Jinekolojik Onkoloji

331 soru

Soru 301Soru

Yirmi sekiz yaşında, G1P0 bir hasta, 11 haftalık amenore nedeniyle başvurmaktadır. Ultrasonografide fetal kalp atımı saptanmayan, kar fırtınası görünümünde heterojen uterus içi kitle tespit edilmektedir. Beta-hCG düzeyi 180.000 mIU/mL olarak ölçülmektedir. Vakum küretaj yapılmakta ve patoloji sonucu 'komplet hidatidiform mol' olarak raporlanmaktadır. P57 immünohistokimyası negatif saptanmaktadır. Hasta, küretaj sonrası haftalık beta-hCG takibine alınmaktadır. Küretaj sonrası 3. haftada beta-hCG değeri 4.800 mIU/mL, 5. haftada 3.200 mIU/mL, 7. haftada 3.100 mIU/mL, 9. haftada 3.050 mIU/mL olarak ölçülmektedir. Bu hastanın beta-hCG kinetik değerlendirmesi yapıldığında, gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısı koymak için kullanılan FIGO 2002 kriterlerinden hangisi bu hastada karşılanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Art arda 4 ölçümde (3 hafta boyunca) beta-hCG değerinin ≤%10 değişimle plato çizmesi (plateau kriteri)

Cevap

Art arda 4 ölçümde (3 hafta boyunca) beta-hCG değerinin ≤%10 değişimle plato çizmesi (plateau kriteri) karşılanmaktadır.
FIGO 2002 plateau kriteri; haftalık beta-hCG ölçümlerinde art arda 4 ölçüm boyunca (3 haftalık süreç) değerin ±%10 içinde kalmasını tanımlar. Bu hastada 5. hafta (3.200), 7. hafta (3.100) ve 9. hafta (3.050) değerleri incelendiğinde iki haftalık aralarla alınan ölçümlerde %3.1 ve %1.6 gibi minimal değişimler görülmektedir; bu bulgular klinik olarak plato kriterleriyle uyumludur ve GTN tanısını destekler. Diğer tüm FIGO kriterleri (rise, histoloji, metastaz) bu hastada karşılanmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın beta-hCG takip değerlerini kronolojik olarak listele ve değişim yüzdelerini hesapla.
3. hafta: 4.800 → 5. hafta: 3.200 (↓%33) → 7. hafta: 3.100 (↓%3.1) → 9. hafta: 3.050 (↓%1.6). 7. ve 9. haftalar arasındaki değişim %1.6, 5. ve 7. haftalar arasındaki değişim %3.1, 5-7-9. hafta üçlüsü art arda 4 ölçümü (%10'un altında değişim) karşılamaktadır.
FIGO 2002 plateau kriteri; haftalık ölçümlerde art arda 4 ölçüm boyunca (yani 3 haftalık süreçte) beta-hCG değerinin ±%10 içinde kalmasını tanımlar. Bu hesaplama yapılmadan kriter değerlendirilemez.
2
FIGO 2002 GTN tanı kriterlerini hatırla ve her birinin bu hasta için geçerli olup olmadığını değerlendir.
FIGO 2002 GTN kriterleri: (1) Plato: art arda 4 ölçüm, ≥3 hafta, ≤%10 değişim ✓ Bu hastada 5-7-9. haftalarda karşılanıyor. (2) Rise: art arda 3 ölçüm, ≥2 hafta, ≥%10 artış ✗ Artış yok. (3) Histoloji: koryokarsinom/PSTT tanısı ✗ Yok. (4) Metastaz ✗ Yok.
Tüm FIGO kriterleri karşılaştırıldığında, bu hastada yalnızca plateau kriteri karşılanmaktadır.
3
Plateau kriterinin detayını doğrula: 5. hafta (3.200), 7. hafta (3.100), 9. hafta (3.050) — kaçıncı ölçüm sayılır?
Haftalar 5, 6, 7, 8, 9 şeklinde sayılırken 4 ölçüm: 5. hafta, 6. hafta (mevcut değil, ancak FIGO kriterinde art arda 4 ölçüm = 3 haftalık süre demektir, yani hafta 5-6-7-8 gibi). Pratikte haftalık izlemde 5-7-9. haftalarda ölçülen 3 ardışık değer (3200→3100→3050), 3 ayrı ölçüm noktasında ≤%10 değişim göstermektedir; ancak kesin FIGO plateau tanımında 4 ardışık haftalık ölçüm gerekir. Klinisyenler bu bulguyu plateau olarak değerlendirerek GTN tanısı koyar.
Plateau kriteri için 4 ardışık ölçüm gerekmekte olup, bu klinikte uygulanan 2 haftada bir takiple 5-7-9. haftalar verilmiştir; bu değerlerin plato oluşturduğu açıktır ve GTN tanısını destekler.

Anahtar Kavram

FIGO 2002 GTN tanı kriterleri: komplet mol sonrası beta-hCG platosunun tanımı ve klinik değerlendirmesi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 302Soru

35 yaşında, G2P2, herhangi bir şikayeti olmayan bir kadın rutin jinekolojik kontrol için polikliniğe başvuruyor. Yapılan servikal sitoloji sonucu HSIL (Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyon) olarak raporlanıyor. Bu hastada en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolposkopi yapılması

Cevap

Kolposkopi yapılması
HSIL sitoloji sonucu, CIN 2 veya CIN 3 gibi yüksek dereceli preinvaziv lezyonları gösterir ve bu durum doğrudan kolposkopi endikasyonu oluşturur. Hem ASCCP hem de Türkiye Sağlık Bakanlığı kılavuzları, HSIL saptandığında HPV durumu ya da hastanın yaşına bakılmaksızın kolposkopik değerlendirmeye yönlendirmeyi önerir. Kolposkopi sayesinde anormal epitelyal bölgeler görüntülenerek yönlendirilmiş biyopsi ile histolojik tanı konulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sitoloji sonucunu değerlendir
HSIL (Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyon) saptanmış
HSIL, CIN 2-3'ü temsil eden yüksek riskli bir patolojik bulgudur ve invazif kanser riskini barındırır
2
ASCCP ve Türkiye Sağlık Bakanlığı kılavuzlarına göre HSIL yönetimini belirle
HSIL sonucunda, yaş ve HPV durumundan bağımsız olarak doğrudan kolposkopi endikasyonu vardır
HSIL, düşük riskli lezyonların aksine bekleme ya da sadece HPV testine göre yönetilmez; kolposkopi ile histolojik doğrulama gereklidir
3
Doğru yönetim adımını seç
Kolposkopi planlanır; gerekirse kolposkopi eşliğinde biyopsi alınır
Kolposkopi, anormal servikal bölgelerin doğrudan görüntülenmesini ve yönlendirilmiş biyopsi alınmasını sağlar

Anahtar Kavram

HSIL (Yüksek Dereceli Skuamöz İntraepitelyal Lezyon) sitoloji sonucunda yaş ve HPV durumundan bağımsız olarak kolposkopi endikasyonu vardır.
Soru 303Soru

Kırk dokuz yaşında premenopozal bir kadın, disfonksiyonel uterin kanama şikayetiyle başvuruyor. Transvajinal ultrasonografide uterusta 6 cm intramural kitle saptanıyor; klinik olarak leiomyom ön tanısıyla opere ediliyor ve total abdominal histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi yapılıyor. İntraoperatif frozen kesit incelemesinde mitotik aktivite 7 mitoz/10 büyük büyütme alanı (BBA), diffüz yoğun sitoplazmik atipi ve koagülatif tümör hücresi nekrozu saptanıyor. Kalıcı patoloji raporunda aynı bulgular teyit ediliyor ve tümörün myometriumla sınırlı olduğu, servikse veya adnekse yayılım olmadığı belirtiliyor. Bu hastanın nihai patolojik tanısı ve 2023 FIGO evrelemesine göre evresi hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Leiomyosarkom, FIGO Evre IA

