Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)

12 soru

Soru 1Soru

İmmanuel Kant, bilgiyi açıklarken zihni dış dünyadan gelen etkileri edilgen bir şekilde alan boş bir levha olarak görmez. Ona göre zihin, dış dünyadan duyular aracılığıyla gelen ham verileri kendi doğuştan getirdiği form ve kategoriler içine yerleştirerek işleyen aktif bir yapıdır. Bu yüzden duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür.

Buna göre Kant'ın epistemolojik yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilginin oluşumu, deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori formlarıyla işlenmesine bağlıdır.

Cevap

Bilginin oluşumu, deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori formlarıyla işlenmesine bağlıdır.
Doğru yanıt, bilginin oluşumunu hem deneyden gelen duyusal verilere hem de zihnin aktif a priori (doğuştan gelen) kategorilerine bağlayan ifadedir. Parçada geçen 'duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür' sözü doğrudan bu sentezi ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki Kant'ın bilgi anlayışına dair ipuçlarını analiz etme
Kant'ın zihni boş bir levha olarak görmediği, aksine dışarıdan gelen verileri işleyen aktif bir yapı olduğunu belirttiği görülür.
Parçanın ana fikrini saptamak ve Kant'ın kritisizm (eleştirel felsefe) akımının temel tezini anlamak için bu adım gereklidir.
2
"Duyusuz kavramlar boş, kavramsız duyular kördür" sözünü yorumlama
Bilgi için hem duyusal verilere (deneyime) hem de bunları düzenleyecek zihinsel kavramlara (akla) ihtiyaç duyulduğu sonucuna ulaşılır.
Kant'ın rasyonalizm ile empirizmi sentezleyen yaklaşımını doğrulamak için ifadenin felsefi karşılığını belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak doğru yargıyı belirleme
Deneyden gelen ham verilerin zihnin a priori (deney öncesi) formlarıyla işlendiğini ifade eden yargının parçayla tam olarak uyuştuğu görülür.
Kritisizmin bilginin kaynağını hem akıl hem deney olarak gören sentezci yapısını doğru ifade eden seçeneği bulmak için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Kritisizm (Eleştirel Felsefe)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Aşağıda sol sütunda bilgi felsefesindeki (epistemoloji) bazı temel akımlar, sağ sütunda ise bu akımların bilginin kaynağına yönelik açıklamaları verilmiştir. Akımlar ile açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rasyonalizm (Akılcılık)
Empirizm (Deneycilik)
Kritisizm (Eleştiricilik)
Entüisyonizm (Sezgicilik)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rasyonalizm - Doğru ve güvenilir bilginin kaynağının yalnızca insan aklı olduğunu savunan tanım; Empirizm - Duyusal tecrübeyi ve boş levhayı temel alan tanım; Kritisizm - Akıl ile deneyin sentezini savunan tanım; Entüisyonizm - Sezgiyle doğrudan hakikate ulaşılabileceğini savunan tanım.
Doğru eşleştirmede rasyonalizm akla, empirizm duyusal deneyime, kritisizm akıl ve deneyin sentezine, entüisyonizm ise sezgiye dayanan epistemolojik açıklamalarla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki felsefi akımların ve sağ sütundaki epistemolojik açıklamaların temel kavramlarını analiz edin.
Her akımın bilginin kaynağına ilişkin anahtar kavramları (akıl, deney, sentez, sezgi) belirlenir.
Eşleştirmenin doğru temellere dayanabilmesi için akımların ayırt edici özelliklerinin belirlenmesi gerekir.
2
Rasyonalizm ve empirizm akımlarını, akıl ve deney/boş levha vurgularıyla eşleştirin.
Rasyonalizm akıl vurgulu tanıma, empirizm ise boş levha (tabula rasa) ve deney içeren tanıma eşlenir.
Rasyonalizm bilginin kaynağını akılda ararken, empirizm deney ve deneyimi tek kaynak olarak görür.
3
Kritisizm ve entüisyonizm akımlarını, akıl-deney sentezi ve doğrudan sezgi vurgularıyla eşleştirin.
Kritisizm sentez tanımına, entüisyonizm ise sezgi tanımına eşlenir.
Kritisizm akıl ile deneyin birleşimini savunur; entüisyonizm ise bunlara alternatif olarak sezgiyi önerir.

