Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler

9 soru

Soru 1Soru

İnsanın eylemlerinin merkezinde kendi benliği ve çıkarları yer alır. Thomas Hobbes'a göre insan doğası gereği bencil bir varlıktır ve her eyleminde kendi varlığını korumayı ve kişisel menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlar. Her bireyin yalnızca kendi çıkarını kılavuz edindiği bir düzende, herkes için bağlayıcı ve ortak bir iyi veya kötü değerinden bahsedilmesi mümkün değildir.

Buna göre, parçada savunulan ve evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden felsefi görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Egoizm (Bencillik)

Cevap

Egoizm (Bencillik)
Parçada insanın doğası gereği bencil olduğu ve kendi menfaatleri peşinde koştuğu, bu durumun da herkes için geçerli ortak (evrensel) bir ahlak yasası oluşturulmasını engellediği ifade edilmektedir. Bu görüş, Hobbes'un da temsilcisi olduğu ve evrensel ahlak yasasını reddeden 'Egoizm' akımına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel felsefi argümanı analiz etmek.
Parçada bireyin doğası gereği bencil olduğu, her eyleminde kendi çıkarını gözettiği ve bu nedenle ortak bir ahlak yasasının kurulamayacağı savunulmaktadır.
Sorunun hangi ahlaki yaklaşıma atıfta bulunduğunu belirlemek.
2
Seçeneklerde verilen akımların evrensel ahlak yasasına yaklaşımlarını değerlendirmek.
Bireysel çıkarı (bencilliği) ahlaki eylemin temeline koyarak evrensel yasayı reddeden akım egoizmdir. Diğer akımlardan faydacılık, ödev ahlakı ve sezgicilik evrensel yasayı kabul eder; hiççilik ise ahlaki değerleri doğrudan reddeder.
Doğru seçeneği belirlemek ve çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Bireysel çıkarı temel alarak evrensel ahlak yasasını reddeden Egoizm akımı.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 2Soru

Aşağıda ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasının varlığını reddeden görüşler ve bu görüşlerin temel argümanları verilmiştir. Bu felsefi görüşleri ilgili argümanlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Egoizm (Thomas Hobbes)
Hedonizm (Epiküros)
Nihilizm (Friedrich Nietzsche)
Anarşizm (Max Stirner)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Egoizm 'bireyin sadece kendi çıkarını araması', Hedonizm 'hazların değişkenliği ve bireyselliği', Nihilizm 'tüm geleneksel ahlaki değerlerin reddi', Anarşizm ise 'özgürlüğü kısıtlayan her türlü otorite ve kuralın dışlanması' argümanlarıyla eşleşir.
Eşleştirme, ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasını reddeden dört ana akımın (Egoizm, Hedonizm, Nihilizm, Anarşizm) kendi özgün tanımları ve gerekçeleriyle tam uyum sağlamaktadır. Egoizm kendi çıkarını aramayı, Hedonizm hazzın kişiselliğini, Nihilizm değerlerin hiçe sayılmasını, Anarşizm ise her türlü otorite karşıtlığını merkeze alarak evrensel yasayı yadsır.

Adım Adım Çözüm

1
Egoizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Egoizm bencillik demektir ve insanın yalnızca kendi çıkarını aradığı argümanını içerir. Bu durum, bencil doğa ve genelgeçer yasa yoksunluğunu belirten ifadeyle eşleşir.
Egoizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
2
Hedonizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Hedonizm hazcılık demektir ve ahlaki eylemi hazza dayandırır. Haz bireysel olduğundan evrensel yasayı reddeden ifadeyle eşleşir.
Hedonizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
3
Nihilizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Nihilizm hiççilik demektir ve geleneksel tüm değerlerin, kuralların reddini içerir. Bu durum, geleneksel değerlerin temelsiz olduğunu ve reddedildiğini belirten ifadeyle eşleşir.
Nihilizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.
4
Anarşizm akımının ahlak felsefesindeki temel iddiası tespit edilir.
Anarşizm otoritesizlik demektir ve insan özgürlüğünü kısıtlayan ahlak dahil her otoriter yapıyı reddeder. Bu durum, devlet ve ahlak gibi otoriter yapıların reddini belirten ifadeyle eşleşir.
Anarşizmin ahlak yasasını reddetme gerekçesini bulmak.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler
Soru 3Soru

