Bir toplumun tarihsel süreçte ürettiği ve nesiller boyu aktardığı alışkanlıklar bütünü olan örf ve adetler, o toplumun değer yargılarının şekillenmesinde önemli bir kaynaktır. Ancak İslam medeniyeti havzasına giren toplulukların eski gelenekleri, vahyin belirlediği temel ahlaki ilkelerin süzgecinden geçirilmiştir. Örneğin, İslam öncesi dönemdeki cömertlik ve misafirperverlik gibi erdemli adetler din tarafından desteklenip evrensel birer ahlaki değere dönüştürülürken; kabilecilik taassubu, faiz ve haksız kazanç gibi yerleşik uygulamalar ise yasaklanmıştır.
Bu parçadaki bilgilerden yola çıkılarak din ile örf-adet ilişkisinin değerlerin oluşumundaki rolü hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?
- AToplumsal örf ve adetler, dinin getirdiği ahlaki ilkelerin üstünde yer alarak onları şekillendiren temel belirleyicidir.
- BDin, değerlerin oluşumunda toplumsal alışkanlıkları tamamen yok sayarak sıfırdan bir ahlak düzeni inşa eder.
- Örf ve adetlerin değer boyutuna taşınmasında din, ahlaki ilkelere uygun olan gelenekleri onaylayıp koruyan denetleyici bir rol oynar.Cevap
- Dİslam ahlakı, evrensel değerleri belirlerken sadece yerel Arap örfünün kurallarını esas almıştır.
- EAkıl ve vahiy dışındaki örf ve adet gibi kaynakların toplumsal değerlerin oluşum sürecine hiçbir katkısı bulunmamaktadır.
Cevap
Örf ve adetlerin değer boyutuna taşınmasında din, ahlaki ilkelere uygun olan gelenekleri onaylayıp koruyan denetleyici bir rol oynar.
Örf ve adetlerin değer boyutuna taşınmasında dinin, ahlaki ilkelere uygun olan gelenekleri onaylayıp koruyan denetleyici bir rol oynaması ifadesi doğrudur. Çünkü parçada İslam'ın, cömertlik ve misafirperverlik gibi ahlaka uygun adetleri koruyup geliştirdiği; ancak dine aykırı olan kötü uygulamaları yasakladığı belirtilmiştir. Bu durum dinin, gelenekleri ahlaki ilkeler doğrultusunda denetleyip süzgeçten geçirdiğini gösterir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Değerlerin Oluşumunda Din ile Örf ve Adet İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s