Gençliğimde kelimelerin dünyayı değiştirebileceğine dair sarsılmaz bir inancım vardı; yazdığım her cümlenin altına adeta hayatımı sererdim. Şimdilerde ise kütüphanemin tozlu raflarındaki o eski sararmış kitaplarıma, bir başkasının aceleci elinden çıkmış acemi karalamalarmış gibi yabancılıkla bakıyorum. Yıllar, kelimelerin keskin köşelerini yontup onları uysal birer çakıl taşına dönüştürürken beni de o eski tutkulu kavgamdan uzaklaştırdı. Fikirlerin dünyayı sarsan gücünün yerini, zamanın her şeyi eriten o sessiz yasasına boyun eğen bir kabulleniş aldı. Yine de içimdeki o eski odanın kapısını her araladığımda, heba edilmiş bir enerjinin ve vaktinde yön verilememiş o coşkun nehirlerin geride bıraktığı derin vadileri görmekten kendimi alamıyorum. Bu, öfkeli bir itirazdan ziyade, bir zamanlar fırtınalar koparan bir rüzgârın şimdilerde sadece eski pencereleri titretmesine dair sessiz bir iç çekişten ibaret.
Bu parçadaki yazarın içinde bulunduğu duygu durumunu en iyi yansıtan ikili aşağıdakilerden hangisidir?
- AÖzlem ve sitem
- BPişmanlık ve yılgınlık
- Hayıflanma ve kabullenmeCevap
- DYabancılaşma ve karamsarlık
- EÖfke ve çaresizlik