometrioid Adenokarsinom, Myometrial invazyon yok (Evre IA), fertilite isteği var.
Tedavi kararını etkileyen ana faktörler tümörün evresi, derecesi (grade) ve hastanın fertilite arzusudur.
2
Standart tedavi ile fertilite koruyucu yaklaşımı karşılaştır
Standart tedavi histerektomi + BSO'dur ancak bu fertiliteyi sonlandırır. Hasta kriterleri (Grade 1, myometrial invazyon yok) fertilite koruyucu yaklaşım (progestinler) için uygundur.
Genç ve seçilmiş hastalarda organ koruyucu yaklaşım onkolojik güvenliği riske atmadan denenebilir.
3
En uygun tedavi seçeneğini belirle
Yüksek doz progestin tedavisi (Megestrol asetat veya Medroksiprogesteron asetat) ile tümör regresyonu sağlanıp gebeliğe izin verilebilir.
Bu yaklaşım, cerrahi menopozu ve steriliteyi erteleyerek hastaya çocuk sahibi olma şansı tanır.

Anahtar Kavram

Fertilite Koruyucu Tedavi Yaklaşımı

İpuçları

1
Hastanın en önemli talebi 'çocuk sahibi olabilmek'tir. Standart cerrahi bu talebi karşılar mı?
2
Tümör 'Grade 1' ve 'invazyon yok' olarak belirtilmiş. Bu, hastalığın hormonlara duyarlı ve düşük riskli olduğunu gösterir.
3
Endometrium kanserinde östrojenin etkisini karşılamak için kullanılan karşıt hormon grubu hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Benzer bir hastada progestin tedavisine yanıt alınamazsa veya nüks gelişirse uygulanması gereken tedavi nedir?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 324Soru

3939 yaşında, G2P2G_2P_2, sigara kullanan ve son 44 aydır menstrüel siklusları düzensiz, yoğun ve uzun süreli (menometroraji) seyreden bir hastanın yapılan rutin taramasında servikal sitoloji sonucu "Atipik Glandüler Hücreler - Başka Türlü Tanımlanamayan (AGCNOSAGC-NOS)" olarak raporlanmıştır. Bu hastanın yönetiminde bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolposkopi, endoservikal küretaj ve endometriyal biyopsi

Cevap

Kolposkopi, endoservikal küretaj ve endometriyal biyopsi yapılarak hem servikal hem de endometriyal bölge değerlendirilmelidir.
Servikal sitolojide Atipik Glandüler Hücre (AGCAGC) saptandığında, lezyonun serviks veya endometrium kaynaklı olabileceği unutulmamalıdır. Güncel kılavuzlara göre, tüm AGCAGC vakalarında kolposkopi ve endoservikal küretaj (ECCECC) standarttır. Ancak hastanın yaşının 3535 veya daha büyük olması, ya da yaş fark etmeksizin obezite veya anormal uterin kanama gibi endometriyal kanser risk faktörlerinin bulunması durumunda sürece endometriyal biyopsi de eklenmelidir. Bu vakada hasta hem 3939 yaşındadır hem de menometroraji (anormal kanama) şikayeti bulunmaktadır; bu nedenle en uygun yaklaşım kolposkopi, ECCECC ve endometriyal biyopsinin birlikte yapılmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sitoloji sonucunu değerlendir
Sonuç AGCNOSAGC-NOS (Atipik Glandüler Hücreler) olarak belirlendi.
AGC varlığı, hem endoservikal hem de endometriyal bölgedeki olası preinvaziv veya invaziv lezyonların habercisi olabilir.
2
Standart servikal değerlendirme protokolünü belirle
Tüm AGC vakalarında (atipik endometriyal hücreler hariç) başlangıç değerlendirmesi kolposkopi ve endoservikal küretajdır (ECC).
Glandüler hücre anomalileri, kolposkopik olarak görünmeyen kanal içi (endoservikal) lezyonlarla ilişkili olabilir.
3
Endometriyal biyopsi endikasyonunu kontrol et
Hasta 3939 yaşındadır (35 \geq 35 yaş) ve anormal uterin kanama (menometroraji) öyküsü vardır.
Otuz beş yaş ve üzeri kadınlarda veya risk faktörü taşıyan genç kadınlarda AGC saptanması durumunda endometriyal örnekleme zorunludur.
4
Tüm bulguları birleştirerek nihai yönetim planını oluştur
Kolposkopi ++ ECC ++ Endometriyal biyopsi kombinasyonu uygulanır.
Bu hastada hem servikal hem de endometriyal bölgenin eş zamanlı değerlendirilmesi en güvenli ve en kapsamlı yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Servikal sitolojide Atipik Glandüler Hücre (AGC) saptanan 3535 yaş ve üzeri kadınlarda kolposkopi ve ECC'ye mutlaka endometriyal örnekleme eklenmelidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 325Soru