Anahtar Kavram

Bilgi Felsefesinde Bilginin Kaynağına İlişkin Yaklaşımlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Septik düşünür Sextus Empiricus'a göre, nesnelerin gerçek doğasına ilişkin birbirine tamamen zıt iddialar eşit düzeyde ikna edicidir. Duyularımız ise hem kişiden kişiye hem de aynı kişide farklı zamanlarda değiştiği için bize güvenilir bir zemin sunmaz. Bu durum karşısında insan, dogmatik bir kabulün peşinden gitmek yerine yargıda bulunmaktan kaçınmalı, yani yargıyı askıya almalıdır (epokhe). Septikler, bu zihinsel duruşun insanı kararsızlığın yarattığı kaygıdan kurtaracağına ve ruh dinginliğine (ataraksiya) ulaştıracağına inanır.

Bu parçada açıklanan septik tavır doğrultusunda, yargıyı askıya almanın (epokhe) felsefi gerekçesi ve nihai sonucu aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çelişen iddiaların ve duyusal verilerin kesinlik sunmaması - Ruhsal bir huzur ve dinginliğe kavuşma

Cevap

Çelişen iddiaların ve duyusal verilerin kesinlik sunmaması - Ruhsal bir huzur ve dinginliğe kavuşma
Çelişen iddiaların ve duyusal verilerin kesinlik sunmaması durumunda yargıyı askıya almanın, septisizmde insanı ruh dinginliğine ulaştıracağı yönündeki açıklama parçayla doğrudan uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi kavramlar (epokhe ve ataraksiya) belirlenir.
Epokhe yargıyı askıya alma, ataraksiya ise ruh dinginliği anlamına gelmektedir.
Soruda yargıyı askıya almanın gerekçesi ve sonucu sorulduğu için bu kavramların metindeki işlevini saptamak gerekir.
2
Metinde yargıyı askıya almanın gerekçesi incelenir.
Gerekçe olarak zıt iddiaların eşit derecede ikna edici olması ve duyuların değişkenliği (kesin bilgi sunmaması) gösterilmiştir.
Yargıyı askıya almanın arkasındaki epistemolojik nedeni bulmak için metindeki argümanlar analiz edilir.
3
Yargıyı askıya almanın sonucunun ne olduğu metinden çıkarılır.
Sonucun insanı huzursuzluktan kurtarıp ruh dinginliğine (ataraksiya) ulaştırması olduğu belirlenir.
Epokhe eyleminin pratik hedefini netleştirmek için sonucun karşılığı tespit edilir.

Anahtar Kavram

Septisizmde bilgi edinmenin imkansızlığı, epokhe ve ataraksiya ilişkisi
Soru 4Soru

Aşağıda sol sütunda felsefe tarihindeki önemli filozoflar, sağ sütunda ise bu filozofların bilgi felsefesindeki (epistemoloji) temel gör��şleri ve kavramları verilmiştir. Bu filozofları savundukları doğru görüşlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Platon
John Locke
Immanuel Kant
René Descartes

