Georg Simmel, modern metropol yaşamının bireyin zihinsel ve ruhsal yapısı üzerindeki derin etkilerini incelerken 'taşra' ve 'şehir' insanının yaşam pratikleri arasında belirgin bir ayrım yapar. Simmel'e göre metropol, dış dünyadan gelen uyaranların eşi benzeri görülmemiş yoğunluğu ve akış hızı nedeniyle bireyde sürekli bir aşırı uyarılmışlık durumu yaratır. İnsan zihni, bu bitmek bilmeyen ve dinamik bombardımana doğrudan maruz kaldığında yıpranacağından, kendini korumak amacıyla rasyonel bir kalkan geliştirirmek zorunda kalır. Taşra hayatının temelini oluşturan duygusal, samimi ve kişisel ilişkilerin yerini metropolde soğuk akılcılık, sosyal mesafe ve en nihayetinde 'kayıtsızlık' (blase) tavrı alır. Simmel'in kavramsallaştırdığı bu kayıtsızlık, bireyin dış dünyaya karşı tamamen hissizleşmesi veya duyarsızlaşması demek değildir; aksine, yoğun uyarıcı dalgasına karşı kendini koruma içgüdüsüyle geliştirdiği zihinsel bir adaptasyondur. Bu adaptasyon mekanizması sayesinde metropol insanı, her gün karşılaştığı binlerce yüz, ses ve durum karşısında kendi içsel dengesini korumayı başarır. Ancak bu koruyucu kalkan, kaçınılmaz olarak bireyin diğer insanlarla kurduğu bağları mekanikleştirerek onu kalabalıklar içinde yalnızlığa sürükler.
Bu parçaya göre metropol insanında görülen 'kayıtsızlık' (blase) tavrının temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
- ABireyin çevresinde gelişen olaylara karşı tamamen duyarsızlaşmasını ve hissizleşmesini sağlaması
- BTaşra yaşamındaki samimi ilişkilerin şehir hayatında da kesintisiz bir biçimde sürdürülebilmesini sağlaması
- Zihinsel dengeyi koruma amacıyla geliştirilen koruyucu bir adaptasyon olmasıCevap
- DModernitenin beraberinde getirdiği yalnızlaşma ve yabancılaşma sorunlarını tamamen ortadan kaldırması
- EDış d��nyadan gelen uyaranların hızını ve yoğunluğunu azaltarak şehir hayatını durağanlaştırması