Nietzsche’ye göre geleneksel ahlak, zayıf insanların güçlüleri dizginlemek amacıyla uydurduğu bir aldatmacadır. 'Sürü ahlakı' olarak nitelendirdiği bu hazır şablonlar, yaşamı olumlayan ve insanı kendi değerlerini yaratmaya çağıran 'efendi ahlakı'nın önünü keser. İnsanın yapması gereken, kendisine dayatılan bu dışsal kuralları reddederek kendi değer biçme gücünü eline almasıdır. Çünkü insan üzerinde önceden belirlenmiş aşkın ya da rasyonel hiçbir ahlaki yasa yoktur; ahlak ancak bireyin kendi özgür istencini ortaya koyma sürecidir.
Bu parçadan hareketle Nietzsche’nin ahlak görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?
- AOrtak ahlaki eylemler, en fazla sayıda insana en büyük faydayı sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
- BToplumsal düzenin korunması, bireyin kendi bencil arzularını evrensel bir sözleşmeyle sınırlamasına bağlıdır.
- Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.Cevap
- DAhlaki doğrular, nesnel dünyadaki varlıkların özünü kavrayan akıl yoluyla kavranabilir.
- EAhlak ve etik kuralları, toplumsal vicdanın sesi olarak bireyin vicdani ödev duygusunda karşılık bulur.
Cevap
Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.
Parçada Nietzsche'nin insanın kendi değerlerini yaratması gerektiği, rasyonel ya da aşkın hiçbir hazır şablonun/yasanın bulunmadığı ve ahlakın bireysel istencin bir ürünü olduğu belirtilmektedir. Bu doğrultuda, bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, herkes için geçerli genelgeçer bir ahlak yasasının inşa edilemeyeceği savunulabilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Nihilizm ve Egzistansiyalizm bağlamında evrensel ahlak yasasının reddi
Tahmini Süre:2m 0s