Çoğu insan, geçmişi anımsamanın yalnızca zihinsel bir arşiv taramasından ibaret olduğunu düşünür; oysa belleğin derinliklerindeki en canlı kapılar, beklenmedik bir anda duyulan bir kokuyla aralanır. Bir fırından yükselen taze ekmek kokusu ya da yağmur sonrası toprağın yaydığı rayiha, bizi yıllar öncesine, çocukluğumuzun unuttuğumuz bir yaz gününe saniyeler içinde taşıyabilir. Bilimsel araştırmalar da kokunun, beynin duygu ve hafıza merkezleri olan amigdala ve hipokampus ile doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Görme veya işitme duyuları talamus üzerinden süzülerek belleğe ulaşırken koku duyusu hiçbir aracıya uğramadan doğrudan bu merkezleri uyarır. Dolayısıyla kokuların tetiklediği anıların diğer duyusal anılara göre çok daha yoğun ve duygusal olması kaçınılmazdır. Bellek, sadece görsel bir albüm değil; kokularla örülmüş dinamik bir yaşantılar bütünüdür.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AYerleşik bir kanının yetersizliğini ortaya koymak amacıyla tartışmacı anlatımdan yararlanılmıştır.
- BKoku duyusunun işleyişi, diğer duyuların işleyişiyle kıyaslanarak karşılaştırma yoluna gidilmiştir.
- CDüşünceyi görünür kılmak amacıyla günlük yaşamdan kesitler sunan örneklere başvurulmuştur.
- Okurda bir olay içinde yaşatma izlenimi uyandırmak için öyküleyici anlatım öne çıkarılmıştır.Cevap
- EBilimsel verilerden yararlanılarak konunun arka planı hakkında açıklayıcı ifadelere yer verilmiştir.