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Platon idealar ve hatırlama (anamnesis) ile; John Locke boş levha (tabula rasa) ve deneyim ile; Immanuel Kant deney ve akıl kategorilerinin sentezi (kritisizm) ile; René Descartes ise metodik şüphe yöntemi ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Platon değişmez ideaların hatırlanması olan rasyonalist görüşle (anamnesis), John Locke zihni boş bir levhaya (tabula rasa) benzeten empirist yaklaşımla, Immanuel Kant deney ve akıl kategorilerini sentezleyen kritisizmle ve René Descartes metodik şüphe yöntemiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Platon'un bilgi felsefesindeki rasyonalist tutumunu ve idealar kuramını analiz etmek.
Platon'un bilgi kuramında gerçek bilgi (episteme) ideaların hatırlanmasıyla (anamnesis) elde edilir.
Platon'un görüşlerine uygun açıklamayı bulmak.
2
John Locke'un empirist yaklaşımını ve zihin modelini değerlendirmek.
Locke zihni boş bir levhaya (tabula rasa) benzetir ve bilginin kaynağını deneyim olarak görür.
Locke'un empirist savını doğru açıklama ile eşleştirmek.
3
Immanuel Kant'ın kritisizm akımındaki sentezci yaklaşımını incelemek.
Kant, bilginin deneyle başladığını fakat aklın doğuştan gelen kategorileriyle biçimlendiğini savunur.
Kritisizmin akıl-deney sentezini yansıtan doğru açıklamayı tespit etmek.
4
René Descartes'ın kesin bilgiye ulaşmak için kullandığı felsefi yöntemi incelemek.
Descartes kesin bilgi için her şeyden şüphe eder (metodik şüphe) ve düşünen benliği merkeze alır.
Descartes'ın rasyonalist metodik şüphe yöntemini doğru açıklama ile eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Bilgi Felsefesinde Filozoflar ve Temel Yaklaşımları
Soru 5Soru