Nietzsche’ye göre geleneksel ahlak, zayıf insanların güçlüleri dizginlemek amacıyla uydurduğu bir aldatmacadır. 'Sürü ahlakı' olarak nitelendirdiği bu hazır şablonlar, yaşamı olumlayan ve insanı kendi değerlerini yaratmaya çağıran 'efendi ahlakı'nın önünü keser. İnsanın yapması gereken, kendisine dayatılan bu dışsal kuralları reddederek kendi değer biçme gücünü eline almasıdır. Çünkü insan üzerinde önceden belirlenmiş aşkın ya da rasyonel hiçbir ahlaki yasa yoktur; ahlak ancak bireyin kendi özgür istencini ortaya koyma sürecidir.

Bu parçadan hareketle Nietzsche’nin ahlak görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.

Cevap

Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.
Parçada Nietzsche'nin insanın kendi değerlerini yaratması gerektiği, rasyonel ya da aşkın hiçbir hazır şablonun/yasanın bulunmadığı ve ahlakın bireysel istencin bir ürünü olduğu belirtilmektedir. Bu doğrultuda, bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, herkes için geçerli genelgeçer bir ahlak yasasının inşa edilemeyeceği savunulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel savı belirleme
Nietzsche'nin geleneksel ahlakı (sürü ahlakını) zayıfların uydurduğu bir araç olarak gördüğü ve bireyin kendi değerlerini kendisinin yaratması gerektiğini savunduğu belirlenmiştir.
Paragrafın ana fikrini anlayarak seçeneklerle karşılaştırma yapabilmek için bu adım gereklidir.
2
Evrensel yasa reddinin gerekçesini analiz etme
Aşkın ya da rasyonel hiçbir evrensel ahlaki yasanın bulunmadığı, ahlakın yalnızca bireysel istence dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Filozofun evrensel ahlak yasasını reddetme mantığını kavramak için bu adım gereklidir.
3
Seçenekleri analiz etme ve doğru seçeneği belirleme
Bireyin özgür istencinden bağımsız, genelgeçer bir yasanın kurulamayacağını belirten seçeneğin paragraftaki görüşle birebir örtüştüğü görülmüştür.
Yanlış felsefi akımlara ait çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Nihilizm ve Egzistansiyalizm bağlamında evrensel ahlak yasasının reddi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Ahlak felsefesinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden görüşlere ait aşağıdaki açıklamaları, ilişkili oldukları felsefi akımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahlakın kaynağı bireysel hazlardır. Bireye keyif veren şeyler kişiden kişiye değiştiği için herkes için geçerli genelgeçer bir ahlak yasasından söz etmek imkansızdır.
İnsan doğası gereği bencil bir yapıya sahiptir ve eylemlerinde sadece kendi çıkarını düşünür. Bu bencillik durumu, ortak bir ahlaki paydada buluşmayı engeller.
Bireyin biricikliğini ve özgürlüğünü kısıtlayan devlet, din ve hukuk gibi tüm kurumsal yapılar ortadan kaldırılmalıdır. Bu kurumların dayattığı ahlak kuralları da geçersizdir.
İnsanın önceden belirlenmiş bir özü yoktur; insan eylemleri ve tercihleriyle kendi özünü kendisi kurar. Bu mutlak özgürlük, dışarıdan dayatılan ahlak yasalarını dışlar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hazcılık ile hazların bireyselliği; Bencillik ile çıkarcılık; Anarşizm ile otoritelerin reddi; Varoluşçuluk ile insanın kendi özünü yaratması eşleşmelidir.
Verilen akımların ahlaki eylemin temelini dayandırdığı ilkeler (haz, benlik, sınırsız özgürlük, otoritesizlik) evrensel ahlak yasasını reddederken kullanılan temel argümanları yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki 'bireysel haz' vurgusu analiz edilir.
Bunun hazzın değişken ve göreceli yapısını savunan Hazcılık (Hedonizm) ile ilişkili olduğu belirlenir.
Hazcılık, ahlaki eylemin ölçütünün haz olduğunu ve hazzın öznelliği nedeniyle evrensel ahlak yasasının kurulamayacağını savunur.
2
İkinci ifadedeki 'bencillik' ve 'kendi çıkarı' kavramları incelenir.
Bu kavramların ahlaki eylemde bireyin kendi benliğini merkeze alan Bencillik (Egoizm) akımına ait olduğu görülür.
Egoizm, insanın doğası gereği bencil olduğunu ve bu nedenle ortak bir ahlaki yasanın mümkün olamayacağını ileri sürer.
3
Üçüncü ifadedeki 'devlet, din, hukuk gibi otoritelerin ve kuralların reddi' tahlil edilir.
Bu yaklaşımın her türlü otoriteyi ve dolayısıyla ahlak yasalarını reddeden Anarşizm olduğu anlaşılır.
Anarşizm, bireysel özgürlüğün önündeki en büyük engeller olarak gördüğü otoriteleri ve onların dayattığı kuralları geçersiz sayar.
4
Dördüncü ifadedeki 'insanın özünü kendisinin kurması ve mutlak özgürlük' teması değerlendirilir.
Bu düşüncenin insanı kendi değerlerini yaratmakla yükümlü kılan Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) ile eşleştiği saptanır.
Varoluşçuluk, insanın varoluşunun özünden önce geldiğini, dolayısıyla onu bağlayacak önceden hazır bir ahlak yasasının bulunamayacağını iddia eder.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler ve Argümanları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

