Yazmaya başladığım ilk gençlik yıllarımda, kâğıdın üzerindeki her kelimeyi birer tapınak sütunu gibi sarsılmaz kılmaya çalışırdım. Hata yapma korkusu, beni adeta kendi cümlelerimin amansız bir gardiyanı hâline getirmişti. Zamanla anladım ki kusursuzluk arayışı, sanatta yaratıcılığın önüne çekilen en büyük setlerden biriymiş. Şimdilerde ise geriye dönüp baktığımda, o aşırı titiz ve kendinden son derece emin genç yazara buruk bir tebessümle bakıyorum. Bugün kendi yazdıklarımda bile hata bulmaktan, onları acımasızca bozup yeniden kurmaktan çekinmiyorum artık. Çünkü biliyorum ki bir sanatçıyı canlı tutan şey, ulaştığı kusursuz zirveler değil, o zirvelere giden yolda tökezlediği anlardır. Kendi eksikliklerini içtenlikle kabullenip onlarla yüzleşemeyen bir kalem, hiçbir zaman kendi sınırlarının ötesine geçemez.
Bu parçada kendisinden söz eden sanatçının sergilediği tutumdan yola çıkılarak aşağıdaki niteliklerden hangisine sahip olduğu söylenebilir?
- AKarşılaştığı güçlükler karşısında yılgınlığa düşerek yazma disiplininden uzaklaşan
- Hatalarını kabullenip kendisiyle yüzleşerek sanatsal gelişimini sürdürmeyi amaçlayanCevap
- CGeçmişte yaptığı hatalardan ötürü derin bir pişmanlık duyup sürekli geçmişe özlem duyan
- DÇevresinden gelebilecek olumsuz eleştirileri engellemek için kendi eserlerini aşırı kontrol altında tutan
- ESanatta mükemmelliğe ulaşmak adına tüm kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmayı tek çıkar yol gören