Yeni Türk devletinde ulusal egemenliğin tam anlamıyla hâkim kılınması, devlet organlarının işleyişinin rasyonelleştirilmesi ve laikleşme sürecinin hızlandırılması amacıyla 3 Mart 1924'te kapsamlı hukuki ve siyasi düzenlemeler yapılmıştır. Bu doğrultuda Halifelik kaldırılmış, Şer'iyye ve Evkaf Vekaleti ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti lağvedilmiştir.
Bu reformların ortak siyasi hedefleri ve devletin kurumsal yapısına etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu düzenlemelerin doğrudan bir sonucu veya amacı olarak gösterilemez?
- AOrdu mensuplarının siyasetle olan doğrudan bağını keserek millî iradeyi askeri müdahalelerden korumak
- BŞer'i yetkilere sahip kurumları tasfiye ederek devletin yönetim ve hukuk mekanizmalarını laik bir yapıya kavuşturmak
- Hükümet bunalımlarını sonlandırarak yürütme gücünün kabine sistemi esasına göre organize edilmesini sağlamakCevap
- DUlus devlet yapısını pekiştirerek yönetimde çift başlılık görüntüsünü ve egemenlik üzerindeki dinsel vesayeti kaldırmak
- EVakıf kaynaklarının ve dini kurumların idaresini modern hukuk kurallarına uygun olarak devlet denetimine almak
Cevap
Hükümet bunalımlarını sonlandırarak yürütme gücünün kabine sistemi esasına göre organize edilmesini sağlamak
Hükümet bunalımlarının sonlandırılarak kabine sistemine geçilmesi, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinin doğrudan bir sonucu ve hedefidir. 3 Mart 1924'te kabul edilen kanunlar ise laik devlet düzenini oturtmak, ordunun siyaset üzerindeki etkisini kırmak ve ulusal egemenlik önündeki vesayet organlarını kaldırmak amacı taşır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Siyasi Alandaki İnkılaplar ve 3 Mart 1924 Kanunları
Tahmini Süre:2m 0s