2626 yaşında, G1P0 hasta, 1010 haftalık gebelik haftasında vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde uterus büyüklüğü gestasyonel yaş ile uyumsuz olarak 1414 haftalık saptanıyor. Ultrasonografide intrauterin "kar fırtınası" görünümü ve her iki adneksiyal bölgede yaklaşık 88 cm çapında, çok odacıklı kistik yapılar izleniyor. Serum β\beta-hCG değeri 300.000300.000 mIU/mL ölçülen ve yapılan emme küretaj sonrası patoloji sonucu "komplet hidatidiform mol" olarak raporlanan bu hastada, adneksiyal kitlelerin yönetimi için en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum β\beta-hCG takibi ile birlikte spontan regresyonun beklenmesi

Cevap

Serum β\beta-hCG takibi ile birlikte spontan regresyonun beklenmesi en uygun yaklaşımdır.
Serum β\beta-hCG seviyelerinin takibi ile spontan regresyonun beklenmesi en uygun yaklaşımdır. Komplet hidatidiform molde görülen teka lutein kistleri, aşırı yüksek β\beta-hCG seviyelerine bağlı olarak overlerin luteinizasyonu sonucu oluşur. Uterus tahliyesinden sonra β\beta-hCG seviyeleri düştükçe bu kistler genellikle kendiliğinden geriler. Cerrahi müdahale (kistektomi veya ooforektomi) sadece torsiyon, rüptür veya hemoraji gibi akut abdominal komplikasyonlar varlığında endikedir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (uterus büyüklüğü, kar fırtınası, yüksek β\beta-hCG) komplet mol ile uyumunu doğrula.
Tanı komplet hidatidiform moldür.
Komplet mollerde trofoblastik proliferasyon çok fazladır ve aşırı β\beta-hCG üretimi mevcuttur.
2
Adneksiyal kitlelerin etiyolojisini belirle.
Kitleler teka lutein kistidir.
Yüksek β\beta-hCG seviyeleri overlerdeki teka hücrelerini uyararak bilateral, çok odacıklı kistlerin oluşmasına neden olur.
3
Tedavi stratejisini fizyolojik sürece göre seç.
Gözlem ve takip kararı verilir.
Mol tahliye edildikten sonra β\beta-hCG seviyeleri düştükçe, overlerdeki bu stimülasyon ortadan kalkar ve kistler haftalar/aylar içinde kendiliğinden involüsyona uğrar.

Anahtar Kavram

Teka Lutein Kistleri ve Gestasyonel Trofoblastik Hastalık Yönetimi

İpuçları

1
Komplet mollerde saptanan büyük adneksiyal kitlelerin etiyolojisini düşünün.
2
Teka lutein kistleri hormon bağımlı mıdır, yoksa otonom kitleler midir?
3
Mol tahliye edildikten sonra β\beta-hCG seviyelerindeki düşüşün overler üzerindeki etkisini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Gestasyonel trofoblastik neoplazi tanısında kullanılan FIGO skorlama sistemini ve düşük/yüksek riskli hastaların kemoterapi rejimlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 326Soru