İnsan, önceden belirlenmiş bir doğa ya da kendisi için çizilmiş aşkın bir planla dünyaya gelmez. O, önce var olur; sahneye atılır, dünyada başka varlıklarla karşılaşır ve ancak ondan sonra kendisini tanımlayıp bir kimlik kazanır. Eğer insanın özü, varoluşundan önce belirlenmiş olsaydı, ahlaki eylemleri bu belirlenmiş özün birer zorunlu çıktısı olurdu ve genelgeçer bir ahlak yasasından söz edebilirdik. Ancak insan, kendi özünü özgür seçimleriyle bizzat kendisi kurmak zorundadır. Bu nedenle, tüm insanlık için önceden yazılmış, herkesi bağlayan ve uymakla yükümlü olunan nesnel bir ahlak yasasının varlığından bahsedilemez.

Bu parçadaki görüşü savunan bir filozofun aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel ve nesnel bir ahlak yasası bulunmadığından, her insan kendi ahlaki değerlerini özgür seçimleriyle kendisi oluşturur.

Cevap

Evrensel ve nesnel bir ahlak yasası bulunmadığından, her insan kendi ahlaki değerlerini özgür seçimleriyle kendisi oluşturur.
Parçada dile getirilen 'varoluşun özden önce gelmesi' ve 'insanın kendi özünü özgürce inşa etmesi' ilkeleri, Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu (egzistansiyalist) ahlak anlayışını özetlemektedir. Bu anlayışa göre, evrensel ve nesnel bir ahlak yasası yoktur; insan kendi eylemlerinin ve değerlerinin yegane yaratıcısıdır. Dolayısıyla, evrensel ve nesnel bir yasanın olmadığını, bireyin kendi değerlerini özgür seçimleriyle oluşturduğunu belirten ifade parçadaki filozofun savunacağı ana görüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini çözümleme
Paragrafta insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, önce var olduğu ve kendi özünü özgür eylemleriyle kurduğu vurgulanmaktadır.
Filozofun ahlak konusundaki temel tezini saptamak için paragraftaki 'varoluşun özden önce gelmesi' ve 'evrensel bir yasanın reddedilmesi' fikirlerini analiz etmek gerekir.
2
Filozofun ahlak felsefesindeki yerini belirleme
Bu görüşler Jean-Paul Sartre'ın varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımına ve evrensel ahlak yasasını reddeden yaklaşımına karşılık gelmektedir.
Parçada geçen 'özgür seçimler' ve 'nesnel ahlak yasasının varlığından bahsedilemeyeceği' ifadeleri, varoluşçuluğun ahlak anlayışını tanımlar.
3
Seçenekleri bu felsefi pozisyon açısından değerlendirme
Evrensel bir yasanın olmadığını ve bireyin kendi ahlaki değerlerini kendisinin yarattığını savunan ifadenin doğru cevap olduğu görülür.
Varoluşçu etiğe göre her birey kendi özgür iradesiyle değerlerini oluşturmakla yükümlüdür ve evrensel bir ahlak şablonu yoktur.