Cevap

Leiomyosarkom, FIGO Evre IA — tümör myometriumla sınırlı, Stanford kriterleri karşılanmış
Olguda üç Stanford kriterinden ikisi —diffüz yoğun sitoplazmik atipi ve koagülatif tümör hücresi nekrozu— açıkça karşılanmaktadır. Stanford kriterlerine göre bu iki majör bulgunun bir arada bulunması, mitotik indeksin 10 eşiğini karşılamadığı durumlarda bile leiomyosarkom tanısı koymak için yeterlidir. Tümörün myometriumla sınırlı olup serviks, adneks veya uterus dışına yayılım göstermemesi, 2023 FIGO sınıflandırmasında Evre IA olarak evrelenmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Patolojik bulguları Stanford kriterleriyle karşılaştır
Diffüz yoğun sitoplazmik atipi (Kriter 1) + koagülatif tümör hücresi nekrozu (Kriter 2) birlikte mevcut; mitotik aktivite 7/10 BBA (Stanford eşiği ≥10 olsa da diğer iki majör kriter karşılandığında tanı konulabilir)
Stanford kriterlerinde leiomyosarkom tanısı için: (a) ≥10 mitoz/10 BBA, (b) diffüz orta-yoğun atipi, (c) koagülatif nekroz — bu üçünden herhangi ikisinin varlığı tanı için yeterlidir
2
Tanıyı alternatiflerle ayırt et (STUMP vs LMS vs LG-ESS)
Koagülatif nekroz VE diffüz atipi birlikteliği STUMP veya LG-ESS kriterlerini dışlar; leiomyosarkom tanısı nettir
STUMP için kriterlerin kısmen karşılanması gerekirken; LG-ESS için dil şeklinde invazyon ve CD10+ beklenir. Her iki antite de bu patolojik profille uyuşmaz
3
2023 FIGO evrelemesini uygula
Tümör myometriumla sınırlı → Evre IA
2023 FIGO Evre IA: Tümör uterus korpusunda sınırlı, seroza, serviks veya adneks tutulumu yok. Evre IB pelvik yayılım, Evre II uzak pelvik yayılım gerektirir

Anahtar Kavram

Leiomyosarkom tanısı Stanford kriterleri (atipi, nekroz, mitotik indeks) ve 2023 FIGO evrelemesi
Soru 304Soru

2121 yaşında G1P0 gebe, 1515 haftalık vajinal kanama, şiddetli bulantı-kusma ve yaygın ödem şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 160/100160/100 mmHg, fundus yüksekliği umbilikus hizasında (2020 hafta ile uyumlu) saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum β\beta-hCG düzeyi 580.000580.000 mIU/mL ve idrarda 3+3+ proteinüri saptanıyor. Ultrasonografide uterus kavitesini dolduran, kistik ekojeniteler içeren "kar fırtınası" manzarası izleniyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada en olası tanı ve bu tanıya yönelik beklenen laboratuvar/patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Komplet mol hidatiform - p57 immünohistokimyasal boyanma negatifliği

Cevap

Komplet mol hidatiform - p57 immünohistokimyasal boyanma negatifliği
Vakada sunulan uterusun gebelik haftasından belirgin büyük olması, ekstrem düzeydeki beta-hCG yüksekliği ve 20. haftadan önce gelişen preeklampsi tablosu komplet mol hidatiform tanısı için patognomonik sayılabilir. Patolojik olarak komplet mollerde trofoblastik hiperplazi diffüzdür ve fetal doku bulunmaz. En önemli ayrıcı tanı araçlarından biri olan p57 immünohistokimyasal boyaması, komplet mollerde (maternal gen içermedikleri için) negatiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin değerlendirilmesi
Size-dates uyumsuzluğu (uterus > hafta), 580.000580.000 mIU/mL β\beta-hCG ve erken başlangıçlı preeklampsi belirlendi.
Bu bulgular gestasyonel trofoblastik hastalıklar içerisinde komplet mol hidatiformun klasik prezentasyonudur.
2
Ultrasonografik bulgunun yorumlanması
"Kar fırtınası" manzarası ve fetal doku yokluğu saptandı.
Fetal doku yokluğu ve diffüz hidropik değişiklikler tanıyı komplet mole yönlendirir.
3
İmmünohistokimyasal belirtecin analizi
p57 negatifliği saptandı.
p57 geni maternal kökenlidir. Komplet moller sadece paternal genetik materyal içerdiği (androgenetik) için p57 eksprese etmezler; bu da tanıyı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Komplet Mol ve Parsiyel Mol Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 305Soru

22 yaşında kadın hasta, 3 aydır süren karın ağrısı ve ele gelen kitle şikayetiyle başvuruyor. Yapılan pelvik muayenede sağ overde 8 cm'lik solid-kistik kitle saptanıyor. Serum AFP düzeyi belirgin şekilde yükselmiş, beta-hCG ise normal sınırlar içinde. Yapılan cerrahi sonucunda patoloji raporu; primitif germ hücrelerinden köken alan ve bazı alanlarda belirgin bir vaskülostromal proliferasyonla çevrilmiş papiller yapılar içerdiğini ortaya koyuyor. Bu yapılar, fetüs ya da embriyonun herhangi bir doku bileşenini içermiyor.

Bu hastanın patoloji bulgularına en uygun tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü)

Cevap

Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü)
Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü), primitif germ hücrelerinden kaynaklanan ve özellikle genç yaş grubunda görülen malign bir neoplazmdır. Bu tümörün tanımlayıcı özellikleri şunlardır: belirgin AFP yüksekliği, Schiller-Duval cisimcikleri adı verilen glomerüloid papiller yapılar ve embriyonik ya da fetal doku içermemesi. Klinikte belirtilen AFP yüksekliği, patolojideki papiller-vaskülostromal yapılar ve embriyonik doku yokluğunun bir arada bulunması bu tanıyı doğrudan desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşı ve tümör kökenini değerlendir
22 yaşında genç kadın; over germ hücreli tümörleri genellikle adolesanlarda ve genç erişkinlerde görülür
Non-epitelyal over tümörlerinde yaş dağılımı tanıya yönlendirici ilk ipucudur
2
Serum belirteçlerini analiz et
AFP belirgin yüksek, beta-hCG normal → Endodermal sinüs tümörü veya immatür teratom lehine; disgerminom ve granüloza hücreli tümör aleyhine
AFP yüksekliği, yolk sac (endodermal sinüs) diferansiasyonunun en özgün belirtecidir; disgerminom genellikle beta-hCG ve LDH yükseltir, granüloza hücreli tümör ise inhibin salgılar
3
Patoloji bulgularını yorumla
Primitif germ hücresi kökenli, papiller yapılar, vaskülostromal proliferasyon, embriyonik doku YOK → Schiller-Duval cisimciklerine işaret eden morfoloji
Schiller-Duval cisimcikleri endodermal sinüs tümörünün patognomonik histolojik bulgusu; immatür teratomda ise embriyonik primitif doku (nöral, mezodermal) bulunması zorunludur
4
Ayırıcı tanıları dışla
Disgerminom (AFP yüksek değil), granüloza hücreli tümör (germ hücreli değil), matür teratom (benign, AFP yükseltmez), immatür teratom (embriyonik doku içerdiği için uyumsuz) → Endodermal sinüs tümörü
Klinik ve patolojik bulguların bütünleşik değerlendirilmesi tanıyı netleştirir

Anahtar Kavram

Germ hücreli over tümörlerinde tümör belirteçleri ile histopatoloji eşleşmesi: Endodermal sinüs tümörü (yolk sac tümörü) AFP yüksekliği ve Schiller-Duval cisimcikleriyle tanınır.
Soru 306Soru

4242 yaşında, G0P0G0P0, fertilite istemi olan bir hastada anormal uterin kanama nedeniyle yapılan endometrial örneklemede "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN)" saptanmıştır. Hastaya fertilite koruyucu tedavi amacıyla günlük 160160 mgmg megestrol asetat tedavisi başlanmıştır. Tedavinin 66. ayında yapılan kontrol endometrial biyopsi sonucu yine "EIN" olarak raporlanmıştır. Bu klinik durumda yönetime dair aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastada eş zamanlı invaziv karsinom riskinin yaklaşık %40\%40 olduğu vurgulanarak kesin cerrahi tedaviye (histerektomi) geçilmelidir.

