Türk edebiyatında Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a uzanan süreçte dilde sadeleşme ve milli bir edebiyat dili olu��turma çabalarının tarihsel gelişim evreleri düşünüldüğünde, aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?
- 1Şinasi'nin Tercüman-ı Ahvâl mukaddimesinde edebiyat ve gazete dilinin halkın anlayabileceği şekilde sadeleştirilmesi gerektiğini ilk kez kuramsal ve yayınsal düzeyde savunması
- 2Servet-i Fünun sanatçılarının Arapça ve Farsçadan o güne kadar kullanılmamış sözcük ve kuralları edebiyata taşıyarak ağır ve yapay bir şiir dili inşa etmesi
- 3Fecr-i Âti topluluğunun beyannamesinde edebiyatı ve dili bireysel estetik çerçevesinde savunarak Servet-i Fünun'un ağır ve seçkinci dil anlayışını devam ettirmesi
- 4Selanik'te Genç Kalemler dergisi etrafında birleşen sanatçıların Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşmeyi kurallara bağlayarak milli bir edebiyat hareketi başlatması
Cevap
Doğru sıralama: Şinasi'nin Tercüman-ı Ahvâl Mukaddimesi'ndeki görüşleri, Servet-i Fünun şairlerinin ağır şiir dili oluşturması, Fecr-i Âti beyannamesiyle bu ağır dilin sürdürülmesi ve Genç Kalemler dergisindeki Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşmenin kurallara bağlanması şeklindedir.
Türk edebiyatında dilde sadeleşme çabaları ilk olarak Tanzimat Dönemi'nde (1860, Tercüman-ı Ahvâl) teorik bir düşünce olarak başlamış; Servet-i Fünun (1896) ve Fecr-i Âti (1909) dönemlerinde bu düşünce terk edilerek ağır, sanatlı bir dil sürdürülmüş; nihayet 1911 yılında Yeni Lisan Hareketi ile bu çaba sistemli kurallara bağlanarak milli bir davaya dönüştürülmüştür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dilde sadeleşme hareketlerinin Tanzimat'tan Milli Edebiyat'a kronolojik seyri ve Yeni Lisan'ın tarihi konumu