2626 yaşında, 1010 haftalık gebelik tanısıyla takip edilen hastada 'missed abortus' saptanarak vakum küretaj uygulanmıştır. Materyalin histopatolojik incelemesinde; koriyon villuslarında parsiyel ödem, villus kenarlarında belirgin girintiler ('scalloping'), trofoblastik psödoinklüzyonlar ve fetal doku parçaları ile fetal eritrositler saptandığı belirtilmiştir. İmmünohistokimyasal olarak p57p57 ekspresyonu pozitif izlenmiştir. Bu hastadaki klinik durum ve patolojik bulgular temel alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En olası genetik yapı bir yumurtanın iki sperm ile döllenmesi sonucu oluşan diandrik triploididir (69,XXY69,XXY)

Cevap

En olası genetik yapı bir yumurtanın iki sperm ile döllenmesi sonucu oluşan diandrik triploididir (69,XXY69,XXY)
Vaka sunumundaki fetal doku varlığı, 'scalloping' görünümü ve p57p57 pozitifliği Parsiyel Hidatidiform Mol tanısını kesinleştirir. Bu durumun en sık nedeni bir yumurtanın iki sperm ile döllenmesi sonucu oluşan triploididir (69,XXY69,XXY).

Adım Adım Çözüm

1
Histopatolojik ve immünohistokimyasal bulguları değerlendir
Parsiyel villöz ödem, scalloping, fetal doku varlığı ve p57p57 pozitifliği saptandı
Bu bulgular tipik olarak Parsiyel Hidatidiform Mol (PHM) tanısını koydurur
2
Parsiyel molün genetik kökenini hatırla
Triploidi (69,XXX69,XXX veya 69,XXY69,XXY) olduğu belirlendi
PHM'de hem maternal hem paternal genetik materyal bulunur; genellikle dispermi sonucu oluşur
3
Klinik seyir ve malignite potansiyelini analiz et
Malignite riski <\%5, uterus genellikle küçük ve β\beta-hCG seviyeleri komplet mole göre daha düşüktür
PHM klinik olarak komplet mole göre daha selim bir seyir izler

Anahtar Kavram

Parsiyel Hidatidiform Mol ile Komplet Hidatidiform Mol arasındaki patolojik (fetal doku, p57p57) ve genetik (triploidi vs diploidi) ayırıcı tanı kriterleri

Daha Fazla Pratik

Komplet ve parsiyel mol ayrımında immünohistokimyasal boyamaların (özellikle p57p57) önemini ve koryokarsinomun en sık hangi gebelikten sonra geliştiğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 327Soru

Serviks kanserinin en sık histolojik tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Skuamöz hücreli karsinom

Cevap

Skuamöz hücreli karsinom, serviks kanserinin en sık görülen histolojik tipidir.
Serviks kanserleri büyük çoğunlukla (%70-80) skuamöz hücreli karsinom tipindedir. Bu durum, HPV enfeksiyonunun transformasyon zonundaki skuamöz epitelyal hücreleri tercihli olarak etkilemesinden kaynaklanır. Skuamöz hücreli karsinom, serviksin ektoserviks bölgesindeki skuamöz epitelden gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Serviks kanserinin histolojik tiplerini hatırla
Başlıca tipler: skuamöz hücreli karsinom (%70-80), adenokarsinom (%15-20), nadir tipler (berrak hücreli, küçük hücreli, adenoskuamöz)
Serviksin anatomik yapısı gereği ektoserviksin skuamöz epiteli ile endoserviksin kolumnar epiteli birleşim bölgesi (transformasyon zonu) kanser gelişimi için kritik alandır.
2
En sık tipi belirle
Skuamöz hücreli karsinom tüm serviks kanserlerinin %70-80'ini oluşturur
Transformasyon zonundaki skuamöz metaplazi alanı HPV enfeksiyonuna en duyarlı bölgedir; bu nedenle skuamöz hücreli karsinom baskın histolojik tip olmaktadır.

