Ahlak Felsefesi
57 soru
İnsanın ahlaki kararlar alırken ve eylemlerde bulunurken ne ölçüde hür olduğunu açıklayan felsefi görüşleri, bu görüşlerin temel tezleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Sokrates, kötülüğün bilgi eksikliğinden kaynaklandığını savunarak ahlak ile bilgiyi özdeşleştirir. Ona göre erdem bilgidir ve hiç kimse bilerek kötülük yapmaz. Doğru bilgiye ulaşan insan ahlaki eylemi de doğru şekilde gerçekleştirecektir. Bu doğrular ise kişisel eğilimlerin ötesinde akılla kavranabilen nesnel gerçekliklerdir.
Buna göre Sokrates'in ahlak görüşünün evrensel ahlak yasasını nesnel temelde kabul etmesinin gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
İnsan eylemlerinin gerisindeki temel yönlendirici güç, ne mantıksal çıkarımlarla inşa edilen soyut kurallar ne de bireysel menfaatleri koruyan toplumsal dayatmalardır. Gerçek ahlakilik, bireyin kendi iç dünyasında deneyimlediği yaratıcı ve dinamik bir atılımla, dışsal normların sınırlarını aşan bir iç sesin rehberliğinde hayat bulur. İnsan, bu içsel kılavuza kulak verdiğinde yalnızca kendi öznel dünyası için değil, tüm insanlık için neyin değerli olduğunu doğrudan kavrar. Zira bu yönelim, insanı kendi bencil sınırlarından kurtararak tüm insanlığı kucaklayan evrensel bir sevgiye ulaştırır.
Bu parçada savunulan görüş, evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul eden aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan örtüşmektedir?
Bir düşünür şöyle demektedir: "İnsan eylemlerinde başlangıçta tamamen serbest değildir; çünkü toplumsal kurallar, genetik özellikler ve içinde bulunduğu çevre onu sınırlandırır. Ancak insan, aklını geliştirip bilgi düzeyini artırdıkça bu sınırları aşabilir ve kendi kararlarını kendisi vermeye başlar. Yani insan, ahlaki özerkliğini kendi çabasıyla kazanır."
Bu düşünürün görüşü, ahlaki eylemde özgürlük problemiyle ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini savunmaktadır?
Ahlaki eylemde özgürlük problemi ile ilgili aşağıda verilen felsefi kavramları, savundukları temel açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Hakan, karşılaştığı ahlaki durumlarda ne yapacağına karar verirken ne tamamen dış etkenlerin rüzgarıyla savrulduğunu ne de mutlak bir başıboşluk içinde olduğunu düşünmektedir. Ona göre insan, aklını kullanıp bilgi birikimini artırdığı, karakterini eğittiği oranda kendi kararlarının efendisi olur ve eylemlerinde özgürleşir.
Hakan’ın bu düşünceleri, ahlaki eylemlerde özgürlük problemiyle ilgili hangi felsefi görüşü desteklemektedir?
Kant'a göre bir eylemin ahlaki değeri, o eylemin sonucuna veya getireceği faydaya değil, tamamen ödev bilinciyle ve iyi niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Kişi, çıkar gütmeden, sırf ahlak yasasına duyduğu saygıdan ötürü eylemde bulunmalıdır.
Buna göre Kant, ahlaki eylemin amacını aşağıdakilerden hangisiyle açıklamaktadır?
Aristoteles'e göre, insan yaşamındaki tüm eylemler bir 'iyi'yi gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu iyilerin en üstünü ve nihai olanı ise insanın kendini gerçekleştirmesi, yani 'mutluluk'tur (eudaimonia). Diğer tüm amaçlar, bizi bu en yüksek iyiye ulaştıran araçlardan ibarettir.
Buna göre Aristoteles, ahlaki eylemin nihai amacını aşağıdakilerden hangisiyle tanımlamaktadır?
İnsanın eylemlerinin merkezinde kendi benliği ve çıkarları yer alır. Thomas Hobbes'a göre insan doğası gereği bencil bir varlıktır ve her eyleminde kendi varlığını korumayı ve kişisel menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlar. Her bireyin yalnızca kendi çıkarını kılavuz edindiği bir düzende, herkes için bağlayıcı ve ortak bir iyi veya kötü değerinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Buna göre, parçada savunulan ve evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Mert, yakın bir arkadaşının okul kütüphanesinden izinsiz kitap aldığını fark eder. Arkadaşını ihbar edip etmeme konusunda büyük bir iç çatışma yaşar. Başlangıçta, arkadaşlık bağlarının ve çevre baskısının kendisini sessiz kalmaya doğru sürüklediğini hisseder. Ancak daha sonra durumu akıl süzgecinden geçirir: "Eğer herkes kişisel çıkarları için kuralları ihlal ederse toplumsal güven ortamı tamamen yok olur. Ben bu kararı duygusal dürtülerimin veya sosyal baskıların etkisiyle değil, aklımın onayladığı bir ödev bilinciyle vermeliyim." diyerek kendi iradesiyle arkadaşını uyarır ve durumu yetkililere bildirmeye karar verir.
Buna göre Mert’in karar alma süreci ve eylemi, ahlaki eylemde özgürlük problemiyle ilgili aşağıdaki yakla��ımlardan hangisinin temel iddiasını örneklendirir?
