35-36. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Modern kentleşme dalgası, mekânı yalnızca fiziksel bir düzenleme alanı olarak görmeyip onu toplumsal belleğin taşıyıcısı olmaktan da uzaklaştırmaktadır. Geleneksel mimarinin sunduğu süreklilik hissi, yerini her an yıkılıp yeniden inşa edilebilen geçici yapılara bıraktıkça bireylerin geçmişle kurdukları bağlar da zayıflamaktadır. Oysa insan belleği, mekânsal kerteriz noktalarına tutunarak yaşar; bir caddenin kıvrımı, eski bir binanın cephesi ya da mahalle meydanındaki tarihi bir çeşme, toplumsal yaşantının ortak anılarını canlı tutan birer simgedir. Ancak 'yaratıcı yıkım' olarak adlandırılan kentsel dönüşüm süreçleri, bu fiziksel işaretleri ortadan kaldırarak kenti homojen, kimliksiz ve hafızasız bir mekânlar toplamına dön��ştürür. Bu durum, bireyde kentsel aidiyeti zedeleyen bir tür 'mekânsal yabancılaşma' yaratırken toplumsal belleğin de parçalanmasına yol açar. Tarihsel dokunun korunması adı altında yapılan uygulamaların pek çoğunda ise geçmişin turistik birer dekora indirgenerek sergilenmesi, onun canlı bir deneyim olmaktan çıkıp tüketim nesnesi hâline gelmesine neden olur. Sonuçta, mekânın ruhunu yitirmesi ve mekânla kurulan duygusal bağların kopmasıyla birlikte, toplumsal kimliğin inşasındaki en önemli tarihsel dayanaklardan biri de geri dönülemez biçimde sarsılmış olur.
Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- ATarihsel dokunun koruma çalışmalarında ��zgünlükten uzaklaşılmasının, geçmişi turistik bir tüketim nesnesine dönüştürdüğü
- BGeleneksel mimarinin estetik değerlerinin, modern mimarinin tekdüzeliğine karşı korunması gerektiği
- Modern kentleşme sürecinde mekânın fiziksel ve tarihsel dokusunun bozulmasının, toplumsal belleğe zarar vererek ortak kimliğin sarsılmasına yol açtığıCevap
- DGeleneksel mimari örneklerinin, insan belleğinde mekânsal kerteriz noktaları oluşturarak süreklilik hissi sağladığı
- EKentsel aidiyet duygusunun güçlendirilmesi amacıyla tarihi mekanların modern kent yaşamına entegre edilmesi gerektiği