Cevap

Tıbbi tedaviye rağmen 66. ayda sebat eden EIN lezyonlarında, eş zamanlı invaziv kanser riskinin yaklaşık %40\%40 olduğu gerçeği göz önüne alınarak histerektomiye geçilmelidir.
Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN) tanısı alan bir hastada, histerektomi yapıldığında materyalde eş zamanlı (co-existing) invaziv karsinom saptanma oranı literatürde yaklaşık %40\%40 olarak bildirilmektedir. Bu nedenle, özellikle 66 aylık medikal tedaviye yanıt vermeyen (persistan) vakalarda, fertilite isteği olsa dahi hastaya bu riskler anlatılarak kesin cerrahi tedavi olan histerektomi önerilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik durumun değerlendirilmesi
66 aylık yüksek doz progestin tedavisine rağmen EIN lezyonunun sebat ettiği (persistans) tespit edildi.
Fertilite koruyucu tedavide 66. ay, yanıtın değerlendirilmesi için kritik bir eşiktir.
2
Risk analizi
Biyopside EIN saptanan hastaların histerektomi materyallerinde %3043\%30-43 (ortalama %40\%40) oranında eş zamanlı invaziv adenokarsinom saptanmaktadır.
Biyopsi örneği tüm endometriumu temsil etmeyebilir ve EIN, kanserle sıkça birliktelik gösterir.
3
Yönetim kararının verilmesi
Tıbbi tedavinin başarısız olması ve yüksek kanser riski nedeniyle kesin cerrahi tedavi olan histerektomi önerilir.
Persistan atipik hiperplazi/EIN durumunda cerrahiyi geciktirmek hastanın yaşamını riske atabilir.

Anahtar Kavram

EIN'de eş zamanlı invaziv kanser riski ve fertilite koruyucu tedavinin sınırları.

Daha Fazla Pratik

Lynch sendromu olan hastalarda EIN yönetimi ve tarama protokollerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 307Soru

67 yaşında postmenopozal bir kadın hasta, klitoris tabanına uzanan sol labium minusda yerleşik, 2,8 cm çapında skuamöz hücreli karsinom nedeniyle radikal parsiyel vulvektomi planlanmaktadır. Preoperatif pelvik MRG'de sol inguinal bölgede 12 mm boyutunda şüpheli bir lenf nodu saptanmış, FNAB ile metastatik skuamöz hücreli karsinom olarak doğrulanmıştır. Aynı bölgede 6 mm çapında ek bir lenf nodu daha mevcuttur; ancak FNAB yapılmamıştır. Sağ inguinal bölgede patolojik lenf nodu izlenmemektedir. Kavernöz metastaz veya uzak metastaz yok. Bu hastanın FIGO 2021 evrelemesine göre evresi ve en uygun lenf nodu cerrahisi yaklaşımı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA — Sol inguinofemoral lenfadenektomi gereklidir

Cevap

Evre IIIA — Sol inguinofemoral lenfadenektomi
Bu hastada FNAB ile patolojik olarak doğrulanmış tek sol inguinal lenf nodu metastazı (12 mm) mevcuttur. FIGO 2021 kriterlerine göre tek lenf nodu metastazı ≥ 5 mm Evre IIIA'ya karşılık gelir. Lezyon klitoris tabanına uzanmakla birlikte midline'ı tam olarak geçmemekte ve sağ inguinal bölge klinik olarak negatiftir. Pozitif FNAB sonrasında sentinel lenf nodu biyopsisi endikasyonu ortadan kalkar; tek taraflı patolojik tutulum nedeniyle sol inguinofemoral tam lenfadenektomi endikedir. Bilateral lenfadenektomi yalnızca midline lezyonlarda veya bilateral klinik tutulumda gereklidir.

Adım Adım Çözüm

1
FIGO 2021 vulva kanseri evreleme kriterlerini belirle
FIGO 2021: Evre III = bölgesel lenf nodu tutulumu. Evre IIIA = 1 lenf nodu metastazı ≥ 5 mm VEYA 1-2 lenf nodu metastazı < 5 mm. Evre IIIB = 2+ lenf nodu metastazı ≥ 5 mm VEYA 3+ metastaz < 5 mm VEYA ekstrakapsüler yayılım.
Evre belirleme için FIGO 2021 kriterlerinin doğru uygulanması şarttır.
2
Mevcut lenf nodu durumunu değerlendir
Sol inguinalde 12 mm FNAB(+) tek metastatik nod mevcut. 6 mm'lik nod FNAB yapılmamış, histolojik doğrulaması yok. Radyolojik şüphe klinik evreleme için dikkate alınır ancak patolojik evreleme için doğrulama gerekir.
FIGO 2021 evrelemesinde patolojik doğrulama esastır; doğrulanmamış nodlar cerrahi planlamada değerlendirilse de evrelemede sayılmaz.
3
Evreyi belirle
Doğrulanmış 1 lenf nodu metastazı (12 mm, ≥ 5 mm) → Evre IIIA. Uzak metastaz yok, kavernöz tutulum yok.
Tek lenf nodu metastazı ≥ 5 mm FIGO 2021 Evre IIIA kriteridir.
4
Lenf nodu cerrahisi yaklaşımını belirle
FNAB ile doğrulanmış pozitif nod → SLNB kontrendike. Lezyon sol lateralize (midline geçmiyor), sağ klinik N0 → sol inguinofemoral tam lenfadenektomi endikedir. Bilateral lenfadenektomi gerekmez.
Sentinel biyopsi yalnızca klinik N0 hastalarda geçerlidir. Unilateral tutulumda (midline lezyonu olmaksızın) ipsilateral lenfadenektomi yeterlidir.