Anahtar Kavram

Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) ve Evrensel Ahlak Yasasının Reddi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Ahlak felsefesinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını kabul etmeyen düşünürler, bu reddedişlerini farklı insan doğası tasavvurlarına ve ontolojik gerekçelere dayandırmışlardır. Aşağıda bu görüşü savunan bazı filozoflar ve evrensel ahlak yasasını reddetme gerekçeleri verilmiştir. Soldaki filozofları sağdaki ahlaki gerekçeleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Thomas Hobbes
Friedrich Nietzsche
Jean-Paul Sartre
Aristippos

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Thomas Hobbes 'insan doğası gere��i yalnızca kendi varlığını sürdürmeyi ve kişisel çıkarlarını korumayı amaçlayan bencil bir varlıktır...' gerekçesiyle; Friedrich Nietzsche 'mevcut ahlaki değerler ve kurallar, zayıf insanların güçlüleri kontrol altında tutmak için uydurduğu birer yanılsamadır...' gerekçesiyle; Jean-Paul Sartre 'insanın önceden belirlenmiş aşkın veya doğal bir özü yoktur...' gerekçesiyle; Aristippos ise 'eylemlerin ahlaki değeri ulaştıkları haz miktarı ile ölçülür...' gerekçesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede Thomas Hobbes bencillik ve çıkar çatışmasını ahlak yasasının reddine gerekçe gösterirken; Friedrich Nietzsche geleneksel ahlak kurallarının zayıfların uydurması olduğu gerekçesini sunar. Jean-Paul Sartre insanın belirlenmiş bir özü olmadığı gerekçesini sunarken; Aristippos hazzın göreceli ve öznel doğasını ahlaki yasaların imkansızlığına dayanak yapar. Bu gerekçeler düşünürlerin sistemleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Egoist ahlak anlayışını ve Thomas Hobbes'u analiz etme
Hobbes'un 'insan insanın kurdudur' teziyle uyumlu olarak insanın bencil doğasını temel alan çıkarım belirlendi.
Filozofun ahlak felsefesindeki temel kavramı olan egoizm (bencillik) üzerinden ahlak yasasının imkansızlığı gerekçesini bulmak.
2
Nihilist/Değer karşıtı ahlak anlayışını ve Friedrich Nietzsche'yi analiz etme
Geleneksel ahlaki değerlerin zayıfların uydurması olduğu ve insanın kendi değerini yaratması gerektiği tezi Nietzsche ile ilişkilendirildi.
Nietzsche'nin ahlak dışılık (immoralizm) ve sürü ahlakı eleştirisini gerekçelerle eşleştirmek.
3
Varoluşçu (egzistansiyalist) ahlak anlayışını ve Jean-Paul Sartre'ı analiz etme
İnsanın belirlenmiş bir özünün olmadığı ve kendi özünü özgür eylemleriyle kurduğu iddiası Sartre ile eşleştirildi.
Sartre'ın 'varoluş özden önce gelir' ilkesini ahlaki kuralların reddi temelinde tespit etmek.
4
Hazcı (hedonist) ahlak anlayışını ve Aristippos'u analiz etme
Hazzın bireyselliği ve değişkenliği nedeniyle ortak bir yasanın olamayacağı tezi Aristippos ile eşleştirildi.
Aristippos'un bedensel hazzı merkeze alan ve göreceli ahlak anlayışını yansıtan gerekçeyi bulmak.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını reddeden kuramların (egoizm, nihilizm, egzistansiyalizm, hedonizm) temel argümanları ve düşünürleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru

