Gazâlî, *El-Münkızu mine'd-Dalâl* adlı eserinde bilgi arayışını anlatırken önce duyulara güvendiğini fakat duyuların kendisini yanılttığını (örneğin yıldızların gözümüze küçük görünmesine rağmen aklen çok daha büyük olduklarını) belirtir. Ardından akla yönelir; ancak aklın da duyular gibi kendi sınırları içinde bir yanılsamaya düşüp düşmediğinden emin olamaz ve derin bir şüpheye düşer. En nihayetinde bu şüphe zincirini kıran şey, aklın kendi çabası değil, Tanrı'nın kalbine akıttığı bir "nur" olur.
Bu parçaya göre Gazâlî'nin bilgi anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ADuyuların aldatıcılığına karşılık, aklın doğuştan getirdiği ilkeler ve mantıksal çıkarımlar sayesinde kesin bilgiye ulaşılabileceğini öne sürer.
- BZihnin doğuştan boş bir levha olduğunu ve kesin bilgiye ulaşmak için dış dünyadan gelen duyusal verilerin tek kaynak olduğunu savunur.
- CMantıksal çıkarımlara dayanan rasyonel felsefenin, insanı nihai hakikate ve bilgeliğe (hikmete) ulaştıran en yetkin yol olduğunu ileri sürer.
- Duyusal deneyimin ve akıl yürütmenin sınırlarını aşarak, kesin bilginin ancak doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini savunur.Cevap
- EZihnin dışındaki nesnel gerçekliğin, akılda oluşan doğruluk kavramıyla tamamen ��zdeş olduğunu ve bilginin dış dünyadaki nesnelere uygunluğuyla doğrudan doğrulandığını iddia eder.
Cevap
Duyusal deneyimin ve akıl y��rütmenin sınırlarını aşarak, kesin bilginin ancak doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini savunan seçenek doğrudur.
Parçaya göre Gazâlî, duyuların ve aklın tek başına kesin bilgi veremeyeceğini ve insanı şüpheye düşüreceğini savunur. Şüpheyi aşan ve kesin bilgiye ulaştıran yegane unsurun ise Tanrı'nın kalbe akıttığı bir nur olduğunu belirtir. Bu durum, kesin bilginin duyusal ve rasyonel sınırların ötesinde, doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini gösterir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sezgicilik (Entüisyonizm)
Tahmini Süre:2m 0s