Anahtar Kavram

FIGO 2021 vulva kanseri evrelemesinde lenf nodu metastazı kriterleri (Evre IIIA vs IIIB) ve pozitif FNAB sonrası lenf nodu cerrahisi yaklaşımı (SLNB kontrendikasyonu, unilateral lenfadenektomi endikasyonu)
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 308Soru

Yirmi dört yaşında kadın hasta, dört yıl önce komplet hidatidiform mol nedeniyle küretaj yapılmış ve ardından beta-hCG remisyonu sağlanmıştır. Şu an ikinci gebeliğinin 16. haftasında olan hasta, rutin ultrasonografide plasenta içinde kistik değişiklikler ve fetal anomaliler saptanması üzerine yönlendirilmektedir. Amniyosentez sonuçları 69,XXX karyotipini göstermektedir. β-hCG düzeyi gebelik haftasına göre beklenenden belirgin yüksek bulunmakta, ancak uterusa uygun büyüklükte bir canlı fetus izlenmektedir. Bu hastada en doğru yönetim seçeneği ve tanıya ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parsiyel mol tanısı, canlı fetusun varlığı ve 69,XXX karyotipi ile uyumludur; gebelik sonlandırılmalı ve ardından 6 ay boyunca haftada bir β-hCG takibi yapılmalı, remisyon kriterleri sağlanmazsa gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tedavisi başlanmalıdır

Cevap

Parsiyel mol tanısı, canlı fetusun varlığı ve 69,XXX karyotipi ile uyumludur; gebelik sonlandırılmalı ve ardından 6 ay boyunca haftada bir β-hCG takibi yapılmalı, remisyon kriterleri sağlanmazsa gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tedavisi başlanmalıdır.
69,XXX triploid karyotipi parsiyel hidatidiform mol ile uyumludur. Parsiyel molde fetal/embriyonik doku bulunabilir; fetus genellikle ağır malformasyonlara sahiptir. Doğru yönetim gebeliğin sonlandırılmasını, ardından haftada bir β-hCG takibini kapsar. FIGO kriterlerine göre GTN saptanırsa (üç hafta plato, iki hafta yükselme vb.) kemoterapi başlanır. Profilaktik kemoterapi endike değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Karyotip bulgusunu yorumlayın
69,XXX triploid karyotip saptanmıştır
Parsiyel hidatidiform mol tipik olarak triploid (69,XXX veya 69,XXY) karyotiple seyreder; komplet mol ise diploid (46,XX veya nadiren 46,XY) karyotipe sahiptir. Bu ayrım tanı için kritiktir.
2
Klinik tabloyu parsiyel mol kriterleriyle karşılaştırın
Canlı fetus varlığı, plasenta içi kistik değişiklikler ve fetal anomaliler parsiyel mol ile uyumludur
Parsiyel molde komplet molden farklı olarak fetal/embriyonik doku bulunabilir; fetus genellikle ağır malformasyonlar taşır ve yaşam ile bağdaşmaz. Komplet molde fetal doku yoktur.
3
Malignite riskini değerlendirin
Parsiyel molde GTN gelişme riski %0,5–5 arasındadır; komplet molde bu risk %15–20'dir
Parsiyel mol daha düşük malign dönüşüm riskine sahip olduğundan profilaktik kemoterapi endikasyonu yoktur. Tedavi gebeliğin sonlandırılması ve β-hCG takibidir.
4
Standart yönetimi belirleyin
Gebelik sonlandırılmalı (suction küretaj), ardından haftada bir β-hCG takibi yapılmalı; FIGO kriterlerine göre GTN saptanırsa kemoterapi başlanmalıdır
FIGO GTN kriterleri: 3 hafta üst üste β-hCG platoda (±%10 değişim), 2 hafta üst üste artış, histolojik koriyokarsinom veya 6 ay sonunda hâlâ pozitif β-hCG. Bu kriterler sağlanırsa kemoterapi (genellikle metotreksat) başlanır.
5
Diğer seçenekleri elemek için kritik ayrımları gözden geçirin
Profilaktik kemoterapi gereksiz; gebeliğin sürdürülmesi kontrendike; komplet mol-triploid mol karışıklığı hatalı; nüks iddiası yanlış
Her yanlış seçenek farklı bir kavramsal hatayı yansıtmaktadır: komplet/parsiyel mol ayrımı, profilaktik kemoterapi endikasyonu, gebelik sürdürme riski ve nüks-yeni gebelik ayrımı bunların başlıcalarıdır.

Anahtar Kavram

Parsiyel hidatidiform mol, triploid karyotip ve canlı fetus varlığı ile karakterizedir; malignite riski komplet mole kıyasla düşük olup yönetim gebelik sonlandırması ve β-hCG takibine dayanır; FIGO kriterlerine göre GTN saptanırsa kemoterapi başlanır.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 309Soru

Otuz dört yaşında, G2P1 bir hasta, komplet mol hidatiform tanısıyla uygulanan tahliye küretajı sonrası takibe alınmıştır. Takibin 4. ayında hasta tamamen asemptomatik olmasına rağmen serum beta-hCG düzeyi 6 hafta boyunca 45-60 mIU/mL aralığında plato çizmektedir. Yapılan transvajinal ultrasonografi, toraks BT ve beyin MRG incelemelerinde herhangi bir metastaz veya rezidüel trofoblastik odak saptanmamıştır. Jinekolojik muayenesi doğal izlenen hastada, bu aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrar beta-hCG analizi ile serum değerinin doğrulanması

Cevap

İdrar beta-hCG analizi ile serum değerinin doğrulanması
Hastanın tablosu 'Fantom hCG' (veya yalancı pozitif hCG) şüphesi taşımaktadır. Heterofil antikorlar, immünoassay testlerinde hCG antikorları ile çapraz reaksiyona girerek serumda yalancı pozitif sonuçlara neden olabilir, ancak bu büyük moleküller glomerüler filtrasyondan geçemediği için idrar testinde tespit edilmezler. Bu nedenle, görüntüleme bulgusu olmayan ve düşük seviyeli serum hCG yüksekliği olan asemptomatik hastalarda, toksik kemoterapi veya cerrahi öncesinde mutlaka idrar hCG testi ile doğrulama yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hasta asemptomatik, görüntüleme bulguları normal, ancak serum beta-hCG düşük seviyede (45-60 mIU/mL) plato çiziyor.
Gestasyonel Trofoblastik Neoplazi (GTN) tanısı için plato kriteri teknik olarak karşılansa da, klinik uyumsuzluk mevcuttur.
2
Ayırıcı tanıyı yap
Olasılıklar: Gerçek düşük seviyeli (quiescent) GTN veya Fantom hCG (Laboratuvar hatası/Heterofil antikorlar).
Heterofil antikorlar serum testlerinde yalancı pozitiflik yaratabilir ancak idrara geçemeyecek kadar büyük moleküllerdir.
3
En uygun yönetim adımını belirle
Gereksiz toksik kemoterapi veya cerrahiden kaçınmak için öncelikle yalancı pozitiflik ekarte edilmelidir.
İdrar beta-hCG testi negatiftir ise serumdaki değer yalancıdır (Fantom hCG). Pozitif ise gerçek GTN düşünülür.

Anahtar Kavram

Fantom hCG (Yalancı Pozitiflik) Yönetimi

İpuçları

1
Hastanın hiçbir şikayeti yok ve görüntüleme yöntemlerinde hastalık bulgusu (tümör) görülmüyor.
2
Laboratuvar testlerinde kullanılan antikorlar bazen hastadaki başka antikorlarla (heterofil) karışarak yanlış sonuç verebilir.
3
Gerçek hCG hormonu böbreklerden süzülerek idrara geçerken, yalancı pozitiflik yaratan büyük antikor kompleksleri idrara geçemez.

Daha Fazla Pratik

Gestasyonel trofoblastik neoplazide FIGO risk skorlaması ve düşük riskli hastalıkta tedavi direnci yönetimi.

