Soru

Zorluk: Çok zorTBMM'nin Açılması ve İsyanlar

Büyük Millet Meclisinin (BMM) açılmasının ardından Anadolu'da çıkan isyanların bastırılması amacıyla alınan tedbirlere dair yapılan bir tartışmada, meclis üyelerinden biri şu ifadeleri kullanmıştır:

*"Vatanın kurtuluşu ve milletin istiklali adına aldığımız kararların hayata geçirilmesi, meclisimizin otoritesinin Anadolu genelinde kesintisiz bir biçimde tesis edilmesine bağlıdır. İstanbul'daki saltanat makamının kışkırtmaları ve Kuva-yı Milliye adını lekeleyen bazı şeflerin itaatsizlikleri karş��sında meclis, hem kanun yapıcı hem de bu kanunları uygulayıcı gücünü en sert şekilde göstermek mecburiyetindedir. Bu meclis, milletin yegane temsilcisidir ve onun üstünde bir güç yoktur."*

Bu tarihi değerlendirme ve dönemin koşulları dikkate alındığında, BMM'nin iç isyanlara karşı aldığı aşağıdaki tedbirlerden hangisi, konuşmada geçen "hem kanun yapıcı hem de bu kanunları uygulayıcı gücünü en sert şekilde göstermek" ifadesini doğrudan destekler niteliktedir?

  1. A
    Ordunun acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanarak meclis denetimindeki komisyonlar aracılığıyla halktan zorunlu yardım toplanması
  2. B
    Meclisin huzur ve güven ortamını sağlamak amacıyla Takrir-i Sükun Kanunu'nu ilan etmesi ve bu kapsamda basına sansür uygulayarak muhalif sesleri susturması
  3. Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve yargılamaların gerçekleştirilmesi amacıyla üyeleri meclis üyelerinden oluşan İstiklal Mahkemelerinin kurulmasıCevap
  4. D
    İstanbul Hükümeti'nin doğrudan kurduğu Kuva-yı İnzibatiye (Hilafet Ordusu) adlı milis güçlerin, eski Kuva-yı Milliye şeflerinin isyanlarını bastırmakla görevlendirilmesi
  5. E
    Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin yayımladığı fetvanın meclis kürsüsünden okunarak isyancıların ikna edilmesine çalışılması

Cevap

Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve yargılamaların meclis üyelerinden oluşan İstiklal Mahkemelerince yapılması
Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması ve yargılamaların meclis üyelerinden oluşan İstiklal Mahkemelerince yapılması seçeneği doğrudur. Çünkü konuşmada geçen 'kanun yapıcı' ifadesi Hıyanet-i Vataniye Kanunu gibi yasal düzenlemelerin çıkarılmasını (yasama), 'kanunları uygulayıcı' ifadesi ise bu kanunlara dayalı yargılamaların doğrudan meclis milletvekillerinin yer aldığı İstiklal Mahkemelerince yürütülmesini (yargı ve yürütme gücü) doğrudan yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Konuşmacının 'hem kanun yapıcı hem de bu kanunları uygulayıcı gücünü en sert şekilde göstermek' ifadesinin anayasal ve yönetimsel karşılığını tespit etmek.
Bu ifade, meclisin yasama (kanun yapma) gücünün yanında, bu kanunları doğrudan yargı ve yürütme mekanizmalarıyla hayata geçirme arayışını (güçler birliği) temsil eder.
BMM'nin olağanüstü dönemde hızlı karar alıp uygulamak amacıyla güçler birliği ilkesini benimsemiş olduğunu kavramak gerekir.
2
Tedbirlerin kronolojisini ve niteliğini incelemek.
Tekalif-i Milliye Emirleri (1921) ve Takrir-i Sükun Kanunu (1925) ilk dönem iç isyanlarından (1920) kronolojik olarak daha sonradan ortaya çıkmıştır. Kuva-yı İnzibatiye milli mücadele karşıtı bir isyandır. Şeyhülislam fetvası ise İstanbul Hükümeti'nin milli mücadeleyi baltalama girişimidir.
Yanlış dönemlere ait veya milli mücadele karşıtı olan kavramları eleyerek seçenek sayısını azaltmak.
3
Yasama ve yargı/yürütme yetkilerinin birlikte kullanıldığı somut tarihsel tedbiri bulmak.
Meclisin çıkardığı Hıyanet-i Vataniye Kanunu yasama yetkisini, bu kanunu uygulamak üzere meclis üyelerinden oluşturulan İstiklal Mahkemeleri ise yargı yetkisini temsil eder.
Soruda aranan 'hem kanun yapıcı hem uygulayıcı' olma koşulunu tam olarak karşılayan tek seçeneği saptamak.

Anahtar Kavram

BMM'nin isyanlar karşısında güçler birliği ilkesini kullanarak otorite tesis etmesi
Bu soruyu puanla