Bazı sanat tarihçileri, mimarinin sadece işlevsel mekânlar tasarlama sanatı olduğunu savunur. Onlara göre bir yapının değeri, yalnızca barınma ya da kullanım kolaylığı sağlamasıyla ölçülür. Oysa mimari, insanlığın taş ve harçla yazdığı sessiz bir tarihtir; zamanın ruhunu geleceğe taşıyan en somut belgedir. Örneğin, Gotik katedrallerin göğe yükselen sivri kuleleri sadece mühendislik başarısını değil, o dönemin inanç dünyasını ve estetik arayışını da yansıtır. Aynı şekilde geleneksel Türk evlerinin geniş saçakları ve ahşap işçiliği, geçmişin aile yapısını ve doğayla uyumunu simgeler. Dolayısıyla mimariyi sadece barınma ihtiyacına indirgemek, insanlığın estetik ve kültürel birikimini yok saymak demektir.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- ABir olayı devinim içinde aktarmak için öykülemeye başvurulmuş, mekân ve kahramanlar betimleyici ögelerle tasvir edilmiştir.
- BMimarlık sanatının tarihsel gelişimini açıklamak amacıyla açıklayıcı anlatım tercih edilmiş ve nesnel tanımlamalara yer verilmiştir.
- Okuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatmak amacıyla tartışmacı anlatım biçimi kullanılmış ve öne sürülen düşünce örneklerle somutlaştırılmıştır.Cevap
- DBir kavramın farklı dönemlerdeki değişimini ortaya koymak için karşılaştırmadan yararlanılmış, yazar düşüncesini bir uzmanın görüşüyle desteklemiştir.
- EMekânların insan ruhundaki etkilerini duyumsatmak amacıyla betimleyici unsurlar ön plana çıkarılmış, öznel benzetmelerle izlenimsel bir anlatım sunulmuştur.