Aşağıda sol sütunda bilgi felsefesinin (epistemoloji) temel problemleri, sağ sütunda ise bu problemlerin felsefi açıklamaları verilmiştir. Buna göre, problemleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilginin kaynağı problemi
Bilginin sınırları problemi
Doğru bilginin imkânı problemi
Bilginin temellendirilmesi problemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bilginin kaynağı problemi bilginin akıl, deney veya sezgi gibi araçlarla nasıl oluştuğunu sorgulayan açıklamayla; bilginin sınırları problemi insan bilgisinin neleri kapsayıp neleri aşamayacağını inceleyen açıklamayla; doğru bilginin imkânı problemi bilginin kesinliğinin mümkün olup olmadığını sorgulayarak dogmatizm ve septisizm arasındaki tartışmayı ele alan açıklamayla; bilginin temellendirilmesi problemi ise bilginin doğruluğu için sunulan dayanakları ve mantıksal gerekçeleri konu edinen açıklamayla eşleşir.
Bilginin kaynağı problemi bilginin ortaya çıkışını ve kaynağını (akıl, deney, sezgi) inceleyen ifadeyle; bilginin sınırları problemi insan zihninin kavrama sınırlarını ve aşkın alanı sorgulayan ifadeyle; doğru bilginin imkânı problemi bilginin kesinliğini dogmatizm ve septisizm çerçevesinde sorgulayan ifadeyle; bilginin temellendirilmesi problemi ise bilgi iddialarının mantıksal dayanaklarını arayan ifadeyle eşleşerek tam ve doğru bir eşleştirme sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Bilginin kaynağı kavramı tanımlanır.
Bilginin kaynağı, bilginin nereden geldiği (akıl, deney, sezgi) ve zihnin bu bilgiyi nasıl elde ettiği sorusuyla doğrudan ilişkilidir. Bu durum üçüncü açıklamayla eşleşir.
Soruda geçen kavramların epistemolojik tanımlarını doğru belirlemek için her kavramın odak noktasını saptamak gerekir.
2
Bilginin sınırları kavramı incelenir.
Sınır kavramı, insanın neyi bilip neyi bilemeyeceği ve aşkın olanın bilinip bilinemeyeceği sorusuna karşılık gelir. Bu durum ikinci açıklamayla eşleşir.
Kavramlar arasındaki farkı belirlemek için sınır ve kapsam terimlerinin ilişkisini saptamak gerekir.
3
Doğru bilginin imkânı kavramı analiz edilir.
İmkân kavramı, doğru bilginin mümkün olup olmaması tartışmasıdır ve septisizm ile dogmatizm akımlarını karşı karşıya getirir. Bu durum dördüncü açıklamayla eşleşir.
Şüphecilik ve dogmatizm kavramlarının doğruluk imkânı tartışmasına ait olduğunu bilmek eşleştirmeyi kolaylaştırır.
4
Bilginin temellendirilmesi kavramı değerlendirilir.
Temellendirme, iddia edilen bilgiyi gerekçelendirme ve onun altını doldurma işlemidir. Bu durum birinci açıklamayla eşleşir.
Temellendirme kavramının 'gerekçelendirme' ve 'dayanak sunma' ile eş anlamlı olduğunu belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Bilgi Felsefesinin Temel Problemleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Aşağıda bilgi felsefesinin (epistemoloji) temel akımları ve bu akımların bilgi edinme sürecine yönelik kuramsal iddiaları verilmiştir. Sol sütunda yer alan felsefi akımları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rasyonalizm
Empirizm
Kritizizm
Septisizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rasyonalizm akımı zihnin içsel ilkelerine ve tümdengelime dayanan açıklamayla; Empirizm zihnin doğuştan boş olduğunu ve bilginin dış dünyadaki izlenimlerden geldiğini savunan açıklamayla; Kritizizm deneyi ve a priori zihinsel kalıpları birleştiren açıklamayla; Septisizm ise bilgi aktlarının kesinlik taşımadığını söyleyip yargıyı askıya alan açıklamayla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Rasyonalizm zihnin içsel ilkelerine ve tümdengelime vurgu yapan dördüncü tanım ile; Empirizm zihni boş bir alıcı kabul edip deneyime dayanan ikinci tanım ile; Kritizizm deney ile a priori zihinsel kategorilerin sentezini savunan üçüncü tanım ile; Septisizm ise bilginin kesinliğini reddedip yargıdan kaçınmayı salık veren birinci tanım ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki akımların temel epistemolojik savlarını belirleme.
Rasyonalizm akla; Empirizm duyu deneyimine; Kritizizm akıl ile deneyin sentezine; Septisizm ise şüpheye ve yargıdan kaçınmaya dayanır.
Her felsefi akımın bilgi konusundaki temel iddiasını kavramak, doğru eşleştirmenin ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki tanımlarda yer alan anahtar kavramları analiz etme.
İlk tanımda 'yargıyı askıya alma' (Septisizm), ikinci tanımda 'doğuştan gelen fikirleri reddetme ve dış dünyadan gelen izlenimler' (Empirizm), üçüncü tanımda 'a priori kurucu kalıplar ve duyusal veri sentezi' (Kritizizm), dördüncü tanımda ise 'tümdengelimsel inşa ve zihnin içsel ilkeleri' (Rasyonalizm) tespit edilmiştir.
Tanımlardaki teknik terminoloji, ilgili felsefi akımın ayırt edici niteliklerini ele verir.
3
Akımları uygun açıklamalarla eşleştirme.
Rasyonalizm dördüncü açıklama ile, Empirizm ikinci açıklama ile, Kritizizm üçüncü açıklama ile, Septisizm ise birinci açıklama ile eşleşir.
Kavramlar ve iddialar arasındaki mantıksal uyum, epistemolojinin temel kuramları çerçevesinde doğrulanır.

Anahtar Kavram

Bilgi felsefesinde (epistemoloji) bilginin kaynağı ve sınırlarına yönelik temel akımların ve argümanların ayırt edilmesi.
Soru 7Soru

Eğer bilginin tek kaynağı deneyim olsaydı, her yeni deneyimin kendisinden önceki deneyimlerden bağımsız olarak doğrulanması ya da yanlışlanması gerekirdi. Oysa insan zihni, henüz karşılaşmadığı olgular hakkında da genelgeçer yasalar öne sürebilmekte ve doğanın düzenliliğine yönelik zorunlu kabuller yapabilmektedir. Bu durum, basit bir alışkanlıktan veya zihnin geçmiş algıları birbiriyle ilişkilendirme eğiliminden ibaret olsaydı, elde ettiğimiz bilimsel veya felsefi bilgi hiçbir zaman mantıksal bir zorunluluk taşıyamazdı. Dolayısıyla, deneyimin bize sunduğu tikel verileri aşan, onları düzenleyip anlamlı kılan ve onlara tümellik ile zorunluluk kazandıran apriori (deney öncesi) bir zihinsel ilkenin veya aklın varlığı kaçınılmazdır.

