Zamanı, akıp giden bir nehir gibi doğrusal ve durdurulamaz bir süreç olarak kabul etmek, modern insanın en büyük yanılgılarından biridir. Oysa zaman, saat kadranındaki ritmik tıkırtılardan ibaret nesnel bir olgu değildir. Biyolojik saatimizden psikolojik durumumuza kadar pek çok değişken onun hızını ve yönünü tayin eder. Örneğin heyecanla beklenen bir buluşmanın öncesindeki dakikalar adeta bir asır gibi uzarken yoğun bir üretkenlik anında saatler göz açıp kapayıncaya kadar eriyip gider. Einstein’ın da belirttiği gibi, "Zaman, tamamen algılayanın konumuna ve hızına bağlı olan göreli bir kavramdır." Dolayısıyla zamanı sabit bir cetvelle ölçmeye çalışmak, rüzgârı avuçlarımızda tutmak istemekten farksızdır.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ABelirli bir yargıyı çürütmek ve kendi görüşünü temellendirmek amacıyla tartışmacı bir yaklaşıma yer verilmiştir.
- BDüşünceye inandırıcılık kazandırmak amacıyla alanında yetkin bir kişinin görüşüne doğrudan başvurulmuştur.
- CFarklı durumların zaman algısı üzerindeki etkileri karşılaşt��rma yoluyla ortaya konmuştur.
- DSoyut bir kavramın kavranmasını kolaylaştırmak için benzetmelerden ve somut niteliklerden yararlanılmıştır.
- Okurda bir olay içinde yaşama izlenimi uyandırmak amacıyla olaylar devinimsel bir akışla aktarılmıştır.Cevap