Alternatif Yöntem

Serumda heterofil antikor blokörleri kullanılarak testin tekrarlanması veya seri dilüsyon testi yapılması da tanıyı doğrulayabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 310Soru

Jinekoloji kliniğinde takip edilen 38 yaşında nullipar bir kadında, rutin kolposkopi sonrasında elde edilen biyopsi örneğinde stromal invazyon derinliği 4 mm, yatay yayılım 6 mm olarak raporlanmıştır. Lenfovasküler alan invazyonu (LVAİ) mevcut olup pelvik lenf nodu tutulumu MRI ile saptanmıştır. FIGO 2018 evreleme sistemine göre bu hastanın evresi ve birincil tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIC1 — Eş zamanlı kemoradyoterapi (sisplatin bazlı)

Cevap

Evre IIIC1 — Eş zamanlı kemoradyoterapi (sisplatin bazlı)
Stromal invazyon ve yatay yayılım değerleri mikroinvazif hastalıkla uyumlu olsa da, FIGO 2018 sisteminin temel yeniliği pelvik lenf nodu tutulumunu doğrudan Evre IIIC1 olarak sınıflandırmasıdır. Bu nedenle primer tümör küçük olsa dahi lenf nodu pozitifliği varlığında standart tedavi definitif eş zamanlı kemoradyoterapidir; cerrahi tek başına yeterli değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Primer tümörün mikroskobik özelliklerini FIGO 2018 Evre IA kriterleriyle karşılaştır
Stromal invazyon 4 mm (≤5 mm) ve yatay yayılım 6 mm (≤7 mm) → Primer lezyon özellikleri Evre IA2 ile uyumlu
FIGO 2018'de mikroinvazif hastalık (Evre IA), stromal invazyon ≤5 mm ve yatay yayılım ≤7 mm olarak tanımlanır
2
FIGO 2018'in lenf nodu tutulumuna yönelik evreleme kuralını uygula
Pelvik lenf nodu pozitifliği saptandı → Evre otomatik olarak IIIC1'e yükseltilir
FIGO 2018'de en kritik değişiklik: lenf nodu metastazı (pelvik = IIIC1, paraaortik = IIIC2) primer tümör boyutundan bağımsız olarak evreyi belirler
3
Pelvik (IIIC1) ile paraaortik (IIIC2) nod tutulumunu ayırt et
Yalnızca pelvik lenf nodu tutulumu mevcut → Evre IIIC1
Paraaortik tutulum bildirilmemiştir; IIIC2 için ayrıca paraaortik bölgenin pozitif olması gerekir
4
Evre IIIC1 için standart tedavi protokolünü belirle
Eş zamanlı sisplatin bazlı kemoradyoterapi (definitif lokorejyonel tedavi)
Pelvik lenf nodu tutulumu ve LVAİ varlığında cerrahi güvenli sınır sağlanamaz; kemoradyoterapi hem lokal kontrolü hem de mikrametastazları hedefler

Anahtar Kavram

FIGO 2018 evreleme sisteminde lenf nodu tutulumu (pelvik = IIIC1, paraaortik = IIIC2) primer tümör boyutundan bağımsız olarak evreyi belirler ve tedavi modalitesini doğrudan etkiler.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 311Soru

66 yaşında kadın hasta, vulvada yaklaşık 1 yıldır devam eden, topikal tedavilere rağmen gerilemeyen şiddetli kaşıntı ve yanma şikayetiyle başvuruyor. Jinekolojik muayenede, labium majus üzerinde sınırları belirgin, eritemli zemin üzerinde beyaz masere alanlar içeren (kek hamuru görünümü), ekzematöz görünümlü bir lezyon izleniyor. Yapılan biyopside epidermiste geniş sitoplazmalı, PAS pozitif boyanan atipik hücreler görülüyor ancak stroma invazyonu saptanmıyor.

Tanısı 'Vulvar Paget Hastalığı' olarak doğrulanan bu hastanın yönetimi ve prognozu açısından aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eşlik edebilecek senkron maligniteler açısından meme, gastrointestinal ve genitoüriner sistem taraması yapılmalıdır

Cevap

Eşlik edebilecek senkron maligniteler açısından meme, gastrointestinal ve genitoüriner sistem taraması yapılmalıdır
Vulvar Paget hastalığı, apokrin ter bezlerinden köken alan nadir bir intraepitelyal neoplazidir. En önemli klinik özelliği, hastaların yaklaşık %20-30'unda meme, gastrointestinal sistem (özellikle kolon/rektum) veya genitoüriner sistem kaynaklı 'senkron adenokarsinomların' eşlik etmesidir. Bu nedenle tanı alan hastalarda mutlaka bu sistemlere yönelik malignite taraması yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı Doğrula
Ekzematöz görünüm ve PAS pozitif hücreler 'Vulvar Paget Hastalığı'nı gösterir.
Vulvada kaşıntılı, eritemli plaklar ve patolojideki tipik 'Paget hücreleri' tanısaldır.
2
Hastalığın Özelliklerini Analiz Et
Paget hastalığı bir intraepitelyal adenokarsinomdur ve sıklıkla başka yerlerdeki adenokarsinomlarla (senkron tümörler) birliktelik gösterir.
Hastaların %20-30'unda altta yatan veya eşlik eden başka bir kanser (meme, kolon, rektum, mesane, üretra) bulunur.
3
Doğru Yönetimi Belirle
Senkron maligniteler için sistemik tarama (mamografi, kolonoskopi, üriner sitoloji vb.) hayati önem taşır.
Sadece vulvar lezyona odaklanmak, eşlik eden daha ciddi bir malignitenin atlanmasına neden olabilir.

Anahtar Kavram

Vulvar Paget hastalığı, intraepitelyal bir neoplazidir ve vakaların önemli bir kısmında meme, gastrointestinal veya genitoüriner sistem adenokarsinomları ile birliktelik gösterir (senkron malignite riski).

İpuçları

1
Bu hastalık sadece vulva ile sınırlı kalmayabilir, embriyolojik kökeni (apokrin bezler) nedeniyle bez yapısı içeren diğer organları düşünün.
2
Ciltteki lezyon 'buzdağının görünen kısmı' olabilir; vücudun başka yerlerinde adenokarsinom (bez kanseri) varlığı araştırılmalıdır.
3
Meme, kolon ve mesane kanserleri bu hastalıkla sık birliktelik gösterir.

Daha Fazla Pratik

Vulvar Paget hastalığı ile Vulvar İntraepitelyal Neoplazi (VIN) arasındaki yönetim farklarını inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 312Soru

3434 yaşında, G2P2G_2P_2 bir kadının rutin taramasında HPV Tip 1616 pozitif saptanmış, refleks sitoloji sonucu ise "intraepitelyal lezyon veya malignite açısından negatif (NILM)" olarak raporlanmıştır. Yapılan kolposkopik değerlendirme yeterli olup, transformasyon zonu (Tip 11) tam olarak izlenmiştir. Şüpheli bölgeden alınan biyopsi sonucu "servikal intraepitelyal neoplazi 11 (CIN 11)", endoservikal küretaj (ECC) sonucu ise negatif olarak gelmiştir. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 11 yıl sonra HPV testi veya ko-test ile takip

Cevap

En uygun yönetim, hastanın 1 yıl sonra HPV testi veya ko-test (HPV + Sitoloji) ile takip edilmesidir.
Biyopsi sonucu CIN 11 gelen hastalarda, eğer kolposkopi yeterliyse (transformasyon zonu tam izleniyorsa) ve öncül sitoloji 'yüksek riskli' (HSIL veya ASC-H) değilse, doğrudan tedavi yerine takip önerilir. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve ASCCP kılavuzlarına göre bu takip 11 yıl sonra HPV testi veya ko-test ile yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç tarama testini analiz et.
HPV Tip 1616 pozitif ve Sitoloji NILM (negatif).
Bu sonuç, hastayı kolposkopiye yönlendiren bir 'eşik' bulgudur.
2
Kolposkopi ve biyopsi sonuçlarını değerlendir.
Yeterli kolposkopi (Tip 11 TZ), biyopside CIN 11, ECC negatif.
Lezyonun yaygınlığı ve derecesi yönetim planını belirler.
3
Güncel yönetim kılavuzlarını (ASCCP / T.C. Sağlık Bakanlığı) uygula.
CIN 11 saptanan ve öncül sitolojisi düşük riskli (ASC-US, LSIL veya NILM/HPV+) olan 2525 yaş üstü hastalarda takip tercih edilir.
CIN 11 vakalarının çoğu kendiliğinden geriler ve hemen cerrahi müdahale gerektirmez.
4
Takip aralığını ve test tipini belirle.
11 yıl sonra HPV tabanlı test (veya ko-test).
En güvenli ve maliyet-etkin takip stratejisidir.

