Bir sanat kuramcısı, güzel sanatların tasnifiyle ilgili şu tespitte bulunur:
"Bir ressam tuvaline bir kış manzarasını aktardığında alımlayıcı bu manzarayı tek bir anda, bütüncül ve eş zamanlı olarak kavrayabilir. Bir besteci kışı anlatan bir senfoni icra ettiğinde ya da bir şair kış temalı bir şiir okuduğunda ise alımlayıcı eseri ancak zamanın akışı içinde, ardışık bir biçimde deneyimler. Bir tiyatro sanatçısı ise sahnedeki kış dekoru önünde bir karakteri canlandırarak eylemi hem mekânda hem de zamanda somutlaştırır."
Bu tespitten hareketle güzel sanatların sınıflandırılması ve edebiyatın bu sınıflandırmadaki yeriyle ilgili;
I. Resim, plastik (görsel) sanatlar içinde mekânsal; müzik ve edebiyat ise fonetik (işitsel) sanatlar içinde zamansal bir boyuta sahiptir.
II. Edebiyatın fonetik bir sanat dalı olması, onun alımlanma sürecinin müzik gibi zamansal bir akışa (süreye) tabi olmasını gerektirir.
III. Plastik sanatlar alımlayıcıda eş zamanlı (simültane) bir kavrayış sunarken, fonetik sanatlar ardışık (ardıl) bir algılama sürecine dayanır.
IV. Tiyatro, yazılı bir edebi metne dayanması yönüyle fonetik sanatların bir alt dalı sayılırken, sahneleme tekniğiyle dramatik sanatlara yönelir.
yargılarından hangileri doğrudur?
- AI ve II
- BII ve III
- I, II ve IIICevap
- DII, III ve IV
- EI, II, III ve IV