Felsefe tarihinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden filozoflar, bu reddedişlerini farklı insan doğası ve özgürlük anlayışlarına dayandırmışlardır. Aşağıda sol sütunda yer alan ahlaki yaklaşımları, sağ sütundaki kendilerine özgü ahlak yasasını reddetme gerekçeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Epiküros'un Hazcılığı
Thomas Hobbes'un Bencilliği
Max Stirner'in Bireyselci Anarşizmi
Jean-Paul Sartre'ın Varoluşçuluğu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Epiküros'un Hazcılığı - ataraxia ve bireysel huzura odaklanarak genel ahlaki yükümlülükleri reddetme; Thomas Hobbes'un Bencilliği - insanın bencil doğası ve herkesin herkesle savaşı nedeniyle ortak ahlak temelini yadsıma; Max Stirner'in Bireyselci Anarşizmi - bireyin biricikliğini savunarak ahlak yasalarını ve otoriteleri özgürlüğü kısıtlayan soyutlamalar olarak reddetme; Jean-Paul Sartre'ın Varoluşçuluğu - varoluşun özden önce gelmesiyle aşkın ahlak yasalarını yadsıma.
Doğru eşleştirmeler, filozofların evrensel ahlak yasasını reddetme gerekçelerine uygun olarak yapılmıştır. Epiküros bireysel ruhsal dinginliği (ataraxia) merkeze alarak; Hobbes insanın doğuştan gelen bencilliğini ve herkesin herkesle savaşını vurgulayarak; Stirner bireyin biricikliğini savunup ahlaki kuralları özgürlüğü kısıtlayan soyut otoriteler olarak görerek; Sartre ise varoluşun özden önce geldiğini ve insanın değerlerini kendisinin yarattığını savunarak evrensel ahlak yasasını yadsımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Epiküros'un ahlak felsefesindeki temel kavramı belirleme
Epiküros, hazcılığı zihinsel dinginlik olan 'ataraxia' kavramı ile temellendirir. Bu durum bireysel kurtuluşu amaçlar ve evrensel bir ahlak yasasının reddedilmesine yol açar.
Sol sütundaki Epiküros ifadesi, ataraxia ve bireysel zihinsel dinginlik içeren açıklamayla eşleştirilmelidir.
2
Thomas Hobbes'un insan doğası hakkındaki temel varsayımını analiz etme
Hobbes'a göre insan doğası gereği bencildir (egoist) ve doğal durumda 'herkesin herkesle savaşı' hakimdir. Bu durum ortak/evrensel ahlaki yasanın reddine temel oluşturur.
Hobbes'un bencillik ve savaş durumu vurgusu, bencil doğa ve çıkar odaklı açıklamayla eşleşmelidir.
3
Max Stirner'in anarşist yaklaşımını ve birey anlayışını inceleme
Stirner, 'Biricik ve Kendisi' adlı eserinde bireyi ve onun biricikliğini ahlak, devlet gibi her türlü soyut otoriteden üstün tutar.
Stirner'in 'biricik' kavramı ve ahlakı bireyi kısıtlayan bir soyutlama olarak gören açıklaması doğru eşleşmedir.
4
Jean-Paul Sartre'ın egzistansiyalist (varoluşçu) felsefesini değerlendirme
Sartre, 'varoluş özden önce gelir' ilkesini savunarak insanın kendi özünü özgürce yarattığını belirtir, dolayısıyla evrensel bir ahlak yasasını reddeder.
Varoluşun özden önce gelmesi ve insanın kendi değerlerini yaratması yönündeki açıklama Sartre ile eşleşir.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını reddeden görüşlerin felsefi temelleri ve filozofların kendilerine has gerekçeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

Birey, kendi eylemlerinin yegane belirleyicisi olmalıdır. Dışarıdan dayatılan her kural, yasa veya otorite, insanın özgür iradesini ve doğal ahlaki gelişimini engeller. Devletin, hukukun ve dinin ahlak adı altında sunduğu kurallar, aslında insanı denetim altında tutma mekanizmalarıdır. Bu nedenle, tüm insanlar için geçerli, onları tek bir kalıba sokmaya çalışan evrensel bir ahlak yasasından söz edilemez; ahlak ancak bireyin hiçbir otoriteye boyun eğmediği tam bir özgürlük ortamında var olabilir.