Bu parçada öne sürülen argümanlar dikkate alındığında, yazarın aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini eleştirmeyi ve hangisini temellendirmeyi amaçladığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Locke'un empirizmini eleştirmeyi, Descartes'ın rasyonalizmini temellendirmeyi

Cevap

Locke'un empirizmini eleştirmeyi, Descartes'ın rasyonalizmini temellendirmeyi hedefleyen seçenek doğrudur.
Parçada, bilginin tek kaynağının deneyim olduğunu savunan görüşün (Locke'un empirizmi) tümel ve zorunlu bilgilere (örneğin doğa yasalarına) ulaşmayı açıklayamayacağı belirtilerek bu yaklaşım eleştirilmektedir. Buna karşın, deneyimden gelen verileri düzenleyen ve bilgiye zorunluluk kazandıran deney öncesi (apriori) zihinsel ilkelerin veya aklın rolü savunularak rasyonalist yaklaşım (Descartes'ın rasyonalizmi) temellendirilmektedir. Dolayısıyla doğru yanıt, empirizmin eleştirilip rasyonalizmin temellendirildiğini belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel iddiayı ç��zümleme
Metinde, bilginin kaynağını yalnızca duyusal deneyime dayandıran görüşün (empirizm), bilginin sahip olduğu 'mantıksal zorunluluk ve tümellik' niteliğini açıklamakta yetersiz kaldığı savunulmaktadır.
Yazarın eleştiri oklarını hangi epistemolojik yaklaşıma yönelttiğini tespit etmek için.
2
Savunulan alternatif epistemolojik konumu belirleme
Yazar, deneyimden gelen verileri düzenleyen ve onlara zorunluluk kazandıran deney öncesi (apriori) zihinsel/akılsal ilkelerin varlığının zorunlu olduğunu öne sürmektedir.
Yazarın hangi felsefi yaklaşımı (rasyonalizm) temellendirmeye çalıştığını bulmak için.
3
Seçeneklerdeki filozof-akım eşleşmelerini değerlendirme
Locke bilginin kaynağını tamamen deneyimde (empirizm) görürken, Descartes doğuştan gelen (apriori) akılsal ilkeleri ve rasyonalizmi savunur. Bu durum metindeki 'empirizmi eleştirip rasyonalizmi temellendirme' amacıyla birebir örtüşmektedir.
Doğru felsefi akım ve filozof eşleşmesini seçenekler arasından süzmek için.

Anahtar Kavram

Bilginin Kaynağı ve Sınırları Problemi (Rasyonalizm ve Empirizm Karşıtlığı)
Soru 8Soru

Bilginin kaynağına yönelik tartışmalarda empirizm, zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) oldu��unu ve tüm bilgilerimizin deneyimlerimiz sayesinde oluştuğunu savunur. Diğer yandan rasyonalizm ise zihnin doğuştan birtakım akılsal ilkelerle ve kavramlarla donatıldığını, doğru bilgiye ancak akıl yoluyla ulaş��labileceğini ileri sürer. Buna göre empirizmin, rasyonalizmin bilgi anlayışına karşı çıktığı temel husus aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilginin deneyim öncesinde zihnde apriori olarak hazır bulunduğunun iddia edilmesi