İnsanın ahlaki eylemlerinde ne kadar özgür olduğu sorusu felsefe tarihi boyunca tartışılmıştır. Bir düşünceye göre, insan dünyaya geldiğinde hazır bir özgürlüğe sahip değildir; ancak o, dış etkenler tarafından tamamen sürüklenen pasif bir nesne de değildir. İnsan, karşılaştığı ahlaki durumlarda aklını rehber edinip kendi iradesiyle kurallar koyabildiği ve bu kurallara uyabildiği oranda özgürleşir. Dolayısıyla özgürlük, insanın kendi çabasıyla ahlaki bir karakter kazanması ve kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmesiyle ortaya çıkan bir özerklik sürecidir.
Bu parçada savunulan görüşün temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda ahlaki eylemde özgürlük problemine dair verilen felsefi argümanlar ile bu argümanların temsil ettiği felsefi görüşleri doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasının varlığını reddeden görüşler ve bu görüşlerin temel argümanları verilmiştir. Bu felsefi görüşleri ilgili argümanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki tabloda ahlaki eylemde özgürlük konusuna dair farklı felsefi gerekçelendirmeler ve bu gerekçelendirmelerin temellendirdiği yaklaşımlar yer almaktadır.
Buna göre, solda yer alan ahlaki argümanlar ile sağdaki felsefi yaklaşımların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Bir suçluyu cezalandırırken veya bir yardımseveri takdir ederken, bu kişilerin eylemlerini başka türlü gerçekleştirebilme gücüne sahip olduklarını varsayarız. Eğer insan, doğadaki diğer nesneler gibi tamamen dışsal ve içsel nedenlerin zorunlu bir sonucu olarak davranıyorsa, onun kararlarını ahlaki olarak nitelendirmek temelsiz kalacaktır. Çünkü rüzgarın önünde sürüklenen bir taşın düşeceği yeri seçme özgürlüğü ne kadar yoksa, evrensel nedensellik zincirinin bir halkası olan insanın da ahlaki bir seçimi olamaz. Ahlak, ancak zorunluluğun bittiği ve seçme olanağının başladığı yerde var olabilir.
Bu parçada dile getirilen argümanlar, ahlaki eylemde özgürlük problemiyle ilgili aşağıdaki görüşlerden hangisine yönelik bir eleştiri oluşturur?
Ahlak felsefesinde, bireyin ahlaki eylemde bulunurken ne ölçüde özgür olduğu sorusu etrafında şekillenen çeşitli görüşler bulunmaktadır. Aşağıda sol sütunda yer alan ahlaki özgürlük argümanlarını, sağ sütundaki temsil ettikleri felsefi yaklaşımlarla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İnsanın yaşam yolculuğu, daha önceden çizilmiş ve sınırları kesin bir biçimde belirlenmiş bir patikada yürümeye benzer. Bu patikada ne zaman durulacağı, hangi yöne dönüleceği ya da hangi engellerle karşılaşılacağı aşkın bir irade tarafından çok önceden planlanmıştır. İnsanın kendi kararlarıyla bu gidişata yön verdiğini sanması, sadece bir yanılsamadan ibarettir; çünkü nihai yazgı hiçbir şekilde değiştirilemez.
Bu parçadaki benzetme ve açıklamalar, ahlak felsefesinin ��zgürlük tartışmasındaki hangi yaklaşımın temel tezini desteklemektedir?
Bir eylemin ahlaki değerini belirleyen şey, dışarıdan dikte edilen kurallar ya da eylemin sonucunda elde edilecek çıkarlar değildir. İnsan, karşılaştığı ahlaki bir durumda kendi içine yönelmeli ve iç sesini dinlemelidir. Çünkü insanı doğrudan iyiye yönlendiren şey, aklın sınırlarını aşan ve içsel bir kılavuz niteliği taşıyan sezgidir. Kendi sezgisine uyan kişi, aynı zamanda herkes için de iyi olanı yapmış olur.
Bu parçada açıklanan ahlaki görüş, aşağıdaki filozoflardan hangisinin yaklaşımıyla doğrudan uyuşmaktadır?
Spinoza’ya göre evrendeki her varlık, kendi varlığını koruma ve sürdürme yönünde içsel bir çabaya (conatus) sahiptir. İnsan için ahlaki eylemin nihai amacı, bu çabayı aklın rehberliğinde gerçekleştirerek edilgen duygulardan (tutkulardan) arınmak ve doğanın zorunlu yasalarının bilgisine ulaşmaktır. Bu bilgiye ulaşan insan, doğanın (yani Tanrı'nın) bir parçası olduğunun bilincine varır ve en yüksek mutluluk olan entelektüel Tanrı sevgisine ulaşır.
Buna göre, Spinoza’nın ahlak anlayışında ahlaki eylemin amacı ve bu amaca ulaşma koşuluyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Eylemlerimizin ahlaki değerini tayin eden yegane ölçüt, onların yarattığı toplam faydadır. Buradaki fayda kavramı, bireysel menfaatlerin dar kalıplarına sıkıştırılmış bir çıkar arayışı değil, eylemden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen tüm insanların ortak refahı ve mutluluğudur. Ahlaki bir fail, karar alırken kendi yararı ile toplumun yararı arasında tarafsız bir hakem gibi davranmalı, eylemlerinin nihai amacı olarak 'en çok sayıda insan için en yüksek düzeyde mutluluğu' hedeflemelidir. Dolayısıyla bir eylem, sadece failine haz kazandırdığı için değil, bütüne sağladığı olumlu katkı oranında ahlaki bir nitelik kazanır.
Bu parçada açıklanan ahlaki eylemin amacı ve değer ölçütleri, aşağıdaki filozoflardan hangisinin ahlak anlayışı ile örtüşmektedir?