İslam dininde tıbbi gelişmeler yakından takip edilmiş ve biyoetik sorunlar karşısında makasıdü'ş-şerîa (dinin genel amaçları) ilkeleri temel alınarak çeşitli hükümler ortaya konmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi günümüz biyoetik meselelerine yönelik İslam dininin belirlediği ilke ve sınırlara aykırı bir değerlendirmedir?
- Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında, tıbbi zorunluluk halinde üçüncü bir şahsın (donörün) üreme hücrelerinin kullanılması neslin korunması ilkesi çerçevesinde meşru kabul edilir.Cevap
- BKişinin kendi rızası olsa bile, dayanılmaz acılarından ötürü hayatına son verilmesini talep etmesi (ötenazi), canın korunması ve intihar yasağı kapsamında caiz görülmez.
- CTedavi amaçlı organ nakli; alıcının hayati tehlikesinin bulunması, vericinin (donörün) rızasının olması ve bu işlemin ticari bir amaca alet edilmemesi şartıyla caiz kabul edilir.
- DTıbbi veya adli bir zorunluluk (otopsi gibi) bulunması durumunda, ölünün kişilik haklarına ve beden bütünlüğüne saygı duyulması şartıyla ceset üzerinde inceleme yapılmasına izin verilir.
- Eİnsan kopyalama (klonlama) çalışmaları; aile kurumunu işlevsiz hale getireceği, akrabalık bağlarını bozacağı ve yaratılış düzenine müdahale niteliği taşıdığı gerekçesiyle caiz görülmez.
Cevap
Tüp bebek tedavisinde nikah bağı devam eden eşler dışında donör kullanımının meşru kabul edildiğini belirten ifade İslam dininin ilkelerine aykırıdır.
İslam hukukuna ve Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına göre, tüp bebek tedavisinde üreme hücrelerinin sadece nikahlı eşlere ait olması şarttır. Eşler dışından bir donörden sperm veya yumurta alınarak yapılan tedavi neslin korunması ilkesini zedelediği için caiz değildir. Dolayısıyla donör kullanımının meşru olduğunu savunan değerlendirme İslam dininin sınırlarına aykırıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tıp ve biyoetik meselelerde dinin can ve neslin korunması gibi temel amaçları gözetilerek hüküm verilmesi.