Büyük Selçuklu Devleti'nde askerî ve sivil görevlilere hizmetleri karşılığında belirli bölgelerin vergi gelirlerinin tahsis edilmesi esasına dayanan ikta sisteminin işleyişine dair Nizamülmülk, Siyasetnâme adlı eserinde şu uyarılarda bulunmuştur:
"Muktailer (ikta sahipleri) bilmelidirler ki, kendilerinin tebaa üzerindeki hakları sadece meşru olan vergileri adaletle toplamaktan ibarettir. Toprak da tebaa da sultana aittir. Muktailerin tebaaya eziyet etmeye, onlardan fazladan vergi talep etmeye hakları yoktur. Eğer bir muktai haddini aşarsa, elinden iktası alınır ve kendisi cezalandırılır. Böylelikle hiçbir muktai kendisini o toprağın mutlak sahibi sanarak merkezî otoriteye başkaldırma cüretini gösteremez."
Nizamülmülk'ün bu ifadeleri dikkate alındığında, Büyük Selçuklu Devleti'ndeki ikta uygulamasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AMuktailerin yerel halk üzerinde mutlak yargı gücüne sahip kılınarak taşradaki asayiş sorunlarının merkezi denetime tabi olmaksızın çözülmesinin amaçlandığı
- BTarımsal üretimde sürekliliği sağlamak adına ikta sahiplerine vergileri kendi ihtiyaçlarına göre belirleme ve artırma yetkisinin tanındığı
- İkta sahiplerinin yetkilerinin vergi toplamakla sınırlandırılmasının ve toprak mülkiyetinin devlete ait olmasının, taşrada merkezî otoriteye rakip bağımsız güç odaklarının oluşmasını engellemeye yönelik olduğuCevap
- DTaşradaki askerî harcamaların azaltılması amacıyla ikta arazilerinin mülkiyetinin hizmet karşıl��ğında kalıcı olarak muktailere devredildiği
- Eİkta arazilerinin miras yoluyla babadan oğula geçmesinin yasal güvence altına alınarak taşrada güçlü ve daimî aristokratik bir sınıfın kurulmasının hedeflendiği