Tanzimat Dönemi'nin ikinci yarısında edebi kamuoyunu uzun süre meşgul eden ve Servet-i Fünun edebiyat��nın doğuşuna da zemin hazırlayan tartışmalardan biri, Hasan Asaf'ın bir şiirinde geçen 'abes' ve 'muktebes' sözcüklerinin kafiyeli olup olamayacağı meselesidir. Eski edebiyat taraftarlarınca bu iki sözcüğün yazılışındaki harf farklılığı (sin ve sad) nedeniyle kafiye oluşturamayacağı savunulurken, yeni edebiyat taraftarları ses benzerliğinin yeterli olduğunu ileri sürmüştür.
Bu edebi tartışma ve dönemin genel sanat anlayışı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ARecaizade Mahmut Ekrem, 'kafiye kulak içindir' teziyle şiirde şekilci kalıpların kırılarak estetik duyarlılığın ön plana çıkarılmasını savunmuştur.
- BMuallim Naci, geleneksel şiir kurallarını savunarak 'kafiye göz içindir' anlayışı doğrultusunda harflerin yazılış birliğini önemsemiştir.
- CBu tartışma, Tanzimat'ın birinci dönemindeki toplumsal fayda odaklı edebiyat anlayışından uzaklaşılarak sanatsal ve biçimsel ögelerin merkeze alındığı ikinci dönem estetiğini yansıtmaktadır.
- DTartışmaya konu olan abes ve muktebes kelimelerindeki ses benzerliği, kafiye kurallarındaki katı şekilciliğin sorgulanmasına ve şiirsel ahengin önemsenmesine yol açmıştır.
- 'Kulak için kafiye' anlayışının kabul görmesiyle birlikte Türk şiirinde aruz ölçüsü tamamen terk edilmiş, hece ölçüsü ve sade Türkçe tek geçerli şiir dili haline gelmiştir.Cevap
Cevap
'Kulak için kafiye' anlayışının kabul görmesiyle birlikte Türk şiirinde aruz ölçüsün��n tamamen terk edildiğini ve sade dilin tek geçerli şiir dili haline geldiğini belirten seçenek söylenemez.
Tanzimat II. Döneminde Recaizade Mahmut Ekrem önderliğinde 'kafiye kulak içindir' anlayışı savunulmuş olsa da, bu yenilik şiirde aruz ölçüsünün tamamen terk edilmesine ve sade Türkçe ile hece ölçüsünün tek geçerli şiir dili olmasına yol açmamıştır. Dönem sanatçıları aruz ölçüsünü kullanmaya ve süslü, ağır bir dille yazmaya devam etmişlerdir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tanzimat II. Dönem kafiye anlayışı, edebi tartışmalar ve biçim özellikleri