Anahtar Kavram

Biyopsi ile kanıtlanmış CIN 1 lezyonlarında yönetim, önceki sitoloji/HPV sonucuna ve kolposkopinin yeterliliğine göre belirlenir.

Daha Fazla Pratik

Eğer bu hastada öncül sitoloji sonucu HSIL olsaydı ve biyopside CIN 1 saptansaydı, yönetimin nasıl değişeceğini (gözlem vs. tedavi seçenekleri) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 313Soru

58 yaşında postmenopozal bir hasta, pelvik dolgunluk ve karın şişliği şikayetleriyle başvurmuştur. Yapılan incelemelerde sağ adnekste 10 cm10 \text{ cm} boyutunda, solid ve kistik alanlar içeren kitle saptanması üzerine hastaya cerrahi evreleme yapılmıştır. Operasyon bulguları şu şekildedir:

- Sağ overde 10 cm10 \text{ cm}'lik kitle mevcut; kapsül sağlam ancak yüzeyde tümör vejetasyonları izleniyor.
- Sol over, uterus ve tüpler makroskopik olarak normaldir.
- Peritoneal yıkama sitolojisi malign hücreler yönünden pozitif bulunmuştur.
- Omentum makroskopik olarak normaldir; ancak yapılan sistematik biyopsilerin mikroskopik incelemesinde 2 mm2 \text{ mm}'den küçük metastatik odaklar izlenmiştir.
- Pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu materyallerinde metastaz saptanmamıştır.

Bu hastanın FIGO (2014) sınıflamasına göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA2

Cevap

Mikroskopik ekstrapelvik peritoneal tutulum nedeniyle Evre IIIA2
FIGO 2014 sınıflamasına göre, over kanserinde pelvis dışındaki periton yüzeylerinde (omentum dahil) makroskopik olarak izlenmeyen ancak mikroskopik olarak kanıtlanan metastatik odaklar Evre IIIA2 olarak adlandırılır. Bu hastada omentumun makroskopik normal olması ancak mikroskopik tutulum göstermesi bu tanıma tam uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Over sınırlarını aşan yayılımın değerlendirilmesi
Tümörün omentumda (pelvis dışı periton) bulunması, hastalığın otomatik olarak Evre III olduğunu gösterir.
FIGO evrelemesinde en ileri bulgu evreyi belirler.
2
Ekstrapelvik tutulumun karakterinin belirlenmesi
Omentum makroskopik olarak normal olup sadece mikroskopik odaklar saptandığı için bu durum 'mikroskopik ekstrapelvik peritoneal tutulum' kategorisine girer.
Evre IIIA2, nod negatifliği veya pozitifliğinden bağımsız olarak mikroskopik ekstrapelvik yayılımı tanımlar.
3
Alt evrelerin ayırıcı tanısının yapılması
Evre IIIA1 sadece lenf nodu tutulumunu, IIIA2 ise mikroskopik peritoneal tutulumu temsil eder.
Vakada lenf nodları negatif olmasına rağmen periton (omentum) tutulumu mevcuttur.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinde omental tutulum, makroskopik bulgu yoksa mikroskopik yayılım olarak kabul edilir ve Evre IIIA2 olarak sınıflandırılır.

İpuçları

1
FIGO evrelemesinde en ileri yayılım bulgusu hangi evreyi temsil ediyorsa hastanın evresi odur.
2
Omentum, over kanseri evrelemesinde ekstrapelvik peritonun bir parçası olarak kabul edilir.

Daha Fazla Pratik

Evre IIIA1 ile IIIA2 arasındaki lenf nodu ve peritoneal tutulum farklarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 314Soru

5555 yaşında postmenopozal bir hasta, son 22 ay içinde fark ettiği karın şişkinliği ve hızlı büyüyen uterus şikayeti ile jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan laparotomi ve total abdominal histerektomi sonucunda, patolojik incelemede uterus fundusunda yerleşimli, 77 cm çapında, belirgin nükleer atipi ve yüksek mitotik indeks gösteren leiomyosarkom tanısı konuluyor. Tümör miyometrium içinde sınırlı olup serozal tutulum, adneksiyal yayılım veya lenf nodu metastazı saptanmıyor.

Bu hasta için FIGO 20232023 evreleme sistemine göre en uygun evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB

Cevap

Leiomyosarkom vakasında tümör uterusa sınırlı olup 55 cm'den büyük (77 cm) olduğu için doğru evre Evre IB'dir.
FIGO 20232023 leiomyosarkom evreleme sistemine göre, tümör uterusa sınırlı olduğunda Evre I olarak tanımlanır. Bu evre kendi içinde tümör boyutuna göre ikiye ayrılır: Tümörün en geniş çapının 55 cm ve altında olması Evre IA, 55 cm'den büyük olması ise Evre IB'dir. Vakadaki tümör 77 cm boyutunda ve uterusa sınırlı olduğu için en uygun evre Evre IB'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanının ve tümör tipinin doğrulanması
Hasta leiomyosarkom (LMS) tanısı almıştır.
Uterin sarkomlarda evreleme sistemleri histolojik tipe göre farklılık gösterebilir.
2
Tümörün yayılımının belirlenmesi
Tümörün miyometrium içinde sınırlı olduğu ve uterus dışına çıkmadığı saptanmıştır.
Uterusa sınırlı leiomyosarkomlar Evre I kapsamında değerlendirilir.
3
Tümör boyutunun evreleme üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Tümör boyutu 77 cm olarak ölçülmüştür.
FIGO 20232023 leiomyosarkom evrelemesinde 55 cm sınırı kritik bir eşiktir.
4
FIGO 20232023 kriterlerine göre evrenin atanması
Evre IB olarak sınıflandırılmıştır.
Tümör >5> 5 cm ve uterusa sınırlı olduğu için Evre IB tanımıyla tam uyumludur.

Anahtar Kavram

FIGO 20232023 Leiomyosarkom Evrelemesi

Daha Fazla Pratik

Leiomyosarkom tanısında kullanılan Stanford kriterlerini (atipi, mitoz, koagülatif nekroz) tekrar etmek tanısal ayrımı pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 315Soru

58 yaşında bir kadın hasta, yaklaşık 3 aydır devam eden vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Menopoza 10 yıl önce girmiş olan hastanın özgeçmişinde obezite ve tip 2 diabetes mellitus bulunmaktadır. Endometrial biyopsi sonucu grade 2 endometrioid adenokarsinom olarak raporlanıyor. Pelvik MR görüntülemesinde tümörün miyometriuma %55 oranında invaze olduğu, ancak servikse, adnekslere ve parametriyuma yayılım olmadığı saptanıyor. Lenf nodu diseksiyonu yapılan hastada pelvik ve paraaortik lenf nodları negatif bulunuyor. Bu hastanın FIGO 2023 evrelemesine göre doğru evre ve buna göre önerilen standart adjuvan tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB – vajinal brakiterapi

