Bir savın doğruluğunu kanıtlamak için bir ölçüte ihtiyaç duyarız. Ancak bu ölçütün kendisinin de doğru olduğunu kanıtlamak için başka bir ölçüte gereksinim duyarız. Bu yeni ölçütü temellendirmek için de bir başkası gerekecektir. Bu durum bizi ya kanıtların sonsuza kadar geriye gitmesine ya da doğruluğu henüz kanıtlanmamış bir varsayımı ön kabul olarak benimseyip kısırd��ngüye düşmeye zorlar.
Sextus Empiricus'un bu akıl yürütmesinden yola çıkılarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- ADoğru bilgiye ulaşmak için aklın apriori ilkeleri ile duyu verilerinin sentezlenmesi şarttır.
- BÖnermelerin doğruluğu, dış dünyada yer alan nesnel gerçeklikle olan uygunluğuna bağlıdır.
- Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöngü veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.Cevap
- DKesin bilgiye ulaşmak amacıyla şüphe, zihni ön yargılardan arındıran geçici bir araç olarak kullanılmalıdır.
- EAkıl yürütmelerdeki tıkanıklıkları aşmak için doğrudan ve aracısız bir kavrayış sunan sezgiye yönelinmelidir.
Cevap
Herhangi bir iddiayı kesin olarak kanıtlama girişimi mantıksal bir kısırdöng�� veya sonsuz gerilemeyle sonuçlandığı için yargıda bulunmaktan kaçınılmalıdır.
Sextus Empiricus'un aktardığı akıl yürütme, felsefe tarihinde 'kriter sorunu' olarak bilinir. Bir savı kanıtlamak için kullanılan her ölçüt, kendisi de bir kanıta ihtiyaç duyar. Bu durum sonsuz bir gerilemeye veya kısırdöngüye neden olur. Bu mantıksal tıkanıklık karşısında septik filozoflar, kesin bir bilgi iddiasında bulunmak yerine yargıyı askıya almayı (epoché) savunurlar. Bu durum, her kanıtlama girişiminin mantıksal bir çıkmazla sonuçlandığını ifade eden ve nesneler hakkında kesin yargılarda bulunmaktan kaçınılması gerektiğini belirten seçenekte doğrudan açıklanmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Septisizmde yargının askıya alınması (epoché) ve kriter sorunu