Cevap

Bilginin deneyim öncesinde zihinde apriori olarak hazır bulunduğunun iddia edilmesi
Empirizm (deneycilik), bilginin kaynağını duyu deneyimine dayandırır ve zihnin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğunu savunur. Bu nedenle rasyonalizmin (akılcılık) savunduğu 'bilginin doğuştan apriori olarak zihinde hazır bulunduğu' görüşüne kesin olarak karşı çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Empirizm ve rasyonalizm akımlarının bilgiye yaklaşımını analiz etmek.
Empirizmin bilginin kaynağını duyu deneyimine, rasyonalizmin ise akla dayandırdığı belirlenir.
Akımların temel kabullerini karşılaştırabilmek için çıkış noktalarını anlamak gerekir.
2
Empirizmin kurucusu John Locke'un tabula rasa (boş levha) kavramını değerlendirmek.
İnsan zihninde doğuştan hiçbir bilginin bulunmadığı ve her şeyin sonradan deneyimle edinildiği sonucuna ulaşılır.
Bu kabulün rasyonalizmin hangi savına doğrudan karşı çıktığını saptamak gerekir.
3
Rasyonalizmin zihin ve bilgi anlayışıyla karşılaştırma yaparak karşı çıkılan temel noktayı bulmak.
Empirizmin, rasyonalizmin 'zihinde doğuştan (apriori) bilgiler bulunur' tezine karşı çıktığı belirlenir.
Soruda sorulan karşı çıkış noktasını netleştirmek ve doğru seçeneği belirlemek için bu karşılaştırma gereklidir.

Anahtar Kavram

Bilginin Kaynağı Problemi (Rasyonalizm ve Empirizm)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

Aşağıda bilgi felsefesinde doğru bilginin ölçütleri ve bu ölçütlerin tanımları verilmiştir. Sol sütunda yer alan ölçütleri sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uygunluk
Tutarlılık
Tümel Uzlaşım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uygunluk ölçütü zihindeki fikrin dış dünyadaki nesneyle uyuşmasıyla (üçüncü tanım), tutarlılık ölçütü bilgilerin birbiriyle çelişmemesiyle (birinci tanım), tümel uzlaşım ölçütü ise çoğunluğun ortak kabulüyle (ikinci tanım) eşleşir.
Uygunluk ölçütü, bilginin yöneldiği nesneyle birebir uyuşmasını gerektirir; bu durum üçüncü tanımda açıklanmıştır. Tutarlılık, yeni bilginin sistemdeki diğer bilgilerle çelişmemesidir ve birinci tanımda ifade edilmiştir. Tümel uzlaşım ise bilginin doğruluğunun çoğunluğun kabulüne dayanmasıdır ve ikinci tanımda yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak uygunluk ölçütünün tanımını inceleyiniz.
Uygunluk, zihindeki bilgi ile nesnesi arasındaki uyuşmayı ifade ettiğinden dış dünyadaki nesne veya olguyla uyuşum içinde olma tanımıyla eşleşir.
Zihnin nesnesini doğru yansıtması uygunluk ölçütünün temel özelliğidir.
2
İkinci olarak tutarlılık ölçütünün tanımını arayınız.
Tutarlılık, çelişmezlik ilkesine dayandığı için önermelerin birbiriyle çelişmemesi durumunu açıklayan tanım ile eşleşir.
Sistem içindeki önermelerin birbiriyle mantıksal uyumu tutarlılığı gösterir.
3
Son olarak tümel uzlaşım ölçütünün tanımını belirleyiniz.
Tümel uzlaşım, topluluğun ortak kabulünü esas aldığından çoğunluğun onayına dayanan tanım ile eşleşir.
Sosyal uzlaşı veya çoğunluk kabulü tümel uzlaşımın ölçütüdür.

Anahtar Kavram

Doğru Bilginin Ölçütleri
Soru 10Soru

Bilgi felsefesinde (epistemoloji), bir bilginin 'doğru' olarak nitelendirilebilmesi için çeşitli doğruluk ölçütleri öne sürülmüştür. Bu ölçütler sadece teorik tanımlarla sınırlı kalmayıp günlük yaşamdaki veya bilimsel alanlardaki doğrulama süreçlerinde de karşımıza çıkar.