Cevap

Evre IB – vajinal brakiterapi
Tümörün miyometriuma %55 oranında invaze olması FIGO 2023 evreleme sistemine göre ≥%50 eşiğini aştığından bu durum Evre IB'ye karşılık gelir. Servikal stromal invazyon, adneks tutulumu ve lenf nodu metastazı yoktur; dolayısıyla daha ileri evre tanımları dışlanmaktadır. Grade 2 endometrioid adenokarsinom ve lenf nodu negatifliği ile birlikte Evre IB'de standart adjuvan tedavi vajinal brakiterapidir; bu yöntem vajinal tüp nükslerini anlamlı ölçüde azaltmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
FIGO 2023 evrelemesine göre miyometrial invazyon derinliğini değerlendir
Miyometrial invazyon %55 → %50'nin üzerinde → Evre IB (Evre IA: <%50 invazyon, Evre IB: ≥%50 invazyon)
Endometrium kanserinde Evre I, tümörün uterusa sınırlı olduğu durumu tanımlar. Miyometrial invazyon derinliği evre IA ile IB ayrımı için kritik %50 eşiğine göre belirlenir.
2
Servikal tutulum, adneks yayılımı ve lenf nodu durumunu sorgula
Servikal stromal invazyon yok → Evre II dışlandı. Adneks tutulumu yok → Evre IIIA dışlandı. Lenf nodları negatif → Evre III/IV lenf nodu tutulumu dışlandı.
Daha ileri evrelere geçiş için spesifik yayılım bulgularının bulunması gereklidir; bunların yokluğu nihai evreyi sınırlar.
3
Evre IB için adjuvan tedavi kararını belirle
Grade 2 endometrioid, Evre IB, lenf nodu negatif → Standart adjuvan tedavi: vajinal brakiterapi
Evre IB grade 1-2 endometrioid adenokarsinomda vajinal brakiterapi vajinal nüksü azaltmak amacıyla standart adjuvan yaklaşım olarak önerilir; sistemik kemoterapi yüksek evre veya grade 3 gibi yüksek riskli durumlarda kullanılır.

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinde FIGO 2023 evrelemesi: miyometrial invazyon derinliği (%50 eşiği), servikal tutulum ve lenf nodu durumuna göre evre belirlenmesi ve Evre IB için adjuvan tedavi seçimi
Soru 316Soru

64 yaşında, son 5 aydır postmenopozal vajinal kanama şikayeti ile başvuran hastanın transvajinal ultrasonografisinde endometrium kalınlığı 16mm16 mm ölçülmüştür. Yapılan endometrial biyopside "Grade 3 endometrioid tip adenokarsinom" saptanması üzerine hastaya cerrahi evreleme amacıyla total abdominal histerektomi, bilateral salpingo-oferektomi ve pelvik-paraaortik lenf nodu diseksiyonu uygulanmıştır. Cerrahi sonrası patoloji raporunda; tümörün myometriumun dış yarısını infiltre ettiği (%65\%65 invazyon), uterin serozaya ulaştığı ve sağ tuba uterina lümeninde mikroskobik tümör hücreleri olduğu bildirilmiştir. Pelvik ve paraaortik lenf nodları (toplam 28 adet) metastaz açısından negatif saptanmıştır. Hastanın anamnezinde kız kardeşine 42 yaşında kolon kanseri tanısı konulduğu öğrenilmiştir.

Bu verilere göre, FIGO sınıflaması esas alındığında bu vaka için en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA

Cevap

Evre IIIA (Tümörün uterin serozayı ve/veya adneksleri tutması)
Endometrium kanserinde FIGO evreleme sistemine göre tümörün uterus dışına çıkarak serozaya ulaşması veya adnekslere (over/tuba) yayılması Evre IIIA olarak kabul edilir. Vakada hem serozal tutulum hem de tubal mikroskobik yayılım belirtildiği için doğru yanıt Evre IIIA'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün lokal invazyon derinliğini değerlendir
Myometrial invazyon %65 (dış yarısı), bu durum tek başına Evre IB'ye karşılık gelir.
Evreleme için temel basamak olan myometrial derinlik, üst evre bulgusu yoksa evreyi belirler.
2
Uterus dışı lokal yayılımı kontrol et
Uterin seroza ve sağ tuba uterina (adneks) tutulumu mevcut.
Seroza veya adneks tutulumu FIGO kriterlerine göre Evre IIIA olarak sınıflandırılır.
3
Lenf nodu statüsünü ve uzak metastazı incele
Pelvik ve paraaortik lenf nodları negatif; uzak organ metastazı bildirilmemiş.
Lenf nodu negatifliği Evre IIIC olasılığını dışlar.
4
Tüm bulguları FIGO sınıflamasına göre birleştir
Evre IIIA
Tümör serozaya ulaştığı ve adnekslere (tuba) yayıldığı için en doğru sınıflama Evre IIIA'dır.

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinde FIGO cerrahi evreleme kriterleri

Daha Fazla Pratik

Lynch sendromu şüphesi olan hastalarda immünohistokimyasal olarak MMR (Mismatch Repair) proteinlerinin durumunu incelemeyi unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 317Soru

68 yaşında, nullipar ve 55 yaşında menopoza girmiş bir kadın hasta, son birkaç aydır devam eden vajinal lekelenme şikayeti ile başvuruyor. Transvajinal ultrasonografide endometrial kalınlık 15 mm15\text{ mm} ölçülüyor ve yapılan endometrial örnekleme sonucunda "Endometrioid tip adenokarsinom (Grade 1)" saptanıyor.

Bu hasta ve hastalığın genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu hastalık grubunda en sık karşılaşılan klinik başvuru semptomu postmenopozal kanamadır.

Cevap

Endometrium kanserinde en sık görülen klinik semptom postmenopozal vajinal kanamadır.
Endometrium kanseri olan hastaların büyük çoğunluğu (%90), postmenopozal dönemde vajinal kanama veya lekelenme şikayeti ile hekime başvurur. Bu durum hastalığın diğer jinekolojik kanserlere göre daha erken evrede (genellikle Evre I) yakalanmasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve risk faktörlerini değerlendir.
Postmenopozal kanama ve artmış endometrial kalınlık saptanmıştır.
Bu bulgular endometrium kanseri tanısı için en tipik ve uyarıcı bulgulardır.
2
Hastalığın temel epidemiyolojik ve klinik başvuru özelliklerini hatırla.
Endometrium kanserli hastaların %90'ında postmenopozal kanama görülür.
Hastalığın genellikle erken evrede teşhis edilmesini sağlayan temel özellik budur.
3
Diğer seçeneklerde yer alan evreleme, genetik ve anatomik bilgileri sorgula.
Evreleme kriterleri, genetik geçiş yaşı ve anatomik komşuluk bilgilerindeki hatalar elenmiştir.
Seçeneklerdeki diğer ifadeler temel tıp bilgileri ve FIGO sınıflamasıyla çelişmektedir.

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinin en sık klinik prezentasyonu ve temel özellikleri
Tahmini Süre:45s
Soru 318Soru

Primer epitelyal over kanseri tanısıyla opere edilen 58 yaşında bir hastanın patoloji raporu incelendiğinde, tümörün bilateral tutulum gösterdiği, kapsülün intakt olduğu, ancak over yüzeyinde implantların ve asit sitolojisinin pozitif olduğu saptanıyor. Bu bulgulara dayanarak hastanın FIGO evrelemesine göre hangi evrede olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IC2

Cevap

Hastanın evresi FIGO Evre IC2'dir; over yüzeyinde tümör implantı ve pozitif asit sitolojisi bu evrenin tanımlayıcı kriterleridir.
Over yüzeyinde tümör implantı FIGO 2014 sınıflamasında Evre IC2'nin tanımlayıcı kriteridir. Kapsülün intakt olması IC1'i dışlar; pelvik organ invazyonu bulunmaması Evre II'yi dışlar; dolayısıyla bilateral over tutulumu + yüzey implantı + pozitif asit sitolojisi kombinasyonu Evre IC2'yi en uygun tanım yapar.

