Bir toplumda yaşanan hızlı sanayileşme ve dijitalleşme süreci, geleneksel üretim ilişkilerini kökten sarsmıştır. Son otuz yılda tarım sektörünün gayrisafi yurt içi hasıladaki payı büyük oranda gerilerken, bilişim ve yapay zekâ tabanlı sanayi sektörlerinin payı hızla artmıştır. Bu süreçte kişi başına düşen millî gelir düzeyinde kayda değer bir artış gerçekleşmiş, eğitim kurumlarının niteliği ve okuryazarlık oranı yükselmiş, hukukun üstünlüğü ile demokratik katılım mekanizmaları güçlenmiştir. Ancak bu hızlı yapısal dönüşüm, geleneksel geniş aile modelinin çözülerek çekirdek aile modeline evrilmesini h��zlandırmış ve kırsal alanlardan büyük kentlere göç eden bireylerin yeni kentsel normlara uyum sağlamasını zorlaştırmıştır. Kente yeni göç eden topluluklar ile kent sakinleri arasında karşılıkl�� kültürel alışverişler yaşansa da bazı azınlık grupların kendi özgün kültürel pratiklerini tamamen yitirerek egemen kültür içinde erimeye başladığı gözlenmiştir.
Bu parçada anlatılan dönüşüm süreci sosyolojik kavramlar açısından analiz edildiğinde, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AKırsaldan kente göç eden bireylerin kentsel normlara uyum sağlayamaması toplumsal çözülmeyi engellerken; kente göç edenler ile yerel nüfus arasındaki karşılıklı kültürel etkileşimler kültürleme süreci olarak tanımlanır.
- BBireylerin tarım sektöründen bilişim ve sanayi sektörüne geçişi sadece coğrafi bir değişim olduğundan yatay toplumsal hareketlilik olarak kabul edilmeli, bu durum toplumsal gelişmeyi yavaşlatmalıdır.
- Ekonomik büyüme, eğitim seviyesinin yükselmesi ve demokratikleşme süreçleri toplumsal gelişmeyi oluştururken; göç eden bazı grupların kendi kültürel kimliklerini yitirerek egemen kültür içinde erimesi asimilasyon olarak adlandırılır.Cevap
- DKırsal alandan kentlere göç eden bireylerin yeni kentsel statüler elde ederken eski geleneksel rollerini aynen sürdürmeye çalışması toplumsal statü ile toplumsal rol kavramlarının eş değer olduğunu gösterir ve bu durum doğrudan toplumsal bütünleşmeyi sağlar.
- EHızlı yapısal dönüşüme bağlı olarak geniş aileden çekirdek aileye geçilmesi toplumsal çözülmenin tek sebebi olup; çekirdek aile modeline geçişle birlikte aile kurumunun toplumsal işlevleri tamamen sona ermiştir.