Zamanın tekdüze akışına karşı direnen eski sokak, sabahın ilk ışıklarıyla uykulu gözlerini aralıyordu. Kaldırım taşlarının arasına sıkışmış kurumuş yapraklar, hafif rüzgârın etkisiyle hışırdayarak geçmişin fısıltılarını taşıyordu sanki. Köşedeki ahşap konağın penceresinden süzülen tül perde, rüzgârla ağır ağır dans ederken sokağın bu durgun havasına eşlik ediyordu. İnsanların çoğu, zamanı hızla tüketilecek bir nesne gibi görse de bu sokakta saniyeler, adeta asırlaşarak genişliyordu. Bizler modern hayatın koşturmacasında her anı bir sonraki ana ulaşmak için harcarken bu mekân, kendi varlığını sessizce koruyarak bize yavaşlamanın erdemini hatırlatmıyor mu? Hızın kutsandığı bir çağda, durup bir anı soluklamanın ne denli kıymetli olduğunu ancak böyle mekânlarda hissedebiliriz.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- AVarlıkların belirgin özelliklerinin ayırt edilmesini sağlayacak izlenimler kazandırılmasına
- BKarşıt durumlardan hareketle düşünceleri belirginleştirmek için karşılaştırmadan yararlanılmasına
- Yaşananların bir olay zinciri çerçevesinde, devinimsel bir akışla aktarılmasınaCevap
- DAnlatıma samimiyet katmak ve okuyucuyu düşündürmek amacıyla soru cümlelerine yer verilmesine
- Eİnsana özgü niteliklerin cansız varlıklara aktarılmasıyla anlatımın doğallaştırılmasına