Buna göre, sol sütunda verilen doğruluk ölçütlerini sağ sütundaki örnek senaryolarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uygunluk
Tutarlılık
Tümel Uzlaşım
Apaçıklık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uygunluk ölçütü doğadaki nesnel gerçeklikle örtüşme senaryosuyla; tutarlılık ölçütü mevcut sistemle çelişmeme senaryosuyla; tümel uzlaşım ölçütü kurul üyelerinin fikir birliği senaryosuyla; apaçıklık ölçütü ise zihindeki doğrudan ve net kavrayış senaryosuyla eşleşmelidir.
Eşleştirme sürecinde her bir doğruluk ölçütü, kendine özgü bilgi doğrulama yöntemiyle eşleşmiştir. Nesnel gerçeklikle uyuşma uygunluğu, çelişmezlik tutarlılığı, ortak kabul tümel uzlaşımı ve şüphe edilemez netlik apaçıklığı temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen doğruluk ölçütlerinin epistemolojik tanımlarını ve temel odak noktalarını belirlemek.
Uygunluk dış dünyaya (nesneye), tutarlılık sistem içi çelişmezliğe, tümel uzlaşım ortak kabule (çoğunluğa), apaçıklık ise şüphe götürmez netliğe odaklanır.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için her ölçütün kavramsal sınırlarını bilmek gerekir.
2
Sağ sütundaki örnek senaryoları analiz ederek hangi ölçütle ilişkili olduğunu saptamak.
Kimyagerin doğadaki olguyla örtüşmesi Uygunluk; teoremin çelişmemesi Tutarlılık; bilim kurulunun fikir birliği Tümel Uzlaşım; zihindeki hissin doğrudan kavranması ise Apaçıklık ile eşleşir.
Her senaryonun işaret ettiği temel doğrulama mekanizmasını belirlemek için bu analiz gereklidir.
3
Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki doğru senaryolarla bir araya getirmek.
Tüm kavramların doğru senaryolarla eşleştirilmesi tamamlanır.
Soru kökünde istenen nihai eşleştirmeye ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Doğru Bilginin Ölçütleri
Soru 11Soru

Dış dünyadaki bir nesneyi algıladığımızda, zihnimizde o nesneye dair birtakım tasarımlar oluşur. Örneğin, önümüzdeki masayı algılarken edindiğimiz renk, şekil ve sertlik gibi duyusal veriler zihnimizin içindeki idelerdir. Zihnimiz dışındaki fiziksel masanın kendisine doğrudan ulaşma imkânımız olmadığına göre, zihnimizdeki tasarımların dış dünyadaki gerçek nesnelerle tam bir uyum içinde olduğunu nasıl garanti edebiliriz? Bu durum, bilginin sınırlarını zihnimize yansıyan 'görünüşler' ile sınırlandırırken, nesnelerin kendi başlarına ne olduklarını bilmenin önünde aşılmaz bir engel oluşturur.

Bu parçada dile getirilen epistemolojik açmaz, bilgi felsefesinin aşağ��daki kavram çiftlerinden hangisi arasındaki ayrıma ve sınır problemine işaret etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenomen - Numen

Cevap

Fenomen - Numen kavram çifti
Doğru olan kavram çifti parçadaki epistemolojik açmazı tam olarak ifade etmektedir. Parçada zihne yansıyan duyusal veriler ve tasarımlar 'görünüşler' yani fenomenler olarak tanımlanırken; bu görünüşlerin gerisindeki nesnelerin kendi başlarına ne oldukları ise 'kendinde şeyler' yani numenler olarak adlandırılır. Kant'ın bilgi sınırlandırmasında insan zihni yalnızca fenomenlerin bilgisine ulaşabilir, numen alanı ise insan bilgisine kapalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi iddiayı analiz etme.
Metinde zihindeki algısal tasarımların (görünüşlerin) dış dünyadaki fiziksel nesnelerin aslına ulaşmada sınır oluşturduğu ifade edilmektedir.
Sorunun hangi felsefi problem alanına ve kavramsal ayrıma odaklandığını saptamak.
2
Metindeki kavramsal karşıtlıkları epistemolojik terimlerle eşleştirme.
Zihne yansıyan 'görünüşler' fenomen kavramına, nesnelerin zihinden bağımsız olan 'kendi başlarına ne oldukları' durumu ise numen (kendinde şey) kavramına karşılık gelir.
Kant felsefesine ait olan bu kavramların metindeki karşılıklarını bularak doğru seçeneği belirlemek.
3
Çeldiricilerin elenerek analiz sürecinin tamamlanması.
Doğruluk-gerçeklik, apriori-aposteriori gibi diğer şıkların bilginin kaynağı ve ölçütlerine odaklandığı, parçada tartışılan sınır ve görünüş problemini doğrudan karşılamadığı teyit edilmiştir.
Seçenekler arasındaki ince ayrımları analiz edip hata payını sıfıra indirmek.