Anahtar Kavram

Serviks kanserinin histolojik tipleri ve görülme sıklıkları
Soru 328Soru

Epitelyal over kanserleri (malign epitelyal tümörler) arasında en sık görülen ve genellikle tanı anında bilateral (iki taraflı) tutulum gösteren histolojik tip aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seröz kistadenokarsinom

Cevap

Seröz kistadenokarsinom
Seröz kistadenokarsinom, tüm malign epitelyal over tümörlerinin yaklaşık %75-80'ini oluşturan, en sık izlenen histolojik tiptir. Genellikle ileri evrede tanı alır ve vakaların yarısından fazlasında bilateral tutulum gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Over tümörlerinin kökenlerini sınıflandır.
Tümörler epitelyal, germ hücreli veya seks kord stromal kökenli olabilir.
Soruda spesifik olarak epitelyal grup içindeki en sık tip sorulmaktadır.
2
Epitelyal over kanserlerinin histolojik alt tiplerini ve görülme sıklıklarını karşılaştır.
Seröz tip %75-80, Müsinöz tip %10, Endometrioid tip %10 oranında izlenir.
En sık görülen tipi belirlemek için istatistiksel veriler temel alınır.
3
Seröz kistadenokarsinomun temel klinik özelliklerini hatırla.
Sıklıkla bilateraldir ve psammom cisimcikleri içerir.
Tanımlayıcı özellikler doğru cevabı doğrular.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserleri içinde en sık görülen histolojik tip seröz kistadenokarsinomdur.
Tahmini Süre:45s
Soru 329Soru

Otuz dört yaşında, son gebeliği 2 yıl önce miadında normal doğumla sonuçlanan hasta, 4 aydır devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Pelvik muayenede uterus 10 haftalık gebelik boyutunda ve sert kıvamda ele geliyor. Transvajinal ultrasonografide myometriuma invaze görünümde, sınırları belirsiz 4 cm'lik kitle izleniyor. Serum beta-hCG düzeyi 2.100 mIU/mL saptanıyor. Endometrial küretaj materyalinin patolojik incelemesinde koryon villusu izlenmiyor; myometrial lifleri ayırarak ilerleyen, belirgin atipi göstermeyen mononükleer intermedier trofoblastik hücre infiltrasyonu görülüyor. İmmünohistokimyasal çalışmada tümör hücreleri insan plasental laktojen (hPL) ile yaygın pozitif, beta-hCG ile fokal zayıf pozitif boyanıyor. Metastaz taraması negatif olan bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total histerektomi

Cevap

PSTT tanısı alan bu hastada en uygun tedavi total histerektomidir.
Vakada tanımlanan histopatolojik (koryon villusu yokluğu, intermedier trofoblast infiltrasyonu) ve immünohistokimyasal (hPL yaygın pozitif, hCG zayıf) bulgular Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) tanısını koydurur. Koryokarsinomun aksine PSTT, kemoterapötik ajanlara karşı göreceli olarak dirençlidir. Bu nedenle, metastaz saptanmayan (evre I) hastalarda primer tedavi seçeneği histerektomidir. Lenf nodu tutulumu nadir olduğundan rutin lenfadenektomi gerekmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Miadında doğum sonrası kanama, görece düşük beta-hCG (tümör yüküne kıyasla) ve myometrial kitle.
Bu tablo trofoblastik hastalıkları düşündürmelidir ancak düşük hCG seviyesi klasik koryokarsinomdan uzaklaştırır.
2
Histopatolojik ve immünohistokimyasal verileri değerlendir
Koryon villusu yok, intermedier trofoblastlar var. hPL (+++), hCG (+).
Bu profil (hPL baskınlığı ve intermedier trofoblastlar) Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) için patognomoniktir.
3
Tanıya yönelik tedavi prensibini hatırla
PSTT kemoterapiye göreceli dirençlidir.
Diğer GTN türlerinin aksine, PSTT'de primer tedavi (özellikle metastaz yoksa) cerrahidir (histerektomi).

