19. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları ve Boğazlar'ın uluslararası statüsü üzerinde yaşanan diplomatik gelişmeler incelendiğinde; Hünkar İskelesi Antlaşması (1833), Londra Boğazlar Sözleşmesi (1841) ve Paris Antlaşması (1856) süreçleri büyük önem taşımaktadır.
Bu antlaşmaların içerikleri ve Osmanlı Devleti’nin egemenlik haklarına etkileri dikkate alındığında, Boğazlar ve Karadeniz’in hukuki statüsündeki değişim süreciyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- AHünkar İskelesi Antlaşması ile Boğazlar üzerinde mutlak egemenlik hakkı ilk kez Avrupalı devletlerin ortak güvencesine verilmiş, Paris Antlaşması ile de Osmanlı Devleti Karadeniz'de tek askeri güç haline gelmiştir.
- BLondra Boğazlar Sözleşmesi, Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki tek taraflı tasarruf yetkisini tamamen geri kazanmasını sağlamış; Paris Antlaşması ise bu hakları genişleterek Rusya'nın Karadeniz'deki donanma bulundurma hakkını onaylamıştır.
- CLondra Boğazlar Sözleşmesi ile Karadeniz'in tarafsızlığı ilkesi ilk kez kabul edilmiş, Paris Antlaşması ile de Boğazlar meselesi Osmanlı Devleti'nin bir iç sorunu haline getirilerek Avrupa devletlerinin müdahalesi engellenmiştir.
- Hünkar İskelesi Antlaşması ile Rusya lehine ortaya çıkan tek taraflı koruma statüsü, Londra Boğazlar Sözle��mesi ile çok taraflı bir uluslararası garantiye dönüşmüş; Paris Antlaşması ise Karadeniz'i tarafsızlaştırarak Osmanlı Devleti'nin kendi kıyılarındaki hükümranlık haklarını kısıtlamıştır.Cevap
- EBalta Limanı Ticaret Sözleşmesi ile Boğazlar'daki geçiş ücretleri uluslararası denetime bırakılmış, Hünkar İskelesi Antlaşması ise Osmanlı Devleti'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını tek taraflı olarak kullandığı son antlaşma olmuştur.
Cevap
Hünkar İskelesi Antlaşması ile Rusya lehine ortaya çıkan tek taraflı koruma statüsünün Londra Boğazlar Sözleşmesi ile çok taraflı garantiye dönüştüğün��, Paris Antlaşması'nın ise Karadeniz'i tarafsızlaştırarak Osmanlı Devleti'nin kendi sularındaki egemenlik haklarını kısıtladığını belirten yargı doğrudur.
Hünkar İskelesi Antlaşması ile Rusya lehine ortaya çıkan tek taraflı koruma statüsü, Londra Boğazlar Sözleşmesi ile çok taraflı bir uluslararası garantiye dönüşmüş; Paris Antlaşması ise Karadeniz'i tarafsızlaştırarak Osmanlı Devleti'nin kendi kıyılarındaki hükümranlık haklarını kısıtlamıştır. Bu durum, Osmanlı'nın savaşın galibi olmasına rağmen egemenlik haklarının kısıtlandığının en açık kanıtıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Doğu Sorunu çerçevesinde Boğazlar ve Karadeniz'in statüsündeki değişimler ile Osmanlı egemenlik haklarının sınırlandırılması