Anahtar Kavram

Kant'ın bilgi sınırları analizi (Fenomen ve Numen ayrımı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Gazâlî, *El-Münkızu mine'd-Dalâl* adlı eserinde bilgi arayışını anlatırken önce duyulara güvendiğini fakat duyuların kendisini yanılttığını (örneğin yıldızların gözümüze küçük görünmesine rağmen aklen çok daha büyük olduklarını) belirtir. Ardından akla yönelir; ancak aklın da duyular gibi kendi sınırları içinde bir yanılsamaya düşüp düşmediğinden emin olamaz ve derin bir şüpheye düşer. En nihayetinde bu şüphe zincirini kıran şey, aklın kendi çabası değil, Tanrı'nın kalbine akıttığı bir "nur" olur.

Bu parçaya göre Gazâlî'nin bilgi anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyusal deneyimin ve akıl yürütmenin sınırlarını aşarak, kesin bilginin ancak doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini savunur.

Cevap

Duyusal deneyimin ve akıl y��rütmenin sınırlarını aşarak, kesin bilginin ancak doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini savunan seçenek doğrudur.
Parçaya göre Gazâlî, duyuların ve aklın tek başına kesin bilgi veremeyeceğini ve insanı şüpheye düşüreceğini savunur. Şüpheyi aşan ve kesin bilgiye ulaştıran yegane unsurun ise Tanrı'nın kalbe akıttığı bir nur olduğunu belirtir. Bu durum, kesin bilginin duyusal ve rasyonel sınırların ötesinde, doğrudan ve vasıtasız bir sezgiyle (kalp gözüyle) elde edilebileceğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen metni analiz ederek Gazâlî'nin duyular ve akıl hakkındaki eleştirilerini belirlemek.
Duyuların insanı yanılttığı, aklın da kendi sınırları içinde yanılsamalardan uzak kalamayacağı ve bu durumun şüphe doğurduğu sonucuna ulaşılır.
Gazâlî'nin bilgi kaynaklarına yönelik epistemolojik eleştirisini anlamak için ilk aşamadır.
2
Gazâlî'nin bu şüphe durumundan nasıl kurtulduğunu ve kesin bilgiye nasıl ulaştığını tespit etmek.
Şüphenin akıl yoluyla değil, Tanrı'nın kalbe akıttığı bir nur ile aşıldığı ve kesin bilgiye sezgisel yolla ulaşıldığı belirlenir.
Düşünürün epistemolojideki özgün konumunu (Sezgicilik/Entüisyonizm) belirlemek için gereklidir.
3
Belirlenen bu nitelikleri seçeneklerle karşılaştırıp rasyonalist, empirist ve diğer hatalı yaklaşımları eleyerek doğru yargıya ulaşmak.
Duyusal deneyimin ve aklın sınırlarını aşan kesin bilginin sezgi (kalp gözü) ile elde edildiğini belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Doğru epistemolojik akımın tanımını yaparak soruyu çözüme kavuşturmak.

Anahtar Kavram

Sezgicilik (Entüisyonizm)
Tahmini Süre:2m 0s