Bu parçada dile getirilen görüşler, ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasını reddeden aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anarşizm

Cevap

Her türlü dışsal otoriteyi ve yasayı reddederek ahlakı bireysel özgürlüğe dayandıran anarşist yaklaşım
Paragrafta, devletin, hukukun ve dinin dayattığı kuralların ahlakın önündeki engeller olduğu söylenerek evrensel bir ahlak yasası reddedilmektedir. Bu durum, insanı kısıtlayan tüm kurum ve otoriteleri ortadan kaldırmayı hedefleyen anarşizmin ahlak görüşüyle birebir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel ahlaki argümanı saptamak.
Metinde yasa, kural ve devlet gibi dış otoritelerin bireysel özgürlüğü kısıtlayarak ahlakın gelişimini engellediği ve bu yüzden evrensel bir yasanın olamayacağı savunulmaktadır.
Sorunun ahlaki reddedişin hangi gerekçeye dayandırıldığını anlamak amacıyla metni analiz etmesi gerekir.
2
Seçeneklerde yer alan akımların evrensel ahlak yasasına ve kurallara yaklaşımını karşılaştırmak.
Ödev ahlakı ve utilitarizm evrensel ahlak yasasını kabul ederken; egoizm çıkarı, nihilizm değerlerin toptan reddini, anarşizm ise her türlü devlet ve kural otoritesinin reddini savunur.
Parçadaki otorite karşıtlığı ile seçeneklerdeki kavramsal tanımları eşleştirmek amacıyla bu analiz gereklidir.
3
Metne en uygun olan seçeneği belirlemek.
Otoritesizliği, devletsizliği ve kuralsızlığı özgür ahlakın temeli sayan anarşist yaklaşım parçadaki iddialarla birebir örtüşür.
Seçenekler arasında parçadaki temel vurguya doğrudan karşılık gelen akımı netleştirmek için sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını reddeden görüşlerden anarşizmin otorite ve kural karşıtı ahlak tezi.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 9Soru

Bir kimse için haz verici ve dolayısıyla 'iyi' olan bir durum, bir başkası için acı verici ve 'kötü' olabilir. Ahlaki değerlerin merkezine bireysel duyumları ve bu duyumların sağladığı anlık doyumları yerleştirdiğimizde, herkesin üzerinde uzlaşabileceği ortak bir ahlaki ölçütten bahsetmek imkânsız hale gelir. Çünkü duyularımız bizi yanıltabileceği gibi, haz arayışımız da tamamen kişisel deneyimlerimizin sınırları içinde kalır. Bu nedenle, ahlaki eylemin amacı yalnızca bireyin kendi sınırları içindeki doyumu olmalıdır.

Bu parçada dile getirilen görüşleri savunan bir filozofun, aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel bir ahlak yasası oluşturulamaz; çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan haz, bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değişir.

Cevap

Evrensel bir ahlak yasasının oluşturulamayacağı, çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan hazzın bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değiştiği görüşü.
Evrensel bir ahlak yasasının kurulamayacağını, çünkü ahlaki eylemin ölçütü olan hazzın bireyin duyusal deneyimlerine bağlı olarak değişeceğini belirten yargı doğrudur. Parçada hazların öznelliği ve kişiden kişiye değişmesi vurgulanarak, herkes için ortak bir ahlaki ölçütün imkânsızlığı temellendirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen temel savı analiz etmek.
Parçada, bireysel duyumların ve hazların kişiden kişiye değişmesi nedeniyle herkes için geçerli ortak bir ahlaki ölçütün (evrensel ahlak yasasının) olamayacağı savunulmaktadır.
Ahlaki eylemin amacının yalnızca bireysel doyum olduğu belirtilerek ahlakın göreceliği vurgulanmıştır.
2
Seçeneklerdeki ahlaki yaklaşımları değerlendirmek ve çelişenleri elemek.
Toplumsal düzenin korunması, genel faydanın aranması, ödev ahlakı ya da nesnel idealara dayalı ahlak anlayışları evrensel ahlak yasasını kabul eden görüşlerdir. Eylemlerin neden-sonuç ilişkileriyle sınırlı olduğunu söyleyen determinizm ise doğrudan ahlak yasasının öznelliğine değil, özgürlük problemine dayanır.
Bu görüşler parçadaki haz odaklı bireysel ahlak anlayışıyla uyuşmaz.
3
Doğru yargıyı belirlemek.
Haz odaklı ahlak görüşünün (hedonizm) evrensel yasayı reddetme gerekçesinin hazzın öznelliği olduğu sonucuna ulaşılır.
Evrensel bir ahlak yasasının kurulamayacağı, çünkü hazzın duyusal ve değişken olduğu tezi parçanın ana düşüncesidir.

Anahtar Kavram

Hedonizm (Hazcılık) ve Evrensel Ahlak Yasasının Reddi
Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin