Gençlik yıllarımda, masanın başına her oturduğumda içimde fırtınalar kopar, zihnimde kelimeler uçuşurdu. O zamanlar zamanın uçsuz bucaksız bir nehir olduğunu, hiç tükenmeyeceğini sanırdım. Yazmak için hep 'daha doğru' bir anı, daha olgun bir zihni bekledim. Şimdiyse o günlerin coşkusunu, o dizginlenemez enerjiyi düşündükçe içimde ince bir sızı hissediyorum. Keşke o acemi heyecanları, o ham ama samimi duyguları kâğıda dökmekten bu kadar korkmasaydım; mükemmelin peşinde koşarken heybemdeki en değerli hazineleri yolda düşürmeseydim. Şimdi ellerimde sadece kaçırılmış fırsatların soğuk gölgesi ve o günlerin telafi edilemez boşluğu kalakaldı. Zaman, geriye dönüp düzeltemeyeceğimiz bir kurguymuş meğer; bunu anlamak için saçların ağarması gerekiyormuş.
Bu parçada kendisinden söz eden yazarın içinde bulunduğu baskın duygu aşağıdakilerden hangisidir?
- AKanıksama
- HayıflanmaCevap
- CSitem
- DKaramsarlık
- EÖzlem