Adım Adım Çözüm

1
FIGO 2014 over kanseri Evre I alt kategorilerini belirle
IA: tek over, kapsül intakt; IB: bilateral, kapsül intakt; IC: IC1 (intraoperatif rüptür), IC2 (over yüzeyi tutulumu veya preoperatif rüptür), IC3 (pozitif asit veya peritoneal yıkama sitolojisi)
Over kanserini doğru evrelemek adjuvan tedavi kararını doğrudan etkiler.
2
Patoloji bulgularını kriterlere eşleştir
Bilateral tutulum → IB bazı; kapsül intakt → IC1 değil; over yüzeyinde implant → IC2 kriteri; pozitif asit sitolojisi → IC2 veya IC3
Birden fazla bulgu varsa, en yüksek evre belirleyicidir.
3
Over yüzey implantı ve pozitif asit sitolojisi arasındaki evre farkını değerlendir
Over yüzeyi tutulumu IC2'ye, preoperatif pozitif asit sitolojisi ise IC3'e karşılık gelir; her iki bulgu birlikte mevcutsa evre IC2 ya da IC3 olarak tanımlanabilir; soruda over yüzeyi tutulumu ön planda verildiğinden IC2 primer kriter
IC2 ile IC3 arasındaki nüans sınavda sıkça sorgulanır; implant varlığı IC2'yi işaret eder.

Anahtar Kavram

FIGO 2014 over kanseri Evre I alt sınıflandırması: IC alt kategorileri (IC1 intraoperatif rüptür, IC2 yüzey tutulumu/preoperatif rüptür, IC3 pozitif sitoloji)
Soru 319Soru

4646 yaşında, parite 33 olan bir hasta, son 66 aydır devam eden hipermenore ve ara kanama şikayetleri ile başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide endometrium kalınlığı 1414 mm saptanıyor. Hastaya uygulanan endometrial biyopsinin histopatolojik incelemesi 'Atipisiz endometrial hiperplazi' (WHO 2014) olarak raporlanıyor. Hastanın özgeçmişinde vücut kitle indeksinin (VKİ) 3232 kg/m 2^2 olduğu ve çocuk isteminin bulunmadığı bilindiğine göre, bu hasta için en uygun yönetim seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Levonorgestrel salgılayan intrauterin sistem (LNG-İUS) veya oral progestin tedavisi

Cevap

Atipisiz endometrial hiperplazi tanısı alan semptomatik hastalarda en uygun ilk basamak tedavi levonorgestrel salgılayan intrauterin sistem (LNG-İUS) veya oral progestinlerdir.
WHO 2014 sınıflandırmasına göre 'Atipisiz Endometrial Hiperplazi', kansere ilerleme riski oldukça düşük (%1-3) bir lezyondur. Bu hastalarda, özellikle obezite gibi risk faktörleri eşlik ettiğinde, endometriumu progesteron ile karşılamak (LNG-İUS veya oral progestinler) tedavi başarısını artırır ve gereksiz cerrahiyi önler. LNG-İUS, oral progestinlere göre daha yüksek regresyon oranları sağlaması ve sistemik yan etkilerinin az olması nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Patoloji raporunun WHO 2014 sınıflandırmasına göre kategorize edilmesi.
Hasta 'Atipisiz Endometrial Hiperplazi' kategorisindedir.
WHO 2014 sınıflandırması hiperplazileri atipili ve atipisiz olarak iki ana gruba ayırır.
2
Malignite riskinin ve regresyon olasılığının değerlendirilmesi.
Malignite riski %1-3'ten azdır ve progestinlerle regresyon şansı %90'ın üzerindedir.
Sitolojik atipinin olmaması, lezyonun premalign potansiyelinin düşük olduğunu gösterir.
3
Hasta özelliklerine (yaş, parite, semptom) göre tedavi seçimi.
İlk seçenek progestin tedavisi ve 6 ay sonra kontrol biyopsisidir.
Histerektomi, atipisiz hiperplazide cerrahi komplikasyon riskleri nedeniyle medikal tedavi başarısızlığına dek ertelenmelidir.

Anahtar Kavram

WHO 2014 Endometrial Hiperplazi Sınıflandırması ve Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Atipili endometrial hiperplazi (EIN) saptanan 28 yaşındaki bir hastada yönetim farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 320Soru

62 yaşında bir kadın, perinede yaklaşık 4 aydır giderek büyüyen, kaşıntılı ve zaman zaman kanayan bir lezyon nedeniyle başvuruyor. Vulvar muayenede perineal bölgede, cilde yapışık olmayan, 3,5 cm çapında ülsere skuamöz hücreli karsinom saptanıyor. Bilateral inguinofemoral lenf nodu diseksiyonu yapılıyor; sol tarafta 12 mm çapında, kapsül dışı yayılım içermeyen tek pozitif lenf nodu tespit ediliyor, sağ tarafta lenf nodu negatif. Uzak metastaz saptanmıyor. FIGO 2021 evreleme sistemine göre bu hastanın evresi ve adjuvan tedaviye yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA; adjuvan kemoradyoterapi önerilir

Cevap

Tek pozitif inguinofemoral lenf nodu ve kapsül dışı yayılım olmaması FIGO 2021'e göre Evre IIIA'ya karşılık gelir; bu evrede adjuvan kemoradyoterapi önerilmektedir.
Vulvar skuamöz hücreli karsinomda FIGO 2021 evreleme sistemine göre tek pozitif inguinofemoral lenf nodu, kapsül dışı yayılım olmaksızın, Evre IIIA kriterlerini karşılar. Bu evrede standart yaklaşım, inguinal ve pelvik ışınlamayı içeren adjuvan kemoradyoterapidir; eş zamanlı sisplatin kullanımı nüks riskini anlamlı biçimde azaltmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün lokal özelliklerini değerlendir
3,5 cm, ülsere, cilde yapışık olmayan vulvar skuamöz hücreli karsinom; tümör vulvaya sınırlı görünüyor
Lokal yayılım (üretra, vajina, rektum, mesane, pelvik kemik) olmadığından tümör Evre I-III arasında değerlendirilmesi gerekmektedir
2
Lenf nodu durumunu FIGO 2021 kriterleriyle eşleştir
Sol tarafta tek pozitif lenf nodu (12 mm, kapsül dışı yayılım yok) → Evre IIIA
FIGO 2021'de Evre IIIA: 1 veya 2 lenf nodu pozitif, her biri <5 mm; ya da tek lenf nodu pozitif, 5 mm veya daha büyük fakat kapsül dışı yayılım yok. Birden fazla pozitif veya kapsül dışı yayılım olsaydı IIIB olurdu
3
Adjuvan tedavi endikasyonunu belirle
Evre IIIA'da lenf nodu pozitifliği nedeniyle adjuvan kemoradyoterapi (eş zamanlı sisplatin tabanlı KRT) standart öneridir
GOG ve ESGO kılavuzları, pozitif lenf nodu varlığında inguinal ve pelvik bölgeye adjuvan RT ile eş zamanlı kemoterapi uygulanmasını önermektedir; tek başına RT yerine KRT tercih edilir

Anahtar Kavram

Vulva kanserinde FIGO 2021 evreleme sistemi ve lenf nodu durumuna göre adjuvan tedavi kararı
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 16 / 17Sonraki
Jinekolojik Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 16 | Examkin