Soru

Zorluk: ZorEdebiyatın Tanımı ve Güzel Sanatlar İçindeki Yeri

Edebiyat, malzemesi dil olan ve seslerle örülü bir güzel sanat dalıdır. Plastik sanatlar dış dünyayı mekânda dondurarak görünür kılarken, müzik zaman içinde seslerin dalgalanışıyla duygu dünyamıza seslenir. Edebiyat ise kelimelerin çağrışım gücüyle zihinde imgeler inşa eder. Bir ressamın tuvale yansıttığı ağaç dış dünyada somut bir nesne olarak karşımızda dururken, bir romancının betimlediği ağaç her okurun zihninde kendi deneyimleriyle yeniden biçimlenir. Bu yönüyle edebiyat, hem işitsel sanatların ses dünyasından beslenir hem de zihinsel tasarımlar aracılığıyla diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunar.

Bu parçada dile getirilen düşüncelerden yola çıkılarak güzel sanatların sınıflandırılması ve edebiyatın bu sanatlar arasındaki yeriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

  1. A
    Plastik sanatlar, yapıtlarını mekân boyutunda ve somut bir biçimde ortaya koyarken edebiyat, tasarımlarını zaman ve zihin boyutunda gerçekleştirir.
  2. B
    Edebiyatın kullandığı gerecin soyut ve çağrışımsal yapısı, alımlayıcının eseri yorumlama sürecinde diğer sanat dallarına göre daha aktif ve özgür olmasını sağlar.
  3. Edebiyatın fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer alması, onun plastik sanatlar gibi görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel düzeyde yapılandırmasını sınırlar.Cevap
  4. D
    Müzik ve edebiyat, zaman boyutunda şekillenen ve ses ögesinden yararlanan fonetik sanatlar olmalarına rağmen, edebiyat kelimeler aracılığıyla zihinsel imgeler kurma yönüyle müzikten ayrılır.
  5. E
    Edebi eserlerde kelimelerin taşıdığı anlamlar ve çağrışımlar, sanatçının dış dünyadaki gerçekliği doğrudan kopyalamak yerine okurun zihninde estetik bir algı olarak yeniden üretmesine zemin hazırlar.

Cevap

Edebiyatın fonetik (işitsel) sanatlar grubunda yer alması, onun plastik sanatlar gibi görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel düzeyde yapılandırmasını sınırlar.
Doğru yargı olan edebiyatın işitsel bir sanat olmasının zihinsel tasarımlarını sınırladığı iddiası parçayla çelişmektedir. Parçada edebiyatın kelimelerin çağrışım gücüyle zihinde imgeler inşa ettiği ve okura diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla edebiyatın malzemesinin dil olması onun bu gücünü sınırlandırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki edebiyat tanımını ve malzeme ilişkisini analiz etmek
Edebiyatın malzemesinin dil ve ses olduğu, işitsel sanatlar kategorisinde yer aldığı ancak zihinde imgeler kurduğu tespit edilir.
Edebiyatın temel niteliklerinin diğer sanat dallarıyla karşılaştırılabilmesi için malzemesinin ve işleyişinin doğru kavranması gerekir.
2
Edebiyatın plastik ve diğer sanat dallarıyla olan farkını ve benzerliğini parçadan saptamak
Plastik sanatların mekân odaklı olduğu, edebiyatın ise kelimeler vasıtasıyla zihinde görsel tasarımlar (imgeler) oluşturduğu ve okura geniş bir özgürlük sunduğu anlaşılır.
Parçada geçen 'ressamın ağacı' ile 'romancının ağacı' karşılaştırması, edebiyatın görsel ve mekânsal tasarımları zihinsel olarak yapabildiğini kanıtlar.
3
Seçenekleri değerlendirerek ulaşılamayacak olan yargıyı belirlemek
Edebiyatın işitsel bir sanat olmasının onun görsel/mekânsal tasarımlar yapma yeteneğini sınırladığını iddia eden yargının parçayla çeliştiği belirlenir.
Parçada edebiyatın zihinsel tasarımlar sayesinde diğer sanat dallarından daha geniş bir özgürlük alanı sunduğu belirtilmektedir.

Anahtar Kavram

Edebiyatın diğer güzel sanatlar arasındaki yeri, malzemesi (dil/ses) ve alımlayıcı üzerindeki zihinsel/imgesel etkisi.
Bu soruyu puanla