Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Çeviri faaliyeti, tarihsel süreçte uzun bir dönem boyunca bir dilden diğerine sözcük aktarma ya da en iyi ihtimalle kaynak metnin içeriğini hedef dilde sadakatle yeniden üretme çabası olarak görülmüştür. Bu geleneksel yaklaşımda çevirmen, metnin gölgesinde kalan, kendi sesini duyurmaması gereken pasif bir aracı konumundaydı. Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişen dilbilimsel, kültürel ve edebi kuramlar, çevirmenin rolünü bu edilgen sınırlardan kurtararak onu metnin aktif bir yeniden üreticisi konumuna yükseltmiştir. Artık modern dünyada çeviri, yalnızca iki dil arasındaki mekanik bir kod değişimi olarak değil; iki farklı kültür, dünya görüşü ve tarihsel dönem arasında kurulan dinamik bir diyalog ve müzakere süreci olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, çevirideki 'sadakat' kavramı da biçimsel ve sözcüksel bir benzerlikten ziyade, kaynak metnin hedef dilde yarattığı estetik ve anlamsal etkinin eş değer bir biçimde yeniden inşa edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla günümüzde başarılı bir çeviri, asıl metni kelimesi kelimesine taklit ederek donduran değil, onun estetik özünü ve ruhunu hedef dilin sanatsal olanaklarıyla yeniden var eden bir yaratıcı eylemdir.
Bu parçaya göre modern çeviri anlayışındaki 'sadakat' kavramıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- AKaynak metnin dil bilgisel yapısına ve sözcük düzeyindeki karşılıklarına bütünüyle bağlı kalınarak yap��lan aktarımdır.
- BHedef kültürün önceliklerini korumak amacıyla kaynak metindeki anlamsal özün çevirmen tarafından serbestçe dönüştürülmesidir.
- CÇevirmenin, kaynak metinden tamamen bağımsızlaşarak kendi duygu ve düşüncelerine göre yepyeni bir sanat eseri üretmesidir.
- Kaynak metnin uyandırdığı estetik ve anlamsal tesirin, hedef dilin imkânlarıyla dengeli bir biçimde yeniden kurulmasıdır.Cevap
- EFarklı medeniyetlerin edebiyatlarını birleştirerek küresel ölçekte tek tip bir sanat anlayışı geliştirme arayışıdır.