Edebiyat araştırmacısı Ahmet ile Bülent, 17. ve 18. yüzyıl Divan şiirindeki yönelimler üzerine bir çalışma yapmaktadırlar. Çalışma sırasında şu iki beyit üzerinde dururlar:
I. Beyit:
*Biz arâyiş-i rûy-ı suhanı reng-i edâdan bulduk*
*Gencîne-i ma'nîyi lafz-ı kûtâhtan bulduk*
II. Beyit:
*Haddeden geçmiş edâlar yakışır kāmetine*
*Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni*
Ahmet, I. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Bu beyitte şair; süslü, sanatlı söyleyiş yerine iç ses ve derin hayallere dayalı yeni bir söyleyiş tarzını benimsemiştir. Az sözle derin anlamlar ifade etmeyi amaçlayan bu akım, Türk edebiyatında 17. yüzyılda [Şair I] ile başlamış, 18. yüzyılda ise [Şair II] ile en olgun seviyesine ulaşmıştır."
Bülent ise II. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Burada ise günlük hayatın canlılığını, somut sevgilinin güzelliğini ve konuşma dilinin doğallığını şiire taşıyan bir yönelim hâkimdir. Bu akımın 18. yüzyıldaki en b��yük temsilcisi olan [Şair III], divan şiirinde şarkı türünün en önemli ismi olmuş ve mahallileşme akımını zirveye taşımıştır."
Buna göre diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- ANef'î - Şeyh Galip - Enderunlu Fazıl
- BNabî - Koca Ragıp Paşa - Nedim
- Nailî - Şeyh Galip - NedimCevap
- DNailî - Neşatî - Enderunlu Fazıl
- ENef'î - Nabî - Şeyh Galip