Anahtar Kavram

Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) tanısı ve yönetimi
Soru 330Soru

6060 yaşında bir kadın hasta, postmenopozal dönemde saptanan adneksiyal kitle ve asit nedeniyle opere ediliyor. Patoloji sonucu "seröz kistadenokarsinom" olarak raporlanan bu hastada, postoperatif dönemde tedavi yanıtını değerlendirmek ve nüksleri izlemek amacıyla kullanılması gereken en uygun serum tümör belirteci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CA125CA-125

Cevap

Epitelyal over kanserlerinin (özellikle seröz tip) takibinde kullanılan en uygun serum belirteci CA125CA-125'tir.
Epitelyal over kanserleri, over kanserlerinin en sık görülen tipidir ve seröz histoloji bu grubun en yaygın formudur. CA125CA-125, epitelyal over tümörlerinin (özellikle tip II seröz karsinomlar) takibinde, kemoterapi yanıtının değerlendirilmesinde ve nükslerin erkenden yakalanmasında en güvenilir serum belirtecidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün köken aldığı histolojik grubu belirlemek.
Soruda belirtilen 'seröz kistadenokarsinom', epitelyal over kanserleri grubunda yer alır.
Takip belirteci seçimi, tümörün embriyolojik kökenine (epitelyal, germ hücreli veya seks kord stromal) göre yapılır.
2
Epitelyal over kanserleri için standart takip belirtecini hatırlamak.
CA125CA-125 seviyeleri bu gruptaki hastaların %\% 80'inden fazlasında yükselir ve tedavi yanıtını izlemede altın standarttır.
CA125CA-125, sölomik epitelden köken alan dokularda bulunan bir yüzey antijenidir.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinde (özellikle seröz tip) CA125CA-125, germ hücreli tümörlerde ise AFP, hCG ve LDH gibi belirteçlerin ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Germ hücreli over tümörleri ve karakteristik marker eşleşmelerini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 331Soru

1212 haftalık gebeliği olan 2424 yaşındaki hastaya yapılan ultrasonografide uterus kavitesinde ekojenik 'kar fırtınası' görünümü ile birlikte bir fetus izlenmiştir. Yapılan suction küretaj materyalinin patolojik incelemesinde ödemli villusların yanı sıra fetal doku parçaları ve fetal eritrositler saptanmıştır.

Bu klinik ve patolojik bulgulara göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parsiyel hidatidiform mol

Cevap

Parsiyel hidatidiform mol; hidropik villuslar, fokal trofoblastik proliferasyon ve fetal doku/eritrosit varlığı ile karakterize olan gestasyonel trofoblastik hastalık türüdür.
Gestasyonel trofoblastik hastalıklar arasında ultrasonografide fetal kısımların izlendiği ve patolojik incelemede fetal eritrositlerin saptandığı tipik form parsiyel hidatidiform moldür. Bu vakalarda genellikle triploidi saptanır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve ultrasonografik bulguları analiz et.
Ultrasonografide hem 'kar fırtınası' görünümü hem de fetus izlenmesi, parsiyel mol lehine bir bulgudur.
Komplet molda embryo/fetus bulunmazken, parsiyel molda fetus veya fetal kısımlar sıklıkla izlenir.
2
Patolojik verileri değerlendir.
Patolojide 'fetal doku' ve 'fetal eritrosit' saptanması tanıyı kesinleştirir.
Fetal eritrosit varlığı, gestasyonel trofoblastik hastalıklar arasında ayırıcı tanıda parsiyel molü komplet molden ayıran temel histopatolojik özelliktir.
3
Genetik arka planı hatırla (Doğrulama adımı).
Parsiyel mol genellikle triploid (69,XXY69,XXY) karyotipe sahiptir.
Komplet mol ise diploiddir (46,XX46,XX) ve maternal kromozom içermez.

Anahtar Kavram

Parsiyel molü komplet molden ayıran en temel patolojik bulgu fetal doku ve fetal eritrositlerin varlığıdır.

Daha Fazla Pratik

Parsiyel ve komplet molün genetik kökenlerini (triploidi vs. diploidi) ve p57 ekspresyon farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 17 / 17
Jinekolojik Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 17 | Examkin